Edebi medeniyet 
Ebedi Medeniyet

Error in function loadImage: The image could not be loaded.

Error in function redimToSize: The original image has not been loaded.

Error in function saveImage: There is no processed image to save.

saliha malhun copy"El-âlem çalışırken, fethetmeye Merihi;
Sen cebinde kaybettin, güneş dolu târihi!"
Bir ortak gelecek inşâsı zaruretimiz var! Bu bir vakıa.. Ancak nasıl? İnsanların sahaflar, kütüphaneler, yazmalar, arşivler, eski kitaplar ve kitap kokuları ile olan ünsiyeti modern zamanların teknoloji nezlesine tutulunca, fikir, günlük ve anlık hapşırıklar gibi ekranlardan bir anlık belirip, medya çöplüğüne atılıyor.
Televizyon kanalları, sosyal medya ve feysbuk duvarlarımızda nice büyük fikri ve tasavvufi eserleri çerez gibi yiyoruz fakat onlardaki derinliği anlamaktan yoksunuz. Akşama kadar hikmet ve sanata, edebiyata dair onlarca şey paylaşıyor fakat ertesi gün onlardan bıkıp başka şeyler peşine düşüyoruz. Anlamadığımız şeyler bizde zamanla sıradanlaşıyor ve biz bu ezberlerden de sıkılıyoruz...
Oysa eskiden, beğendiğimiz metinleri hafızımıza alır, sokakta yürürken, dolmuş beklerken hep okuduğumuz yeni kitaplar hakkında düşünürdük. Çünkü sadece okumak yetmezdi bize, kelimelerin, cümlelerin ardındaki derinliğe inmek, keşfetmek isterdik...
Oysa şimdi dün ne yediğini unutan avareler gibi, ertesi gün ne okuduğumuzu hatırlamıyoruz bile.. Millet birbirine ima ve kinaye derdinde. Anlamak ve anlaşılmaktan ziyade günlük ve anlık nazarları celb etme gayretinde.
Sosyal medyanın anlama ve derinleşmeden uzaklaşılıp, yüzeyde kalındığı için bizi tefekküre değil, tekfir ve sataşmalara, anlık reflekslerle nedeni ve sonucu belli olmayan kavga ve kargaşaya götürdüğü ise artık bir vakıa!
Artık fikrimizi ifade etmemiz imkânsız! Siyaset, ekonomi, dünya ve ülke gündemi üzerine ağzınıza aldığınız parti, dernek, tarikat barikat üzerinden anında kavga ve gürültüye gidiyor, bir anda göz gözü görmez hâle geliyoruz.
Herkes tenkid etme hakkını ve tahlil yeteneğini ne hikmetse şuur altına kodlanmış "kırmızı objelere" saldırı, alay ve hakaret için kullanıyor. Bir konuyu "analiz" etmenin, "anlamaktan", idrakten geçtiğini unutmuş haldeyiz.
Hülâsa, yüzeyde çok fazla kalmak insanı sığlaştırıyor. Ekranlar hiç bir fikri olmayan fikir adamlarının, her gün, her an uydurduğu bir takım abuk sabukluklar ile dolu... Fikir adamlığı artık, fikir üretmek değil, zırva üretme memurluğu. Din adamları da böyle, sanat ve devlet adamları da!
Aklı başında münevverler artık düşünceyi şurada burada harcanan bozuk para cinsinden kurtarıp, tekrar okunan ve anlanan eserler hüviyetine sokmalı.
Elbet, kemmiyet bunun kıymetini bilemese de, medeniyyet yeniden keyfiyetin hâfıza ve gönlünden yeni bir akıl olarak inşâ edilecektir. Gençler yeniden inşâ-anlama ve medeniyet tasavvuru yolunda öncü kuvvet vazifesi görecektir.
Şu hâlde mütemadiyen devletinden alan ve isteyen bir yapıya değil, ben devletime, milletime, insanlığa ve verebilirim, nasıl hizmet edebilirim şuuruna sahip yeni bir gençlik inşâsına ihtiyacımız var!
İvedilikle!
Kadirşinaslıkla efendim.

Yazar Hakkında

Saliha MALHUN

Bu yazarın diğer makaleleri

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile