Edebiyat Dünyamız

Edebî Medeniyet:Ebedî Medeniyet (ISSN 2587-2435)

  
  

-Şehrin İrinli Sivilceleri-

mekanveesyaNe vakit yüksek bir yerden şehre baksam Genç Plinius'u hatırlarım. Târihi, doğayı ve şehri aşkla anlatan amcası Yaşlı Plinius'la Pompei şehrine yaptıkları o gelişi olmayan yolculuğu. Garip bir şey ama asırlar önce de olsa sevdiğim yazarların talihsiz ölümleri üzüyor beni. Yaşlı Plinius da hayıflandıklarımdan.

Bu duyguyu bir de Sistine Şapeli'nin duvarlarına nakşolunan "Son Yargı" freskini görünce yaşarım. Michelangelo bu resimle Avrupa'nın bugünkü mahşerini çok güzel betimlemiş. Freskin ortasındaki İsa hiç de şefaat etmek isteyen bir peygamber gibi durmuyor bilâkis tüm insanlığın günahını mahşere değin çekmiş biri olarak artık bırakın yakamı, çekin ellerinizi der gibi bir duruş sergiliyor.

" Şairler evrensel çevirmenlerdir, çünkü evrenin yıldızların, suyun, ağaçların dilini insanın diline çevirirler.” demiş Baudelaire de. Bu anlamda eşyânın bâtınını kavramış "Âdem" ile aynı ontik algıda olduğunu bu aklı keşfettiğini görüyoruz Baudelaire'nin.

Bir kaç yüzyıldır sözde Protestan ahlâkı ile yücelttikleri Civilisation kavramıyla bize çalım satıp duran Avrupa'nın özde gerçekten "Medenî" olduklarını kabul edebilir miyiz? Sömürgeleştirdikleri topraklara efendilik etmeleri elbette ilerlemenin bir göstergesi değildi. Biz, Antik Yunan felsefesini kendilerinden evvel onlara tercüme edip anlatmış insanlar olarak "gerilememizin" sebeplerini yalnızca üstün şehirler kuramamızda mı aramalıydık?

Civilisation sadece bir pudra idi. Gerçekte Batı ilerleme ve aydınlanmanın bilgisini bizzat "karanlıktan" almıştı. Çünkü gerçekten dünya civilization sayesinde parlamış olsaydı dünya ve bilhassa coğrafyamız kan gölü olmazdı. Bu civilisation pudrasının altında kanın kara büyüsünden ve enerjisinden beslenen o zifir deccâliyet var. Civilisation'un ontolojisinde "göğü delmek" gibi bir hadsiz başkaldırı ve kafa tutma ontolojisi var.

Eksiğimiz her gün mantar gibi şehirlerin kalbinden göğe saplanan bu irinli sivilceler, "cite"ler değil, ahşâbın ve mermerin, ağacın ve suyun saltanatı. Eksiğimiz kendi medeniyyet tasavvurumuzdaki o ontik algı. Kanı ve irini civilisation ile pudralayıp insanlığa dayatan Batı'ya karşı kendimizi bilemeyişimiz söz konusu. Bilmiyoruz.

Vitrinimizde Hümanizma çamuruna günde beş oyun bulayıp koyduğumuz Mevlâna ve Yunus'umuz var. Fakat onlardaki varlık anlayışını kavrayamamışız. Hikmet pınarı türkülerimiz var. Fakat Alevi-sünni-kürt kartları ile bulamaç edilmiş zihnimizle özümüze ait bu hikmet algısını anlamaktan yoksunuz.

Sadece Türk İslâm düşmanları değil, kendini bu tanımın içine sokanlarca da anlaşılmamış bir hikmet medeniyetine sahibiz. Batı kendi eliyle şekillendirdiği IŞİD projesiyle aslında bize şunu söylemek istiyor; Sizin anlayışınızda ve medeniyet kökeninizde VAHDET kör bir kalıplaşmanın, taassubun sembolü. Siz busunuz, şekilci, anlamadan kör ezbere tapıcı bir vahşet sürüsüsünüz. Bu hâliyle dünyada İslâm'ın temsil ettiği yüz Terörizm!

Öteden beri "birliğe, tekliğe vahdete" karşı olan bâtıl Batı'nın bizi vurduğu en büyük silâh budur işte; teslisi yücelterek "Hakkâ ve Tevhid'e karşı şeytani paganizmi yüceltmek. Batının civilisation da dâhil cihâna dayattığı bütün kavramların temelinde işbu dalavere var.

Günün hikmetten yoksun entelijansiyasının Baudelaire'nin işaret ettiği eşyânın özüne vakıf gerçek şairleri önlerine alıp anlamaları ve tanımaları ve yeni nesle tanıtmaları lâzım.

Yahya Kemâl onlardan biri. Ken'an Rifâî ve yetiştirdiği talebeler başta Samiha Anne olmak üzere bu vasfa haiz münevverler. Tanpınar, Süheyl Ünver, Ekrem Hakkı Ayverdi, Turgut Cansever, Nureddin Topçu onlardan biri. Biraz daha kökene inelim. Yusuf Hemedâni, Maturudî, Ahmed Yesevî, Farabi, İbn-i Sina, Yusuf Has Hacip, Kaşgarlı Mahmud, İbn Arabî, Sadreddin Konevî...

Batı'nın haddini, bizim de kendimizi bilemeyişimizin temelinde "cite" yahut her gün kör döğüşü ve mahalle kavgalarına dönen "demokrasi" keşfine değil, kendi ONTİK ALGIMIZI mükâşefeye ihtiyacımız var. 

İvedilikle!

Kadirşinaslıkla efendim.

Yazar Hakkında

Saliha MALHUN

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

TARİHİN SESSİZ DİLİ DAMGALAR

“TARİHİN SESSİZ DİLİ DAMGALAR” ÜZERİNE Mustafa AKSOY ile Söyleşi Söyleşi: Ahmet VURGUN              Kültür tarihimizde pek çok boşluk söz konusudur. Özellikle söz konusu...

Osmanlı Cadısı-Barış Müstecaplıo

Barış Müstecaplıoğlu Barış Müstecaplıoğlu Osmanlı Cadısı’nda uçan arabalarla leventleri, robotlarla semazenleri sıradışı bir kurguda ustalıkla buluşturuyor....

VATAN DİLİNDE CENGİZ DAĞCI

Vatanını kaybetmiş ve bir daha dönüp onu görememenin acısını derinden yaşamış biri olan Cengiz Dağcı, Türkçeyi kendine vatan bilmiş ve vatanı Kırım’ı yazdığı...

TURGUT GÜLER

1951 yılında Afyonkarahisâr’ın Sultandağı ilçesine bağlı Dort (bugünkü Doğancık) köyünde doğdu. Âilesi, 1959 Ocağında Aydın’ın Horsunlu kasabasına yerleşti....

CUMA GÜNÜ, AKŞAM…*

Metin SAVAŞ

Çağdaş Tatar edebiyatının zirve romancısı olarak kabul edilen Ayaz Ğıylecev, Tataristan’ın en büyük sanat ve edebiyat ödülü Ğabdulla Tukay Ödülü ve Sovyetler...

KİMİ (NİÇİN) AFFEDELİM

Özcan TÜRKMEN

Nefret ve intikam hissi, bize büyük zarar(lar) verir. Affetmek, geçmişteki olumsuzlukların tesirinden kurtulmak, onların hayatımızı kontrol altında tutmasına...

KUTADGU BİLİG'DE GÖNÜL ANLAYIŞI

Edebiyat Dunyamız

Gönül Anlayışına Dair: Öncelikle şunu belirtelim gönül kelimesi insandaki duygusal ve ruhi merkez anlamına tahsis edilen bir kavramın adı olarak dünya...

KUYUYA MEKTUPLAR

Ayla Coşkun CEREN

Kitapların dünyası farklıdır. Edebiyat çevresi diye bir yer vardır. Uzun kısa, yaşlı genç, güzel çirkin, kadın erkek. Hepsi yazıyorlar. Hepsi yazar. Kitapları da var....

SÂKİNÂMELERİN ORTAYA ÇIKIŞI VE GEL

Sâkîye seslenmeler yoluyla içkiyi -daha çok şarabı- ve içki meclislerinin araç, gereç ve âdetlerini, içkiyle uzaktan yakından ilgili pek çok düşünce, duygu ve...

Türk Edebiyatı Karşılaştırmalı Na

Türk Edebiyatında dönemler, nazım şekilleri, nazım birimleri, kafiye şemaları, ölçü ve konu içeren karşılaştırmalı tablo

GECEYE KASİDE

Seni görmeseydik yıldızlar hakkında fikrimiz olabilir miydi? Yıldızlar ki tarhlarının papatyalarıdır, ay ki bahçende yüzen sihirli bir nûr havuzudur,...

PROF.DR. Hasan Onat İle Söyleşi: “D

Sayın Prof.Dr. Hasan Onat ile “Din”in Anlam ve Önemi, İslam’ı Doğru Anlıyor muyuz, İnsanlar niçin Cemaatlere İhtiyaç Duyar, Türkiye’de İslam Anlayışı ve İslam’ın Geleceği...

ANKARA'LI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KE

Paşa[1], yorgunluk kahvesini içmişti. Şöyle yalnız başına Ankara’da dolaşmak istiyordu. Çankaya’daki küçük bağ evinden çıktı, toprak yolda yürümeye başladı. Zihninde Yunan...

AHMET KABAKLI'DAN GÖYGÖL İNCELEMESİ

— Şair Ahmet Cevat'ın aziz Bir seher vaktinde vardık Göygöl'e Burda kızlar gül takıyor kâküle Alev alev bir gül attım su yandı Sunam derin uykusundan uyandı Yavaş...

Reşat Nuri Güntekin: İlk Romanımı N

Gizli El benim ilk romanımdır. Mütarekenin ilk yılında Dersaadet ismindebir gündelik gazete çıkarmağa hazırlanan Sedat Simavî arkadaşım benden bir roman...

DİVAN EDEBİYATINDA VE YENİ TÜRK EDEB

Tehzil, Arapça “hezl” kökünden türetilmiş bir kelime olmakla beraber kapsam olarak hezlden daha dar bir manayı içerir.Hezl, divan edebiyatında gülmece ve alay...

Kitap mı Yazdınız?

kitapyazma
Küreselleşen dünyada yeni dünya düzeni kuruluyor. Bu düzende insanımız, maalesef, yalnız… Değişen dünya, yeni ama “yalnız birey” yetiştiriyor artık. Yalnızlaşan insanımız, yeni...
Bugün büyük bölümü Moğolistan Halk Cumhuriyeti sınırları içinde kalan topraklar, Türk tarihi, Türk dili, Türk kültür ve medeniyeti açısından büyük...
Büyük Selçuklu Devleti’nin ünlü sultanı Alparslan’ın Anadolu’da hüküm süren Bizans’ı, 1071 Malazgirt Zaferi’yle dize getirmesi, Anadolu Türklüğü’ nün başlangıç noktasıydı.
Şimdiye kadar pek çok hikâyeler okudum. Elbette siz de okumuşsunuzdur.Ben hem birçok hikâyeler okudum hem birkaç tanesini yazdım. İhtimal ki...
Ekrem Hakkı Ayverdi’ye- Nasıl da diz çökmüş asırların, fethin, fütûhat ruhunun o derin mânâsı önünde... Estergon Kal'asına değil de Tûr'a çıkmış sanki. Bir...
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim üyesi Prof. Dr. Ferruh Ağca tarafından yazılan; ‘’Uygur Harfli Oğuz Kağan...
Aytmatov ,Cengiz (d. 12 Aralık 1928 , Şeker Kırgız ÖSSC) , yazar , çevirmen ve gazeteci.
Hüseyin Nihal Atsız’ın kült romanı Ruh Adam’ın başlangıcında yer alan Uygur masalındaki Açığma-Kün’e dair birtakım değerlendirmelere ve çözümlemelere yelteneceğiz bu...
Ali Alper ÇETİN Saka Türklerinin Kadın hakanı Tomris Han, biraz sonra atlarını ölüme sürecek olan savaşçılarının önünde durdu ve yürekleri titreten...
Faruk Nafız Çamlıbel’in Yolcu ile Arabacı şirinin bestelenmişini, ‘Bekleyenim olsun da razıyım kavuşmasam’ şarkısını, ‘Düştüğüm yollar gibi sonsuzdur benim tasam/Bekleyenim...
23 Kasım 1906-11 Mayıs 1954 Sait Faik, Bursa Lisesi'ni bitirdikten (19.8) sonra bir süre İstanbul Edebiyat Fakültesi'nde okudu. Sonra Fransa'da Grenoble...
Sivas’ta Her Şey Üşüye Üşüye Büyür Saadettin Yıldız, Hasret Damlaları -Mensûreler-, Ötüken Yay., İst. 2017, 116 s. Kelimelerin izini takip...
KAYIPLARIMIZ

KAYIPLARIMIZ

13.05.2018
‘Nelerimiz kayboldu? Nelerimizi kaybettik? Yitiklerimizden neyi/neleri hep arayıp duruyoruz? Kayıp verdiklerimiz mi çok, kayıplara karışanlarımız mı çok? Ağır kayıplarımız neler?
Sevdiklerimizin yaşadıkları yerler zihnimizin bir yerinde hep canlılıklarını korurlar. Benim için de Viyana böyledir. Her bahar Viyana’ya doğru akar durur...
Metin SAVAŞ Kurmaca anlatı dallarından biri olan roman sanatının hiçbir ürünü hiçbir şekilde tastamam muhayyel değildir. İster bilimkurgu olsun, ister fantastik...