Edebi medeniyet 
Ebedi Medeniyet

evdekutuphaneAllah’ın ilk emri: ‘Oku!’

Hafızanızdaki kelime sayısını merak ediyor musunuz? Hafızanızın kelimelerle beslendiğini size hiç söylediler mi?

İnsanın zekâsının bildiği kelime sayısı ile orantılı olduğunu biliyor muydunuz?

Ülkemizde doksan beş kişiye bir kahvehane düşmesi, size bir şeylerin habercisi mi?

Evlerimizin yüzde doksan beşinin kitapsız, kütüphanesiz oluşu sizi de rahatsız ediyor mu?

‘Kültür ordumuz sıfır noktasında…’ hükmüne ne kadar katılıyorsunuz?

Soruların cevaplarında ortak anahtarın ‘okuma’ olduğu hususunda hem fikiriz. ‘Okuma’ hayatın esası… Kuşun çift kanatlı olması gibi kanadın biri hep okuma… Aklın insandaki tezahürü okuma/düşünme…

Okumanın, düşünmenin esasında da ‘kitap/yazı’ var. Bu itibarla kitapla dost olmamız gerekiyor. Her şeyin uzmanlığı var ama insan konusunda uzmanlık yok. Zira insan her an değişiyor…

Okuma, insan olma demek. Okumada da uzmanlık yok. Hep beraber bu işe kafa yormanın gereğine inanıyorum.

Araştıran, düşünen insanın temel ihtiyacı, okumaktır.

Çağımızda insanı başkalarından farklı ve ayrıcalıklı yapan temel özellik; bilgi, başarı ve öğrenme isteğidir. Bunun en hızlı, en ucuz ve etkili ulaşma vasıtası ise okumaktır.

Çocuğa/birine kitap sevgisi aşılamak için en iyi yol, ona kitap okumaktır. Okuma, zihnimizi rahatlatır. Okumak, estetik zevk verir. Okumak, ufkumuzu geliştirir. Okuyan, bilgili olur. Bilgili olan, toplumda iyi bir yere sahip olur. Bilgi, okumakla elde edilen en önemli sonuçtur. Doğru yazma ve konuşma, okumakla geliştirilebilir.

Cahil düşünemez. Kitapla dost olalım.

Her şeyimizi normalleştirebiliyoruz. Buna alışıyoruz. Bunalımlara bile alışabiliyoruz. Okumamayı da normalleştiriyoruz. Okumamayı normalleştirmek, sorundur. Acil çözüm ister.

Kelime haznemizi zenginleştirme, konuşma ihtiyacını rahat karşılayabilme, etkili konuşma alışkanlığı kazanma, yazma alışkanlığını pekiştirme, zihin geliştirme için okumak zorundayız. Araştırma amacıyla okuma, okumaların en asili…

Okuma alışkanlığı kazanmanın ilk şartı, kitap sevgisidir.

Her alışkanlık gibi okunanları anlama alışkanlığı da birtakım davranışların sürekli ve ısrarla tekrarlanması ile kazanılır. Bunun için yeterli telkinler ve çalışmalar yapmak gerekmektedir.

Okuma alışkanlığı, her alışkanlık gibi ne kadar erken başlanırsa o kadar kolay kazanılır. Yaş ilerledikçe eski alışkanlıklar kişiyi esir alır ve terk edilmesi de o ölçüde zorlaşır. Bu itibarla okuma alışkanlığı ailede başlar.

Okuduklarımızı başkalarına da öğretmek gibi bir iddiamız olmasın.

Okuduktan sonra okuduklarımızı birine/birilerine anlatalım.

Okumada anlamadığımız yeri defalarca okumaya çalışmayalım. Anlamadığımızı geçelim.

Okumayı kültür satmak için bir gaye olarak görmeyelim. O, ancak samimi duygularla elde edilir.

Önce hoşumuza giden tarzı bulalım ve o sahada iyi kitapları, iyi yazarları tespit edelim.

Okuma çalışmalarında aşağıdakileri kullanalım: Türkçe Sözlük, İmla(Yazım) Kılavuzu, Deyimler Sözlüğü, Atasözleri Sözlüğü, ilgi alanımız ile ilgili kitaplar, gazeteler, gazete kupürleri, dergiler, internet, ses/video kasetleri (Cd-Dvd), Post-it, vb.

Neyin okunup neyin okunmaması gerektiği konusunda kurallar koymayalım n’olur. Anladığımıza yakışır şekilde hareket edebilmek için mutlaka iyi şeyleri bulur, okuruz. Acele de etmeyelim.

Okuma zevkini öğrenen, mutlu bir insandır, unutmayalım. Bu zevk, eninde sonunda hepimizde oluşacaktır, inanalım. İnanalım ve kendimiz başta olmak üzere çevremize güvenelim yeter.

İnsanın yapabileceği en büyük kötülüğü kendimize yapmayalım, güvenimizi kaybetmeyelim.

Okuyan insanların artması bizim elimizde inanın. İstersek yaparız.

Yazar Hakkında

Özcan TÜRKMEN

Bu yazarın diğer makaleleri

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile