Edebi medeniyet 
Ebedi Medeniyet

azmigulecTürk sanat hayatına: Fetih Yıldızı, Kapısız Sokaklar, Zamanların Ötesi, Ağustos Güneşi-Malazgirt Destanı ve Azmî’den Rübaîler gibi güçlü eserler kazandıran şair Azmi Güleç’i, 21 Şubat 1979 günü kaybettik.

Vaktiyle, “Gülahmedoğlu Azmf imzasıyla yayınladığı:

Cenk aşkını aldık biz o mazideki hızdan

Geçmiş nice “Beylerbeyi” bir bir aramızdan.

Haykırdı gaza erleri gür gür tepelerden

Bir anda boşandık güneşin doğduğu yerden.

gibi nefis millî şiirlerinden dolayı, gıyaben, çok yakından tanıdığımız Azmi Güleçle, şahsen ilk defa 1965 yılında tanışmıştık. Resmî bir görevle Kayseri’ye geldiğinde, O da önceden beni ismen tanıyor olmalıydı ki, “Hakimiyet” gazetesini yönettiğimiz büromuza kadar gelerek beni bulmuştu. Sanki yıllar yılı dostmuş gibi birbirimizi sevmiş ve ısınmıştık.

IBu içten sevgi ve samimî dostluğumuz, Ankara’da “Filiz" dergisini yayınladığımız sürece daha da artarak devam etti. Ne var ki, sahibi bulunduğum “As Matbaası"nın tasfiyesiyle beraber, 1972’de “Filiz"i de kapatmak durumunda kalınca, sanatçı arkadaşlarımızdan biraz uzaklaşır gibi olduk.

İşte bu safhadan sonra, o kadar arzu etmeme rağmen, kendisiyle bir defacık olsun görüşmek ya da karşılaşmak nasip olmamıştı. Eğer, değerli arkadaşım Kerim Aydın Erdem, O’nun Yüksek İhtisas Hastanesinde ameliyat ve tedavi edildiğini haber vermeseydi, vefatından üç gün önceki ziyaret görevimi de yerine getirememiş olmanın, hayatım boyunca elemini duyacaktım.

Hastanedeki son görüşmemizde Azmi Güleç’i, bünye itibariyle tamamen çökmüş, hattâ erimiş bir vaziyette bulmama rağmen, hafıza ve iradesinde hiçbir değişme olmamıştı:

-Ah, Satoğlu nerelerdesin? diyerek, kendisine asil bir tavırla hizmet eden muhterem eşine tanıtmıştı...



Aslen Kemaliyeli olan ve 1924 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Azmi Güleç, Ankara Ziraat Fakültesinden mezun olmuştu. Mesleği ile ilgili olarak Ticaret, Tarım ve Köy İşleri Bakanlıklarında görev almış ve bir süre önce de emekliye ayrılmıştı.

Bir zamanlar hamasî şiir ve destan denemeleriyle dikkati çeken Güleç, son yıllarda “Rübaı' üzerine eğilmiş, bu alanda da:

Beyhude değil, aşk ile feryâd ederiz

Virane gönül şehrini âbâd ederiz.

Yaranla bütün demlerimiz bayram olur

Can şevke gelir tenleri azâd ederiz.

gibi başarılı eserler vermiştir.

Sonra rübaîlerinden bir kısmını, 1970’te “Azmî’den Rüba-îler" isimli kitapta toplamıştır.

Evrendeki sonsuzluğa uymuş kişiyiz.

Her zevke nasibimizce doymuş kişiyiz.

Emzirse de boştur bizi Havva Anamız

Biz Hazret-i Âdem ile doğmuş kişiyiz.

dörtlüğüyle başlayan Güleç’in “Azmi’den

Rübaîler” kitabı için, Üstad Şair Arif Nihat Asya şöyle demişti:

“Her rübaî, onda bir mercan kadeh...

Sen de görsen, dersin: Aldan hâlesi!

Der bilenler: Şimdi bir Azmî Güleç Vardır...

Azmîzâdenin şehzadesi. ”

Bütün ömrü, tabiatın gulgulesi içinde çalkantılarla geçen şair, amansız fırtınaları, bağrında dindirme mücadelesi vererek, işkenceler içinde kıvranırken bile, sevgi ve aşkı terennüm etmiştir. Onun, bu ruh haletini şu mısralarında bulmak mümkündür:

Bilmem kimi sevdim, yaşadım gönlümce

Gündüzler ışıksız, geceler işkence.

Her fırtına gönlümde karar kıldı benim

Rüzgârlara destan okudum ömrümce...

Son yıllarda yine güzel bir eser üzerinde çalışıyordu. “ Toprak Şiirleri Güldestesi" adını taşıyan ve basılmaya hazır durumda olduğunu tahmin ettiğimiz bu büyük emek mahsulü eseri, ailesinin tabettirmek suretiyle değerlendireceğini ummaktayız. Nisan 1972 tarihli “Filiz" dergisinde yayınlanan ve kendisine ithaf ettiğim:

Serhad’larda Serdar oldum

Aradığım onda buldum 

Ben göğsümü siper kıldım 

Gerdim toprağa toprağa.


tarzındaki şiirimi görünce ne kadar sevmiş ve sevinmişti.... “Serhat Türküsü” isimli şiirinde olduğu gibi:

Al bayrağı îmânıyle tutmakta bilekler

Mahvolmak için varsa buyursun gelecekler. 

Yılmaz gözümüz yüz yüze gelsek de ecelle 

Bir kerre yarıştık mı ufuklardaki yelle.

Herşey bize miras yüce Fatih’le Yavuz’dan

Kimmiş bizi kim döndürecek hür yolumuzdan!

şeklinde ölmez mısralar bırakarak, aramızdan ebediyen ayrılan aziz şair Azmi Güleç’e Allahtan rahmet diliyoruz...

Abdullah SATOĞLU

Karınca Dergisi: Şubat 1980.

Yazar Hakkında

Abdullah SATOĞLU

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile