Edebiyat Dünyamız

Edebî Medeniyet:Ebedî Medeniyet (ISSN 2587-2435)

  
  

sohbetMuhabbet kuşu gördünüz mü hiç? Hiç muhabbet kuşunuz oldu mu? Muhabbet ettiniz mi hiç muhabbet kuşuyla…

Muhabbet beslediklerinizin sayısını hiç düşündünüz mü?

Muhabbet tellalı tanıdınız mı?

Argo, ‘Geyik muhabbeti’ne takılıyor musunuz siz de?

Sevgi, aşk, sevda, dostluk, bağlılık’ anlamlarıyla da kullanılan muhabbetin ‘sohbet, yârenlik’ boyutunu inceleyelim biraz.

Öyle bir zamandayız ki hızlıca arkadaş, çabucak dost, hemen sevgili, bir kelimeyle düşman olunuyor ama kardeş olunamıyor.

Kardeşçe duygular da kaybolmuş gibi… Muhabbete pek de yabancı kalmışız.

Muhabbetten Muhammed oldu hâsıl

Muhammedsiz muhabbetten ne hâsıl diyor şair oysa …

Seven, sevilen insan aslında çok… Sevginin yüceliğine inanmayan yok gibi neredeyse…

Konu ile ilgili olarak Pir Sultan Abdal

Didar ile muhabbete doyulmaz

Muhabbetten kaçan insan sayılmaz

Münkir üflemekle çerağ söğünmez

Tutuşunca yanar aşkın çırası’ diyor.

Sevgi ateşini tutuşturma o kadar kolay ki. Kendimizi sevivermek yeterli…

Kendimizi sevdik mi gerisi kolay…

Kendimizle muhabbetin tadı Ali Ekber Çiçek’in türküsünde ne güzel işlenmiş:

Gönül gel seninle muhabbet edelim

Araya kimseyi alma ha gönül

Ya benim kimim var kime yalvarayım

Kaldır kalbindeki karayı gönül.

Musa Eroğlu, Arif Sağ, Muhlis Akarsu, Yavuz Top’un birlikte Muhabbet Türküleri (1-7) serisini hatırlıyorum/hatırlatıyorum. O serideki türküleri bir kere dinleyelim/dinletelim n’olur.

Yâr ile muhabbetin, yaran ile muhabbetin tadını o türkülerle bir kere daha yaşayacağınızı çok iyi biliyorum.

Türkülerde muhabbet konusunu, şimdilik Süleyman Elver’den derlenen Malatya Türküsü ile bitirelim:

Muhabbet eyledim sadık yâr ile

Ne hoş yerde ıras geldik yâr yara

Müşerref olmuşam hub cemaline

Ne hoş yerde ıras geldik yâr yara

Konuşmak, ruhun çiçeklenmesi demek… Her konuşmayı ruhun çiçeklenmesi kabul edemiyoruz tabi.

Lüzumsuz sözler hem söyleyeni hem dinleyeni sıkıyor.

Sözün ustaca söylenmesi, söylenmeye çalışılması gerekiyor. Yürümeyi bilmeyen nasıl yolu bozuyorsa söylemeyi bilmeyen de sözü bozuyor.

Her söz hemence, kolayca söylenmiyor. Şeyh Galip’in dediği gibi ‘Zannetme ki şöyle böyle bir söz / Gel sen de söyle böyle bir söz.’

Yeşilliklerin toprağın çirkinliğini kapattığı gibi tatlı sözler de insanın kusurlarını örter inancındayım.

Avutucu sözün insanın acısını hafiflettiğini hepimiz biliyoruz.

Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın ifadesi ile ‘Güzel sözler, güzel yüzler, tatlı diller gönüllerde azizdir.’

Gönüle yumuşak sözle girilmeli. Girilmeli ki muhabbet ola….

Muhabbeti atasözümüz ne güzel özetliyor:

Değirmen iki taştan

Muhabbet iki baştan(dır)

Sözün bittiği yerde göz devreye giriyor muhabbette… Hacı Resul Karadurmuş’un söyleyişi ile ‘Söz ifadede acze düşerse gözler, çok şey anlatır.

Sözlerimize yemine ihtiyaç duymayacak kadar söylediğimiz zaman muhabbetin kapısını aralamış oluruz.

Asil ata bir tek kamçının yettiği gibi olgun adama da bir tek sözün yettiğine bildiğimiz zaman muhabbete başlamış oluruz.

Kulaklarımızı, söylediklerimizi duymaya alıştırdığımız zaman muhabbete girebiliriz.

Muhabbet ehli Yunus Emre ne güzel demiş, demiş de demeye çalıştıklarımızı bir çırpıda özetleyivermiş şöylece:

İyi sözün aslın bilen derdi bu söz nerden gelir

Söz aslını anlamayan sanır bu söz benden gelir.

 

Yazar Hakkında

Özcan TÜRKMEN

Bu yazarın diğer makaleleri

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

ŞEHSÜVÂR-I CİHÂNGÎR-FÂTİHNÂME

ŞEHSÜVÂR-I CİHÂNGÎR-FÂTİHNÂME Turgut GÜLER Ötüken Yayınları, 2015 Cihângîr Tûğlar -Selîmnâme- kitabıyla edebiyat ve târîh severlere büyük bir şölen sunan...

BİRLEYEREK OLUŞMAK

Aktif Düşünce Yayıncılık Prof. Dr. Kenan Gürsoy ile yapılmış olan bir dizi sohbetten oluşan bu eser, on iki başlık altında çağın problemlerini, kültürel,...

ÇAĞDAŞ KÜRESEL MEDENİYET

Sayfa Sayısı:  248 sayfaKağıt Cinsi:  2. hamurKapak Cinsi: Karton kapakEbat:  16.5x23.5Basım Tarihi:  08-2006Baskı:  3ISBN:  978-975-7032-92-2"Tarihte topyekûn...

KARASİ YÖRÜKLERİ

Kitap, Karasi Beyliği topraklarına karşılık gelen alanda, yerleşik hayata geçirilen Yörüklerin 16. Yüzyıldan 19. Yüzyıl sonlarına kadar) nüfusu, ödemiş...

OYSA CEMİYET HAYÂTI DENİLEN BU ÇAĞD

Saliha MALHUN

Hiç sizi yaralayanı, öldürmek isteyeni, elinin çamuruna, yüzünün karasına bakmadan affettiğiniz oldu mu? Hayır mı?  “Sevgiyi senden öğrendim…” diyor şarkılar…...

SEVGİLİ ÖĞRETMENİM

Özcan TÜRKMEN

Beni tanıdığını, beni anladığını biliyorum. Sana güvenerek içimden geleni seslendirmek istedim: Hayat bu, kimi ağlar kimi güler; sen gülümse öğretmenim. Özün...

TANPINAR’LA SANAL SOHBET

Metin SAVAŞ

Tanpınar’la bahar mevsiminin herhangi bir hafta sonunda, herhangi bir İstanbul köşesinde, diyelim ki Fatih itfaiyesinin önündeki parkta buluşmak için...

TANPINAR’IN PARİS’İ

Prof.Dr.Muharrem DAYANÇ

Türk aydınının Paris sevdasının kökleri çok derinlere iner. Genelde Yirmisekiz Çelebi Mehmet Efendi ile başlatılan bu sevda hemen her dönemde kendisine yeni...

PROF.DR. Hasan Onat İle Söyleşi: “D

Sayın Prof.Dr. Hasan Onat ile “Din”in Anlam ve Önemi, İslam’ı Doğru Anlıyor muyuz, İnsanlar niçin Cemaatlere İhtiyaç Duyar, Türkiye’de İslam Anlayışı ve İslam’ın Geleceği...

PROF.DR. RAHMİ KARAKUŞ İLE FELSEFE VE

Değerli Hocamız Prof.Dr. Rahmi Karakuş ile “Felsefe, dünya görüşü, ideoloji, Türk düşüncesi, bir Türk felsefesi ortaya konulabilir mi, imkânlar, prensipler,...

DİVAN EDEBİYATINDA VE YENİ TÜRK EDEB

Tehzil, Arapça “hezl” kökünden türetilmiş bir kelime olmakla beraber kapsam olarak hezlden daha dar bir manayı içerir.Hezl, divan edebiyatında gülmece ve alay...

ÂŞIK ŞİİRİNİN SİYASALLAŞMASI Ü

Bu bildirimizde söz konusu edeceğimiz siyasallaşmanın ne anlama geldiğini ya da bizim siyasallaşmadan neyi kastettiğimizi açıklayabilmek için Cumhuriyet...

ALFABE MÜELLİFİ AHMET HİLMİ GÜÇL

Küçüklüğümden beri en büyük idealim olan "Gazetecilik" mesleğine atılmam "Alfabe Müellifi" Ahmet Hilmi Güçlü Hocanın tavassutu ile mümkün olmuştu. Hocanın o...

ACIKAN KURT

Bir varmış, bir yokmuş. Allah’ın kulu çokmuş. Çok söylemesi günahmış; hikâye söylemesi sevapmış. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bir kurt yaşarmış....

ÖMER SEYFETTİN - ACABA NE İDİ?

Çıkardıkları gün hemen geri döndüğü Toptaşı Tımarhanesinden Cabi Efendiyi kabul etmemişlerdi. O vakit, bilincini yitirdiği geçen dört sene zarfında gidip...

İSTANBUL’UN EDEBİYAT MAHFELLERİ

Pera’da, Cadde-i Kebir çevresine dağılmış yüzlerce meyhaneden çoğu sanat erbabı tarafından mahfel olarak kullanılmış, mekân sahipleri de bu unvanla anılmaktan...

Kitap mı Yazdınız?

kitapyazma
Liseye giderken sevdiğimiz şairlerin başında geliyordu Abdurrahim Karakoç Ağabey. Özü bizdendi, sözü bizdendi. Her şiiri yüreğimizden yakalıyordu. "Ha Hasan'a Ha...
Aytmatov ,Cengiz (d. 12 Aralık 1928 , Şeker Kırgız ÖSSC) , yazar , çevirmen ve gazeteci.
Zekâ, hızlı anlama, zihin berraklığı, kolay öğrenme, güzel akletme, hafızada tutma, hatırlama … gibi lütuflarla bezenmişiz. Hepimiz, bir diğerinden daha...
Ağzının içine baktıklarımız gibi, ağzından bal akanlar gibi konuşamadık bir türlü… Sözü ağzından dirhemle çıkanları örnek alamadık, taklit bile edemedik...
Toros Dağlarının başı dumanlandı mı bir kez, Cerit, Avşar Türkmenlerinde bir telâş başlardı. Kışı zorlu olurdu Torosların… O geçit...
Biz bu yazımızda Atlantis kıt’ası söylencesine farklı bir açıdan bakacağız. İşbu yazının konusu “Atlantis gerçek midir yoksa bütünüyle muhayyel midir?”...
Anadolu Selçukluları devrinde, bugünkü Karaman, Lârende adıyla tanınıyordu. Bir gün Lârendeye sevinçli bir haber ulaşmıştı. Ailesi ile birlikte Horasan’ın Belh...
Şeyma GÜNGÖR1 NÎHAD SÂMİ Banarlı Cumhuriyet devrinin yetiştirdiği en önemli edebiyat öğretmeni, edebiyat tarihçisi ve yazarlardandır. Şiir, tiyatro, hikâye, roman alanlarında...
DUYARLILIK

DUYARLILIK

22.07.2018
“Ünlü piyanist sahneye çıktı ve konserine başladı. Daha ilk parçanın ortalarında, en önde oturan bir kadının uyuyakaldığı dikkatini çekti. Kadın...
Alman ruhbilimci Erich Fromm İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri adlı çalışmasında şöyle der: “İnsandaki yıkıcılığın nedenlerinden birisi de küme özseverliğidir.” Erich Fromm...
Gülce

Gülce

06.03.2017
Uçurumun kenarındayım Hızır Ulu dilber kalesinin burcunda Muhteşem belaya nazır Topuklarım boşluğun avcunda Derin yar adımı çağırır Dikildim parmaklarımın ucunda...
Türkiye’nin m i l l î l i s a n ı «İstanbul Türkçesi» dir; buna şüphe yok! Fakat İstanbul’da...
Mitolojik çağlara kadar inen anlatı sanatlarının en yeni üyesi olan roman sanatının başlangıcı 1605 tarihli Don Kişot tahkiyesidir. İspanyalı Miguel...
Kitap Enver Paşanın anılarını üzerine ekleme yapmadan olduğu gibi aktarıyor. Tarihimizde önemli bir yeri olan Enver Paşanın anılarını kendi ağzından...
Bağlama, Türk’ün gönül dünyasının aynasıdır. Telli tezeneli bağlamanın sesiyle önce titrer kalpler. Adı; yörelere ve boyutlarına göre kopuz, cura, saz,...