Cumartesi 6 Haziran 2020
Edebi medeniyet 
Ebedi Medeniyet

Ahmet URFALI

Ahmet URFALI

(Okuma süresi: 6 - 11 dakika)

ayla coskun cerenle sohbetAyla Hanım öykü ve denemeler yazıyorsunuz. Sizdeki yazma yeteneği nasıl gelişti? Yazmaya nasıl başladınız?

      Ortaokuldayken Emirdağ Gazetesi’nde küçük yazılar yazarak yazmaya başladım. O yıllarda bu benim için çok büyük bir olaydı. Türkçe ve Edebiyat derslerini çok seviyordum. Bu dersler ve hocalarım okumayı ve yazmayı sevmemde çok etkili olmuşlardır. Liseden sonra ilk yıl üniversiteyi kazanamamıştım.

Read more AYLA COŞKUN CEREN'LE SOHBET
(Okuma süresi: 5 - 10 dakika)

burhanettin cil berguzarBurhanettin Çil, şiirde ulaştığı başarıyı düz yazıda da yakalayarak  hayatının arşivinden seçtiği anıları, edebi bir üslûpla okuyucularına  sunup ’’ bu kubbede bâki kalan hoş bir sadâ ‘’ bırakıyor.   

 Çil, şairliğinden gelen duygusallığını ve duyarlılığını anılarına yansıtarak mâzide kalan olayları, izlenimleri ve eleştirileri ilgi çekici bir anlatımla okuyucularına sunuyor. 

Read more BURHANETTİN ÇİL İLE SOHBET - BERGÜZAR
(Okuma süresi: 1 - 2 dakika)

 Dunya Siir Gunuİnsanın belirgin vasıflarından olan duygu; bazen  iç dünyamızda kopan fırtınaların sesi, bazen de asude vakitlerde sonsuz ufuklardan yağmur yüklenen bulutların müjdesidir. Her insani duygu, var olmanın bir nişanıdır. Duyguları  tutum ve davranışlarda görmek mümkünüdür. Tutum ve davranışlarımıza, hüzünlerde gözyaşlarımızı katabiliyorsak, sevinçlere ortak olabiliyorsak ancak o zaman daha insanızdır. Duyguları söze dökerek, sözün üstün gücüyle ifade edebiliyorsak insanlığımızın farkını idrak etmiş oluruz. Duygudan söze geçiş,bin sancının sonunda kutlu bir doğumdur. Ve her doğum Tanrı’nın insanlara armağan ettiği bir müjdedir. Müjdeler; sevgi, hoşgörü,birlik, anlayış ve nezaket olarak yeryüzünü güzelleştirir. Güzellik, sözün esrarında gizlidir.

Read more DÜNYA ŞİİR GÜNÜ
(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)
mevleviTeoloji, metafizik ve felsefe yaradılış konusunu farklı bakış açılarıyla açıklamışlardır. Kur’an-ı Kerim insanın yaradılışını : “And olsun ki biz, insanı çamurun özünden yarattık.’’ ayeti ile ifade eder. İnsan bedeni, dört ana unsurun birleşmesiyle vücut bulmuştur. Toprak, su, hava ve ateş Yaradan, insan bedenine ‘’ruhundan ruh üfleyerek’’ onu ölümsüz kılmıştır.

Şeyh Galip’in ; ‘’Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen.’’ İfadesi de ruhun Yaradan tarafından sadece insana verildiğini ve insanın ‘’eşref-i mahlûkat’’ olduğunu pekiştirir.

Mevlana’nın ölümü; şeb-i arus (düğün gecesi) olarak tanımlaması, insanın bir ruha sahip olması ve bu ruhun da ölümsüzlüğünden dolayıdır.

Read more İNSAN,RUH VE SONSUZLUK
(Okuma süresi: 2 - 4 dakika)

hocali soykiri ali hasanovBülten ve ajansların geçtiği haber, Türk dünyası ile dünya kamuoyunda şok etkisi yaptı. Haber metni;’’Ermeni kuvvetleri 25 Şubat’ı 26 Şubat'a bağlayan gecede Hocalı kasabasında, 83 çocuk, 106 kadın ve 70'den fazla yaşlı dahil olmak üzere toplam 613 kişiyi katletti. Yaşanan sadece insanların katledilmesi değildi. Cesetler üzerinde yapılan incelemelerde bir çoğunun yakılmış olduğu, gözlerinin oyulduğu tespit edildi. Hamile kadınlar ve çocukların da bu vahşete maruz kaldığı belirlendi.’’şeklindeydi. Bu haberle vicdan sahibi insanların kalpleri kanarken, Ermenilerin saldırgan, vahşi ve barbar özellikleri de bir kez daha ortaya çıktı.

     İnsanlık tarihinde masum, silahsız ve sivil insanlara karşı Ermeniler tarafından işlenen bu toplu cinayet ve soykırım, geniş yankılar uyandırdı. Ermenilerin tarih süreci içerisinde işlediği benzer soykırım girişimlerine bir yenisi daha eklenmişti.

   Dağlık Karabağ Bölgesi uluslararası örgütlerin de kabul ettiği gibi tarihi ve hukuki olarak Azerbaycan’a ait topraklardı. Rusların desteğiyle gerçekleştirilen bu soykırım,  bölgenin bir oldu bitti hareketiyle Ermenistan’a ilhakını amaçlamaktaydı.

Read more ALİ HASANOV’UN ‘’HOCALI SOYKIRIMI’’ KİTABI
(Okuma süresi: 2 - 4 dakika)
saya

Saya kelimesi anlam olarak; ayakkabının yumuşak olan üst bölümü, koyunların karnındaki kuzu ceninlerin yüz günü doldurduğunda çobanların yaptığı tören, yayla ve kırlarda hayvanlar için yapılan üstü samanla örtülü yer, kadın giysisi, iş önlüğü, kundura yüzü, ağıl, ahır, Anadolu’da çeşitli giysilerin ortak adı …karşılığındadır.

Türk dünyasının değişik bölgelerinde saya kelimesi mevcut olup türlü anlamlara gelmektedir: Saya ( Sayagan) – Hayvancılıkla uğraşan toplumların bereketi artırmak için yaptıkları bir törendir. Türk ve Altay halk kültüründe de Anadolu’da olduğu gibi saya gezme töreni yapılır. Türk ve Altay mitolojisinde sürülerin koruyucusunun adı, Saya Han olarak geçer. Çaya Han veya Taya Han olarak da bilinir, Moğollar, Zaya Han veya Yaya Han derler. Saya, kılıç kını da demektir. Sümer kültüründe saya, dörtlü tören silsilesinin ikincisidir.Saya bayramı,kemençe eşliğinde oynanan bir halk oyunu, hayvanlara takılan çan anlamlarını da taşır.

Türk Âşık Edebiyatında nesir, mensur karşılığı olarak sayalı ismi kullanılır. Secili (müsecca) nesre ise ayaklı saya adı verilir.

Türk Halk şiirinde saya, kadın giysi anlamında kullanılmıştır:

” Sırtına giymiş sıkma sayayı

Yedeğine almış ağca mayayı”

Karacaoğlan,peşinden koştuğu sayalı güzelleri anlatır:

Read more TÜRKMEN KADIN GİYSİSİ: SAYA
(Okuma süresi: 3 - 6 dakika)

  Prof. Dr. Can Özgür’le yaptığımız bir söyleşide şiiri ve şairliği konusunda şunları söylemişti:   ‘’Şiirin yarısı bence aşktır. 

canozgurbitmeyenler

Diğer yarısı, duygu, coşku, düşünce, bilinçaltı, heyecan vs. demektedir. Şiirlerimde söz oyunlarına önem vermekteyim. Söz oyunlarını, felsefe ve mantıkla yoğurarak içsel bir yapıya kavuşturmak isterim. Şiir özelliklerim arasında, şiir dizelerimdeki cümleler kırık ve kısa cümlelerden oluşur. Kısa şiirlerimde öze inmeye çalışırım. Gizli, suskun bir şiir dilini yansıtmaktır amacım. Bireyi ve bireyin derin dünyasını zaman zaman sorgularım. Şiirlerimin üslubu bazen lirik, bazen ironik bazen de gerçeküstücü olarak nitelendirilebilir.’’ *

       Özgür; Bitmeyenler adını taşıyan yeni şiir kitabında, söyleşimizde ifade ettiği şiir ve şairliği konusundaki duygu ve düşüncelerini dizelere döktüğüne tanıklık etmekteyiz.**

Read more CAN ÖZGÜR’ÜN BİTMEYENLER’İ
(Okuma süresi: 2 - 4 dakika)

kizilelma copyGizli arzuların ifadesidir rüya. Şuuraltı isteklerin dışa vurumudur. Karışık hayâllerdir. Rüya geçmişten çok, geleceğin planlanmasıdır. Bu yüzden “düş olmadan iş olmaz.” der Anadolu insanı. Rüyada görülenler bir beklentinin, umudun, amacın göstergesidir. Rüya, âlemlerden âlemlere göçülen zaman üstü sırlardır. Destanlarda, efsanelerde, menkıbelerde, halk hikâyelerinde, âşıklık geleneğinde baştan sona, bir rüya motifi yer alır.

Kahramanlar rüya ile hayâl kurar, rüya ile yönetirler halkı. Rüya, işlerine yön verir. Türk devletlerinin kuruluş felsefesi bir rüyaya dayanır. Rüya ki, bir olay, manevi güç verir devletin kuruluşunda. Jung’a göre toplumların da rüyası vardır; bu toplumun ortak şuuraltı anlatımıdır. “Fertler gibi, toplumlar da rüya görür. Bu rüyalar bir bakıma halin planlanması, geleceğin tahayyülü ve ideallerin belirlenmesi için yapılan taslaklar gibidir. Bu özellikleriyle bu rüyalar, cemiyetin mevcut tavırlarını tefsir ve gelecekteki hareketlerini tahmin etmeye yardımcı olur” Fertlerin ve toplumların gelecek tasarımları vardır. Biz bunlara; hayâl, imge, tasavvur, tasarım deriz. Bunlar aynı zamanda düşüncedir, fikirdir. Düşünce dünyasının sözlü ve yazılı ifadeleri kavramlardan oluşan önermelerdir.

Read more KIZILELMA: TÜRK’ÜN YÜCE ÜLKÜSÜ
(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)
nisanhuznu‘Fikir, iman, ülkü aşk … İnsanları güçlü yapan bunlardır.’
Nisan, baharı müjdeler insanlara. Anadolu baharının bu güzel ayında; az olan çoğalmaya, zayıf olan güç-kuvvet kazanmaya başlar. Kır çiçeklerinin kokusunu seher vaktinde alıp sevdalı gönüllere ulaştıran rüzgâr, bir de Karacaoğlan türküsü fısıldar yanık yüreklere. Sarıdan mora, aldan yeşile çiçekler donanır dillere.
"Bülbül ne yatarsın bahar erişti
Ulu sular göl olduğu zamandır
Kat kat oldu gül yaprağa karıştı
Gene bülbül kul olduğu zamandır

Gene bahar oldu açıldı güller
Figana başladı gene bülbüller
Başka bir hal olup açtı sümbüller
Âşıkların del'olduğu zamandır"
Read more NİSAN HÜZNÜ
(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)

deryadadamlaŞiir, bir kaygının dışa vurumudur.

Şiir, ulu hasretlerin diğer adıdır.

Şiir, bilen insanın sorumluluğudur.

Şiir, paylaşmanın ilk adımıdır.

Şiir, zorluğun mengenesinde bir kanatlanıştır.

Şiir, insanın yürek ürperişleriyle sonsuzluğa uyanmasıdır.

       Yoksul bir hıçkırık gelir de bütün ağırlığı ile göğse oturur, tatlı canı daraltır, çaresizlik iki damla gözyaşı olup yanaklarından süzülür, sessiz bir feryat, mavi göğün yücesinden masum bakışlara teselli olsun diye ağıtlar yakar ve tutulmazsa muhtaç bir yetimin elinden sorgulanmak mukadder olur, sonrasında vakti gelmiştiryazmanın.

       Şiir; tan ağartısıdır, gün ortası aydınlıktır.

Yazıya dökülmeyen hiçbir çığlık, içteki depremin sesini ne derecede etkili anlatabilir?

Read more ŞİİRDİR DAMLADA DERYAYI GÖRMEK