Welcome to Edebi Medeniyet : Ebedi Medeniyet   Hoparlörü tıklayıp seçtiğiniz alanı dinleyebilirsiniz Welcome to Edebi Medeniyet : Ebedi Medeniyet Powered By GSpeech
Feride Turan">
(Okuma süresi: 3 - 6 dakika)
Bunu okudun 0%

Nariman Narimanov in 1913"Bugün dünya birbirine zıt iki yere parçalanmıştır: zalimler ve mazlumlar. Niçin bu insanlardan birisi parasının gücü ile sanat öğrensin, eğitim alabilsin; diğeri ise bütün bunlardan mahrum olsun? Niçin şehirlerde zengin çocuklar okusun, hekim-mühendis olsun; işçi ve köylülerin çocukları ise eğitimsiz kalsın? Niçin zenginler her gün tiyatroya gidebilsin, işçi ise bütün gün ağır işte çalışsın ve evine zar zor yetişip kuru yerde yatsın?"

Bu sözler Neriman Nerimanov’a aittir. Yani Azerbaycan edebiyatının ünlü yazarı, doktor, gazeteci ve Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin ilk devlet başkanına…

Daha eşit, daha adil bir dünya için hayatı mücadelelerle dolu olan Nerimanov; Azeri Türkçesinin devlet dili statüsü almasında, Nahçıvan ve Dağlık Karabağ gibi Azerbaycan topraklarının korunmasında büyük çaba sarf etmiş ve güçlü liderliği ile tarihteki yerini almıştır. Yine Anadolu’da Kurtuluş Mücadelesi sürerken onun maddi ve manevi destekleri göz ardı edilemez. Özellikle Sovyet yöneticilerinin Ankara ile sıcak temaslarda bulunmasında Nerimanov’un yönlendirmelerinin önemli rol oynadığı kaynaklarda geçmektedir.

Neriman Nerimanov hakkında yazılanları taradığımızda esasında onun iki yanlı çarpıtmaların hedefinde olduğu anlaşılmaktadır. Kimileri onu “milliyetçi” diyerek, kimileri de “Moskova yanlısı bir Bolşevik” diyerek eleştirmişlerdir. O ise “zalimler ve mazlumlar” şeklinde iki zıt yere parçalanmış bu dünyada “mazlumlar”ın sorunlarına dair döneminin zorlu şartları arasında çözüm arayışları içindedir. Nerimanov’un “mazlumlar” dediği kesimi “sosyal eşitlik” hakkında bilinçlendirmesinin yanı sıra bu yöndeki samimiyetini maddi imkânsızlıklarla boğuşurken bile “gönüllü” çalışmalarıyla ortaya koyduğunu görüyoruz. Mesela kendi evinde muayenehane açarak hastalara ücretsiz bakması, bunlardan sadece biridir.

Nerimanov’un hayatındaki zorlukların boyutunu göstermesi bakımından Gaspıralı İsmail Bey’in Tercüman gazetesinde yer alan iki haber dikkate değerdir. Onun biyografisine tamamlayıcı bulgular sunacağını düşündüğümüz haberlerden biri “Nerimanof” başlığını taşımaktadır ve Nerimanov’un hapse atılmasını eleştirmektedir. Yani Rusya’ya bağlı Kırım’da çıkarılan Tercüman gazetesinde Rus hükûmetinin Nerimanov’u tutuklayıp hapse atmasının hukuki dayanağı olmadığı kesin bir dille ifade edilmektedir. Gazete bu tepkisinin yanı sıra kamuoyunun dikkatine Nerimanov’un özel hayatına, eğitimine dair bilgiler de sunmaktadır.

Hemen ilk cümlesinde “Neriman Nerimanof altı aydan ziyadedir Tiflis’te Minih Kalesi’nde mahbus yatıyor.” deniyor. 18 Sentabr (Eylül) 1909 tarihli söz konusu haberde bildirilen bu süre, kaynaklarda verilen tutukluluk tarihi ile örtüşmektedir. Nitekim Nerimanov 1 Mart 1909 tarihinde tutuklanmıştır. Haber şu cümlelerle devam etmektedir: “Azerbaycan şivesinde birkaç tiyatro risale, hikâyeler yazdı. Sahnede mühim roller oynayıp maharet gösterdi. Her ne kadar 30-35 yaşında bulunup Bakü Gimnazyasında (Lisesinde) mubassırlıkla beraber Türk lisanı muallimi idi ise de Darülfünûna gitmek fikrine düştü ve gimnazyadan imtihan verdi. Ayda iki belki 300 rubleye kadar kazandığı paradan vazgeçip Takiyef cenaplarının ayda 30 ruble ianesiyle Darülfünûna gidip Tıbbiye şubesine girdi. Altı sene Darülfünûnda tahsil etti ve çok zahmetler çekti. Hele son 2 senesi Takıyef’le arası açıldığından ve Kaspi matbaasında mitronpajlık eden biraderinin vefatından dolayı çektiği zahmeti yalnız beş kâpik (rublenin yüzde biri değerindeki para) geliri olmamakla beraber büyük aile sahibi olan talebeler anlayabilirler.”

Burada bahsi geçen Takıyef, dünyanın ilk petrol sanayisinin doğmasında ve gelişmesinde önemli rol oynamış Azeri iş adamı Zeynelabidin Takıyev’dir. Müslüman öğrencilerin yükseköğrenim görmeleri için burs veren Takıyev’in listesinde Nerimanov da bulunmaktadır. Burs karşılıklıdır ve Nerimanov daha sonra sürgüne gönderildiği için zamanında ödeyemese de 1920 yılından sonra da onun Takıyev’e olan borcunu ödemeye devam ettiği bilinmektedir.

Tercüman gazetesinin haberde Nerimanov’un öğretmenliği bırakıp tıp okumaya başlamasıyla yaşadığı ekonomik sıkıntıyı ve ağabeyinin ölümünü kamuoyunun dikkatine sunmasındaki asıl gayeyi ise sonraki paragrafta anlıyoruz. Siyasi tutuklu olan Nerimanov’un “İhtiyaç, hiçbir siyasi fırkaya mensup olmayan Nerimanof’u iki son senesi ara sıra iştirak ettiği matbuattan dahi vazgeçirdi. Nerede kalsın siyasiyat.” diyerek siyasetle uğraşamayacak hâlde olduğunu anlatmaya çalışmaktadır. Lakin kaynaklar bize aksini söylemektedir.

Tercüman gazetesi tutuklamaya giden süreci adım adım şöyle anlatmaktadır: “Geçen sene Nerimanof, Darülfünunu bitirdi ve vatanı olan Tiflis’e avdet etti. Çok geçmeden İran’a giden Yeni Gazete refikimizin muhbiriyle görüştüğünden diğerleriyle beraber hapse alındı. Diğerleri halâs edildiler. Nerimanof ise daha da hapishanededir. Kabahati ne imiş acaba? İşittiğimize göre Nerimanof’un evi taharrî edildikde (arandığında) 1905. senesi Darülfünun’da söylediği bir nutkun sûreti bulunmuştur. Bundan maada (başka) hiçbir kabahati yok imiş.”

Literatür taramamızda da evinin arandığı ve bazı mektuplar bulunduğu yönünde bir bilgiye rastladık. Tercüman gazetesi ise tutukluluğuna gösterilen gerekçenin 1905 yılına ait bir konuşma metni olduğunu bildirmekte ve bu gerekçeyi kinayeli bir dille eleştirmektedir: “Eğer 1905-4-6’larda söylenen nutuklar için -o da Darülfünunda olsun- hapsetmek lazım gelse bütün Rusya’yı hapsetmek iktiza eder (gerekir)”. Yani Tercüman’a göre şayet ülkede 4 yıl önceki konuşmalar tutuklama nedeni olsa bütün Rusya’nın şimdi hapse atılması gerekir.

Haberde Nerimanov’un hapisten çıkarılmasına yönelik girişimlerden kısaca bahsedilmiştir. Esasında bizatihi Nerimanov’un adını taşıyan bu haberle Gaspıralı İsmail Bey de aynı yönde bir girişimde bulunmuş; onun yanında olduğunu cümle âleme duyurmuştur.

İkinci haber ise 6 Nobayır (Kasım) 1907 tarihlidir ve “Bakü’de Muallimler İctimâ‘ı” başlığını taşımaktadır. Meşhur Azerbaycan Öğretmenleri Kurultayının ilki… Hatta şunu da ilave etmeliyim: Gündem maddeleri ve alınan kararlar bakımından asıl sorunları dile getiren ve çözüm odaklı yaklaşımı ile hakiki bir öğretmenler kurultayı… Kurultay’da alınan kararlar madde madde yer alıyor Tercüman gazetesinde. Kurultay’ın 3 Eylül tarihli oturumunun 2. maddesinde ise aynen şunlar yazıyor: “Talebe Neriman Bey Nerimanof büyük biraderi Selman Nerimanof merhum olduğuna göre ailesi sahipsiz ve güzerânsız kaldığından bu aileyi idare ve himaye etmek vazifesi talebe Neriman Bey’in boynuna düşer. Lakin Nerimanof talebe olduğu ve bir seneden sonra ikmâl-i tahsil edeceğini nazara alıp meclis ehlinden bazıları teklif ettiler ki Nerimanof bacısı oğlunu şehirde muallimliğe tayin etmekten ötürü meclis çalışsın ki bu muallim merhum Selman’ın ailesine nezaret edip Neriman Bey’in tahsilinin na-tamam kalmasına sebebiyet verilmesin, buna binaen karar koyuldu ki meclis bu meseleyi nazarda tutsun.”

Mesleki dayanışmanın güzel bir örneğini görüyoruz burada. “Nerimanof” başlıklı yukarıdaki haberde ağabeyinin vefatından sonra Nerimanov’un çektiği zahmeti ancak büyük aile sahibi, yoksul talebelerin anlayabileceği dile getirilmişti. Öğrenim hayatını bursla, güç bela sürdürmeye çalışan Nerimanov, artık ağabeyinin ailesinin de sorumluluğunu üstlenmiştir. Öğretmenler Kurultayı’nda ise Nerimanov’un tahsilinin yarım kalmaması için aileden bir başka öğretmenin şehre atamasının yapılması önerilmiş, böylelikle bu süreçte merhum ağabey Selman Bey’in çocukları için de bir çözüm sunulmuştur.

Nerimanov tıp tahsilini tamamlayıp doktor olsa da halkın, kendi ifadesiyle “mazlumlar”ın, daima öğretmeni olarak kalmış; eşitlik, hürriyet, adalet kavramlarıyla onlara bir vizyon çizmiştir. Ruhu şad olsun.

Comments powered by CComment

About the Author

Feride Turan

More articles from this author

Hoparlörü tıklayıp seçtiğiniz alanı dinleyebilirsiniz Powered By GSpeech