Edebiyat Dünyamız

Edebî Medeniyet:Ebedî Medeniyet (ISSN 2587-2435)

  
  

paylasma

Olma keser gibi hep bana hep bana / Ol testere gibi bir sana bir bana.’ diyen atasözümüzü duymuşsunuzdur.

Paylaşma, bundan daha güzel nasıl anlatılabilir bilemiyorum.

Paylaşmak, sevinç, keder, fikir vb’ne ortak olmak demek. Hâl böyle olunca inanç, düşünce, tercih farkına göre paylaştıklarımız da farklı oluyor. Bu farklılaşma toplumun ahlak anlayışına ve değer hükümlerine göre de değişebiliyor.

Bir şey(ler)imizi paylaşmadığımız/paylaşamadığımız insanlar da var elbet. Sevgidendir, deyip geçelim ama ayrıca ve özellikle açılması gereken bir konu bence bu. Birbirimizin değerini bilsek, bunu fark etsek/ettirsek n’olur ki!

Biraz paylaşmak için çok olmasını beklememek gerekiyor. Almam atasözünde dendiği gibi ‘Paylaşılan bir sevinç iki kat olur; paylaşılan bir acı da yarıya iner.’

Acılarımızı paylaşarak azaltır; sevinçlerimizi paylaşarak artırırdık. Paylaşılan acının yarıya indiğini hemen her fırsatta birbirimize söyler, bunu hisseder, bunu böyle yaşardık. Şimdi acı çekmeye, acı paylaşmaya tahammülümüz var mı?

İnşallah yanılıyorumdur ama bunu unuttuk gibime geliyor?

Mutluluğu başkalarıyla paylaşmak istiyorsak hoşgörülü olmalı ve hayata bağlılığınızı artırmaya çalışmalıyız.

Bana göre dünyanın ve bizim en büyük sorunumuz, ortaklık kurabilmek, paylaşabilmek. Sıkıntılardan kurtulabilmenin yolunun etrafımızdakilere paylaşmanın ne kadar büyük bir zevk olduğunu tattırmaktan da geçtiğini kavramak/kavratmak durumundayız. Bunun içim güven vermek, desteklemek, avutmak, duyguları paylaşmak(!) gerekiyor. Bu da ancak ve ancak onlara ulaşmak, onlardan fikir almak, onların dünyalarını da paylaşmakla mümkün…

Bir şeylerinizi paylaşacağınız dostlarınız yoksa iyi şeylere sahip olmanın zevki, değeri, anlamı da yok!

Başarımızı başkalarıyla paylaşmayı da bilmeliyiz. Paylaşmayı bilmezsek, yalnız kalırız. İnsanın dayanamadığı şey, yalnızlıktır. Yalnızlıktan hep şikâyet ederiz. Yalnızlığı yaşamak hepimize pek(!) zor gelir. Kötü günde yalnız olduğumuzda feveran ederiz. Yalnızlığımızın sebebinin biraz da kendimizde olduğunu çok zor ve de az düşünürüz. Kötülerin paylaşılmasını isteriz; isteriz de iyileri, iyilikleri pek az paylaşırız. İyilikler bizde kalsın; kötümüz azalsın isteriz nefsimize yenilerek çoğu kere.

Vergi ve zekât müessesinin de paylaşma/paylaştırma olduğunu kabul ederiz. Paylaşımın, paylaşmanın gereğine hepimiz inanırız inanmasına da hemen hemen hepimiz paylaşan değil paylaştıran olmak isteriz hep.

Paylaşma öz olarak ‘Gam alıp umut verme’dir, deriz demesine de gene de hepimiz aşağıdaki anonim kıssadaki gibi paylaştıran olmak isteriz.

Ne dersiniz yanılıyor muyum?

‘Arslan, kurt ve tilki beraber ava çıkarlar. Günün sonunda bir yaban sığırı, bir keçi, bir de tavşan avlamış olarak dönerler. Aslında hepsini arslan avlar. Kurtla tilki yanında durup onu seyrederler.

Avlanma bittikten sonra bir yerde otururlar. Dağlar kralı arslan, ‘Kurt kardeş! Avladıklarımızı· aramızda taksim et bakalım!’ der.

Kurt, ‘Yaban sığırı, arslan payı olarak size düşer. Keçi, benim hakkım. Tavşan da tilkinin olsun’ diye taksim eder.

Arslan bu taksimi beğenmez. ‘Hepsinin benim olduğunu bildiğin halde sen nasıl kendine pay çıkarırsın?’ deyip bir pençe atarak kurdu yere serer. Sonra da tilkiye dönüp ‘Paylaştırma sırası sende’ der.

Tilki, ‘Efendim,’ der, ‘Bu tavşan sizin sabah kahvaltınız, keçi öğle yemeğiniz, yaban sığın da mükellef akşam sofranıza layık; hepsi de size afiyet olsun. Bana da size hizmet etme şerefi yeter.’

Arslan, ‘Tilki kardeş! Bu paylaştırmayı kimden öğrendin?’ diye sorar.

Tilki, biraz ötede upuzun yatan kurdu göstererek ‘Ondan’ cevabını verir.

(Umulana/duyumlara/varsayımlara/isteğe… göre kıssa şöyle devam eder: Adaletli olduğu kadar merhametli de olan arslan, tilkinin bu cevabından hoşnut olarak şöyle der:

‘Hiçbirine benim ihtiyacım yok, hepsini sana bırakıyorum.’)

Özcan TÜRKMEN

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Yazar Hakkında

Özcan TÜRKMEN

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Feridüddin-i Attar

Ferîdüddin Attâr veya tam adıyla Ebu Hamid Ferîdüddin Muhammed bin Ebu Bekr İbrahim Nişaburî, İranlı mutasavvıf, şair. Hekim ve eczacı olmasından dolayı Attâr olarak...

Bukağı

Nevi şahsına münhasır hal ve tavırları ile Hacı Bayram Veli, Yunus Emre ve Niyazi Mısri'nin tasavvuf geleneğindeki yerleri ve etkileri kuşkusuz çok büyük ve...

KIRIM'A SEYAHAT - FATİH KERİMİ

İlk baskısı 2004 yılında hazırlanan Fatih Kerimî'nin Kırım'a Seyahat adlı bu kitabının o günkü telif ücreti "Kırım'da Çocuk Okutma Kampanyası"nda kullanılmak...

ANADOLU MASALLARINDAN DERLEMELER - NECAT

Kültürümüzün çok uzun bir geçmişi ve muazzam bir derinliği bulunmaktadır. Dolayısıyla kültürümüz çok büyük bir zenginliğe ve köklü bir yapıya sahiptir. Türk...

LAKAPLARIYLA EDEBİYATÇILAR

Edebiyat Dunyamız

ADALET CİMCOZ: Fitne Fücur. · ATTİLA İLHAN: Abbas Yolcu, Beteroğlu, Ali Kaptanoğlu, Nevin Yıldız. · ÇETİN ALTAN: Hadi Borazan, Hüseyin Zurna. · ERCÜMENT EKREM...

BİRLİKTEN CUMHURİYET DOĞAR

Özcan TÜRKMEN

Milletçe, coşku ile, Türkiye’de ve dış temsilciliklerimizde törenlerle kutluyoruz/kutladık Cumhuriyet Bayramımızı. Büyük Önder Atatürk’ü ve silah...

MOTİFLERİN DANSI

Ayla Coşkun CEREN

Eller ne çok işe yararlar. Hayata tutunduğumuz, hayatı kavradığımız, işlediğimiz, ördüğümüz, inşa ettiğimiz, meydana getirdiğimiz, sevdiğimiz, hatta yok...

Bir Ses Mimarı: Yahya Kemal Beyatlı

Edebiyat Dunyamız

Kostantiniyye... Estefanya... Gulgule-i Rûm... Dersaadet... İslâmbol... yâni İstanbul...Ne vakit Rumeli Hisârına baksam, Yahya Kemâl’in derin bir teessürle...

KLASİK TÜRK ŞİİRİNDE ‘AR VE NAMU

Klasik Türk şiirinde birçok kavram, has kılındığı tiplere göre değerlendirilir ve böylece genel kabulde olumlu olan bir kavram olumsuz, olumsuz görülen ise...

PROF.DR. ABDÜLKADİR İLGEN İLE "TÜRK

Türk müslümanlığı, çok tartışılan, daha da çok tartışılacak olan konu. Ama, ilgili fikir çevrelerindeki yaygın kanaat eğer bir Türk medeniyeti oluşturulacaksa bunun zeminin...

MÜZİĞİMİZ, TÜRKÇE, ÇOCUKLARIMIZ

Sayın Fatma Adile Başer, akademik düzeyde ve ama bir sanatçı duygu ve duyarlılığı ile bizim müziğimiz, Türkçemiz, kültürümüz ve medeniyetimiz üzerine okuyor, inceliyor,...

ŞAİRLERİ KOVMAK İSTEYEN ŞAİR

Temel bir düşünme alanı olarak felsefenin diğer dsiplinlerle olan ilişkisi her dönem tartışılagelmiştir. Çünkü felsefeyi bu alanlardan birine indirgemeden ya...

ZAMAN YÖNETİMİ

Zamanın ne olduğunu tam kavrayamadığımız için onu yönetemiyoruz. İnsanoğluna eşit olarak sunulan tek kaynak olan zamanın etkin ve daha verimli...

TEVFİK FİKRET VE TÂRİH-İ KADÎM

Târih-i Kadîm Beşerin köhne sergüzeştinden  Bize efsâneler terennüm eden;Bizi, âbâ-i bî-vücûdumuzun  Cevf-i mâzîde bir siyah ve uzun  Gece teşkil eden hayâtından  Ninniler...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEM

Matematik hocası Yüzbaşı Mustafa’nın nasihatleri ile Mustafa Kemâl’in annesine dargınlığı kalmamıştı. Artık Selanik’teki çocukluk günleri güzel geçmekteydi.  Ara...

YUNUS EMRE VE DANTE NIN LA VITA NUOVA AD

Bu çalışmanın amacı 13. yüzyılda yaşamış biri Türk diğeri İtalyan iki şair – Yunus Emre ve Dante Allighieri’nin “Yüceltme” konusuna yaklaşımlarıdır. Her iki...

Kitap mı Yazdınız?

kitapyazma
Hilmi Özden; "Ankaralı Arabacı İsmail ve Mustafa Kemal" adlı belgesel romanının "İthaf ve Teşekkür" bölümünde: "Romanımızın her hangi bir iddiası...
İnsanlık tarihiyle var olan “gündelik hayat”, tekrar eden işlerin, alışkanlıkların oluşturduğu rutin ve sıradan bir düzendir. Sosyal bilimlerin dolaylı olarak...
Deyimler, atasözlerimiz gibi milli değer taşıyan dil varlıklarımızdır. İnanış ve gelenekleri dile getirirler. Deyimlerimiz abartma, alay, eğlenme, tasvir, kıyaslama …...
Sakarya Üniversitesi Felsefe Blm. em. öğretim üyesi Sait Başer ile bir araya geldik. Türk kültür ve inanç tarihi üzerine çalışmalarıyla...
Üçler Güler, “zaman”la kavgası olan bir adamdı: Zamana daha çok şey sığdırmak... Zamanın akıp giden her saniyesinden şiirli bir kelime...
Ben Yemen ağıtlarıyla büyüdüm. Dedem Yemen gazisiydi, gidip de dönebilenlerdendi. Dedemin ağabeyi de Yemen’de şehit olmuştu. Dedem her gün makamıyla...
Tasavvufta ve Hazret-i Mevlâna’nın Eserlerinde Helal Lokma “Bir helal lokma, bir helal hırka”GİRİŞİslam Tasavvufu, insanın kemâlini; aklın, öfkenin ve şehvetin...
Şair O. Seyfi Orhon: ‘’Bu Vatan Kimin ?‘’ başlıklı şiirinde vatanın gerçek sahiplerini edebi bir dille ifade eder: ‘’Bu vatan, toprağın...
Cumhuriyet dönemi şiirimizin önemli temsilcilerinden biri olan Arif Nihat Asya, milletimizin büyük sıkıntılarla karşı karşıya bulunduğu bir dönemde dünyaya gelmiş,...
“…Tanpınar’da beni büyüleyen şairliğinden, romancılığından çok memlekete bakış tarzı, zihniyeti olmuştur. Tanpınar benim bu memlekete bakış tarzımı değiştirmiştir. Elbette kendime...
Necdet Bayraktaroğlu HAYAT YAYINLARI Kültür hâzinelerini koruyan ve tarih birikimine sahip olan milletler, hem geleceğini güçlü tutar, hem de...
Değişik kaynaklarda zamanın değişik tanımlarına rastlamak mümkündür. ‘Bugün, nakit; yarın, bono; dün, iptal edilmiş çektir.’, ‘İnsanlar mazinin hasretlisi, geleceğin umutlusu,...
İnsanız işte… Acı, bunalım, düşünce, gam, gerilim, hüzün, ıstırap, kaygı, keder, korku, neşe, öfke, sevgi, sıkıntı, umut ve daha niceleri hep...
SILA-YI RAHİM

SILA-YI RAHİM

26.03.2018
Gurbet, insanın sılasından ayrılmasıdır.Gurbet diyarındaki insan açısından doğulan ve sürekli yaşanılan yerdir sıla.Gurbet ve sıla birbirine zıt iki kardeştir."Sıla bir...
Mehmet Çınarlı(d. 1925 - ö. 19 Ağustos 1999), Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı Türk yazar, şair, denemeci, eleştirmen. Hisarcılar akımının kurucusu.1925...