Edebi medeniyet 
Ebedi Medeniyet

Error in function loadImage: The image could not be loaded.

Error in function redimToSize: The original image has not been loaded.

Error in function saveImage: There is no processed image to save.

yeniFeride TURAN'ın Hazırladığı Tarih Gezgini Köşesi 

q tarihgezgini

(Okuma süresi: 3 - 5 dakika)

Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin
Sadri MaksudîŞehrin munis, sessiz kadınlarına ne oluyor böyle! Uçsuz bucaksız Sibirya’nın karları üstünde öfke ateşleri çığ gibi büyümüş. Şehir ayakta! Sadece kadınların “hürriyet-eşitlik” sesleri yankılanmakta… Örgütlenip parlamentoya protesto mektubu gönderiyorlar. Parlamento şaşkın(!) Basın şokta(!) Öyle ki haberi verirken bizim “Müslimeler” ve aralarında bulunan “muallime”lerin de bu protesto mektubunun içeriğinden haberleri olamaz, diyorlar. Yok, yok olamaz! Bu mektubu onlar yazmış olamaz! Her şey şehre yeni gelen şu “Polak kızı”nın başının altından çıkıyor!
En iyisi biz her şeyi en başından anlatalım.
(Okuma süresi: 3 - 5 dakika)
Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

13 Kasim 1918 baskent İstanbul isgaliYıl 1918… Memleket yangın yeri! Düşman kapıda… İstanbul, işgal edildi edilecek. Ve hâl böyleyken insana pes dedirten sorumsuzluklar karşısında bir çığlık, hazırlıksız yakaladı beni.

3 Ekim 1918 tarihli yazıyı baştan sona okuyunca insan anlıyor ki bir millet için asıl felaket; top tüfeklerin üzerine doğrultulması, memleketin her köşesinin bilfiil işgal edilmesi değildir. Asıl felaket; ülkenin hâlinin görmezden gelinmesi, her şey yolundaymış gibi “zevk, moda, eğlence, gösteriş, lüks yaşam” derdine düşülmesiymiş. “Bu adamlarda zerre kadar millet, vatan muhabbeti yok mu?” sorusu da bu yüzden bir itham, bir sorgulama değil; acı bir feryat gibi yükseliyor cümlelerin arasından. 

(Okuma süresi: 3 - 6 dakika)
Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

hurriyet gazetesi01Sürgünde muhalefet eden bir gazetenin adının “Hürriyet” olması çok manidar… Ama gazete içeriğini hazırlayanlardan biri “Vatan ve Hürriyet Şairi” diye anılıyorsa bu, hem manidar hem de manalıdır. Zira kimseye durduk yere “vatan ve hürriyet şairi” denmez. Velev ki kendi döneminde bir şekilde birileri dedi, sonrasında unutulup giderdi. Sadece bedel ödeyenlere yapışır böyle bir unvan. Gerek İstanbul’da gerek sürgünde aklını, vicdanını, irfanını hürce konuşturmuştur Namık Kemal.  Fikirlerine katılsın yahut katılmasın herkes bilir ki o; cesur ve özgür bir ruha sahiptir. Üslubuyla, duruşuyla, fikirleriyle; milletimize yön vermiş birçok önemli ismin ilham kaynağıdır. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün olmak üzere…

(Okuma süresi: 2 - 4 dakika)
Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

q 20200317 220058Kakaonun lezzet yolculuğu 1828’de Van Houten tarafından kakao presinin icat edilmesiyle başlar. Öncesinde acı ve şifalı bir ilaç olarak kullanılan kakao; aynı yüzyıl çikolata yapma makinesinin icadıyla artık vazgeçilmez tat hâline gelir.       

Botanik adı “tanrıların yiyeceği” anlamına gelen kakao ile acaba Türk dünyası ne zaman ve nasıl tanıştı? Şimdi mutfaklarımızın vazgeçilmezi “kakao” ile tanışma serüvenimize dair küçük bir tarihî yolculuğa nereden başlamalıyız? Tabi ki “Türk dünyası” dendi mi bu coğrafyada geniş yayın ağına sahip efsane bir gazetenin sayfalarında başlanır yolculuğa. O gazete de Gaspıralı İsmail Bey’in çıkardığı “Tercüman”dan başkası değildir.

(Okuma süresi: 2 - 4 dakika)
Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

20200222 171443Yıl 1912… Temmuz sıcağında Eskişehir’deyiz. Elimizde -bu sefer- Nimet gazetesi var. Bir gölgeye sığınmak, okumak için sabırsızlanıyoruz. Gazetenin serlevhasına yani başlığının bulunduğu bölüme göz gezdiriyoruz önce. Başlığın hemen altında “Şimdilik haftada 3 defa neşrolunur.” yazıyor. Haftada 3 kez yayımlanan bu gazetenin sermuharriri, yani başyazarı Mehmed Burhaneddin Bey’miş. Abone şartları ile ilgili “Memâlik-i Ecnebiye için seneliği 15 franktır.”  açıklamasından gazetenin yurt dışına da posta ile gönderildiğini anlıyoruz. “İdare Yeri” adresi olarak “Eskişehir’de Taşbaşında Numara: 10” ibaresi yer alıyor. 

(Okuma süresi: 3 - 5 dakika)
Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

q Kazimi Metamorfoz kremiGüzellik ve gençlik; ilkçağlardan beri insanoğlunun özellikle kadınların tutkusudur. Derler ki güzelliğiyle meşhur Kleopatra, kozmetiğe dair kitap yazmıştır. Eşsiz güzelliğinin sırlarını anlattığı kitabıyla ilk kozmetologdur Kleopatra. İnsanlığın asıl derdi gerçekten güzellik yahut gençlik midir, yoksa ölümsüzlük isteği midir? Nitekim içeni ölümsüz yapan “âb-ı hayat” için kimler kimler “Karanlıklar Ülkesi”ne kadar gitmedi ki! Asıl mesele ne olursa olsun bu uğurda  -adına ister “terkip”, ister “iksir”, ister “formül” deyin- aslında derde deva olmayan fani çözümler üretildi zamanın seyri içinde. Biz şimdilik tarihî bir gazetenin sayfalarında yüzyıl kadar geriye gidelim. 

Gaspıralı İsmail Bey’in Kırım’da çıkardığı Tercüman gazetesinin sayfalarını çevirdiğimizde karşımıza 1907 yılında “Güzelliğin Kaynağı”nı vadeden bir krem çıkıyor: “KAZİMİ METAMORFOZA KREMİ”. Gazetedeki ilanın ilk satırında ise “Radikal Çalışma” yazıyor. “Çilleri, lekeleri, sivilceleri, kırışıkları tamamen yok etme” vaadi gerçekten de radikal bence. Hatta kremin başarısı sahtelerini de ortaya çıkarmış. Ürünün mucidi ve sahibi de gazeteye verdiği bu resimli ilanda kremin gerçeğini sahtesinden ayırt edici önlemleri anlatıyor tüketiciye: Kavanozun iç kısmında “Kazimi” imzası ve “GÜZELLİK KAYNAĞI” onayı varmış. 

(Okuma süresi: 4 - 7 dakika)
Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

mezartaslari02Edward Norton’un başrolde olduğu Sihirbaz (The Illusionist) filminde, seyircilerine sahneden şöyle seslenir sihirbaz: “Geceye ruh konusunda konuşarak başlayabileceğimizi düşündüm. Bütün büyük dinler ruhun dayanıklılığından, ölümsüzlüğünden bahseder. Peki o zaman ölmek ne anlama gelir? Filmin başlarında yöneltilen bu soru sanki seyirciye unutturulmak istenmiyor gibi film boyunca ölümle birkaç kez daha yüzleşiyor izleyenler. Son ana kadar nefes kesen dahiyane kurgusu ve entrik unsurlarla örülü “The Illusionist”, beklenmedik bir sonla bitiyor. Sınıf farkının acımasızca sürdüğü dünyanın hâlipürmelalini anlatan filmde; bir marangozun oğlu ve bir düşes’in aşkı ele alınıyor. Sevdiğini geri almak için 15 yıl sonra Viyana’ya, doğduğu topraklara, “Sihirbaz Eisenheim” namıyla geri dönen âşık; bir illüzyonla sevdiği kadını öldürülmüş gibi göstermek zorundadır bu yüzden. Böyle bir dünya düzeninde oyununu zekice kurmak ve hünerle sergilemek mecburiyetindedir. Statükocu dünyanın nazarında bir düşes ile bir marangozun ancak ölünce kavuşabileceğini bilir çünkü. 

(Okuma süresi: 2 - 4 dakika)
Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

20191220 171844zz1909 Eylül ayı… Odessa şehri… Sıcak havalar terk etmedi buraları daha. Uysal yeşilin hırçın Karadeniz’le bir araya geldiği bu noktadan engin ufukları seyrediyor şehrin sakinleri. Derken Odessa şehrinin üstünde ve gayet yüksekte, bilinmeyen yönden gelmiş bir uçak beliriyor. Belirmekle kalmıyor, bir de haber oluyor Gaspıralı İsmail Bey’in Kırım’da çıkardığı Tercüman gazetesinde. 

Haber, miladi takvime göre 18 Eylül 1909’da yayımlanmış. Havada uçak görülmesinin günümüz için haber değeri olmayabilir ama demek ki o yıllarda gazete sütunlarına, hem de Tercüman gibi Türk basın tarihinde efsane bir gazetede yer alacak kadar mühim... 

15 Temmuz 1943'te Gümüşhane'ye bağlı Kelkit ilçesinin Dayısı köyünde doğdu. Ailesinin Kırıkkale'ye göçmesi üzerine ilkokulu orada tamamladı. Ortaokulu Merzifon ve Mersin askeri...
Yavuz Bülent Bâkiler 23 Nisan 1936 , Sivas ’ta doğdu. Şair, yazar , gazeteci, yönetici, avukat. Aslen Azerbaycan göçmeni ailenin çocuğu olan Yavuz Bülent Bâkiler ilk ve orta...
Bu Vatan Toprağın Kara Bağrında Sıra Dağlar Gibi Duranlarındır ORHAN ŞAÎK GÖKYAY Türk edebiyatının en usta şairlerinden biri olan ve edebiyatımızda daha çok "Bu Vatan Kimin?"...
(d. 16 Nisan 1916, İstanbul - ö. 13 Aralık 1979, İstanbul), Türk şair, öğretmen, çevirmen. Modern Türk şiirinin önde gelen şairlerindendir. Herhangi bir edebi akıma katılmamış;...
1955 yılında Yalvaç (ISPARTA) ’ ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini memleketinde yaptı. Yüksek öğrenimini de Kırşehir ve İstanbul’da tamamladı. Çeşitli gazete ve dergilerde (Bizim...
Ahmet Yılmaz Soyyer’in Şiir Dünyası Yılmaz Soyer, ya da şiir dışındaki çalışmalarıyla A. Yılmaz Soyyer, 1960 yılında Konya’nın Ereğli ilçesinde doğdu. Annesi ve babası o henüz...
1932 yılında Hasankale’nin Alvar köyünde doğan Reyhanî’nin asıl adı Yaşar Yılmaz'dır. İran'dan göçen babası önce Kars’a, daha sonra Erzurum'a yerleşir. Okuma yazmayı okula...
Şiiri, kristal bir menşurdan geçip binbir renge dönüşen sesli ışıklara benzeten Goethe: "Hayatın da, ölümün de sırrına erip, rûha gömülen bir hazine ve batmayan bir güneşle kucak...
Nigar Rafibeyli (Azerice: Nigar Rəfibəyli, d. 23 Haziran 1913, Gence - ö. 10 Temmuz 1981, Bakü), Türk yazar ve şair. Roman ve kısa öykü yazarı olan Anar Rızayev'in annesi ve ünlü...
Necmettin Halil Onan (1902, Çatalca, Kocaeli - 17 Ağustos 1968, İstanbul), Türk şair, öğretmen, akademisyen, edebiyat tarihçisi. Türk edebiyatının artık klasikleşmiş eseri olan...
Abdullah SATOĞLU Öyle bir insan tasavvur ediniz ki, hayatında şöhretten, şehvetten, kinden, alayıştan, mevkiden ve paradan hoşlanmamış; hiçbirşeye sadakada sarılmamış, istediği...
1976 yılında Tarsus’ta doğdu. 2002 yılında Niğde Üniversitesi’nden mezûn oldu. Töre, Kurgan Edebiyat, Siyah-Beyaz Kültür, İnziva, Herfene, Yeni Düşünce, Başarı Edebiyat,...
Adını Türk edebiyatına “Destan Şairi” olarak yazdırmış bir büyük ismi: Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu’nu, 21 Ağustos 1992 günü kaybetmiştik. Çok yetenekli bir şair, çok kıymetli...
Ömer Lütfi METE Şair, yazar, gazeteci ve senarist. 1950 yılında Rize’nin İyidere ilçesi -eski ismi Aspet diyede bilinen- Fıçıtaşı mahallesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini...
1936 yılında Balıkesir, Gönen İlçesi Paşaçiftlik Köyü’nde doğdu. İlkokulu köyünde, ortaokulu Bandırma’da bitirdi 1955 de Hv. Asb. Tek. Okulu’na girdi. 1957 de Türk Hava...