Edebiyat Dünyamız

Edebî Medeniyet:Ebedî Medeniyet (ISSN 2587-2435)

  
  

girdimgonulsehrineHer kentin de tıpkı insanlarda bulunduğu gibi bir kimliği ve bir belleği vardır.

Bir kentin coğrafi konumu, doğal ve tarihi dokusu, mimari yapısı, kentlinin ekonomik ve kültürel yaşayış biçimi, gelenek ve göreneği konusundaki özgünlüğü onun kimliğini oluşturur. Bu kimlik; asırların birikimi, gelişimi ve oluşumuyla ortaya çıkar. Bir kenti, özgün ve farklı kılan bu kimliktir. Kimlik, bellekle canlanır.  Kent; mimarisi, yolları, bitki örtüsü, tarihi, folklorik değerleri, sosyal ve kültürel hayatı ile yaşar. Kent, insanların belleğinde yer almış, yazılı, sözlü ve görsel belgelerde kayıtlıdır. Bir kentin geleceği, geçmişinde gizlidir.

Geçmişe bakmak, geçmişe dönmek, geçmişi hatırlamak, geçmişin belgelerini, izlerini, insan hikâyelerini bulmak ve kendi zaman diliminin ruhuyla, düşünce ve değerleriyle çözümlemek bir kent için hayati önem taşımaktadır. Aksi takdirde kentler; köksüz, ruhsuz ve kimliksiz kalır.

Kent belleği, mekân ve zaman boyutuyla kentte yaşayan insanlarca, ortak bir paydaya dayalı olarak üretilen maddi veya manevi değerlerin oluşum sürecidir.

Unutulan mazi, geçmişe karşı yapılan bir haksızlıktır. O mazinin içinde zengin hazineler saklıdır. Onları bulup çıkarmak kentin sevdalılarına düşer. Bu bir heves, bir merak, bir tecessüs değildir. Adı sevda olan hiçbir olgu, cılız, sığ anlayışlarla izah edilemez. Çünkü mazi, tarihtir ve gerçek tarih, toplumsal hafızadır, bir topluluğu oluşturan herkesin, hatırladıklarını, kaydettiklerini, öğrendiklerini, araştırdıklarını bir araya getirmesiyle tam ve eksiksiz olarak ortaya konulabilir ve korunabilir.

Şehirler kimliğini o yerin temel kültürel değerlerinden alır. Türk illerinde her şehrin öne çıkan bir kimliği vardır. Bir beldenin güzelliği, orada yaşamış ve yaşayan insanların eserlerinde görülür. Bu açıdan bakıldığında Eskişehir’e ‘gönül şehri’ demek yerinde olacaktır.

‘Gönül şehri’ tabiri Yunus Emre’ye aittir. Bu söz, Yunus Emre’nin ;

‘Girdim gönül şehrine daldım onun bahrine

Aşk ile seyrederken iz buldum can içinde’ beyitinde geçer.

‘Gönül şehri’ tabirini Eskişehir’e  atfeden  değerli yazar Feride Turan, ‘’Girdim Gönül Şehrine’’ adlı eserinde şunları söyler: ‘’Bağrından çıkardığı değerleriyle Eskişehir bir ‘Gönül şehri’ dir. Bu gönül şehrine girmek, onun manevi bahrine (denizine) dalmak ve bu denizden inciler çıkarıp gönüllere sunmak istedik Yunus misali …’’   

‘Gönül şehri’ nin Eskişehir olarak  vurgulanması yerinde bir tespittir. Zira bu şehirden onlarca gönül eri yetişmiştir:

Yunus Emre,  Nasreddin Hoca ve Seyyid Battal Gazi’nin yanı sıra, Şeyh Sücaeddini Veli, Şeyh Edebali, Hızır Bey, Sinan Paşa, Aziz Mahmud Hüdayi, Şeyh Baba Yusuf, Pir Mehmet, İlhami Dede, Genç Abdal,  Mustafa Şükrü Baba ve niceleri yazar Feride Turan’ın  bu tespitini desteklemektedir.

‘’Girdim Gönül Şehrine’’ adlı eser, Turan’ın üçüncü kitabıdır. Yazar, daha önce Su Kasidesi-Övülmüş’e Övgü- ve Ruhumuzun Emeli: İstiklâl Marşı kitaplarını  okuyucusuyla buluşturmuş ve büyük bir beğeni kazanmıştı.

Yazar, ‘’Girdim Gönül Şehrine’’ adlı eserinde Yunus Emre, Nasrettin Hoca ve Seyyid Battal Gazi’yi  şiirsel bir dille anlatmış, her üç şahsiyetinde rol-model olma özelliklerini öne çıkarmıştır. Feride Turan hocahanım, bilgi, kültür ve irfan yönünden kendini çok iyi yetiştirmiş, başarılı bir Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenidir. Turan hocahanım, yaptığı ve bizzat gerçekleştirdiği edebi ve kültürel projelerle Eskişehir sanat muhitinde müstesna bir yer edinmiştir. Keza söz konusu bu kitabında da edebi yetkinliğini ortaya koymuştur.

Turan, ‘’Girdim Gönül Şehrine’’ adlı eserinde kültürel köklerimizin kurucularından; sevgi elçisi Yunus Emre, hikmet ile bilgeliği sentezleyen Nasrettin Hoca ve kahramanlığın simgesi Seyyid Battal Gazi’nin düşünce dünyasıyla mesajlarını ele alarak günümüz Türk insanına bir kez daha ulaştırmıştır.

Feride Turan, gönül medeniyetimizin kurucularından çok önemli üç abide şahsiyeti, edebi- estetik anlatım unsurlarını kullanarak okuyucusuna sunmuştur. Eser, bir hayat hikâyesi değildir. Yazar, yüzyıllar öncesinden yüzyıllar ötesine taşınacak olan Türk kültürünün  temel taşları Yunus Emre,  Nasreddin Hoca ve Seyyid Battal Gazi’yi,   "Muhteşem bir maziyi, daha muhteşem bir istikbale bağlamak’’ ümit ve temennisiyle  nesiller arasında bir  köprü kurmuştur. Bu köprü, gönül medeniyetimizin çağlar arası bağlantısını kuran muhteşem buluşmasıdır. Kültürel kodlarımız, milli değerlerimiz, milli bilincimiz, kök mesajlarımız bu eserde görülmektedir. Türk milletinin nasıl ve niçin ebed-müddet olduğunu ‘’Girdim Gönül Şehrine’’ adlı eserde bir kez daha görüp, Feride Turan’ın muhteşem anlatımından tanıklık ediyoruz.

Günlük yazıları ve eserlerinde Eskişehir’in  kültürel değerlerini doyumsuz üslubuyla dile getiren Feride Turan hocahanımı kutluyor, başarılarının devamını diliyorum.

Ahmet URFALI

Yazar Hakkında

Ahmet URFALI

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

SEMAH AŞKA DOĞRUDUR - A.YILMAZ SOYYER

Semah Aşka DoğrudurA.Yılmaz SOYYERPost Yayıncılık Bu roman kendilerine Alevî de denilen Kızılbaşların günümüzdeki hikâyesidir. Ülkemizin meçhul bir dağ...

TARİHTEN GÜNÜMÜZE IRAK TÜRKMENLERİ

Irak'ta yüzyıllardan beri varlık gösteren Türkmen toplumu, köklü geçmişine, ülkede bıraktığı zengin tarihî ve kültürel mirasa, günümüzde bile hâlâ canlılığını koruyan...

OSMANLI BÜROKRASİSİNDE GÖREV ALMIŞ

Nuri Kavak' ın 18 Mayıs 1944 Soykırımı'nda kaybettiğimiz Kırım Tatarları' nın anısına ithaf ederek yazmış olduğu "Osmanlı Bürokrasisinde Görev Almış Kırım...

OSMANLI DÖNEMİ ŞİİRİNDE EDİRNE

Müberra Gürgendereli, Osmanlı Dönemi Şiirinde Edirne, Çantay Kitabevi, İstanbul 2016. Edirne’nin I. Murad tarafından fethi, hem İstanbul’un hem de Balkanların kapısını...

'ÇOK DEĞERLİ' ŞAİR VE YAZAR ARKADA

Edebiyat Dunyamız

a) Unvan kullanmaya pek itibar etmeyin. Özelikle 'eğitimci yazar', 'yazar / şair' ibarelerinden titizlikle kaçınınız... Hele, 'yedi dağın çiçeği', 'Torosların Gülü' gibi...

HARP EDEBİYATI ÜRÜNÜ OLARAK İSTİKL

Prof.Dr. Saadettin YILDIZ

1.GİRİŞ  1.1.Harp edebiyatı ve harp edebiyatı ürünleri Türk tarihinin kurucu unsurları içinde -hiç şüphesiz- harp en başta gelen unsurlardan biridir. Çünkü bilinen...

MİLLİYETÇİLİĞİN İKİ İTİCİ G

Metin SAVAŞ

Kamuoyunun daha ziyade kültür ve siyaset felsefesine yönelik çalışmalarıyla tanıdığı Milay Köktürk “Millet ve Milliyetçilik”[1] adlı çalışmasında bir...

“KOZA” ŞİİRLERİNE GÖRE HARİD F

Prof.Dr. Saadettin YILDIZ

1.Giriş Şiir, her şeyden önce “dil” sanatıdır. İnsanların hafızalarında roman-hikâye cümleleri yerine mısraların, beyitlerin daha çok yer etmiş olması,...

PROF.DR. ABDÜLKADİR İLGEN İLE "TÜRK

Türk müslümanlığı, çok tartışılan, daha da çok tartışılacak olan konu. Ama, ilgili fikir çevrelerindeki yaygın kanaat eğer bir Türk medeniyeti oluşturulacaksa bunun zeminin...

HALK ŞİİRİNDE UYAK VE REDİF

Halk şiirinde uyak, uyak ya da ayak terimleriyle anılır. Divan şiirinde olduğu gibi, halk edebiyatının uyak konusunda kuralcı bir tutumu yoktur. Halk şairleri en eski...

ÜSKÜP’TEN OHRİ’YE MAKEDONYA GEZİ

Ağustos başında ailece kısa süreliğine Makedonya’ya gezmeye gittik. 5-6 gün boyunca Üsküp ve Ohri’de konaklayıp epey gözlem yapma fırsatı yakaladığımızı...

Divan Edebiyatı Nazım Biçimleri

GAZEL: Özellikle aşk, güzellik ve içki konusunda yazılmış belirli biçimdeki şiirlere denir. Beyit sayısı genellikle 5-9 arasında değişir. Gazelin ilk beyti...

ÖMER KAPLAN KOZANOĞLU

1973 yılında Adana Feke’de doğdu. Köy ilkokulundan sonraki eğitim hayatını parasız yatılı, Fen Lisesi, Tıp ve Tıp’ta uzmanlık olarak sürdürdü. Çocukluk...

Peyamî Safa

Milletimizin, son yarım asırda emsalini pek az yetiştirebil-diği değerli fikir ve sanat adamlarımızdan biri de Peyami Sa-fa'dır. Basın mesleğinin hemen her...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEM

O zamanlar askeri okullar yaşlı imparatorluğun en çağdaş eğitim kurumları arasındaydı. Genç adam, aradığı bilgiye ve tecrübeye ancak böyle bir okulda...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEM

Mustafa Kemal’in anlatacakları daha bitmemişti. Fakat tren yavaş yavaş, kavurucu sıcak içinde bozkırdaki Ankara’ya yaklaşmıştı. Ağustos ayında boncuk boncuk...

Kitap mı Yazdınız?

kitapyazma
Soru : Eski şairlerden ve yaşayanlardan sevdikleriniz kimlerdir? Cevap : Bu soru çok tehikeli ve politk.-Esk şairlerden sevdiklerim çoktur. Kopuzu ile...
Üstad Yavuz Bülent Bâkiler diyor ki: “Bu güne kadar, bir takım şiirleri -farklı zamanlarda- kırk defa okuduğum çok olmuştur.
İnsanlık tarihiyle var olan “gündelik hayat”, tekrar eden işlerin, alışkanlıkların oluşturduğu rutin ve sıradan bir düzendir. Sosyal bilimlerin dolaylı olarak...
“Volkan gibi lâv atmış, ne susmuş ne sönmüşüm Ben bir fikir uğruna çılgınlara dönmüşüm!... ”Hacmi küçük olmasına rağmen, gerçekten büyük...
İlk baskısı 2004 yılında hazırlanan Fatih Kerimî'nin Kırım'a Seyahat adlı bu kitabının o günkü telif ücreti "Kırım'da Çocuk Okutma Kampanyası"nda...
İki veya daha çok kimse arasında karşılıklı olarak dostça, arkadaşça yapılan konuşmalara genel anlamda sohbet diyoruz. Sohbet etmek/eylemek, beli, kuralarla...
İnsan, camdan bir fanus gibi çabucak kırılıyor en ince yerinden. Sahi bu kadar kolay mı kırmak? Yoksa bazen biz de...
Nasrettin Hoca bir yolculuk sırasında havanın aniden kötüleşmesi yüzünden, köhne bir handa konaklamak zorunda kalır. Gece büyük bir fırtına çıkar...
İnsan denilen canlı evrimsel olarak hayvanlar alemine mensup olup diğer hayvanlar gibi doğar büyür ve ölür. İnsanı diğer hayvanlardan farklı...
Ahmet Kutsi Tecer, Türk edebiyat tarihi içerisinde şairliğinin yanında, tiyatro yazarlığı ile de ön plana çıkmış bir yazarımızdır. Tiyatro eserlerinde...
‘Diyanet İşleri Başkanlığımız, birlikte yaşamanın olmazsa olmaz ilkelerine dikkat çekmek ve bu konuda toplumsal bilinç oluşturmak amacıyla bu sene Kutlu...
SİMERANYA

SİMERANYA

05.02.2018
“Kelime” için bir çok tanımlama yapılmıştır. Ancak kelime tanımları ortak bir noktada buluşmamaktadır. Kelime tanımlamada farklı bakış açıları bu sonucu...
Fıkraları sevmeyen var mıdır, sanmam. Çünkü fıkralarda her insana hitap eden bir taraf mutlaka bulunur. Kimini güldürür fıkralar, neşelendirir; kimini...
Samiha Ayverdi KUBBEALTI NEŞRİYAT Yazar, bu eserinde Türk gençliğinin, millî ve mânevî değerlerine kıymet vererek eğitilmesi gerektiği; dününü unutan gençliğin...