Edebi medeniyet 
Ebedi Medeniyet

degerlerimizZekâ, hızlı anlama, zihin berraklığı, kolay öğrenme, güzel akletme, hafızada tutma, hatırlama … gibi lütuflarla bezenmişiz. Hepimiz, bir diğerinden daha değerliyiz. Bizi birbirimizden daha değerli ve de önemli kılan aşağıdaki özellikleri heceleyelim şöyle bir:

Açgözlülükten uzak kalmak, azimli ve kararlı olmak, bilgiden yana olmak, cehaletten uzak olmak, çevreyi korumak, çözümün parçası olabilmek, doğru olanla yürümek, dürüstlükten ayrılmamak, fedakârlığı elden bırakmamak, fitneden uzak durmak, görev şuurunu kavramış olmak, gurur ve kibirden uzaklaşmak, güzel olanı beğenmek, hatadan dönebilmek, hısım akrabadan ilişkiyi kesmemek, hukuktan ayrılmamak, iyi olanı sevmek, kıymetli olanı yanından ayırmamak, kötü alışkanlılardan uzak kalmak, kusurları örtmek, muhteris olmamak, olumlu bakabilmek, öfkesini kontrol edebilmek, ön yargıdan uzak durmak, sorumlu olabilmek, üretim tüketim dengesine dikkat edebilmek, yalandan uzaklaşmak, zaman yönetimine dikkat edebilmek…

Eminin bir çırpıda en az bu kadar özellik de siz sayabilirsiniz. Bu özellikler bütününe genel anlamda ‘değer(ler)’ diyoruz. İnsan kendini bu değerlerle biliyor, değerini bu değerlerle bildiriyor.

Değerimizden, değerlerimizden haberimiz yok(muş) gibi yaşadığımız da olur arada bir. Arif Nihat Asya girer devreye ve uyarır bizi o zaman: ‘Sen ne geçebilirsin yârden, anadan, serden / Senin de destanını okuyalım ezberden / Haberin yok gibidir taşıdığın değerden

İnsanı insan yapan, değerleridir. Hiç kimse, değerinin olmadığını düşünmek bile istemez.

Kalbimiz ve beynimiz aynı yolda değilse attığımız adımların hiçbir kıymeti yoktur; yaşamanın anlam ve önemi de kalmamıştır. Değerlerimiz, hayatımızda neyin doğru neyin yanlış olduğu hususunda sahip olduğumuz özel inanç sistemleridir. Bütün inanç, tutum ve davranışlar değer ile ilgilidir.

Bizi yönlendirecek, değerlerimizdir. Değerler ideal davranış tarzları ve hayat düşünceleri hakkındaki inançlardır. Değerler, insan davranışlarına rehberlik eder, yön verir.

Hepimizin ortak anlayışı budur kanaatindeyim: Öyle yaşayalım ki az bile yaşamış olsak ‘yaşamış’ olalım. Yaşamış olmak, kendimizi tanımış olmak demektir. Bu yönüyle değerler kendimizi tanımanın temel kaynaklarından biridir.

Değerler, insanı değerli kılan üstün niteliklerdir, kişiliğimizi, bakış açımızı, davranışlarımızı belirlerler; öğrenilebilen ve öğretilebilen olgulardır, bir tür sosyal kontrol aracıdır.

Toplumun dayanak noktalarını oluşturan değerler, hayatımızın her alanındadır. Topluma kültüre anlam veren kriterlerdir.

Her şey bir sebep, sonuç ve amaç içindir. Hayatımız da böyle işte. Bu dünya, hem imtihan yeri hem mahşerdeki hesap gününe hazırlık … Değerlerin bizdeki tezahürüne göre sosyal hayattaki yerimiz belirlenir, yerimizi biz belirleriz.

İyi terbiye almış olan, toplum kurallarına uygun davranan, davranışları ince ve ölçülü olana ‘terbiyeli’ deriz. Davranışları ahlak ve namus kurallarına aykırı olan, ahlak kurallarına uygun olmayan kimseye; kötü huylu, geçimsiz birine ‘ahlaksız’ deriz.

Hayatımız açık bir defterdir. Eğitim, değerler sistemiyle o defteri yazmamıza yardımcı olur. Değerler insanda zaman içinde oluşur. Değer eğitimi ailede başlar. Sosyal hayatta insan(lar), kuşaktan kuşağa aktarılan değerler etrafında bir araya gelir(ler). Kuşaklar arası değer farklılıkları yaşanabilir.

Yetiştiğimiz sosyal ve kültürel alan, değerlerimizin de çeşitliliğine işarettir. Değerler olanla değil olması gerekenle ilgilenir. Değerler önemli olanı, değerli olanı, tercih edileni belirlememize yardım eder.

Cömertlik, soğukkanlılık, tevazuu, sabır, adalet, doğruluk, vefakârlık, kanaatkârlık, edeb, hayâ, nezaket, ağırbaşlılık … kalıcı değerlerimizdir.

Değerler kendimizi tanıma, anlama ve tamamlamamızda çok önemli rol oynar. İnsan, değerine değer katan, değer üreten ve ürettiği değerler çevresinde yaşayan sosyal bir varlıktır.

Kendine ve çevresine değer katmada eksiklik olduğunda bunalım, şiddet, çıkarcılık vb. arzu edilmeyen hâller ortaya çıkar. İnsan davranışlarının nasıl gerçekleştiğini anlamanın yolu, değerleri anlamaktan geçer.

Değerlerin oluşmasında millet hayatı, aile, akran grupları, çalışma ortamı, eğitim, medya … direkt etkilidir. Değerler (ahlakî, ailevî, dinî, millî, eğitici, ekonomik, estetik, hukukî, siyasî …) toplum hayatını düzenler.

İnsanları birbirlerinden ayırmanın en kolay yolu da en temel değerleri hakkında ikileme düşmelerini sağlayacak davranışlarda bulunmaktır.

Çatışan değerlerden bir an önce kurtulabilmemiz umuduyla…

Özcan TÜRKMEN

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Yazar Hakkında

Özcan TÜRKMEN

Bu yazarın diğer makaleleri

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile