Edebiyat Dünyamız

Edebî Medeniyet:Ebedî Medeniyet (ISSN 2587-2435)

  
  
dusmanabenzemek copyNe garip değil mi?

İnsan indirildiği bu yeryüzünde mütemâdiyen içten dışa çevresini, tabiatı ve insanları gözlemlerken sâdece bununla yetinmemesi gerektiğini hissedip eşyânın ardındaki sırra da dikmiş gözünü.

Ve yine garip…

Dışında aradığı bütün sualleri de yine kendinde kendi kodlarının ortaya çıkışı ile bulmuş. İnsan düşündükçe, aklettikçe sırra yaklaşan ve yaklaştığı nisbette Hakkın kendinde açığı çıktığı bir varlık.

Kolay değil elbette bu süreç. Çünkü insan kendindeki ilâhî öze işbu görünenin ardındaki hakîkate evrilmekle erişiyor. Tabiat ve âlem; bir varlık anlayışı olarak ilim, kültür, san’at ve tezyînatla, en önemlisi de bu evrilmede incelen aklın rûha dönüşmesiyle düşünce, felsefe ve hikmete dönüşüyor. Vahşîliği idrâk eden insanın medeniyeti vâr etmesi daha doğrusu medeniyyet ile vâr olması kadîm bir seyr.

Aslında âlemin en seçkin varlığı insanı diğerlerinden ayıran en belirgin husûsiyet de işbu evrilme mâcerâsı aslında. Haksızlıktan adâlete seyr.. yanlışlıktan doğruluğa.. çirkinlikten güzelliğe… fevrîlikten sâkinliğe… vefâsızlıktan kadirşinaslığa… ihânetten sadâkate… kibirden mütevâzılığa… mahrûm etmekten ihsâna, cimrilikten ikrâma, zulüm ve cefâdan af ve merhamete… dedikodudan, sırları muhafaza etmeye… kötülükten iyiliğe ve en önemlisi de düşmanlıktan dostluğa evrilmeyi başardığı nisbette insan seçkinler derecesine ulaşıyor. İnsan olmayı hak ediyor.

İşte bütün zorluk da burada dostlar. Eğer biriyle aramız kötü ise biz henüz yeterince iyi olmayı başaramadığımız içindir. Sâdece sana iyilik edene iyilik edeceğini… Sâdece senin hukûkunu koruyanın hukûkunu koruyacağını… Sâdece sana gelene gideceğini.. Sana verene vereceğini, seni acıtanı acıtacağını, seni terk edeni terk edeceğini, seni seveni seveceğini kim söyledi ki sana?

Hayvanlar da böyledir zîrâ, kendisini okşayana sürünür, canını yakana mukâbele eder.

İnsan başka bir şey…

İnsan başka bir şey…

Bilge Kral Aliya demiş ki: “Savaş, düşmana benzediğiniz anda kaybedilir!”

Düşmana benzemek!

Ârifler her vakit, insana değil davranışlarına atıfta bulunmuşlar. Benliği parçalanmış insanın sergilediği yalan, hîle, zulüm, iftirâ, aldatma, kalp kırma, nankörlük, arkadan karalama, sözünde durmama, istismar ve sayamayacağımız pek çok fenâ haslet ne yazık ki kemâle ulaşmamış bütün insanları her an yoklayacak hastalıklar. Bunlar hiçbirimize uzak değil, Allah muhafaza etsin. Sanırım asıl hüner ve hikmet de burada.. Bize bu kabîl davranışları sergileyenlere aynıyla mukâbele edip “onlara benzemek” değil, bir hekim hassâsiyeti ile yüksek bir akıl ve gönülle onlara yaklaşmak ve mukâbele etmek.

Sizi kötülemiş… Övmeniz sizin değerinizden bir şey eksiltmez. Size vurmuş, sizi aldatmış, istismâr etmiş, canınızı yakmış… Af ve merhametle bakmanız, belli bir mesâfede hukûkunu korumanız size bir şey kaybettirmez. Nefret nefreti, kibir kibri, hased hasedi, terk terki, düşmanlık düşmanlığı getirseydi insanlık nerede olurdu?

En azından Sevgili Peygamberimiz (as) bu konuda bize örnek. “Allâh’ım başımı yaranları ıslâh eyle… dişimi kıranları ıslâh eyle… Onlar bilmiyorlar… bilselerdi yapmazlardı… “ duâsı ile mukâbele eden Yüce Peygamberin ümmetiyiz. Asıl vârisleridir ki, işbu ahlâk ile ahlâklanıp çevrelerini ve insanları da ıslah ve terbiye ederek, “benî isrâil peygamberleri” mesâbesinde durmuşlar. Son Nebî Hazret-i Muhammed’e (sav) ümmet ve vâris olan bir ecdâdın ve medeniyetin çocuklarıyız. Ecdâd bu verâset ilmini “Tasavvuf Mektebi” ile sistemleştirmiş ve insanı bütün mâcerâsıyla kendi mecrâsına ulaştırmayı gâye edinmiş.

“Yaradılanı, Yaradandan ötürü hoş görmek” kuru bir ifâde değil; insanlardaki ârızî durumları idâre etmek, anlayışla karşılamak demek. Zîrâ ham ervah henüz tamamlanmamış iken varlığında bütün ârızî halleri bulundurabilir. İnsandaki nezâketsizliği, çiğliği, görgüsüzlüğü, vefâsızlığı, yalancılığı, hırsı, arkadan vurmayı, iftirâyı ve aklınıza gelebilecek her türlü vahşîliği gözümüzde ve gönlümüzde fazla büyütmemeyi öğrendiğimiz gün sanırım insanlık yolunda ilk adımı atmış olacağız dostlar. Elbette bunlarla karşılaşmak bizi şaşırtabilir, sarsabilir, tökezletebilir, bize zarar verebilir, hayâtı zehir edebilir, cehennem yaşatmış olabilir…

Fakat burada asl olan “düşmana benzememektir!”

Peki nasıl?

Ben çok mu biliyorum sanki herkes kendisine yakışanı gâyet iyi biliyor dostlar.

Lâfı yine uzattım… Oysa “Dante’ye İlâhî Komedya’yı Anlatmak” tablosu hakkında üç-beş şey söylemekti niyetim, o da artık kalsın başka sabaha…

Son söz mü?

Dedemizden:

“Kerem kıl kesme sultânım keremin bî-nevâlardan

Kerem-kâne yakışır mı kerem kesmek gedâlardan”

Cümleye kadirşinaslıkla.

Saliha MALHUN

Yazar Hakkında

Saliha MALHUN

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Bilim Adamlarımız Sözlüğü Bilim T

Ali Kuzu PAROLA YAYINLARI Bilim ve teknoloji, yaşadığımız yüzyılda dünya tarihini etkileyecek önemli gelişimlere ve değişimlere vesile oldu. Tüm ülkelerde, yaşam...

Arif Nihat Asya

Arif Nihat ASYA Türk Edebiyat Tarihi'ne "Bayrak Şairi" olarak adını yazdıran Arif Nihat Asya, 7 Şubat 1904 yılında Çatalca'nın İnceğiz Köyü'nde dünyaya geldi. Babası Tokatlı...

İNAT ETME GÖKYÜZÜ, BENİM KADAR AĞL

Önsöz İlk aşk, ilk evlat gibidir ilk kitap… Heyecanı, sancısı, sevdası, sevinci tarifsizdir… “Elifçe” Elife Ergan’ın şiirleri böylesi bir doğumu ve buluşmayı fazlasıyla hak...

ERLİK - METİN SAVAŞ

ErlikMetin SavaşÖtüken Neşriyat Edebi çalışmalarını rahat bir ortamda sürdürebilmek amacıyla İstanbul'u terk edip Balıkesir'e yerleşmiş olan bayan bir yazar. Bayan...

SÖZÜMÜZ SÖZ MÜ?

Özcan TÜRKMEN

Sözümüz, sözlerimiz ne kadar etkili oluyor, sözün etkisi ne kadar devam ediyor; sözden etkilenenlerin sayısında azalma mı oluyor vb. sorular epeydir zihnimi meşgul...

TÜRK’ÜN KİTAPLA İMTİHANI

Özcan TÜRKMEN

İhtiyaç listenizde kitap kaçıncı sırada, hiç düşündünüz mü? Günümüzde gelişen teknolojiyle birlikte gençlerde kitap okuma alışkanlığının yerini evlerde...

BURSA’NIN ROMANTİK SULTANI CEM SULTAN

Edebiyat Dunyamız

1499 Yılından beri Muradiye türbelerinin en büyük ve en görkemlisinde kardeşi Şehzade Mustafa ile birlikte yan yana yatan Cem Sultan, şair sultanlar içinde...

MUHABBET

Özcan TÜRKMEN

Muhabbet kuşu gördünüz mü hiç? Hiç muhabbet kuşunuz oldu mu? Muhabbet ettiniz mi hiç muhabbet kuşuyla… Muhabbet beslediklerinizin sayısını hiç düşündünüz mü?...

SERBEST ŞİİRİN YAZIMINA DAİR BÂZI

Şiir kavramı ve şiire dâir tartışmalar-sanırım- hiç bitmeyecektir. Mânâ, biçim ve vezin noktasında, her şâir kendine göre bir fikir beyan etse de şiirin...

Şiir Sanatında Yinelemeler ve Mekân K

Sanata bakışını “demek istemek” şeklinde özetleyen Mungan’ın sanat aracılığıyla varmayı umduğu menzil anlaşılmaktır. Bir şeyler anlatabilme telaşı yanında nitelikli bir...

RIZA TEVFİK

Filozof Rus Tevfik’in ölümüne iki yüzden acımalıyız: Birincisi, halk ş¡irinin her çeşit lezzetini bize tattıran çok kıymetli bir şairimizi kaybettiğimiz için....

YUNUS EMRE VE DANTE NIN LA VITA NUOVA AD

Bu çalışmanın amacı 13. yüzyılda yaşamış biri Türk diğeri İtalyan iki şair – Yunus Emre ve Dante Allighieri’nin “Yüceltme” konusuna yaklaşımlarıdır. Her iki şairin de ana temaları...

BATILILAŞMA MACERAMIZDA TÜRK ROMANINA

GİRİŞ Tanzimat'ın ilânından sonra, Türk toplumunda siyasî olduğu kadar, toplumsal değişmelerin olduğunu da görmekteyiz. Batı medeniyetine gösterilen büyük...

Reşat Nuri Güntekin: İlk Romanımı N

Gizli El benim ilk romanımdır. Mütarekenin ilk yılında Dersaadet ismindebir gündelik gazete çıkarmağa hazırlanan Sedat Simavî arkadaşım benden bir roman...

Cengiz Aytmatov ve Kızıl Elma

Aytmatov ,Cengiz (d. 12 Aralık 1928 , Şeker Kırgız ÖSSC) , yazar , çevirmen ve gazeteci.             Yazarlığa 1952’de başladı , 1959’da Kırgız’da Pravda muhabiri oldu. Povesti gor...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEM

"Ankara’nın taşına bak Gözlerimin yaşına bak Düşman bizi esir etmiş Şu feleğin işine bak" Mustafa Kemal puslu bir Ankara günü gözlerini hafif kısmış...

Kitap mı Yazdınız?

kitapyazma
Türk edebiyatının yaptıkları ve yazdıklarıyla iz bırakan şahsiyetlerinden biridir Abdülhak Hamit Tarhan(1852-1937). Hayatının en küçük ayrıntısı bile yüzlerce sayfalık romana,...
Başlangıcı XVI. asra dayanan ve tarih sahnesinde kesintisiz süreklilik göstermek kaydı ile günümüze kadar ulaşan âşık edebiyatı ve geleneği Türk...
Cemiyete yön veren ve tesir eden şahsiyetler, mısralarıyla hafızalarda yaşarlar ve ölümsüzleşirler. Onları canlı kılan şey, faaliyet ve fikirlerini manzum...
Aktif Düşünce Yayıncılık Prof. Dr. Kenan Gürsoy ile yapılmış olan bir dizi sohbetten oluşan bu eser, on iki başlık altında çağın...
2016 yılında yayın hayatına başlamış olan Kısık Sesler dergisi bir bölük idealist milliyetçi genç tarafından hazırlanmaktadır. Derginin parolası “Yusuflar Kuyudan...
SABIR

SABIR

13.08.2017
Gerçekten Allah, sabredenlerle beraberdir. -Bakara Suresi, 153- Hayâ zînettir. Takva da keremdir. En hayırlı binek de sabırdır. -Hz. Muhammed(SAV)- ‘sabır’, ‘Katlanma, dayanma,...
ŞARKIBir safa bahşedelim gel şu dil-i nâ-şâdaGidelim serv-i revanim yürü Sa’d-âbâd’aİşte üç çifte kayık iskelede âmâdeGidelim serv-i revanim yürü Sa’d-âbâd’aGülelim...
Doğrusunu söylemek gerekirse şimdiye kadar hiç duymadığım bir cümle: “Kızdıramazsın beni”. Bilakis sabır törpüsü olduğum durumları hatırlıyorum. Oysa Nasreddin Hoca...
Aynadaki Münzevî’ye- Gelmiştin Durgun bir düş gölünden çıkıp gelmiştin… Herkes buraya geldiğine göre, gönül fethedilen bir şeyler olmalıydı burada. Herkes buraya geldiğine göre,...
Son dönemde başarılarıyla en çok dikkatimi çeken kurumlardan biri Yunus Emre Enstitüsü. Bosna’da bir yıl bu enstitü adına görev yapmamın,...
Semah Aşka DoğrudurA.Yılmaz SOYYERPost Yayıncılık Bu roman kendilerine Alevî de denilen Kızılbaşların günümüzdeki hikâyesidir. Ülkemizin meçhul bir dağ köyünde geçen bir...
Her sanat eseri, tabii ki hakiki sanat eseri, gerçek ile kurmaca arasındaki muğlâk bir zeminde yer almaktadır. Sözü eğip bükmeden,...
Cengiz Dağcı’nın eserleri ile tanıştığım lise yıllarında (1970'li ) okuduğum ikinci muhteşem romanı “Yurdunu Kaybeden Adam” dı (1). Yurdunu, vatanını...
Toros Dağlarının başı dumanlandı mı bir kez, Cerit, Avşar Türkmenlerinde bir telâş başlardı. Kışı zorlu olurdu Torosların… O geçit...