Cumartesi 16 Kasım 2019
Edebi medeniyet 
Ebedi Medeniyet

ataturkveduaAnatolia, Anatolium gibi kelimeler sinema ve alış-veriş merkezlerinde çokca kullanılan bir isim. Hadi Türkler bunu Türkçe söyleyerek Anadolu'ya çevirmişler ama bunu orjinal haliyle kullanmak tam bir cehalet değilse ihanete yakın bir tutum. Zira Anatolia Bizans'ın bir eyaleti durumunda iken dedemiz Süleyman Şah Hazretleri 1075'te İznik'i fethedince artık Anatolia manatolia diye birşey kalmamış bu topraklar Türk yurdu olmuştur.

Yecüc-Mecüc'ü bir takım sırlı kehanetlerde, efsanelerde, sırlarda aramak yerine bilincimize ve şuurumuza saldıran sembol ve kelimelerde aramalı değil mi? Anatolia! Nereden Anatolia oluyormuş! Antik bir merak mı bu dersiniz yoksa bir kuşatma mı?

Günlerdir Atatürk ve Milli Mücadelenin komutanlarına hayasızca ve hiç bir sınır tanımadan saldıran nesnelere karşı öfke doluyorum. Bunda haksız değilim çünkü bizler maalesef böyle kuşatılıyoruz. Bu bir saldırı ve tecavüz! Bu topraklardan TÜRKLÜĞE dair bütün isim, resim ve kişileri silmek mevcudiyeti yok etme girişiminin bir sonucu.

Ne yazık ki ontik varlık anlayışından Eş'ari görüşe mahkûm edilen halk târihinden ve düşüncesinden de, düşünme modelinden de kopmuş bulunuyor. Ne kadar Araplaşırsa o kadar Müslümanlaşacağını zanneden halk, dîni sadece bir yaptırımlar aracı olarak gören din adamı ve tarikatlerince tamamen anlayışı ve düşüncesi donmuş bir ceset haline getirilmiştir. Artık onun için akıl ve düşünce değil şekil ve ezberler geçerlidir.

Bunu çok iyi kullanan Batı içimize sûret-i haktan görünen bin bir çeşit mahluk göndermiştir. Hepsi de İslâmcılık ve Müslümanlık adına yapmaktadır propagandasını. Türklük ve varlık anlayışı faşistlik yahut ırkçılıkla tanımlanmaktadır. Bu sebeple halk bu yobaz sürüsü cübbeli ve sarıklılar -tasavvuf geleneğinden gelen kıymetli tasavvuf ehli hariç- ve de Nurculuk, şuculuk buculuk adı altında yerleştirilen Fettoşilik ülkeye tam bir yıkım getirmiştir. Dikkat edilirse Atatürk'e akşama kadar iftira eden ve onu, devrimlerini dinsizlik ile kötüleyen bu adamlar daha düne kadar Fethullah'ın kitap ve fikirlerini yaymak için ömür tüketmiş adamlar. Bütün dünyayı fesada vermiş bir iblise bizzat hizmet etmiş yahut sevgi sempati duymuş, ardındaki hainlikleri araştırmamış bu adamlar neden bu denli Atatürk'ü araştırma peşindeler dersiniz?

Elbette bu insanların dinle ve Müslümanlık ile bir dertleri yok. Esasında Atatürk ile de bir dertleri yok. Onların derdi bu ülkenin bir TÜRK yurdu olmasında, târih ve millet şuuru taşımasında. Çünkü biliyorlar ki MÜSLÜMANLIK ancak TÜRK Milletinin varlığı ile tekrar cihana hükmedecektir.

Dînini, anlama modelini, târihini bilmeyen gençler, İslâmcılık adı altında şimdilerde iyice cılkı çıkmış bir anlayışla vatan düşmanlarının ekmeğine yağ sürerek bu kabil adamların düşüncelerine pirim veriyorlar.

Sevgili Gençler, kardeşlerim,

Atatürk'ü ve devletin yapısını ayrı bir istismar hâline getirmiş kemalist anlayışa tepki olarak sakın bu oyuna gelerek yok olma sürecinden tekrar bir devlet kuran atalarınızı reddetme, küfretme lânetleme yanlışına düşmeyin lütfen. Müslüman Türk evlâdı olarak Feto denen alçakların hizmetçiliğini yapmış bu basiretsiz adamların kışkırtma ve fitneleriyle devletinizin temeline dinamit koymayın kendi elinizle. Size anlattıkları yalan ve maksatlı!

Artık uyanık olma vaktidir. Sizi geçmişinize ve bin bir zorlukla ve şehit kanıyla kurulmuş bu devletin temeline düşman edenler bunu din adına yapmaları en büyük iblisliktir. Geçmişte merhum Turgut Özal bir çok hatalar yaptı bu kafalara uyduğu için. PKK işgal ordusu için bir kaç eşkıya dedi ancak Barzani ve diğerlerine yeşil ışık yakarak Irak'ta Kürt devletinin kurulmasına sebep oldu. Şimdi o üç-beş eşkiya dediği deccal ordusu olarak kıyamet savaşı için her gün sınırlarımızı kemiriyorlar.

TÜRK düşüncesine önem vermiş olsaydı bugün demir yolları daha ileri seviyeye gelmiş olurdu ve bizler dışarıdan tonlarca marka araba almaz, trafik bu kadar felç olmaz, kara yolları için dış finaslara tonlarca parayı kaptırmazdık. Demiryolları bizim MİLLİ bir kalkınma fikrimiz idi.

Anatolia demek sizin bir devlet değil, Bizans eyaletini işgal etmiş barbar sürüleri olmanız anlamına geliyor dünya ruznamesinde. Atatürk'ü yok saymak ve o çirkin iftiraları kabul etmek, Milli mücadeleyi ve kazanılan zaferi yok saymak demek. Lozan hezimet idi yaygaraları ile tekrar SERV'e oturtmak demek.

Yesevi dergâhı geleneği ve terbiyesinden çok uzak adeta İŞİDVARİ sakallar, itici sarık ve kıyafetlerle mide bulandırıcı şekilde ortalıkta gezen sözde tarikatlar da temelini Türk düşüncesi ve tasavvuf terbiyesinden değil kim bilir hangi yabancı servislerin güdümünden almaktadırlar.

Sevgili genç arkadaşım, kıyafet kanunu, tekkelerin kontrol altına alınması ve devrimler senin öz ontolojini temsil eden tasavvuf anlayışı için değil işte bu zibidiler içindi ve Gâzi Mustafa Kemal Paşa çok haklı idi.

Seni dört bir koldan kuşatmış olan bu çerbezeli posbıyık târihçi müsvettelerini, utanmadan tarihine seni sövdürmeye nefret ettirmeye çalışan ve İSLAMCILIK adı altında sana sûret-i hakdan görünerek milim milim zehir şırınga eden bu adamların hipnozundan bir an önce çık ve milleti, belediyeleri ve kurumları senelerdir Atatürk düşmanlığı ile sövüşleyen bu hainleri târihin çukuruna göm! Ne anlar onlar derinden derûnilikten onlara ancak küfür aşıladıkları derin çukurlar yakışır!

Senin atana küfredenleri okulunda yahut kürsülerde görürsen yuhala, defet, sen de tepkini göster susma! Susma ki bu rezil ifrit sürüsü bu devleti bütün kurumları ile çökerten bu haşere sürüsü bütünüyle kurusun. Fetö ayağı kesilen bu sürü ATATÜRK DÜŞMANLIĞI kartı ile hâlâ seni işgale, yok etmeye devam etmeye cesaret edemesin!

EY TÜRK EVLÂDI!

Atatürk düşmanlığı FETÖ'nün bu ülke çocuğunu ülkesinden ve millet olma bağından kopardığı en büyük ve en habis oyunuydu!

Artık bu iblisliğe son ver ve ATANLA TARİHİNLE BARIŞ.

İnan hipnozdan çıktığında çok şanlı, kültürlü, ileri görüşlü bir TÜRK ASKERİ ve devlet reisi ile bir OSMANLI KUMANDANI ile tanışacaksın.

Uzak kaldığın yeter!

Uzat dudaklarını ATA'nın elini öp.

ATANA ve TÖRE'NE sahip çık!

Saliha MALHUN

Yazar Hakkında

Saliha MALHUN

Bu yazarın diğer makaleleri

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile