Edebiyat Dünyamız

Edebî Medeniyet:Ebedî Medeniyet (ISSN 2587-2435)

  
  

insanyetistirmekEn büyük problemlerimizden biri, insan ilişkileri. Birbirimizi tanımıyoruz, tanımaya da pek istekli değiliz. Dışarıda büyük kalabalıklar var; fakat biz tam bir içe kapanma hâli yaşıyoruz. Mazi ile barışmaya çalışıyoruz, onu tanımıyoruz; geleceğe hazırlanmak istiyoruz, elimizde ölçü / ölçüt yok. Cahilliğin, “fırsat yakalamış bazı cahiller”in de teşvikiyle baş tacı edildiği bir zamanda ölçü / ölçüt koymak ise son derece zor.

Maziyi diriltmeye imkân yoktur; fakat ondan beslenerek büyüyebiliriz. İnsanlık çeşitli ve dolaşık yollardan / labirentlerden geçerek bugüne geldi; o yolculukta asırlarca karşılaşılan hayat sahnelerinden dersler çıkarabiliriz. Bunun şartı ise okumak, düşünmek, eleştirmek ve yeniden başlamak... Teknolojinin sakatladığı, okumayan ve onu bir ihtiyaç olarak da görmeyen bir nesil geliyor. Bu nesle nasıl hitap edeceğimizi, onun dünyasına nasıl girebileceğimizi öğrenmeliyiz.

Öğrenmeliyiz, çünkü mevcut planlarımız –genellikle- daha kolay ulaşılabilir gençlere göredir; hayatının hemen her dakikası iletişim teknolojisince baskı altında tutulan bugünün gençlerine ulaşmak ayrı bir eğitimi, ayrı bir bilgilendirmeyi zorunlu kılıyor. Bundan endişe duymamak mümkün değil...

Eğitim meselemiz (neredeyse sistemimiz diyecektim!) bu endişenin –öyle değildir ama-tek sebebi sayılsa yeridir. Yıllardır “kaç artı kaç olsun, kaçı kaçla toplayalım?” hesabı yapıyoruz. Toplama çıkarma ile olacak olsaydı bu iş çoktan bitmiş ve biz “muasır medeniyet”in basamaklarını tırmanmıştık. Atalarımız “kuş kanatın, er atın” (Kuş kanadıyla, yiğit atıyla hedefe varır) demişler. Millî ve manevî temele oturmayan, akşamdan sabaha değiştirilen, her değiştirmede bütünlüğünden kaybeden bir eğitim sistemi bizi hangi hedefe götürebilir? Parçalı ve parçalayıcı bir eğitim sistemimiz var. Parçaları küçültmenin getirileri vardır; fakat eğitim “birleştirme ve tamamlama” üzerine kurulur. Nihai hedefi “inşâ”dır. İnsanın yeniden inşa edilmesi...

Yeniden inşa... Okumadan olur mu? “Olur” diyenlerin sayısı her geçen gün artıyor. Montesquieu, yazdıklarıyla ilgili olarak “Sen şimdi bunları birkaç saat içinde okuyacaksın; fakat inan bana, ben bu işi yapabilmek için saçlarım ağarıncaya kadar çalıştım.” demiş. Bu aynı zamanda “saçları ağarıncaya kadar okumak” anlamına da geliyor.

İnsanımızı yeniden inşada eğitim kurumlarının en büyük yardımcısının “bilinçli ve mutlu aile” olduğu gerçeği de ortada duruyor elbette. Büyük problemlerimizden biri de ailedeki yıkımdır çünkü. Millî hayat, insanı yetiştiren önemli bir mekanizmadır; eviyle, sokağı ile okuluyla... Komşusunun çocuğunda herhangi bir yanlış gördüğünde usulünce uyaran, kendi çocuğu uyarıldığı zaman minnettar olan bir komşuluk ilişkisinin bugün ne hâle geldiğini düşünmek bile istemiyor insan!

Prof.Dr. Saadettin YILDIZ

Bu yazarın diğer makaleleri

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

İSKENDER PALA’NIN ŞAH VE SULTAN ADLI

Çalışmamızın konusu olan Şah ve Sultan romanı, 16. yüzyılda Türk tarihinin en önemli vakalarından olan mezhep ayrılığı ve bu ayrılığın ortaya koyduğu siyasi...

ZAMAN YÖNETİMİ

Zamanın ne olduğunu tam kavrayamadığımız için onu yönetemiyoruz. İnsanoğluna eşit olarak sunulan tek kaynak olan zamanın etkin ve daha verimli...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEM

O zamanlar askeri okullar yaşlı imparatorluğun en çağdaş eğitim kurumları arasındaydı. Genç adam, aradığı bilgiye ve tecrübeye ancak böyle bir okulda...

Reşat Nuri Güntekin: İlk Romanımı N

Gizli El benim ilk romanımdır. Mütarekenin ilk yılında Dersaadet ismindebir gündelik gazete çıkarmağa hazırlanan Sedat Simavî arkadaşım benden bir roman...

Şahitler Dergisinin 23. sayısı da dopdolu ve gündemi yakalayan içerikleriyle yayımlandı. Dergiye ücretsiz olarak makalemizin sonundaki linkten ulaşabilirsiniz. Bu sayıda...
Peyamî Safa

Peyamî Safa

09.01.2018
Milletimizin, son yarım asırda emsalini pek az yetiştirebil-diği değerli fikir ve sanat adamlarımızdan biri de Peyami Sa-fa'dır. Basın mesleğinin hemen...
Her dilin bir hafızası vardır. Bu hafızayı bilerek veya farkında olmaksızın bozmaya yeltendiğimizde muayyen bir dille konuşan toplumun hafızasını da...
Zekâ, hızlı anlama, zihin berraklığı, kolay öğrenme, güzel akletme, hafızada tutma, hatırlama … gibi lütuflarla bezenmişiz. Hepimiz, bir diğerinden daha...
2.3.TürkiyeUluçamgil, Kıbrıs’ı ve özellikle Lefkoşa’yı çok sever. İstanbul’un kalabalığından bunaldığı zamanlarda sakin Kıbrıs’a özlemi artmıştır da. Fakat o, şairane duygularla...
Türk edebiyatının en usta şairlerinden biri olan ve edebiyatımızda daha çok "Bu Vatan Kimin?" isimli şiiriyle tanınan Orhan Şaik Gökyay'ı...
Elvanlarda ihtiyar bir kılavuz aldık. Köy kısmen yanmış, perişan, herkes fersiz ve şaşkın gözlerle kamyon denilen canavarın bir lüzum görüntüsüne...
“Çocuklarımız ithal kahramanlarla yetişmemelidir” FERİDE TURAN ÖZGEÇMİŞİ Eskişehirli edebiyatçı-yazar. İstanbul Üniversitesi Türkoloji 1995 mezunu. Öğretmenlikte 23. yılını çalışıyor. Su Kasidesi-Övülmüş’e Övgü, Girdim...
GİRİŞ Her gerçek şair, “ses”in peşinden gider. Şair için dil, bir anlam unsuru olduğu kadar da âhenk unsurudur. “...Verlaine gibi, şiirde...
İçimdeki kelime ırmağı kuruyunca, hayallerim hayatın gerçeklerine galebe çalar. Konuşmaktan çok susmak, yazmaktan ziyade içimin sesini dinlemek isterim. İçten bir...
Edirne’deki bir yılım bir ömre mal oldu. Şimdi anlıyorum ki üniversite hayatımın ilk yılını Edirne’de geçirmemiş olsaydım, genel anlamda edebiyata,...
S. Ahmet Arvâsî Kendini Arayan İnsan başlıklı kitabında üçlü bir tasnif yapar: “İnsanlığın hayatında ilim adamı, sanatkâr ve peygamber üç...
Sürekli kişisel gelişim geyikleriyle konuşan, davranan insan tiplerinin ortaya çıkıp çoğalması ile liberal ve neoliberal sistemlerin çok yakın ilişkisi vardır.Okuduğu...
-Bayram Kök Bey’e ithafen-Çok değil şöyle elli altmış sene geçmişe gidildiğinde Anadolu çocuklarının en büyük hayallerinden birinin “bisiklet” olduğu görülür.