Edebiyat Dünyamız

Edebî Medeniyet:Ebedî Medeniyet (ISSN 2587-2435)

  
  

q muharremdayancDünya denen çukur kaç kere doldu boşaldı.

Dini kaynaklar Nuh tufanından hareketle bu çukurun suyla dolmasından bahsederler. Hadisenin en çarpıcı yönlerinden biri tufan sonrasında koskoca dünyanın özü itibariyle bir gemiye sığmasıdır.
İnsan bu hengâmede şunu fark eder: Ne suya biteviye dayanacak gücü vardır ne de suyun kendi yatağına ne zaman döneceğini hissedecek öngörüsü. Anlatılara göre bir kuş ağzında zeytin dalıyla gelene kadar sürer bu ürkütücü karanlık. Suyun yavaş yavaş çekilmesiyle umutlar yeniden yeşermeye, toprağın kavrulmuş yüzü göğün mavi hayalleriyle tekrar göz göze gelmeye başlar.


Oysa kaç kere doldu boşaldı dünya, kaç kere mürekkebi kurudu kalemlerin. Şeyh Galip’in ateşten denizlerle anlatmaya çalıştığı da bu dünyaydı. Ateşle dolmuştu bu sefer dünya denen çukur. Ateşten elbiseler biçilmişti bütün varlıklara. Bu yangında mumdan gemiler düşmüştü nasibine âşıkların. Mumdan gemilerin ateş denizinde sefere çıkmalarının sırrı da aşkta gizliydi. Mevlana’nın, bugünün kıyılarını okşamaya devam eden sevgi ve hoşgörü dalgalarının kaynağında da bu ateş vardı; Yunus’un, içine sonsuzluğun gizemini sığdırdığı özleyişinde de. Zira insan topraktan, aşk-âşık muhabbetten yaratılmıştı. Muhabbete hükmü geçmez ateşin.

Nemrutlar yakışır dünya denen çukura, İbrahimlerin nasibi ateşe atılmaktır.
Herkesin ateş gördüğü yerde gül bahçesi görmektir İbrahim olmak. İsyanın fitili tutuşturulduğunda dosttan gelen her cefaya bin canla boyun eğmektir İbrahim olmak. Kırmızıda maviyi, kuru odunda mâhiyi, bitmemiş dalda bülbülü hissetmektir İbrahim olmak. Hâsılı, gönlü şüphe çölünden geçirmeden yanmaya “eyvallah” demektir İbrahim olmak.

Boş kalmadı dünya denen çukur. Bazen su doldurdu bu sessiz vadiyi bazen ateş. Bazen kapkaranlık isyanlar doldurdu, az zaman umut. Ama hiçbir şey göründüğü gibi olmadı, olduğu gibi görünmedi burada. Kabuktan öze geçenler bilirler ki arındırır zannedilen su kirletir bazen, yakar denen ateş arındırır.

Gün geldi modern bir zamana erişti bu çukur ve bu çukurda yaşayanlar.
Kendisini çukurun tek sahibi zanneden bencil varlık, nefretiyle, kiniyle, kıskançlığıyla doldurdu her metrekaresini buranın. Aç gözünden, zalim hırsından, şımarık ve azgın aklından doğan dev canavarlar bütün varlıklarını/birikimlerini yutmaya başladı bu çukurun. Özleyiş neşideleri feryatlara bıraktı yerini, muhabbet nağmeleri nefretlere. Ne akan suyun akışına saygı duydu bu azgın varlık ne dinlenen denizin mavi huzuruna ne rüzgârın âşıklara can veren esintisine.
Ne karıncanın telaşından ders çıkardı ne göç eden kuşların kaderinden.
Ne geçmişin ve bugünün tufanlarını sorguladı ne Nuh’un kurtuluşu muştulayan gemisini anladı. Ne mumdan gemileri ateş denizinde maharetle yüzdüren Dede’sine hürmet etti ne atası İbrahim’in dost bahçesine.

Öyle katılaştı ki yüreği sevgi hırkası onun yüreğine dokunamaz artık. Şiirin kadife sesi kulağının çeperini aşamaz. Merhamet semtinden geçemez.
Kerberos’un yasını tutmak bize yakışmaz ama korkarım dünya denen çukurda şeytanla yaptığı yarışı da kazanacak bu nankör varlık. Toprak ateşi geçecek, toprak ateşi yakacak.

İnsanın gayyası oldu dünya denen çukur.

Bu yazarın diğer makaleleri

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Peyamî Safa

Milletimizin, son yarım asırda emsalini pek az yetiştirebil-diği değerli fikir ve sanat adamlarımızdan biri de Peyami Sa-fa'dır. Basın mesleğinin hemen her...

SAFÎ MUSTAFA EFENDİ’NİN “GÜLŞEN

Öğüt verme, okuyucuyu bilinçlendirme amacını taşıyan ve birçok Divan edebiyatı şâirinde örneğine rastlanılan Nasihat-nâme (Pend-nâme), Divan edebiyatının en...

GÜNER AKMOLLA

(Romanya, 1941-) Bükreş Üniversitesi’nden mezun oldu.Şair. 1941, Romanya doğumlu. 1965’te Bükreş Üniversitesi’nden mezun oldu. Çeşitli dergilerde şiirleri...

Şerife Gündoğdu'nun Vuslatı

Vuslat; ulaşma, erişme, kavuşma, buluşma, beraber olma anlamlarına gelmektedir. Vuslatın zıt manası ise hicran, firkat, ayrılık demektir. Vuslat, sevgiliye...

Mustafa Kemâl’in sabah ilk işi kendi maaşından yahut gerekirse borç alarak Arabacı İsmail Efendiye bir at alıp hediye etmekti[1]. Sabah...
Kitap Enver Paşanın anılarını üzerine ekleme yapmadan olduğu gibi aktarıyor. Tarihimizde önemli bir yeri olan Enver Paşanın anılarını kendi ağzından...
İLHAN GEÇER

İLHAN GEÇER

02.12.2018
Sanat ve edebiyat dünyamızın en renkli şairlerinden biri İlhan Geçer, bir kitabına ismini verdiği “Bir Bulut Geçti” şiirinde: Bir bulut geçti...
Üçler Güler, “zaman”la kavgası olan bir adamdı: Zamana daha çok şey sığdırmak... Zamanın akıp giden her saniyesinden şiirli bir kelime...
Kendinizle konuşur musunuz hiç? Kendi kendinizi dinlediğiniz olur mu hiç? Hoşlanmadığınız konuları da kendi kendinize mütalaa eder misiniz hiç? Karşınızdaki...
Eller ne çok işe yararlar. Hayata tutunduğumuz, hayatı kavradığımız, işlediğimiz, ördüğümüz, inşa ettiğimiz, meydana getirdiğimiz, sevdiğimiz, hatta yok ettiğimiz her...
ŞEHSÜVÂR-I CİHÂNGÎR-FÂTİHNÂME Turgut GÜLER Ötüken Yayınları, 2015 Cihângîr Tûğlar -Selîmnâme- kitabıyla edebiyat ve târîh severlere büyük bir şölen sunan Turgut Güler, Şehsüvâr-ı Cihângîr...
Yağmur yağıyordu, pis pis yağıyordu. Bu havada ancak yapabilecek bir şey bulanların, bulduklarını yapabilenlerin canı sıkılmazdı. Bense gazetenin bilmecesini de...
Mitolojik çağlara kadar inen anlatı sanatlarının en yeni üyesi olan roman sanatının başlangıcı 1605 tarihli Don Kişot tahkiyesidir. İspanyalı Miguel...
Zamanı öldürmek mi, zamanı heder etmek mi, zamanı boşa geçirmek mi? Hangisini derseniz deyin zamanı verimli kullanmamaktan / kullanamamaktan bahsetmiş...
Konuşamaz, anlaşamaz, tartışamaz insan(lar) olduk. Birbirimizle iki çift söz edemiyoruz. İki sözü bir araya getiremez olduk neredeyse. Tatlı söz, bize...
Bir cümleden veya metinden yeni ve değişik bir anlam(lar) çıkarırdık. Bir işin özelliklerini, işleyişini, en ince ayrıntılarına kadar iyice öğrenenlere,...
Ali Alper ÇETİN Anadolu Selçuklu Devleti’nin son devirlerinde, Sultan Veled, Yunus Emre, Âşık Paşa gibi Türkçe yazıp Türkçe söyleyen şairlerimiz arasında...
Hazan mevsimi bu yıl da birçok arkadaşımızı, Türk sanat ve fikir âleminin seçkin şahsiyetlerinden bazılarını aramızdan aldı.Prof. Faruk Kadri Timurtaş’tı,...
Ayarsız/Mart

Ayarsız/Mart

05.03.2017
Mart 2016 da yayın hayatına başlayan Ayarsız Dergisi, fikir, kültür, sanat ve edebiyat dünyasına yeni bir soluk katmayı hedefliyor.