Edebiyat Dünyamız

Edebî Medeniyet:Ebedî Medeniyet (ISSN 2587-2435)

  
  

sabirHayâ zinettir. Takva da keremdir. En hayırlı binek de sabırdır. – Hz. Muhammed-

Sabırla koruk, helva olur.’ vb sözleri sık duymuşuzdur. Sabır algımızı yeniden değerlendirmemiz gerekiyor gibime geliyor.

Bu konu ile ilgili olarak beli noktaları paylaşalım istedim:

Bugün nelere sabrettik? Nelere sabredemedik?

Sabredemediklerimizi yeniden gözden geçirebilir miyiz? Bunları hiç sıraladık mı? Bunlara aslında sabredebilir miydik, hiç düşündük mü?

Bizim sabrettiklerimize başkaları, başkalarının sabrettiklerine biz tahammül gösterebiliyor muyuz? Bunu hiç gözden geçirdik mi?

Çocuk ana babaya; ana baba çocuğa nasıl, ne kadar, niçin sabır gösteriyor?

İletişim çatışmalarında sabrın yeri ve önemini ne kadar kavradık?

Sabır öğrenirli mi? Sabır öğrenmede çevre faktörleri ne kadar etkilidir?

Kendimize sabredebiliyor muyuz? Nasıl?

Soruları daha da artırmak mümkün…

Bir sıkıntıya ses çıkarmadan veya ona karşı bir şey yapmadan katlanıp ‘Ya sabır’ çektiğimiz anların sayısı her gün artıyor mu? ‘Ya sabır!’ demeyi ihmal mi ediyoruz?

Tahammül sınırımız zorlandığında, ‘Sabrın sonu selamettir.’ diyebilecek enerjimiz azalıyor mu?

Sabır tüketen aşırı davranış veya durumda ‘Sabırla koruk helva olur, dut yaprağı atlas…’ diyebilecek gücümüz yok mu artık?

Sabrımız taştığında (artık katlanamaz, dayanamaz duruma geldiğimizde) ‘Sabır acıdır, meyvesi tatlıdır.’ diyen dostlarla bir arada yaşayabiliyor muyuz?

Sabır - isyan dengesinde nerede olduğumuzu arada bir de olsa fark edebiliyor muyuz? Sabredenlerin mükâfatının derecesini hayal edebiliyor muyuz?

Sabırsızca, tedirgin davranmak yerine sabrın zor olduğunu ancak güzel sonuçları olduğunu söyleyeceğimiz yakınlarımız var mı?

‘Sabrın sonu selamettir.’ düşüncesiyle kendimize gelip “ciddi, ağırbaşlı, soğukkanlı” olalım. İnanalım ki bu hiç de zor değil.

Sabrının zaferini görenlerden olabilmek temennisiyle…

Özcan TÜRKMEN

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Yazar Hakkında

Özcan TÜRKMEN

Bu yazarın diğer makaleleri

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

İSKENDER PALA’NIN ŞAH VE SULTAN ADLI

Çalışmamızın konusu olan Şah ve Sultan romanı, 16. yüzyılda Türk tarihinin en önemli vakalarından olan mezhep ayrılığı ve bu ayrılığın ortaya koyduğu siyasi...

ZAMAN YÖNETİMİ

Zamanın ne olduğunu tam kavrayamadığımız için onu yönetemiyoruz. İnsanoğluna eşit olarak sunulan tek kaynak olan zamanın etkin ve daha verimli...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEM

O zamanlar askeri okullar yaşlı imparatorluğun en çağdaş eğitim kurumları arasındaydı. Genç adam, aradığı bilgiye ve tecrübeye ancak böyle bir okulda...

Reşat Nuri Güntekin: İlk Romanımı N

Gizli El benim ilk romanımdır. Mütarekenin ilk yılında Dersaadet ismindebir gündelik gazete çıkarmağa hazırlanan Sedat Simavî arkadaşım benden bir roman...

Her gün gibi, her zamanki gibi geldi geçti yine kadınlar günü. Yıllardır da hep gelip geçiyor aynı şekilde zaten. Zaten...
İnsanız işte… Acı, bunalım, düşünce, gam, gerilim, hüzün, ıstırap, kaygı, keder, korku, neşe, öfke, sevgi, sıkıntı, umut ve daha niceleri hep...
“Askıya almak” bir deyim. Birkaç anlamı var. Geciktirmek, belirsiz olarak ertelemek, işi zamanında yapmamak savsaklamak. Ya da bir yapıyı dikmelerle...
SERBEST VEZİN

SERBEST VEZİN

24.03.2019
Bilindiği üzere gerçek şiir; mısralardaki kelimelerin anlamlarından sıyrılarak âdetâ sese, mûsikîye dönüşmesiyle vücut bulur. Gayet tabii, bu da “vezin”le olur.
15 Temmuz 1943'te Gümüşhane'ye bağlı Kelkit ilçesinin Dayısı köyünde doğdu. Ailesinin Kırıkkale'ye göçmesi üzerine ilkokulu orada tamamladı. Ortaokulu Merzifon ve...
Bir insan ki, zamanımızdan üçyüzeksen yıl önce ulaştırma imkânlarının sınırlı ve az olduğu çağda, Anadolu’yla birlikte tüm Ortadoğu’yu, Kırım’ı ve...
Terci-i BendTâ be key arşa çıka âh-ı dil-î nâ şadımGökleri ağlata hasretle giden feryadımNice bir canı yaka nâle-i âteş-zâdımMüstaid kıl...
Tarih; okumasını bilenler için her duruma, her konuya uygun düşecek ibretlik derslerle doludur. Mehmet Akif Ersoy bu olguyu ölümsüz dizeleriyle...
Kolaylaştırıcı, önleyici, geliştirici olmak yerine çoğu kere hepimiz şikâyetçi oluruz. Durumdan memnun olmayıp yakınır veya başımıza gelen bir dertten dolayı...
Yıllar önceydi. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde çıkardığımız Üniversite Gazetesi’ndeki köşem için babaannem ile ilgili bir yazı yazmıştım. Tanıdıklarım yazıyı görmüşler, beğenmişler.
Kültür ve medeniyet millî ruhun yansımasıdır. Eğer bir millet yaşama üslûbunu bulamamış ve düşünüş tarzını çağın ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde yönlendirememişse...
Türk dilinin gelişmesi ve yayılmasında büyük hizmetleri bulunan, bu uğurda ölümsüz eserler yazan ilk Türkçeci şairlerimizden Âşık Paşa’nın kimliğini oluşturan...
Selim İleri adı bende her zaman bir isimden daha fazlası olmuştur. Çağının tanığı özgün bir kalem, kendisiyle barışık ve yeri...
Mini mini, güzel, şeytan Bedia’yı ailesi büyük bir adama vermek istiyordu. Halbuki o iki senedir, tıbbiye talebesinden olan kuzeni Namık’la...
Her sanat eseri bir rüyadır. Britanyalı edebiyat eleştirmeni ve düşünür Terry Eagleton ‘bilinçdışına giden başlıca anayol rüyalardır’ diyor. Sigmund Freud’a göreyse,...