Edebi medeniyet 
Ebedi Medeniyet
sadettin yildiz 1Erenköy şehidi Süleyman Uluçamgil (1944-1964), daha 20 yaşındayken hayata veda etmiş olmasına rağmen Kıbrıs Türk edebiyatında adı anılan, yalnız şehit oluşundan değil, şiirlerindeki olgunluk dolayısıyla da unutulmayan bir şairdir. Türkçeyi kullanmadaki başarısı ve hayatı yorumlamadaki berraklık onun şiirinin ana karakteri olarak belirlenebilir.

Uluçamgil, arkadaşı Orbay Deliceırmak’ın tesbitine göre, daha on dört yaşındayken, İngiliz ordusuna karşı koyan Kıbrıs Türklerinin arasında yer almıştır. İstanbul Hukuk Fakültesi’nde sürdürdüğü öğrenimini yarım bırakarak Erenköy’e koşması, onda mücadele ruhunun çok köklü olduğunu gösteriyor.

Bu bildiride Uluçamgil’in şiirlerinde yer alan üç kavram üzerinde durulacaktır: Millî Mücadele, Türklük ve Türkiye.

Konuyu daha da sınırlamak için, bu üç kavram etrafında geliştirdiği imgeler esas alınacak ve değerlendirmeler de bu imgeler etrafında yapılacaktır.

Onun şiirlerinde Türkiye, “Ağrı-Meriç arası buğu buğu / Gönül memleketi”dir. Kendi neslinden olan Kıbrıs Türkleri “En son gülüşünü ölüme saklayanlar” ve “Bileklerinde zincir paslanan” insanlardır. Türk coğrafyası “bir büyük harita”, Türkiye, Kıbrıs, Türkistan… ise bu “büyük haritanın parçaları”dır. Türk bayrağı “ışıl ışıl gelincik renkli, bayrakların en güzeli…”dir.

Sanatçının kullandığı her imgenin arkasında, onun dünyaya bakışı yatar. Gaston Baschelard’ın “imaj ruhun gürlemesidir” sözünden hareketle diyebiliriz ki: Süleyman Uluçamgil’in şiirlerinde yer alan imgeler, onun nasıl bir ruh yapısına sahip olduğuna dair esaslı ip uçları vermektedir.

Bu bildiri, Uluçamgil’in şiirini “arkasındaki insanın mücadele ruhu” açısından değerlendirmek amacını taşımaktadır.

Prof.Dr.Saadettin YILDIZ/http://saadettinyildiz.com

Bu yazarın diğer makaleleri

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile