Edebi Medeniyet 
Ebedi Medeniyet
(Okuma süresi: 2 - 4 dakika)
Bunu okudun 0%

pazar okumasi analar

pazar okumasi analar
‘Atasözlerimizde ve Deyimlerde Ana’ konusunun derinliği göz önünde bulundurularak ‘ana kokusu, ana kucağı, analık şefkati, analık duygusu, analık (üvey anne) vb.’ hususlar ile anaların koruyucu, kollayıcı yönlerini özellikle vurgulayan az bilindiği var sayılan atasözlerimizden bazıları şöyle seçildi:

analık (üvey anne):

Ana üvey olunca baba gâvur olurmuş. / Anan üvey olursa baban senin olmaz.

Babanın üvey anadan ileri lafı olmaz. Bilakis onun memnuniyeti için evladına kötü bile davranır.

Analık usta, yumağı ufak yapar; çocuklar usta, ekmeği çifte kapar.

Analık, eşitlik ilkesini gözetmekle birlikte payları beklenenden daha küçük ölçüde dağıtmaya kalkarsa yanlış olur. Paydan faydalanacaklar, yine eşit olarak daha çok pay alma yolunu bulur.

Analık, kara yamalık. / Analık, fenalıkAnalık, kara yamalık, çorba pişirir boz bulanık, ekmek verir ardı yanık, kaşık verir yanı kırık.

Çocuklar için analık (üvey anne), beyaz elbiseye yamanmış bir kara leke gibi kötülük simgesidir. Analık üvey çocuklarına iyi bakmazken babalık iyi bakar.

Ana kokusu, ana kucağı, analık şefkati, analık duygusu vb.:

Analar büyütür kızı, çulhalar dokutur bezi[1]

Ailede kızı en iyi yetiştirecek olan, annedir. Bezi, kumaşı da en iyi çulhalar dokur.

Analar dert yesin, yarımşardan dört yesin[2] ‘

Anneler her zaman çocukları için fedakârdır, yemez yedirir’ anlamının zıttı olarak kullanılır.

Analı kızın bedeni büyür, anasız kızın sözü.

Annesi olan kız, her ortamda gücünü hissettirirken annesi olmayan hep zayıf kalır.

Analı kızlı sırları gizli.

Anne ile kız arasına kimse girmemelidir.

Analı kuzu kınalı kuzu; anasız kuzu ciğerde sızı.

Annesi sağ olan çocuk, her yönden, bakımlı ve sağlıklıyken anasız ise her türlü bakımdan mahrumdur.

Analı oğlak yarda, anasız oğlak yerde oynar.

Annenin çocuğunu koruması, ondaki özgüveni geliştirirken annesi olmayan çocukta durum zayıf olur.

Anamın ekmeğine kuru, ayranına duru demem.

Ananın yaptığına kusur bulmak, beğenmemek doğru değildir. Anamı incitecek, onun gururuna dokunacak, onu küçük düşürecek söz söylemem; hiç bir surette kusur bulmam.

Ananın /anasının bastığı yavru, incinmez.

Annenin acı sözü ve dayağı, çocuğa ağır gelmez. Başkalarının buna benzer davranışı çocuğu incitir.

Ananın ciğeri, kendi evladıdır.

Evlat, ananın canı ciğeridir.

Ananın gözü /yüreği balada, balanın aklı havada.

Anne evladı için her şeyi yapar; evlat da bunu geç anlar ya da anlamaz.

Ananın kızı kötü olmaz, kaynananın gelini iyi olmaz.

Evlat annenin gözünde hiç kötü değildir. Kaynana da gelinini iyi görmez.

Anasını emen kuzunun kuyruğu, yağlı olur.

Yakınından sürekli faydalanın hayat standardı yüksektir.

Anasız çocuk evde hordur, babasız çocuk çarşıda[3]

Evde sevecek anne, dışarda arka çıkacak baba olmazsa çocuk horlanır.

Anaya asi gelen, onmaz.

Ona diklenen, kafa tutan, karşı gelen, direnen gönence eremez.

Dinlemezsen ananı, dinlersin üvey ananı.

Ana sözü dinlemeyen anasını kaybeder; üvey anne eline kalır.

Elden aldın anasını, ele vereceksin danasını.

Kız zamanı gelince annesinin olduğu gibi gelin olacaktır. Bu, böyle de devam edip gidecektir.

Gurk tavuk tara çıkmaz[4]

Anne, yavrusundan ayrılmaz.

Güzeli kız iken görme, beşik ardında gör.

Bir kızın asıl değeri, anne olduğunda anlaşılır.

Horoz ne kadar öterse ötsün, civciv tavuğun dıkdıkına bakar.

Babalar çocuklarının kendilerine yakın olmaları için ne kadar uğraşırlarsa uğraşsın, çocuklar annelerine daha yakın olur.

Kadını eve bağlayan altın şıkırtısı değil beşik gıcırtısıdır.

Evlat, kadını evine yuvasına bağlar. Kadını yuvaya bağlayan öncelikle annelik duygusudur.

Ana baba besler hurmayla, eloğlu karşılar yarmayla.

Her anne, çocuğunu büyük bir şefkat ve özenle nazlı yetiştirir. Çocuk, topluma çıkınca hayatın ve çevresinin insafsızlıklarıyla karşılaşır

Kız anadan öğrenir sofra /bohça düzmeyi, oğlan babadan öğrenir sokak /sohbet gezmeyi.

Erkek çocuk konuk ağırlamayı babadan öğrenirken kız çocuğu da anasından ev işlerini öğrenir.

Ana ile kız döğüşmüş, komşu da sahi sanmış.

Ana kız kavgasına itibar edilmez; onlarınki dövüş sayılmaz.

Ana ile kız, ardı yanı cız. / Ana ile kız, helva ile koz.

Koz helvasında helva ile cevizi ayırmak nasıl zorsa ana ile kızı da birbirinden ayırmak öyle zordur.

Ana ölünce baba, enişte yerine geçermiş.

Anne öldüğünde o hanede evladın evdeki varlığının pek anlamı kalmaz.

Ana yılan, sözü yalan; karı çiçek, sözü gerçek.

Anasıyla karısı arasındaki geçimsizlikte anayı haksız bulan oğlanlar da vardır.

Ana! Yürekten yana.

Bir kimseye candan bağlı olan, onun üzüntülerini gerçekten paylaşan anasıdır.

Ana, kızma taht kurmuş; baht kuramamış.

Ana baba kızına iyi hayat düzeni kurar ama evlendikten sonra mutlu olmasını sağlama imkânı yoktur.

 

[1] çulha: El tezgâhında bez dokuyan kimse, dokumacı

[2] Analık /üvey anne sözü olarak kullanılır.

[3] hor: Değersiz, bayağı, hakir

[4] tar: 1. Ağaç kütüklerinin birbirine bağlanmasıyla oluşturulan sal. 2. kümeste, tavukların üzerinde tünedikleri ağaç

Comments powered by CComment

About the Author

Özcan TÜRKMEN

More articles from this author

Ömer Seyfettin, “11 Mart 1884 günü -Rûmî takvimle 28 Şubat 1299- Balıkesir’in Gönen ilçesinde doğdu.”[2]Ömer Seyfettin’in ilerleyen yaşlarında Gönen özlemini ve çocukluk...
1865 yılında Fatih’in Sarıgüzel Mahallesi’nde doğdu. Babası Menteşeoğulları’ndan Bahaeddin Efendi, annesi zengin bir ailenin yanında evlatlık olarak yetişen Nevber Hanım’dır....
XIX. yüzyılın ikinci yarısında Türk edebiyatı ve siyasî hayatında büyük tesirler meydana getiren vatan ve hürriyet şairi, dava ve mücadele adamı, edip, yazar, gazeteci ve...
Şevval 1290’da (Aralık 1873) İstanbul Fatih’te Sarıgüzel’de doğdu. Babası, küçük yaşta tahsil için Arnavutluk’un İpek kazası Şuşisa köyünden İstanbul’a gelmiş, “temiz” mânasına...
(1873 - 1936) 1 Mehmed Âkif Ersoy, şair, fikir adamı, veteriner, eğitimci, vaiz, hafız, milletvekili, İstiklal Marşı‘nın şairi, millî şair, vatan şairi. 1873‘te İstanbul‘da Fatih...
Odlar Yurdu, Azerbaycan Bakü'de doğdu. Liseden beri edebi ve sanatsal etkinliklerle ilgilendi. Türk ve Irak Türkmen edebiyatının gazete, dergi, şiir koleksiyonları, dergileri ve...
28 Ağustos 1977 yılında doğdu. Çocukluğunu doğanın kucağında konargöçer bir aile de geçiren Arsalan Mirzayı 1983’te Şiraz’a yakın olan Kevar şehrinde eğitme başladı. Eğitimini...
Sona Mahammad gizi Valiyeva, 1962 yılında Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'nin Sharur ilçesinde doğdu. 1984 yılında bugünkü Azerbaycan Devlet Kültür ve Sanat Üniversitesi'nden mezun...
Orta Asya Türkleri'nin dinî-tasavvufî hayatında geniş tesirler icra eden ve "pîr-i Türkistan" diye anılan mutasavvıf-şair, Yeseviyye tarikatının kurucusu. Ahmed Yesevi’nin tarihî...
Bu Vatan Toprağın Kara Bağrında Sıra Dağlar Gibi Duranlarındır ORHAN ŞAÎK GÖKYAY Türk edebiyatının en usta şairlerinden biri olan ve edebiyatımızda daha çok "Bu Vatan Kimin?"...
1955 yılında Yalvaç (ISPARTA) ’ ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini memleketinde yaptı. Yüksek öğrenimini de Kırşehir ve İstanbul’da tamamladı. Çeşitli gazete ve dergilerde (Bizim...
Ömer Lütfi METE Şair, yazar, gazeteci ve senarist. 1950 yılında Rize’nin İyidere ilçesi -eski ismi Aspet diyede bilinen- Fıçıtaşı mahallesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini...
Şair (D. 28 Haziran 1929, Göktepe kasabası / Sarıveliler / Karaman – Ö. 29 Ağustos 2018, İstanbul) 28 Haziran 1929 tarihinde Karaman ili Sarıveliler kazası Göktepe kasabasında...
Aşık Sefil Selimi, Asıl adı Ahmet Günbulut (d. 26 Ağustos 1933, Şarkışla - ö. 30 Aralık 2003, Sivas), yazar, türkü yazarı. İlkokul'dan sonra iki yıl ortaokula devam ettikten...
Ahmet Yılmaz Soyyer’in Şiir Dünyası Yılmaz Soyer, ya da şiir dışındaki çalışmalarıyla A. Yılmaz Soyyer, 1960 yılında Konya’nın Ereğli ilçesinde doğdu. Annesi ve babası o henüz...