Edebiyat Dünyamız

Edebî Medeniyet:Ebedî Medeniyet (ISSN 2587-2435)

  
  

kitap okumakİhtiyaç listenizde kitap kaçıncı sırada, hiç düşündünüz mü?

Günümüzde gelişen teknolojiyle birlikte gençlerde kitap okuma alışkanlığının yerini evlerde bilgisayarda/cep telefonlarında… oyun oynama alışkanlığı aldı. Toplum olarak ekrana bağımlı olduk.

Evlerimizin yüzde doksan beşi kitapsız, kütüphanesiz…

Artık fikirleri tartışmak yerine ünlülerin magazinel hayatlarını, kimin kimle ne yaptığını, hangi dizide neler olduğunu konuşur, tartışır hâle geldik.

Okuduğumuz bir kitabı birkaç yıl içinde unutuyoruz. Düşünemiyoruz artık. Zira düşünme, kitapla dost olmaya bağlı… Kuşun çift kanatlı olması gibi kanadın biri hep okuma!

Hafızanızdaki kelime sayısı, sizi hiç ilgilendirdi mi bilmiyorum. ‘İnsanın zekâsı, bildiği kelime sayısı ile orantılıdır.’ diyen Namık Kemal ve benzeri yazar/şairlerimizin bu konu ile ilgili düşünceleri, ilgi alanınıza girdi mi hiç?

Televizyon kanallarındaki aylık dizi sayısı/türü ile ilgili bir araştırmanız oldu mu?

Çevrenizdeki internet cafe sayısı, kütüphane sayısı, okullardaki kitap sayısı, çocuğunuzun sınıfındaki kitap sayısı, evinizde vitrini süsleyen kitapların sayısı hiç aklınıza geldi mi?

Ortak ruh, ortak duyuş, ortak düşünce dünyası için ortak okuma gerekir. Yakın çevremizdekilerle beraber, ‘Bu kitabı biz okuduk.’ diyebildiğimiz kaç kitap var? Hangi şiiri ya da türküyü kaç kişi aynı anda okuyabiliyoruz? Hiç düşündünüz mü?

Okullarımızda MEB’in tespit ettiği 100 Temel Eser’i ne kadar okutabildik? Öğretmenlerimize bu konuda hiç yardım edebildik mi? Yetkililerimiz, bu konuda öğretmenlerimize ne kadar destek oldu? Biz, hiç merak ettik mi?

Yorucu bir iş gününün bitiminde ve gelen insanımız, televizyon seyretmeyi kitap okumaya tercih ediyor. Televizyonlar, diziler, eğlence programları ve magazin haberleri ile cazip ve son derece etkili hâle getirilmiş durumda. Üstelik kitap gibi insan zihnini yormuyor(!) ve düşünmek (!) zorunda bırakmıyor. Seçici bir izleyici olmayınca da akıl yürütme ve sorgulamaya ihtiyaç duyulmadan izlenen programlar, vakit öldürmekten başka bir işe yaramıyor.

Neredeyse her odaya televizyon koyar bir aile yapımız oluşmaya başladı. Televizyon sayısı her evde her gün artacak mı? Bu konu ile ilgili bir endişemiz var mı?

Konuşan değil seyreden/dinleyen bir toplum olduk artık. Özellikle lise çağındaki çocuklarımız sanal âlemde yaşıyor. Sanal âlem insanı, bilgisayar oyunlarındaki insan, ‘insan’ gibi değil. İnsanı tanımayan, kendini bilemez. Böyle insanımıza kendini bilme yolunda yardımcı olalım.

Biz, kendimizi bilelim. Okumadan kendini bilmek olmuyor. Çocuklar hemen her şeye(cep telefonu, bilgisayar, lüküs hayat…) istekli. Bu çocuklar, okumaya neden istekli değil? Bunu siz, hiç düşündünüz mü?

Okumamak kimliğimize, kişiliğimize, kültürümüze, milletimize yabancılaştırır/ yabancılaşmaktır. Bunun farkına ne zaman varacağız?

Gençlik, “mrb, slm” sınırında. Sınırın ötesi nere? İletişim nasıl olacak/olmalı? Bu, okuma yazma tembelliği mi? Böyle giderse neler olacak? Yolun sonunu görebileniniz var mı?

Okumanın bilgi ve kültür birikimi kazanmadaki rolünü ne kadar biliyoruz?

Seçmeden okuma, zevkini geliştirmek veya tatmin etmek için okuma ve araştırma amacıyla okuma ile ilgili bilgilerimizi ne kadar kullanabiliyoruz?

Sürekli okumanın bize kazandırdıklarının farkında mıyız?

Kelime hazinesi, konuşma ihtiyacı ve etkili konuşma alışkanlığı, yazma alışkanlığı, zihni geliştirme ilgili bilgilerimizi ne kadar kullanabiliyoruz?

Araştırmaya yönelik okuma çeşitleri ile ilgili bilgimiz var mı?

Ülkemizi Ulu Önder Atatürk’ün hedef olarak gösterdiği çağdaş medeniyetler seviyesine yükseltmek için yapacağımız en güzel çalışmanın da okuma alışkanlığı sorununun çözümü olduğu aşikârdır.

Her şeyimizi normalleştirebiliyoruz. Buna alışıyoruz. Bunalımlara bile alışabiliyoruz. Okumamayı da normalleştiriyoruz. Okumamayı normalleştirmek, sorundur. Acil çözüm ister.

Süreci ve sonucu çok iyi değerlendirmek zorundayız.

Konu ile ilgili kafa yoran ender insanlardan biri Prof. Dr. merhum Şerif Aktaş’ın bir sözü ile meseleyi özetleyelim: İnsan; ruhunun tatmin olması, olgunlaşması için sanat ve düşünce değeri yüksek eserler okumalıdır.

Özcan TÜRKMEN

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Yazar Hakkında

Özcan TÜRKMEN

Bu yazarın diğer makaleleri

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

ŞİİR ÖLÜYOR MU? - AHMET HAMDİ TANP

Bir müddetten beri Ulus gazetesinde mühim bir anket devam ediyor. Anketin mevzuu şudur : Şiir ölüyor mu?... Her hafta bir şâirimiz bu suale cevap vererek,...

CAHİT ÖZTELLİ

Halk Edebiyatı tarihçisi ve değerli folklorcu Cahit Öztelli ile, şahsen tanışmadan yıllar öncesi mektuplaşmaya başlamıştık. 1962’de ilk baskısını yaptığım “Başlangıçtan Bugüne...

İRFAN ORGA - BİR TÜRK AİLESİNİN Ö

Kitapta savaş öncesi, savaş dönemi ve savaş sonrasında bir Türk ailesinde yaşanan değişmeler ve çektikleri ızdıraplar anlatılmaktadır. Yazar ve ailesi...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEM

Yüzbaşı Nakiyüddin Bey öğrencilerinin Fransızcasının ilerlemesi için elinden geleni yapıyordu. Onlara edebiyat eserlerini sevdirerek bu işi çözebileceğini...

Her sanat eseri bir rüyadır. Britanyalı edebiyat eleştirmeni ve düşünür Terry Eagleton ‘bilinçdışına giden başlıca anayol rüyalardır’ diyor. Sigmund Freud’a göreyse,...
Sürekli kişisel gelişim geyikleriyle konuşan, davranan insan tiplerinin ortaya çıkıp çoğalması ile liberal ve neoliberal sistemlerin çok yakın ilişkisi vardır.Okuduğu...
Edirne’deki bir yılım bir ömre mal oldu. Şimdi anlıyorum ki üniversite hayatımın ilk yılını Edirne’de geçirmemiş olsaydım, genel anlamda edebiyata,...
Sözlüklerde ‘emanet’ kavramına “Güvenilir birine saklanması veya birine teslim etmesi için geçici olarak bırakılan; teslim alınan kişice korunması gereken eşya,...
ŞEYYAD HAMZA Aceb nitdüm yâra virmez selâmı Bu zâlim müddeî komaz ola mı...
10 Kasım, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusunu kaybettiğimiz gündür. Bugün okullar, resmi kurumlar başta olmak üzere bütün Türkiye, yeni Türk devletinin önderini...
1946 yılında Adana'nın Karaisalı ilçesinin İncirgediği köyünde doğdu. İlkokulu köyünde bitirdikten sonra Düziçi İlk öğretmen Okuluna girdi. 1964–1965 öğretim yılında...
Nefret ve intikam hissi, bize büyük zarar(lar) verir. Affetmek, geçmişteki olumsuzlukların tesirinden kurtulmak, onların hayatımızı kontrol altında tutmasına son vermektir. Nefretin gittikçe...
Anadolu Korku Öyküleri III – Yılgayak, serinin yepyeni, genç ve güçlü kalemlerle biraraya geldiği, etkileyici bir antoloji. İlk kitabın yayımlanmasının...
"Doğduğumuz memleket bütün taştı çakıldı;//Sert yoğrulmuş mayamız bizi dik başlı kıldı.//Yalana baş sallayıp susmasını bilmedik;//Huysuz, geçimsiz diye şöhretimiz yayıldı." mısralarıyla...
Prof. Dr. Nevzat Tarhan NESİL YAYINLARI • Evliliğe hazır mıyım?• Niçin evlenmeliyim?• Flörtsüz evlilik olur mu?• Aşk olmadan evlilik yürür...
Mehmet Akif, çok yönlü ve aktif kişiliği ile hiç kuşkusuz hem II. Meşrutiyet hem de Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının...
Göçerlik bir hayat tarzıdır, zordur, meşakkatlidir. Yörüklüğün ruh yapısını bilmeden çözülemez bu göç tutkusu, tabiat özlemi, yükseklere çıkma arzusu… Yörükler...
Hiç düşündünüz mü bilmem, normal bir insan ömrüne kaç bayram sığar? Hemen aklınıza yaşadığınız yıllar gelecek, onları ikiyle, dörtle çarpacaksınız, ortaya...
Efendim! Hayy dedin ve dirildim! Hayy dedin! Ben bir zemberekteydim… Hayy dedin ve ben çark ettim! Meğer bir cezbe hâlinde yıllarca dönerken kelimelerim, etrafında çark...