Edebi medeniyet 
Ebedi Medeniyet
affetmekNefret ve intikam hissi, bize büyük zarar(lar) verir.
Affetmek, geçmişteki olumsuzlukların tesirinden kurtulmak, onların hayatımızı kontrol altında tutmasına son vermektir.
Nefretin gittikçe arttığı günümüzde affetmeye her zamankinden daha çok ihtiyacımız var.
Affetmek bir süreçtir. Affetmek kolay değildir. Affetmek, olabildiğinden de cesur olmaktır. Affetmek insanı derinleştirir. Güçlüyken affetmenin, güçlüyü daha güçlü yaptığına şüphe yok. ‘Affetmek, zaferin zekâtıdır.’ demiyor mu sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV). ‘Affetmek ve unutmak, iyi insanların intikamı’ değil mi sizce de?
Affettiğimizi sevmek zorunda değiliz. Onunla konuşmak zorunda değiliz. Onunla ilişki kurmak, onun beklentileri doğrultusunda yaşamak zorunda hiç değiliz. Affettiğimizi kucaklamak durumunda da değiliz. Onu suçsuz, haklı bulmak gibi bir şey de söz konusu değil.
Affetmekle geçmişi değiştiremeyiz ama geleceğin önünü açabiliriz pekâlâ.
Zamanında affedebilmek de bir erdemdir. Zamansız affın işe yaramadığını hepimiz biliriz.
Affetmeye önce kendimizden başlamak gerekiyor. Kendimizi affetmediğimiz sürece başkalarını affedemeyiz.
Affetmeyi, affederek öğreniriz. Başkalarını hep bağışlayarak, bağışlanmaması gerektiği halde de bağışlayarak kendimizi sorgulayabiliriz. Kendimizi sorgulaya sorgulaya affetmenin erdemini kavrayabiliriz. Bu erdemi daha çok insanın kavraması demek, affedilen insanın çok olması demek, Af edilenin çok olması demek, herkesin kendini sorgulaması, yanlışlarını azaltması demek değil mi?
Bazen başkaları tarafından affedilmek yetmez, biz kendimizi affetmeliyiz.
Şimdiye kadar kimi niçin affetmediğimizin hesabını da yapmayalım; affedelim. Varsın biz affetmesinler. Onların da gönlünün daha da genişlemesi için dua edelim yeter.
‘En büyük intikam, affetmektir.’ Kabul ama affedilemeyecekler de var elbet. Zalimleri affetmek, mazlumlara zulümdür.
Irkına, vatanına, tarihine ihanet etmiş olan efrad ve akvamın hiçbirini unutma Türkoğlu! Unutma ve affetme!’ diyen Süleyman Nazif’e, ‘Şahsınıza fenalık eden bir düşmanı affediniz. Lakin vatanınıza ve milletinize fenalık eden bir kimseyi asla affetmeyiniz.’ diyen Hz. Ali’ye nasıl hak vermeyeceğiz?
Beşerin affı şaşa da biliyor. Esas olanı Allah’ın affına sığınmak değil mi sizce de!
Af dileklerim(iz) hepimiz için …
Affetme ile ilgili aşağıdaki anonim kıssa bize epey bir şeyler söylüyor aslında:
Öğretmen, derste öğrencilerine ‘Bir hayat tecrübesine katılmak ister misiniz?’ der. Öğrenciler, çok sevdikleri hocanın bu teklifini tereddütsüz kabul eder. ‘O zaman’ der öğretmen. ‘Bundan sonra ne dersem yapacağınıza söz verin.’ Öğrenciler bunu da yapar. ‘Şimdi yarınki ödevinize hazır olun. Yarın hepiniz birer plastik torba ve beşer kilo patates getireceksiniz.’
Öğrenciler, bu işten pek bir şey anlayamaz ama ertesi sabah sıralarının üzerinde patates ve torbalar hazırdır. Meraklı gözlerle kendine bakan öğrencilerine şöyle der öğretmen, ‘Şimdi, bugüne kadar affetmeyi reddettiğiniz her kişi için bir patates alın. O kişinin adını o patatesin üzerine yazıp torbaya atın.’
Bazı öğrenciler torbalarına üçer beşer patates koyarken bazılarının torbası da ağzına kadar dolmuştur. Öğretmen, ‘Peki şimdi ne olacak?’ der gibi bakan öğrencilerine ikinci açıklamasını yapar.
‘Bir hafta boyunca nereye giderseniz gidin bu torbayı yanınızda taşıyacaksınız. Yattığınız yatakta, bindiğiniz otobüste, okuldayken sıranızın üstünde, hep yanınızda olacak.’
Aradan bir hafta geçer. Hocaları sınıfa girer girmez denileni yapmış olan öğrenciler, şikâyete başlar: ‘Hocam, bu ağır torbayı her yere taşımak çok zor. Patatesler kokmaya başladı. Vallahi, insanlar tuhaf bakıyorlar bize artık. Hem sıkıldık hem yorulduk.’
Öğretmen gülümseyerek öğrencilerine şöyle der: ‘Görüyorsunuz ki affetmeyerek asıl kendimizi cezalandırıyoruz. Kendimizi ruhumuzda ağır yükler taşımaya mahkûm ediyoruz. Affetmeyi karşımızdaki kişiye bir ihsan olarak düşünüyoruz.
Hâlbuki affetmek, en başta kendimize yaptığımız bir iyiliktir.’

Özcan TÜRKMEN

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Yazar Hakkında

Özcan TÜRKMEN

Bu yazarın diğer makaleleri

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile