Edebiyat Dünyamız

Edebî Medeniyet:Ebedî Medeniyet (ISSN 2587-2435)

  
  

saadettinyıldızBEN, hep dostlarımla yaşadım. Uzakta olmaları da, uzaklara mah kum kalmam da önemli olmadı hiç. Dost mesafeleri aşarak gelir; attığı her adımda "dooost!" diye­ rek gider gideceği yere. Gönlü hlçbir zaman katılaşmadan. gözü hiçbir zaman kurumaksızın siiren bir yolculuk...



Gönlüm katılaşmasın, gözümün pın arı kurumasın cliye. ırmaklar gibi yürümek istedim: Irmak, toprağa can veren bulutu da, ilk suyunun süzüldü ğü gözeyi, altından kayna­ dığı kayayı, kendisini yaz kış besleyen çayları ve dereleri de unutmaz. Bulut dosttur, göze, kaya, çay ve dere dost... Su bile, okyanu slara kadar uzanacağı halde ilk yumağını sardığı yeri unutmuyor; bulut olup tekrar dönüyor ilk sü­ züldüğü dağların tepesine... Ben nasıl unuturuın !...

Irmağın önüne dağlar dikilir; o, kıvrılıp yol bulur. akar.

Bugün değilse yarın, yarın değilse öbür gün aşar engelle­ ri ve varacağı yere varır. Barajlarda bağlanmış, göletlerde durduruln1uş, okyanuslara karışıp kaybolmuş zannedilen ırmaklar, biz farkında olmasak bile. bir yağmur bulutunu n kanatlarında keneli topraklarına döner ve aynı macerayı ye­ niden yaşar. Irmak, her defasında yeniden başlayacak kadar sabırlı ve azimlidir. Veysel'in dediği gibi "Pavlikeye dutul­ sa da", tarla tarla dolaşıp buğday başaklarında süte dönse de menzilinden sapmaz. Su, kendisini yeniden kaynağına döndürecek olan dosta koşar hep; ben nasıl dururum!...

Su, önüne dikil en engelle.re mağlup olsaydı, onun su­ ladığı milyonlarca çiçek solar. milyonlarca ağaç kururdu. Çiçeklerin kokuları unutul ur, ağaçların gölgeleri yok olur­ du. Çiçekler solınanu ş, ağaçlar kuruınamış ve dünya rayi­ hasız kalmamıştır; çünkü su, duraklasa da durmamış; yü­ rüyüp dostlarınınyüreklerini scrinletmiştir...

Gönül de su gibi akar dosta doğru: Türlü engelleri aşa­ rak, önüne engeller çıkarıldıkça yeni bir yol bularak...

Araya Toroslar girdi. Türkiye'mi bir baştan bir başa eklene-büküle geçen bu dağ zinciri, Aksu 'yu, Göksu 'yu, Pozantı'yı sırtından aşağılara doğru taşıra taşıra yü kselir­ ken dostları engellcrneye kalkıruş gibidir. İçimizde gizlice titreşip duran sazın nağmeleri ne zincir dinler, ne kcmcnd, ne kelepçe!...

Ben, şimdi, yiğitleri doğranmasın diye atını "Ölüm çarkı"nın içine sürüp paramparça olan bir büyük şehidin, Canbolat Bey'in ruhunun dolaştığı diyard a, gökyüzü nü ar­ şınlayıp kardeşlerini kurtarmaya koşarken kanatsız kalan yiğidimin kurda kuşa yem olduğu diyard a, Kemfil'in yaza yaza eridiği , yaza yaza büyüdü ğü diyardayım . Daha yirmi yaşında vatanının toprağına karışan şiir filizinin, Süleyman Uluçamgil'in doyaınadığı diyarda... Bir onlara kayıyor yü­ reğim; bir yuvalarında öylece bıraktığım dostlarımın ikli­ mıne...

Sular! Okyanuslardan dönüp Porsuk kıyılarına zerrele­ nirken bana u ğrayın: Size karışıp bulutlanacak hasret dam­ lalarım var. Oraya gönderecek sclamlarıın ve saçılıp serpi­ lecek çiçeklerim var...

Prof.Dr.Saadettin YILDIZ

Bu yazarın diğer makaleleri

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Türk Edebiyatı Karşılaştırmalı Na

Türk Edebiyatında dönemler, nazım şekilleri, nazım birimleri, kafiye şemaları, ölçü ve konu içeren karşılaştırmalı tablo

Âşık Tarzı Türk Halk Şiiri Tablosu

ÂŞIK TARZI TÜRK HALK ŞİİRİ (Âşıklar, ozanlar tarafında saz eşliğinde söylenen şiirlerdir.) (Şair son dörtlükte mahlasını söyler)(Halk şairlerinin şiirlerini topladıkları...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEM

Mustafa Kemal’in anlatacakları daha bitmemişti. Fakat tren yavaş yavaş, kavurucu sıcak içinde bozkırdaki Ankara’ya yaklaşmıştı. Ağustos ayında boncuk boncuk terleyen...

Divan Edebiyatı Nazım Biçimleri

GAZEL: Özellikle aşk, güzellik ve içki konusunda yazılmış belirli biçimdeki şiirlere denir. Beyit sayısı genellikle 5-9 arasında değişir. Gazelin ilk beyti mutlaka...

Garipsememeli bu durumu…Bu ülkenin tedrisinde “bil!” sadece “bil!” deyip ancak hiç “kendini bil!” denmedikçe okumuş camia içinde ülkesine ihanet eden...
"Osmanlı Devleti’nin kuruluşunun 700. yıl kutlamaları Türkiye’de umulmaz bir ilgi uyandırdı ve Türk toplumu yedi asırlık tarihine ilgi duymaya başladı.
Yılmaz Soyer, ya da şiir dışındaki çalışmalarıyla A. Yılmaz Soyyer, 1960 yılında Konya’nın Ereğli ilçesinde doğdu. Annesi ve babası o...
Mehmet Akif, çok yönlü ve aktif kişiliği ile hiç kuşkusuz hem II. Meşrutiyet hem de Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının...
Türk’ün tarih seyrinde göç, gurbet olagelmiştir hep. Türk’ün dinamik yapısı biraz da bununla ilgili olsa gerek.
"Hani Ahmed er-Rüfaî Hazretleri'nin 'aşk, aşk, aşk' diyerek sema ederken kaybolması gibi… Hani Geylan Hazretleri'nin elindeki güldân gibi, kâinatın ortasında...
Yemen’e gidip de dönebilen dedem Gazi Ahmet ÇAVUŞ’un aziz hatırasına- Yemen, Türk hafızasında bir ölüm ülkesidir.Oraya gidenler bir daha...
Edebice dergimizin 5. sayısı çıktı. “Umut” temasının işlendiği 5. sayımızda yine birbirinden değerli isimlerin yazı ve şiirleri var. Bu sayımızın...
Gizli El benim ilk romanımdır. Mütarekenin ilk yılında Dersaadet ismindebir gündelik gazete çıkarmağa hazırlanan Sedat Simavî arkadaşım benden bir roman...
Fuzûlî'den Meni cândan usandurdı cefâdan yâr usanmaz mı Felekler yandı âhumdan murâdum şem’i yanmaz mı...
"İnsana Çağrı" sunumuyla edebiyat yolculuğuna devam eden Acemi Kalemler dergisi bu yazısında sanatçının sanatının önüne geçip geçmemesini sorguluyor ve “Bizim...
İsmet Atlı Ağabey vefat etti, duydunuz mu? Benimki de lâf mı yani, elbette duymuşsunuzdur. Günlerce başta TRT olmak üzere bütün televizyon kanalları...
Tarih; okumasını bilenler için her duruma, her konuya uygun düşecek ibretlik derslerle doludur. Mehmet Akif Ersoy bu olguyu ölümsüz dizeleriyle...
Müberra Gürgendereli, Osmanlı Dönemi Şiirinde Edirne, Çantay Kitabevi, İstanbul 2016. Edirne’nin I. Murad tarafından fethi, hem İstanbul’un hem de Balkanların kapısını...
-Bayram Kök Bey’e ithafen-Çok değil şöyle elli altmış sene geçmişe gidildiğinde Anadolu çocuklarının en büyük hayallerinden birinin “bisiklet” olduğu görülür.