Edebiyat Dünyamız

Edebî Medeniyet:Ebedî Medeniyet (ISSN 2587-2435)

  
  

feyzihaliciEveli gün arabada giderken TRT Radyo Türkü'de bir türkü başladı;

Söz: Feyzi Halıcı
Ettiler dost nazarında,
Esir göze kaşa beni...

Hatıralar canlandı birden.

Feyzi Halıcı Hocamın benim üzerimde hakkı çok.

Feyzi Hoca'mın her şiiri güzel. Cinuçen Tanrıkorur'un bestelediği "Günaydınım, nar çiçeğim sevgilim.." güzel. "Ellerime kar yağıyor" güzel, "Mavi gecelerin seher vaktinde" güzel. Ama bu şiiri bana daha bir güzel geliyor.



Feyzi Halıcı Hocam'ın fotoğraftaki "Dörtlemeler" kitabı İstanbul, Ankara arasında trenle gelip giderken yazılmıştı. O zaman hızlı tren yoktu daha. Yolculuğundan haberimiz olduğunda Eskişehir Gar'ında bekler , mola anında görüşürdük.

Feyzi Hocam'la Ankara'da, İstanbul'da, Eskişehir'de, Konya'da, Akşehir'de, hatta bizim köyde ne çok ve ne güzel sohbetlerimiz olmuştu. Keşke not tutma alışkanlığım ya da güçlü bir hafızam olsaydı da o anları yazabilseydim.

Akşehir'e Nasrettin Hoca Şenlikleri'ne gittik. Akşehir'in kirazları meşhur, her biri ceviz kadar. Bir ağabeyimiz biz geleceğiz diye tarlasında bir kaç kök kirazı toplamamış, bize ayırmış. Biraz da gelirken getirelim diye sandıklara koymuş. Bir büyüğümüz koşa koşa gelip arabanın bagajındaki kirazın miktarına gelip bakmış, kendi kirazıyla mukayese etmişti. 

Bir gün Eskişehir'de bir grup üniversite öğrencisi arkadaş sohbet sırasında Mevlana'dan bahsettiler, Konya'daki törenlerden söz ettiler. Tam o sırada törenler başlayacak. Bir midibüs tuttuk yola çıktık. At, Türk'ün kanadıydı ya, önce Mahmudiye Harası'na uğradık, rüzgâr yeleli atları gördük. Sonra bir arkadaşa görev vermiştim Sakarya şiirini ezberle diye. Sakarbaşı'nda, Sakarya Nehri'nin çıktığı yerde durduk , orada Sakarya Şiiri'ni dinledik;

"İnsan bu su misali kıvrım kıvrım akar ya,
Bir yanda akan benim öbür yanda Sakarya..."

Sonra hani Osmanlı'nın sefere giderken ordunun muhtelif yerlerden gelirken toplanma alanı olan "Selamınaleyküm Çayırı"nı temaşa eyledik.

Seyyit Battal Gazi'nin cenk ettiği dağlara baktık. Yol boyunda Sultan Dağları bize eşlik ederken Feyzi Hocamın şiirini okuduk;

Koz ağaçta bir gümüş yol, 
Arkada Sultan dağları 
Yol boyunca söylediğim 
Türküde Sultan dağları.

Allahım bir nice gündür,
Gökler ağlar hüngür hüngür.
At koşturur bir cihangir,
Terkide Sultan dağları.

Akşehir yolumuzun üzerindeydi zaten, Nasrettin Hoca'ya selam verdik.

Feyzi Hocam da Konya idi o gün. Evine gittik arkadaşlarla. Feyzi Hocam'dan Mevlana, törenler, hatıralar ve şiir dinledik.

Yazı uzadı ama bahsettiğim türkünün sözleri şöyle;

Beni

Ettiler dost nazarında,
Esir, göze, kaşa beni,
Sorgusuz can pazarında,
Yazdılar en başa beni.

Boyum yüce arşa-değin,
Gücünüz yeterse eğin! 
Meyil vermiş bellemeyin,
Acı pişmiş aşa beni.

Efkârım zor gelir dile,
Sözüm, sohbetim mert ile,
Nice onulmaz dert ile,
Koydunuz baş başa beni.

Yok bu işte sayım, suyum,
Gönülce olmalı uyum,
Ben toprağın tohumuyum,
Ekmeyiniz taşa beni.

Ateş değse çam dalına,
Demir döner at nalına,
Kızgın haset mangalına,
Yapmayınız maşa beni.

Kimler düşüme girdiler,
Dal misali devirdiler,
Gam yüküydüm çevirdiler
Gözden akan yaşa beni.

Feyzi Halıcı

Hani demiş ya şiirde;

"Ben toprağın tohumuyum,
Ekmeyiniz taşa beni."

Bu sözler ailesi tarafından bir vasiyet gibi kabul edilmiş.Feyzi Hocamın kabri yaptırılırken çok taş olmayan bir model seçilmiş. Feyzi Hocam'ı bir gül yaprağı güzelliğinde, hassasiyetinde gözeten eşi Bahar Hanım söylemişti bunu.

Bugün Feyzi Halıcı Hocama, Çinuçen Tanrıkorur'a birer fatiha gönderelim.
Mekanları cennet olsun...

Mehmet Ali KALKAN

Yazar Hakkında

Mehmet Ali Kalkan

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Türk Edebiyatı Karşılaştırmalı Na

Türk Edebiyatında dönemler, nazım şekilleri, nazım birimleri, kafiye şemaları, ölçü ve konu içeren karşılaştırmalı tablo

Âşık Tarzı Türk Halk Şiiri Tablosu

ÂŞIK TARZI TÜRK HALK ŞİİRİ (Âşıklar, ozanlar tarafında saz eşliğinde söylenen şiirlerdir.) (Şair son dörtlükte mahlasını söyler)(Halk şairlerinin şiirlerini topladıkları...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEM

Mustafa Kemal’in anlatacakları daha bitmemişti. Fakat tren yavaş yavaş, kavurucu sıcak içinde bozkırdaki Ankara’ya yaklaşmıştı. Ağustos ayında boncuk boncuk terleyen...

Divan Edebiyatı Nazım Biçimleri

GAZEL: Özellikle aşk, güzellik ve içki konusunda yazılmış belirli biçimdeki şiirlere denir. Beyit sayısı genellikle 5-9 arasında değişir. Gazelin ilk beyti mutlaka...

Garipsememeli bu durumu…Bu ülkenin tedrisinde “bil!” sadece “bil!” deyip ancak hiç “kendini bil!” denmedikçe okumuş camia içinde ülkesine ihanet eden...
"Osmanlı Devleti’nin kuruluşunun 700. yıl kutlamaları Türkiye’de umulmaz bir ilgi uyandırdı ve Türk toplumu yedi asırlık tarihine ilgi duymaya başladı.
Yılmaz Soyer, ya da şiir dışındaki çalışmalarıyla A. Yılmaz Soyyer, 1960 yılında Konya’nın Ereğli ilçesinde doğdu. Annesi ve babası o...
Mehmet Akif, çok yönlü ve aktif kişiliği ile hiç kuşkusuz hem II. Meşrutiyet hem de Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının...
Türk’ün tarih seyrinde göç, gurbet olagelmiştir hep. Türk’ün dinamik yapısı biraz da bununla ilgili olsa gerek.
"Hani Ahmed er-Rüfaî Hazretleri'nin 'aşk, aşk, aşk' diyerek sema ederken kaybolması gibi… Hani Geylan Hazretleri'nin elindeki güldân gibi, kâinatın ortasında...
Yemen’e gidip de dönebilen dedem Gazi Ahmet ÇAVUŞ’un aziz hatırasına- Yemen, Türk hafızasında bir ölüm ülkesidir.Oraya gidenler bir daha...
Edebice dergimizin 5. sayısı çıktı. “Umut” temasının işlendiği 5. sayımızda yine birbirinden değerli isimlerin yazı ve şiirleri var. Bu sayımızın...
Gizli El benim ilk romanımdır. Mütarekenin ilk yılında Dersaadet ismindebir gündelik gazete çıkarmağa hazırlanan Sedat Simavî arkadaşım benden bir roman...
Fuzûlî'den Meni cândan usandurdı cefâdan yâr usanmaz mı Felekler yandı âhumdan murâdum şem’i yanmaz mı...
"İnsana Çağrı" sunumuyla edebiyat yolculuğuna devam eden Acemi Kalemler dergisi bu yazısında sanatçının sanatının önüne geçip geçmemesini sorguluyor ve “Bizim...
İsmet Atlı Ağabey vefat etti, duydunuz mu? Benimki de lâf mı yani, elbette duymuşsunuzdur. Günlerce başta TRT olmak üzere bütün televizyon kanalları...
Tarih; okumasını bilenler için her duruma, her konuya uygun düşecek ibretlik derslerle doludur. Mehmet Akif Ersoy bu olguyu ölümsüz dizeleriyle...
Müberra Gürgendereli, Osmanlı Dönemi Şiirinde Edirne, Çantay Kitabevi, İstanbul 2016. Edirne’nin I. Murad tarafından fethi, hem İstanbul’un hem de Balkanların kapısını...
-Bayram Kök Bey’e ithafen-Çok değil şöyle elli altmış sene geçmişe gidildiğinde Anadolu çocuklarının en büyük hayallerinden birinin “bisiklet” olduğu görülür.