Edebiyat Dünyamız

Edebî Medeniyet:Ebedî Medeniyet (ISSN 2587-2435)

  
  

turkceVar oluşumuz, sınır bekçimiz durumunda olan din, tarih ve her çeşit kültür san’atımıza bağlıdır.

Türklüğün ikbal ve istikbali açısından bu değerlere sıkı sıkıya sarılmak icab eder. Bu değerlerin varlığı da, belli bir yerde, dile bağlıdır.

Dilini kaybeden bir millet için yaşamaya devam hakkını düşünebilmenin abesliği gözden uzak bulundurulmamalıdır.

Derin bir mazimiz ve bu geçmişe bağlı kökü zengin olan kültürümüzü halen ayakta tutabilen, elbette, Türkçemizdir.

Sağlam ve sarsılmaz milli birliğimizin direği dilimizdir. Var oluşumuzun temeli dilimizdir.

Dil insanlığın iskeletidir.

Bizi içten yıkmaya uğraşanların asıl amacı dilimizi yozlaştırmak ve dil-millet arasını açabildiği kadar açmaktır.

Nesilden nesile intikal eden milli mirasın sekteye uğraması için yabancıların hazırladığı senaryonun oyuncuları, ne yazık ki, bizim insanımızdır. Gerçekten hazin olan da senaryo yerli bile olsa insanımızın yabancı suflörün diline, ağzına kulak kabartarak oynaması değil mi?!

Günümüzde hainlerin peşine şuurlu ya da şuursuz katılan gafillerimize acımak, şartları olduğu gibi kabul etmekten ileri gelen bir teselli durumundadır.

Her yere ve her şeye rağmen Türkiye’de yaşayan, bu toprakların nimetinden faydalanan bütün vatandaşlar Türkçe konuşmalıdır.

Yahya Kemal Beyatlı’nın o veciz ifadesiyle ‘Bu dil, ağzımda annemin sütüdür.

Dil, canlı bir varlıktır. O, kendini kabul ettirecek ve tarihi seyri içerisinde kendi kendini yenileyecektir. Her canlı gibi o da değişen şartlara gelişerek cevap verecektir. Dilin kendini yenilemesi yanlış anlaşılmamalıdır. Yenilemeyi ille de arıtma-tasfiye yapmak, aklın alacağı bir şey değildir. Bunun körü körüne bir inanış şuuru olması da bambaşka... Anayasamızın öngördüğü şekilde dilimizi kullanmak, hepimizin yurttaşlık görevidir. Türk insanının dilini gereği şekilde koruyup kullanacağına dair güvenimiz sonsuzdur.

Prof. Dr. Nuri Köstüklü, Sosyal Bilimler ve Tarih Öğretimi (ISBN 9786055022808 / Çizgi Yayınları) adlı kitabında dilimizin okul kitaplarındaki acı durumunu şöyle belirtiyor: Bizim ilköğretim ders kitaplarında ortalama beş bin kelime var. Bu sayı İtalya’da 30193, Amerika’da 71681, Almanya’da 70400, Japonya’da 44224 ….

Sayın Köstüklü’nün tespitinin vahametini gözler önüne sermekte fayda var. İlgili, yetkili, görevli, sorumlu kim(ler) varsa hissesine düşeni hemen almalıdır bence. İlköğretim yaşındaki bir çocuğun bu kelimelerden kaçıyla yazdığı, konuştuğu üzerinde bir araştırma var mı bilemiyorum. Ama bildiğim bir şey var ki anlaşamıyoruz; zira konuşamıyoruz. Konuşacak malzemeyi de bulamıyoruz. Yeterli malzeme olmayınca da ‘sapına küpüne vuruyoruz’. Okuduğunu, dinlediğini anlayamayan insanların çokluğu hepimizi rahatsız ediyor, etmeli de. Bu insanın bu hâle niye düştüğüne dair çözüme de bu noktadan yaklaşılmalı bana göre.

Dilimizin öğretilmesi çalışmalarına yeni bir şevkle, yeni bir heyecanla, yeni bir ruhla ve yeniden başlanmalı; dilimizin, kaybolmasına tahammülümüz olmamalı değil mi?!

Unutmayalım dil yaşadıkça millet de yaşar.

  1. Yüzyılda Yusuf Has Hacib’in yazdığı Kutadgu Bilig (Saadet Veren Bilgi) adlı eserimizde dil ile ilgili aşağıdaki ifadeler, konuyu yererince özetliyor zannediyorum:

Bana dilim pek çok eziyet çektiriyor. Başımı kesmesinler de ben dilimi keseyim.

Başını kurtarmak istersen dilini gözet.

Dil bazen övülür; bazen sövülür.

Doğru söyleyecekse dilin kımıldasın; sözün eğri ise onu saklasın.

Her işte tatlı dil kullanırsan saadet, sana bağlanır.

Karabaşın düşmanı, kırmızı dildir.

Özcan TÜRKMEN

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Yazar Hakkında

Özcan TÜRKMEN

Bu yazarın diğer makaleleri

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

İSKENDER PALA’NIN ŞAH VE SULTAN ADLI

Çalışmamızın konusu olan Şah ve Sultan romanı, 16. yüzyılda Türk tarihinin en önemli vakalarından olan mezhep ayrılığı ve bu ayrılığın ortaya koyduğu siyasi...

ZAMAN YÖNETİMİ

Zamanın ne olduğunu tam kavrayamadığımız için onu yönetemiyoruz. İnsanoğluna eşit olarak sunulan tek kaynak olan zamanın etkin ve daha verimli...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEM

O zamanlar askeri okullar yaşlı imparatorluğun en çağdaş eğitim kurumları arasındaydı. Genç adam, aradığı bilgiye ve tecrübeye ancak böyle bir okulda...

Reşat Nuri Güntekin: İlk Romanımı N

Gizli El benim ilk romanımdır. Mütarekenin ilk yılında Dersaadet ismindebir gündelik gazete çıkarmağa hazırlanan Sedat Simavî arkadaşım benden bir roman...

MELİKŞÂH

MELİKŞÂH

17.03.2019
Melikşâh döneminde Büyük Selçuklu Devleti en geniş sınırlarına ulaşmıştır. Devletin sınırları Anadolu'dan Umman'a, Kafkaslar'dan Hindistan önlerine kadar uzanmıştır (10.000.000 km²).
Mecnun bir gün, Leyla'nın mahallesinde yaşayan bir köpeği görünce onu yakaladı. Öpüp koklamaya başladı. Bu davranışını görenler onu ayıpladılar ve...
Bir rivâyete göre, bir zamanlar Edirne’den ağaca çıkan bir sincap İstanbul’da yere inermiş. Evliyâ Çelebî’miz’e âit olduğu söylenen bu satırlar,...
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın en fazla üzerinde durulan ve ne yazık ki giderek popülerleşen eseri Huzur, daha ziyade, toplumumuzdaki mecburi kültür...
VEFA DUYGUSU

VEFA DUYGUSU

25.02.2018
Vefa kelimesi sözlüklerde; sözünü yerine getirme, sözünde durma, borcunu ödeme; sevgi, bağlılık ve dostlukta sebat; yetme ve yetişme; güzel ve...
UYUM

UYUM

06.01.2019
Olduydu, olmadıydı; uyduydu, uymadıydı; olacaktı, olabilirdi aslında, olmalıydı; şöyle/böyle yapsaydık; böyle olduğunu/olabileceğini hiç hesap etmemiştik; aslında öyle değildi; keşke biraz...
Halide Edip Adıvar'ın Hayatı ve Edebi Kişiliği: Halide Edip (1884-1964) İstanbul'da doğmuştur. 1901'de Üsküdar Amerikan Kız Koleji'ni bitiren yazar, Rıza Tevfik...
Sayın Prof.Dr. Hasan Onat ile “Din”in Anlam ve Önemi, İslam’ı Doğru Anlıyor muyuz, İnsanlar niçin Cemaatlere İhtiyaç Duyar, Türkiye’de İslam...
Büyük Selçuklu Devleti’nin ünlü sultanı Alparslan’ın Anadolu’da hüküm süren Bizans’ı, 1071 Malazgirt Zaferi’yle dize getirmesi, Anadolu Türklüğü’ nün başlangıç noktasıydı.
Arap Şükrü Sokağı, sabah akşam değiştirmediğim güzergâhımdır. Eskiden kışları yerler biraz kaygan ve çamurlu olurdu ama öğleye varmadan çabucak temizlenirdi.
Yerlilik, Değişim ve Küreselleşme BağlamındaSaatleri Ayarlama Enstitüsü Ahmet Hamdi Tanpınar’ın...
Söz sultanlarının yanında söz söylemek baş yarardı. İki dinleyip bir konuşmayınca ne dediğimizin farkına varamazdık. Ağzının içine baktığımız insanlar vardı. Ağzının...
Milletçe, coşku ile, Türkiye’de ve dış temsilciliklerimizde törenlerle kutluyoruz/kutladık Cumhuriyet Bayramımızı. Büyük Önder Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi rahmetle,...
TÜRK TÖRESİ

TÜRK TÖRESİ

30.12.2017
“Yerleşik insan, bir ailenin sınırlı menfaatleri dışında herhangi bir hak davası gütmeye ve daha geniş bir cemiyet yapısının gereklerini düşünmeye...
En büyük problemlerimizden biri, insan ilişkileri. Birbirimizi tanımıyoruz, tanımaya da pek istekli değiliz. Dışarıda büyük kalabalıklar var; fakat biz tam...