Edebiyat Dünyamız

Edebî Medeniyet:Ebedî Medeniyet (ISSN 2587-2435)

  
  
anadoluyagocKanadı kırık güvercinler gelir sana sığınmaya.
Özgür yaylalarında tedavi olmaya koşar yaralı ceylanlar senin.
Sen öğüdünü “gel” diyen Mevlana’dan alırsın.
“Yaratılanı Yaradan’dan ötürü” hoş gören Yunusu Emre’dir senin kılavuzun.
Hacı Bektaş’tır yücelerden yüreğine seslenen:
"Dili, dini, renge ne olursa olsun, iyiler iyidir.”
Ve işte bu yüzden kapın ve gönlün açıktır darda kalana. 
Bölüşmeyi bilirsin sofrandaki acı soğanla, kuru ekmeği.
Çünkü sen konuklarına “Tanrı misafiri” dersin, on nasiple gelen birini yer, dokuzunu bırakır diye düşünürsün. Bereket bilirsin evine gelenleri, yurduna sığınanları.
300 yılı aşkın bir süredir, toplu göçler olur Anadolu yaylasına. Anadolu yaylası geniş ve sevecendir.
Kimi Kafkas’tan gelir, kimi Balkan’dan, kimi Kırım’dan gelir, Kimi Giritten.
Her yönden gelir; hasta, yaralı, mazlum… insanlar.
Bu ülke fetih göçleri ile açılmıştı Türk’e. Bir dua ile başlamıştı Anadolu vatan olmaya
“Yâ Rabbi sana tevekkül ediyor, azametin karşısında yüzümü yere sürüyor ve senin uğrunda cihat ediyorum. 
Yâ Rabbi niyetim halistir. 
Komutanlarım, Askerlerim!
Şehit olursam şu beyaz elbise benim kefenim olsun. O zaman ruhum göklere çıkacaktır. Zaferi kazanırsak, istikbal bizimdir.”
Sultan Alpaslan’dı bu, şehit olmayı göze alamayanlar Anadolu toprağında barınamazdı.
Fetih göçüydü; bin ümidin eşiği.
Anadolu yaylası; katliam, vahşet acı, zulüm ve zorlama göçlerini de yaşadı.
İmparatorluk dağılma sürecine girince koşup geldi, yuvasından sürülenler.
İşte bu yüzden göçmenler sığınağıdır Anadolu. Devlet kıt imkânlarını kullandı, dıştan borç aldı, halk katkısını sağladı göçmenlere bakmak için.
Tahirü’l Mevlevi o zulmü günlerini anlatıyor:
“Kara toprak kandan olmuş kırmızı
Doğrandıkça türk kadını Türk kızı
Can evine canavarca saldırmış
Sürü sürü ırz ve namus hırsızı.
Mihraplara haç asılmış, ezanlar
Susturulmuş güm güm ötüyor çanlar
Camilerin minberleri yakılmış
Çizme ile çiğneniyor Kur’anlar.
Ey Müslüman kendini hiç avutma
Yüreğini öç almadan soğutma
İnim inim inleyişi yurdunun
Kulağında küpe olsun unutma…”
Darda, zorda kalanlara yardım etmek Türk’ün erdemlerinden biri olagelmiştir.
Bu “insan” merkezli Türk medeniyetinin önemli bir göstergesi olup, Tanrı’nın hoşnutluğuna kazanmak amaçlıdır.
Arap ve İranlıların İslam İman, ahlak ve idealleri zayıflayınca, ilahi teveccüh, taze güç olarak Türkleri bu göreve yöneltmiştir.
Türk hakanları cihat ederek adaleti sağlamak için kendilerine vazife tevdi edildiğine inanıyor, bu yüzden halkına ve askerlerine Tanrı’nın ordusu deniliyordu.
Ebediliğe inanmayanlar, ebedi eserler ortaya koyamazlar. Ebediliğe inanmış ve ebedi yşama azmetmiş, her eserini ve her müessesini bu ölçü ile vücuda getirmiş olan Türklerin ebedilik ülküsünden abideleştirilen bir Anadolu doğdu. Anadolu’da Türkmenler yabancı ne varsa asırlarca süpürerek, bu topraklar üzerinde kendi beldelerini, idaresini, sanatını yaratarak anavatanı kurdular. (Coğrafya vatan olmuştur.)
Hiçbir kara parçası, üzerinde yaşayan insanlarca Türklerin Anadolu’yu kutsallaştırdıkları kadar aşkla sevilmemiştir. Anadolu Allah sevgisinin dile geldiği bir ülkedir, Allah’a karşı duyulan hasretin ifadesidir. Bu ülke Allah’ın gurbet diyarıdır.” (*)
Anadolu toprağının üzerinden nice milletler geldi, geçti. Yel gibi üfürdüler, Sel gibi süpürdüler.
Yakıp-yıktıklarından başka geriye zulümleri kaldı sadece,
Gökyüzünde her an duyulan mazlumların ahları ve her an damlayan gözyaşları ile…
Onlarca ordu geldi, geçti; onlarca medeniyet..
Bir sen kaldın yüce erdemlerin sayesinde.
Muhtaç olduğun kudretin damarlarında, benliğinde bulunduğunu bilerek uzanacaksın sonsuzluğa doğru.
 * Osman TURAN

Ahmet URFALI

Yazar Hakkında

Ahmet URFALI

Bu yazarın diğer makaleleri

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

GRİ - (ÖYKÜ)

Hazırlıksız yakalanmışlardı. Şimşek, ansızın sessizliği delip geçiyor, tıpkı bir yabancının sofraya aniden oturması gibi kalabalığı afallatıyordu. Belki bu,...

Şiir Sanatında Yinelemeler ve Mekân K

Sanata bakışını “demek istemek” şeklinde özetleyen Mungan’ın sanat aracılığıyla varmayı umduğu menzil anlaşılmaktır. Bir şeyler anlatabilme telaşı yanında nitelikli...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEM

O zamanlar askeri okullar yaşlı imparatorluğun en çağdaş eğitim kurumları arasındaydı. Genç adam, aradığı bilgiye ve tecrübeye ancak böyle bir okulda ulaşabilirdi;...

AHMET KABAKLI'DAN GÖYGÖL İNCELEMESİ

— Şair Ahmet Cevat'ın aziz Bir seher vaktinde vardık Göygöl'e Burda kızlar gül takıyor kâküle Alev alev bir gül attım su yandı Sunam derin uykusundan uyandı Yavaş...

1962 Eskişehir doğumlu. İlk, Orta ve Lise tahsilimi Eskişehir’de tamamladı. 1985 yılında İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun...
1.Giriş Şiir, her şeyden önce “dil” sanatıdır. İnsanların hafızalarında roman-hikâye cümleleri yerine mısraların, beyitlerin daha çok yer etmiş olması, taşıdığı mesajın...
16 yaşındaki İsveçli Greta Thunberg, çevre sorunları ve geleceğine olan etkisini konu alan İsveç parlementosu önünde yaptığı eylem ile bir...
Sayın Fatma Adile Başer, akademik düzeyde ve ama bir sanatçı duygu ve duyarlılığı ile bizim müziğimiz, Türkçemiz, kültürümüz ve medeniyetimiz...
Mustafa Kemâl’in sabah ilk işi kendi maaşından yahut gerekirse borç alarak Arabacı İsmail Efendiye bir at alıp hediye etmekti[1]. Sabah...
23 Kasım 1906-11 Mayıs 1954 Sait Faik, Bursa Lisesi'ni bitirdikten (19.8) sonra bir süre İstanbul Edebiyat Fakültesi'nde okudu. Sonra Fransa'da Grenoble...
Sevinç Çokum, 25 Ağustos 1943’ te İstanbul’da doğdu. Beşiktaş Kız Lisesi’ni, İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı...
Bugün akademik düzeyde bile dilin imkânlarını, maalesef şuuraltında yürüyen bir değerlendirmeyle hayata geçiriyoruz. Sözünü ettiğimiz tutum, zamanla düşünme ve üretme...
Sürekli kişisel gelişim geyikleriyle konuşan, davranan insan tiplerinin ortaya çıkıp çoğalması ile liberal ve neoliberal sistemlerin çok yakın ilişkisi vardır.Okuduğu...
MEHMETÇİK

MEHMETÇİK

21.04.2019
Eski Türk devletlerinde "ordu-millet" geleneği vardır. Hakan aynı zamanda ordunun komutanıdır. Askerlik özel bir meslek sayılmaz ve paralı askerler bulunmazdı.
1.GİRİŞ 1.1.Harp edebiyatı ve harp edebiyatı ürünleri Türk tarihinin kurucu unsurları içinde -hiç şüphesiz- harp en başta gelen unsurlardan biridir. Çünkü...
Yetik Ozan’ın asıl adı Turgut Günay’dır. Ancak o, şiirlerinde kullandığı Yetik Ozan takma adı ile meşhur olmuştur. Prof. Dr. Saim...
Friedrich Schiller “Haydutlar” adlı piyesinin önsözünde kötülüğü yıkmayı hedef edinmiş bir sanatçının kendi eserinde oto-sansüre gitmesinin yanıltıcı olacağını ima ederek...
Sevecek ve sevilecek çok şey var. Sevmek ve sevilmek için o kadar çok sebep var ki. Sevdiğimiz en az bir kişi var. Sevmek...
Rodrigo, "Endülüs’e Ağıt" isimli bestesiyle oryantalizm ziftine bata çıka yol almaya çalışan münevverlere kaybolduğu dönüş yolunu göstermek için sesten bir...