Edebiyat Dünyamız

Edebî Medeniyet:Ebedî Medeniyet (ISSN 2587-2435)

  
  

erlik metin savasEskiler çok yazan, çok üreten verimli yazarlara doğurgan anlamına gelen ‘’velut’’ sözcüğünü sıfat olarak verirlerdi. Türk ve dünya edebiyatında kendini tekrar etmeden çok eser ortaya koyan yazarlar, mensubu oldukları kültüre büyük katkılar sağlamışlardır. Eserlerinde kullandıkları dilin gelişmesine, yayılmasına da birinci derecede hizmet etmişlerdir.  Sözü, Türk romanın usta kalemi Metin Savaş’a getirmek istiyorum. Metin Savaş’ın romanları; oturmuş üslûbu, ilginç kahramanları, sürprizlerle dolu olay örgüsüyle donatılmış olarak geniş bir okuyucu kitlesi tarafından beğenilerek okunmakta ve takdir toplamaktadır. Yazar; olay bağlantılarını akıcı bir teknikle sürdürür, betimleme ve tahkiyelerinde anlatım zirvelere çıkmaktadır. Yazar, Türkçe’ye hakimiyeti ve zengin kültürel alt yapısı sayesinde olağanüstü ifadeler ortaya koymaktadır. Çok başarılı bir makale yazarı olarak da onun en zor konulara girmekten çekinmediği görülmektedir. Savaş’ın bu özelliğini romanlarındaki tahlil ve diyaloglarda kendini göstermektedir.

Hikâyeleriyle yazı hayatına başlayan Savaş, 1995 yılında Türk Edebiyatı Vakfı’nın düzenlediği Ömer Seyfettin Hikâye Yarışması’nda Ninemin Türküleri adlı kısa öyküsüyle mansiyon ödülüne lâyık görüldü. 1998 yılında Orkun Dergisi’nin tertiplediği makale yarışmasında ikincilik aldı. Bu dönemden sonra ilk roman denemeleri yaparak 1999 yılında İstanbul Tuzla Belediyesi’nin açmış olduğu roman yarışmasında Efendi Dayının Kozalakları adlı romanıyla birinciliği bir başka yazarla paylaşır. Tabir yerinde ise, bu başarılarından sonra Savaş’ın ‘’kalem dili’’ çözülerek söz pınarı uzun mesafeli nehirler hâlinde yatağına sığmayıp çağlamaktadır. Yazarın coşkun akışlı nehri okuyucularına bereketli duygular, özlü düşünceler tedai ettirmektedir.

Zemheri Kuyusu, Erlik, Efendi Dayının Kozalakları, Yeşil Çeşme, Kuvayı Milliye'nin Hazinesi,  Melengicin Gölgesinde, Kargalar Derneği, Dehşet Palas AVM, Polika'nın Yeşil Çeşmesi,  Baykuşlar Geceleyin Öter romanlarıyla bir ‘’külliyat’’ oluşturan Savaş’ın yayımlanma zamanını bekleyen roman ve makaleleri okuyucusu tarafından merakla beklenmektedir.

Metin Savaş; mütevazı kişiliği, sıradan yaşayışı, her an halkın içinde geçen yaşayışıyla da takdir ve beğeni toplamaktadır. Söyleşileri, konferansları, okuyucu yazar buluşmalarındaki söz, hâl ve davranışları onun iletişim gücünü de göstermektedir. İşte bu yüzden romanında kurmaca bir karakter olarak geçen ‘Derbeder Efe’, yazara benzetilerek okuyucuları kendisine ‘Derbeder Derviş’ adını koymuşlardır. ‘Derbeder Derviş’ adı, Metin Savaş’ın rindane, çelebi bir hayat yaşamasına da uygun düşmüştür. Yazar-okuyucu ilişkisi bakımından samimi bir iletişimin kurulduğu göstermesi bakımından fevkalade önemlidir.

Metin Savaş, ‘Roman Sanatı Nedir ve Niçin Roman Okunmalıdır?’ başlıklı makalesinde; ‘Niçin roman okumalıyız?’ sorusunun bir cevabı da şudur: Sorgulamayı öğreniriz, sözün gelişi değil, gerçekten sorgulamayı öğreniriz. Zira bütün romanlar toplum ve birey eleştirisidir. Roman okuru peyderpey derinleşir. Hayata ve insana bakışı değişir. Dünya içindeki duruşu başkalaşır ve dönüşür. Bir tekâmül söz konusudur burada.’ Roman okumanın insan olmaya kattığı değerden bahsederek toplum-roman ilişkisini açıklar; ‘Herhangi bir romancı bize ‘Aynaya bak.’ derse bundan kastı ayna değil, romandır; çünkü roman, mecazen değil, hakikaten aynadır. Hem muayyen bir toplumu hem de o toplumu oluşturan bireyleri roman anlatısında bütün yalınlığıyla görebilmekteyiz. Sosyoloğundan psikanalizcisine kadar bilim insanlarının göremediklerini, genelde bütün sanatçılar, özelde ise romancılar çoğu kez açık seçik görebilmektedir. Ne kadarını görebiliyorlarsa romanlarına o kadarını yansıtmaktadırlar.’ (Türk Yurdu, Haziran 2015 – Yıl 104 – Sayı 334)

Metin Savaş’ın bütün eserlerinde görüldüğü gibi Erlik romanında da  dervişçe, çelebice bir anlatım vardır. O, konuşma Türkçe’sini  edebi bir tarzda yazar. Anlatışında doğal bir içtenlik, rahatlık ve doğruluk mevcuttur. Edebiyat kavramının yapısında bulunan ‘’edepli olma’’ deyimi onun eserlerinde bütün özelliğiyle yer bulmuştur. Çirkin söz, küfürlü ifade, eğreti anlatım yoktur.

Erlik romanın konusu; hikâyelerini yazmak için Balıkesir’i mekân olarak seçen Sibel İpekçiler, ona Merhamet Apartmanındaki daireyi kiralayan ve aynı zamanda komşusu olan Feridun Öküztepen ile Suat Katran arasında geçer. Suat Katran, yazar Sibel İpekçiler’in hikâyelerinde geçen bir kişi ve aynı zamanda gizemli şahıstır. Sibel’le Feridun arasında başlayan duygusal yakınlık romanın sonuna doğru Sibel’in tercihiyle Suat Katran’a yönelir. Araya Erlik’in yönettiği Körmesler ile Arkarlar’ın acımasız mücadelesi girer.

Erlik; kötülüğü, hırsı, açgözlülüğü ve her türlü fenalığı sembolize eder. Erlik kendi yaratılışı gereğince, kötü şeyleri seçer ve kötü işler yapmayı tercih eder. İyi şeylerin temeline ve köküne muhaliftir, kendiliğinden onlara karşı çıkar. Bilgisizdir, yıkıcıdır, karıştırıcıdır. Erlik, kötü amaçlarına ulaşmak için Körmesleri kullanılır.

Metin Savaş, Türk mitolojisinde bulunan bu bilgiyi Erlik romanına alarak yeni bir hayatiyet kazandırmıştır. Körmeslerle Arkarlar çekişmesinin  Milli Mücadele ve Atatürk’e sirayet etmesi, Atatürk’ün Arakarlar’ın başbuğu olması, okuyucunun merak duygusunu kamçılamaktadır.

Erlik romanının ilgi çekici bir özelliği de kitap ve okumaya dair vurgulamalarıdır.

Erlik romanın üç kahramanından Sibel, felsefe okumuş ve yeni uzun hikâye yazmış bir yazardır. Sibel, bu hikâyelerini sırasıyla Feridun’a vererek okumasını sağlar. Çin Karanfilleri, Rıhtımda Bir Gece, Curcuna, Kösteki Saat,  Acı Biber Turşusu, Muazzez ve Kızılcık Şerbeti adını taşıyan bu hikâyeler Feridun tarafından okunarak eleştirisi yapılır: ‘’Sibel’in en komik eseri hiç şüphesiz Acı Biber Turşusu idi. En ilgi çeken eseriyse tartışılmaz şekilde Muazzez idi. Fakat bu yedi kitap içinde Rıhtımda Bir Gece’nin apayrı bir yeri vardı. Rıhtımda Bir Gece bambaşka bir anlatıydı.’’ (Erlik. S.83) Feridun İle Sibel’in  diyaloglarında okunan ve değerlendirilen kitap ve yazar adları geçer; 1984 George Orwell, Cesur Dünya Aldous Huxley, Gün Olur Asra Bedel Cengiz Aytmatov, Gözetim Toplumu, Faust, Cennetin Doğusu, Fareler ve İnsanlar’dır. Sibel’in yazmayı düşündüğü  hikâyeler de romanda konu edilir. Sibel, Fısıltı Gazetesi adını vereceği eseri için çarşı-pazar dolaşarak malzeme toplar. Sibel, Feridun’un hayatı anlatacağı hikâyeye önce Zaman Yolculuğu, daha sonra Alternatif Geçmiş adını verir. Feridun, mitoloji okumaya meraklıdır.

Öte yandan romanın diğer kahramanı Suat Katran,  hem Rıhtımda Bir Gece hikâyesinin kötü kalpli kişisi hem de  Elias Canetti ile Paul Auster’in iyi bir okuyucusudur.

Erlik romanında sarmal hikâyeler birbirini takip eder, hikâye içinde hikâyeler  anlatılırken karmaşaya yer verilmez, uyumlu bağlantılar yapılır.

Balkes Pastanesi, Paşa Camii, Balıkesir Hali, Kanaat Lokantası, Saat Kulesi, Tivoli Kitapçısı, Paşa Camii, Anafartalar Caddesi, Çamlık, Hasan Baba Çarşısı, Milli Kuvvetler Caddesi, Balkaya Pastanesi, Ali Hikmet Paşa Meydanı, Eski Camii, Balıkesir Üniversitesi… Roman ile hemhâl oldukça şehrin içine giriyorsunuz. Balıkesir’in mekan  adları romanın ‘’çevre’’ siyle insanı sarmaktadır. Şehrin toplumsal zihniyeti, bazı gelenek ve görenekleri, sosyal hayatı, sorunları, kişi ve toplum analizleri objektif bir bakışla sergilenmektedir.

Erlik romanı; konusu, çevresi, zamanı, üslubu ve amacıyla okumayı seven herkese tavsiye edilebilecek bir kitaptır. Elbette Metin Savaş’ın diğer romanları da…

Yazıyı, Metin Savaş’ın ‘Sanat Niçin Gereklidir? ‘ makalesinde geçen sanatçı tanımıyla bitirmek yerinde olacaktır ; ‘Sanatçı, herhangi bir insanî davranışı veya insanî duyguyu bizzat tecrübe etmemiş olsa bile bu davranışı ya da duyguyu kendi eserine çarpıcı bir şekilde yansıtmaya muktedirdir. Yazımızın başında ifade ettiğimiz üzere, sanatçının dile getirdikleri hep insan duyguları hakkında bildikleridir. Çünkü sanatçı gözlem yapar, araştırır, düşünür ve sorgular. İnsanların büyük çoğunluğu gündelik hayat meşgalesinin içinde kendi davranışlarının farkında değildirler. Farkında olsalar bile görmezden gelmeyi tercih ederler. İşte sanatçı, ilkin içerisinde yaşadığı kendi toplumuna, akabinde ise bütün insanlığa ayna tutarak farkında olunmayan veya görmezden gelinen gerçekleri hatırlatır, toplumun ve bireyin yüzüne çarpar, idrak edilemeyen birtakım hakikatleri eserinde dile getirir.’(http://www.kirmizilar.com/tr/)

Yazar Hakkında

Ahmet URFALI

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

YILDIRIM GÜRSES

Yıldırım GÜRSES Saygı ve rahmetle anıyoruz. Yıldırım Gürses, 21 Ocak 1938 tarihinde Bursa’da doğmuştur. Babası Ziraat Bankası memurlarından Nasuhi Bey ve annesi...

CENGİZ AYTMATOV

(d. 12 Aralık 1928, SSCB - ö. 10 Haziran 2008, Almanya). Türk Dünyası'nın ünlü yazarlarından.[1]. Dünya edebiyatında tartışılmaz bir yere sahip kitaplarıyla Türk kültür...

Bir Darbenin Anatomisi

Türk tarihçiliğinin en verimli kalemlerinden Yılmaz Öztuna, artık bir klasik sayılan Bir Darbenin Anatomisi kitabında Sultan Abdülaziz Hân’ın devletin önde gelen...

Emperyalizm Hegemonya İmparatorluk

Emperyalizm, Hegemonya, İmparatorluk, uluslararası politik ekonomi literatürünün en önemli başlıklarını, Irak'ın ABD tarafından işgalini merkeze alarak tartışıyor. Kitapta...

MEHMED ÂKİF'E DAİR- 2: MİLLÎ MÜCAD

Prof.Dr. Saadettin YILDIZ

   2.2. Gazeteci Âkif ve Millî Mücadele          27 Ağustos 1908’de, Ebülûlâ Mardin ve Eşref Edip Fergan’ın sahibi bulundukları Sırât-ı Müstakîm  dergisi yayına...

MUASIR MEDENİYET SEVİYESİNİ YAKALAMI

Metin SAVAŞ

Ahmet Mithat Efendi’nin tam tekmil külliyatını titiz ve kapsamlı bir projeyle Dergâh Yayınlarının neşretmeye başlamasının akabinde, 2015 senesinde, tam da...

ÖĞRETMENE MEKTUP

Özcan TÜRKMEN

SEVGİLİ ÖĞRETMENİM, Beni tanıdığını, beni anladığını biliyorum. Sana güvenerek içimden geleni seslendirmek istedim: Hayat bu, kimi ağlar kimi güler; sen...

SABIR

Özcan TÜRKMEN

Gerçekten Allah, sabredenlerle beraberdir. -Bakara Suresi, 153- Hayâ zînettir. Takva da keremdir. En hayırlı binek de sabırdır. -Hz. Muhammed(SAV)-...

PROF.DR.CAN ÖZGÜR İLE SOHBET- KIPÇAK

Kıpçaklar, diğer adıyla Kumanlar, Ötüken'den başladıkları göç yolculukları ile Karadeniz'in kuzeyine ulaşmış, Kıpçakların (Desti Kıpçak) Doğu Avrupa...

ŞAİR MEHMET ALİ KALKAN İLE BİR SOHB

 MEHMET ALİ KALKAN ÖZGEÇMİŞ  1958 yılında Eskişehir’de doğdu. Gazi İlk Okulu,Tunalı Orta Okulu ve Motor Sanat Enstitüsünü bitirdi.Üniversiteyi Adana’da okudu. 1980...

SERBEST VEZİN VE TOPLUMCU ŞİİR

Serbest Vezin Nedir?  Vezni ve kafiyesi serbest olan, önceden belirlenmiş bir kalıbı olmayan serbest nazım şiirleridir. Tanzimat’tan sonra seyrekçe ve yirminci...

HECE ÖLÇÜSÜ TARİHİ VE ÖZELLİKLER

Şiirde her dizedeki hece sayısının eşit olmasına göre düzenlenen ölçü [parmak hesabı da denir). Hece ölçüsüyle yazılan bir şiirde, ilk dizede kaç hece varsa...

KLASİK TÜRK ŞİİRİNDE ‘AR VE NAMU

Klasik Türk şiirinde birçok kavram, has kılındığı tiplere göre değerlendirilir ve böylece genel kabulde olumlu olan bir kavram olumsuz, olumsuz görülen ise...

MEHMET AKİF ERSOY’DA HÜZÜN

Tabut Eller Üstünde Dostu da düşmanı da onun çok yüksek bir karaktere sahip olduğuna inanıyor. Bir ahlâk nümunesi, bir fazilet âbidesi.... İnancını sonuna...

SAİT FAİK ABASIYANIK VE KAŞIKADASINDA

23 Kasım 1906-11 Mayıs 1954 Sait Faik, Bursa Lisesi'ni bitirdikten (19.8) sonra bir süre İstanbul Edebiyat Fakültesi'nde okudu. Sonra Fransa'da Grenoble...

HAVUÇLU PİLAV MESELESİ - TARIK BUĞRA

Yağmur yağıyordu, pis pis yağıyordu. Bu havada ancak yapabilecek bir şey bulanların, bulduklarını yapabilenlerin canı sıkılmazdı. Bense gazetenin bilmecesini...

Kitap mı Yazdınız?

kitapyazma
“Gel ey kardeş Hakkı bulayım dersenBir kâmil mürşide varmayınca olmazRasulün cemalin göreyim dersenBir kâmil mürşide varmayınca olmaz.” Ne zaman bu sözleri...
Saadettin Yıldız[1] 1.1.2.2.Yeşilköy Hayâli Esirlik sonrasında sakin, yeşil ve huzurlu bir...
Rahmetli Fethi Gemuhluoğlu’nun 1977 yılında oğlu Ali’ye hitaben yazdığı mektup günümüz gençliğine de önemli tavsiyeler içeriyor. İnternette çeşitli sitelerde “Alaattin...
ÖĞRETMEN

ÖĞRETMEN

15.09.2018
Şehit öğretmenlerimizin aziz hatırasına- Ulular, bir harf öğretene kırk yıl kölelik yapmak isterlerdi. Filozoflar; yeryüzünde barışı sağlayacak sihirli değnek analarla öğretmenlerin...
Türk aydınının Paris sevdasının kökleri çok derinlere iner. Genelde Yirmisekiz Çelebi Mehmet Efendi ile başlatılan bu sevda hemen her dönemde...
Yaşar Nabi Nayır’ın bir anketine verdiği cevapta Ahmet Hamdi Tanpınar şöyle demektedir: “Hiçbir milletin münevveri bizim kadar içtimaî olamaz. Eğer...
(Bu bir konuşma / sohbet metni. 10 Ağustos 2007 tarihinde GAÜ FM radyosunda yapmıştım. Paylaşılmaya değer hususlar varmış gibi geldi.
İnsanî ve ahlakî erdemlerle düzenlenmiş hayata ömür diyoruz. Ömrümüz, inşallah, iyilik ve güzelliklerle geçer. Ömrümüzü yaratılış ve varlığımızın gayesine uygun...
Osman Yüksel SERDENGEÇTİ1917 yılında Antalya'nın Akseki ilçesinde doğdu. Asıl adı Osman Zeki Yüksel’dır. Serdengeçti dergisinde bu imzayla çıkan yazılarından dolayı...
GÜNER AKMOLLA

GÜNER AKMOLLA

06.02.2018
(Romanya, 1941-) Bükreş Üniversitesi’nden mezun oldu.Şair. 1941, Romanya doğumlu. 1965’te Bükreş Üniversitesi’nden mezun oldu. Çeşitli dergilerde şiirleri yayınlandı. Emel, Karadeniz, Çaş, Kalgay,...
Eskiler çok yazan, çok üreten verimli yazarlara doğurgan anlamına gelen ‘’velut’’ sözcüğünü sıfat olarak verirlerdi. Türk ve dünya edebiyatında kendini...
SABIR

SABIR

05.11.2017
Teknolojik gelişmelerle bağlı olarak insanın hırsı tahrik ediliyor. Hırs, zamanla tamaha dönüşüyor. Tamahın tabii sonucu da sabırsızlık…Sabır her şeye rağmen...
Mustafa Kemâl’in sabah ilk işi kendi maaşından yahut gerekirse borç alarak Arabacı İsmail Efendiye bir at alıp hediye etmekti[1]. Sabah...
Sûfiler; “Gel ey kardeş Hakkı bulayım dersen/ Bir kâmil mürşide varmayınca olmaz./ Resulün cemalin göreyim dersen/ Bir kâmil mürşide varmayınca...
Geçmişe Bir Yolculuk: Babam, Nuri Dayım, Okul Müdürü ve BenGeçmişe kısa bir yolculuk yaptığımda, yarım asır öncesinden üç kişi yeniden...