Edebi Medeniyet 
Ebedi Medeniyet

Feride TURAN

Feride Turan

(Okuma süresi: 4 - 7 dakika)

Bunu Nutuk konulu bilgi yarışması düzenlemiş, üstelik aynı etkinliği geleneksel hâle getirmiş bir edebiyat öğretmeni olarak söylüyorum. Çok uzak bir tarihte değil, görev yaptığım bir lisede Kültür-Edebiyat Kulübü etkinlikleri kapsamında sınıflar arası turnuva şeklinde gerçekleştirdik bu yarışmayı. En büyük sorunumuz; Nutuk’u anlamayan gençlerdi. Katılım yüksekti ama öğrenciler, okuduklarını anlayamadıklarından yakınıyorlardı. Hâliyle sadeleştirilmiş bir Nutuk tercih ettik. Ne acıdır ki Atatürk’ün ağzından çıkan kelimeleri anlamıyor “Türk istikbalinin evladı”.
Osmanlı Türkçesi ile yazılmış Nutuk’un dili şimdiki gençlere ağır, anlaşılmaz gelse de o dönemde Atatürk, bu eseri kürsüden okuduğunda, “Bu imkân ve şerait çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir.” dediğinde, “İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen” dediğinde elbette sözlüğe bakmadan anlıyordu “Türk gençliği”. Ama kaderin acı bir “tezahür”ü olarak “gençliğin istikbali” şimdi anlamıyor maalesef.

Read more OSMANLI TÜRKÇESİ BİLMEYEN “NUTUK”U DA ANLAYAMAZ
(Okuma süresi: 4 - 8 dakika)

siirin kanatlari altindadir“İnsanı köleleştiren zihin egzersizlerinin amansız düşmanı… Uslanmaz varlık… Her çağda militan, her çağda devrimci… Baştan çıkarıcı… Vadilerde başıboş dolaşan, şaşkın, kelime hırsızı…”
“Kimdir o?” diye başladığı kitabında Nurettin Durman’ın şairler hakkında kaleminden dökülenler böyledir. İflah olmaz onlar, çünkü şiire bulaşmışlardır. Kelimeleri özgür bırakmışlardır.

Read more ŞİİRİN KANATLARI ALTINDADIR ÖZGÜRLÜK
(Okuma süresi: 3 - 6 dakika)

Taş deyip geçmemeli. “Taş kalpli” derken bile taşa haksızlık ediyoruz aslında. “Çünkü öyle taşlar vardır ki içinden nehirler kaynar. Öylesi vardır ki çatladı mı bağrından su fışkırır. Öylesi de vardır ki Allah korkusundan yerlere yuvarlanır (Bakara Suresi/74).” Kalplerin işte tam da öyle taşlardan olması ümidiyle elimize aldığımız “Bir Taşın Gül Yüreği” kitabı; kâğıdın içinden çağlayan olup yüreklere akan cümlelerle içimize su serpiyor.

Read more TAŞ DEYİP GEÇMEMELİ: “BİR TAŞIN GÜL YÜREĞİ” VAR
(Okuma süresi: 3 - 6 dakika)
“Yıllar geçiyor ki yâ Muhammed,
Aylar bize hep muharrem oldu!”
Mehmed Akif, bu dizeleri yazdığında aylardan muharrem değildi. Ama her ay’ının muharrem olduğu bir dönemi anlatır bu şiir. O hâlde ayların hep “muharrem” oluşunun manası nedir? Adının barındırdığı “barış ve esenliğe” rağmen İslam’ın coğrafyasında savaşlara, ölümlere, ölümden beter zulümlere, Müslümanların hâline ve tutumuna kahrolan şair; her ayın “muharrem” gibi matem ile geçtiğini dile getirmektedir. Böylece “muharrem” ayının asıl özelliğinin “matem” olduğunu da vurgulamıştır Millî Şair’imiz.
O hâlde muharrem nedir? Read more MUHARREM KERBELA'DIR
(Okuma süresi: 4 - 7 dakika)

“Ahilerin ve Bacılar’ın akıl hocası... İtle it gibi dövüşenlerden, kurtla kurt gibi boğuşanlardan değil daima kurt bakışlı, daima kurt duruşlu. Karatay; kılıcını kınından değil, yüreğinden çeker Hân’ım. Direnecekse o ateş Konya’yı cehenneme çevirir.”

Read more NİYETİMİZE KASTETTİLER MEVLANA CELALEDDİN, NİYETİMİZE!
(Okuma süresi: 3 - 5 dakika)
Sadri MaksudîŞehrin munis, sessiz kadınlarına ne oluyor böyle! Uçsuz bucaksız Sibirya’nın karları üstünde öfke ateşleri çığ gibi büyümüş. Şehir ayakta! Sadece kadınların “hürriyet-eşitlik” sesleri yankılanmakta… Örgütlenip parlamentoya protesto mektubu gönderiyorlar. Parlamento şaşkın(!) Basın şokta(!) Öyle ki haberi verirken bizim “Müslimeler” ve aralarında bulunan “muallime”lerin de bu protesto mektubunun içeriğinden haberleri olamaz, diyorlar. Yok, yok olamaz! Bu mektubu onlar yazmış olamaz! Her şey şehre yeni gelen şu “Polak kızı”nın başının altından çıkıyor!
En iyisi biz her şeyi en başından anlatalım.
Read more TARİH GEZGİNİ-20 / 1907'DE BİR KADIN PROTESTOSU: "POLAK KIZI" VE SADRİ MAKSUDİ
(Okuma süresi: 4 - 7 dakika)

Bir kapıdan başlar bütün yolculuklar ve bir kapıya çıkar bütün yollar. Bir kapıdan bir kapıya yürürken zaman, bütün kapılar yüzüne kapansa da bütün kapılardan yüce bir kapının açık olduğunu bilmeli insan. Bilirse mutludur. Bilen ne mutludur! Ne Kaf dağının ardında, ne Anka’nın kanadındadır mutluluk. Şairin “Sen mutluluğun resmini yapabilir misin?” sorusu gibi biz de soralım mı? “Acaba mutluluğun şiiri yazılmış mıdır?” diye. Hâlbuki Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri yazmıştır bile… Adı “Tefviz-name”… Mutluluk-nâmedir aslında bu şiir:

Read more MUTLULUĞUN FORMÜLÜ ÇOK AÇIK: “Tevekkül, Tefviz, Sabır ve Rıza”
(Okuma süresi: 3 - 5 dakika)
feride turanHayme Ana'nın -hem kan bağı hem de can bağı ile- torunlarından olan
kızım Meryem Ülkü'ye ithaf ederim.

-Ödül Töreni Konuşması-

Kayı Boyu Derneği ve Dergisinin Değerli Mensupları, Kıymetli Hâzirûn, Hanımefendiler, Beyefendiler, 

Bu akşam böylesine nezih ve anlamlı bir toplantıda bulunmanın, bu güzel topluluğun parçası olmanın memnuniyeti içinde hepinizi en kalbî hislerle selamlarım. 

***

Read more KAHRAMAN TÜRK KADINLARI
(Okuma süresi: 4 - 8 dakika)

Türk Dünyası Çocuk Vakfı“Ağaçlar
Kökünden güç alır.
Dünyada
Her şeyin kökü var.
Kökü var
Toprağın, taşın da...
İnsansa kökünü
Gezdirir başında.”

Türk dünyasının değerlerinden olan Bahtiyar Vahapzade veciz bir şekilde “köklerimizin” önemini vurgular şiirinde. Ancak burada “insan” olmakla olmamak arasındaki ince ve keskin çizgiyi de görmek gerekir. Dünyadaki her şey gibi insan da kökünden güç alır. Yalnız insanın kökü başındadır. Yani kökünü başında gezdirene insan denir, şeklinde bir çıkarımda bulunmak da mümkündür şiirden. Peki bundan ne anlamalıyız? Kökünü başında gezdirmekle aslında neyi kastetmektedir şair? Geçmişi bir nostalji duygusuyla hatırlamak, değerlerini başında kuru bilgi olarak taşımak, buna dair süslü nutuklarla yetinmek midir? Yoksa kültürün devamlılığını sağlayacak, değerlerini baş tacı edecek işleri üretenler mi kökünü başında taşımaktadırlar? Ömrünü “Dilde, fikirde, işte birlik” idealine vakfeden, Türk dünyası birliği hususunda yol haritası çizen Gaspıralı İsmail Bey gibi mesela. 

 

Read more TÜRK DÜNYASININ GELECEKTEKİ RESMİ: “Dilde, Fikirde, İşte” Birleştiren Yarışma
(Okuma süresi: 3 - 5 dakika)

13 Kasim 1918 baskent İstanbul isgaliYıl 1918… Memleket yangın yeri! Düşman kapıda… İstanbul, işgal edildi edilecek. Ve hâl böyleyken insana pes dedirten sorumsuzluklar karşısında bir çığlık, hazırlıksız yakaladı beni.

3 Ekim 1918 tarihli yazıyı baştan sona okuyunca insan anlıyor ki bir millet için asıl felaket; top tüfeklerin üzerine doğrultulması, memleketin her köşesinin bilfiil işgal edilmesi değildir. Asıl felaket; ülkenin hâlinin görmezden gelinmesi, her şey yolundaymış gibi “zevk, moda, eğlence, gösteriş, lüks yaşam” derdine düşülmesiymiş. “Bu adamlarda zerre kadar millet, vatan muhabbeti yok mu?” sorusu da bu yüzden bir itham, bir sorgulama değil; acı bir feryat gibi yükseliyor cümlelerin arasından. 

Read more TARİH GEZGİNİ - 19 MEMLEKET NE HÂLDE, BASIN NE İLE MEŞGUL!
1-BAYRAK Bayrak, bir ruhtur. Binlerce yıldan beri elde taşınmış, eve asılmış, mezara dikilmiştir. Avda ve savaşta, ondan yardım dilenilmiştir. Uğur ondadır. Türklerin başlarını...
“Güçsüz bir yavruyu küçümseme! Çünkü bir gün bir kaplan oluverir.” MOĞOL ATASÖZÜ Bu Anadolu Platosu enteresan bir yer. Düşünsenize! İlk buğday tanelerinin bulunduğu Hasan Dağının...
Orta Asya Türkleri'nin dinî-tasavvufî hayatında geniş tesirler icra eden ve "pîr-i Türkistan" diye anılan mutasavvıf-şair, Yeseviyye tarikatının kurucusu. Ahmed Yesevi’nin tarihî...
1955 yılında Yalvaç (ISPARTA) ’ ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini memleketinde yaptı. Yüksek öğrenimini de Kırşehir ve İstanbul’da tamamladı. Çeşitli gazete ve dergilerde (Bizim...
(d. 16 Nisan 1916, İstanbul - ö. 13 Aralık 1979, İstanbul), Türk şair, öğretmen, çevirmen. Modern Türk şiirinin önde gelen şairlerindendir. Herhangi bir edebi akıma katılmamış;...
Mehmed Akif, 1873 yılında İstanbul'da, sade ve geleneksel bir hayatın yaşandığı Fatih'in Sarıgüzel semtinin Nasuh mahallesinde 12 numaralı evde (Büyük bir yangında harap olan bu...
(1 2 Temmuz 1891, İstanbul - 23 Şubat 1971, İstanbul ),Şair, gazeteci, oyun yazarıdır. Aynı zamanda 40 yıl edebiyat öğretmenliği yapan Halit Fahri hece ölçüsünün beş şairi...
Füsun Menşure, Hamburg'ta doğdu. İnşaat mühendisliği eğitiminin ardından yurt dışında iç mimarlık mekan ve çevre tasarımı bölümünü bitirdi. Daha sonra işletme fakültesindeki...
Bu Vatan Toprağın Kara Bağrında Sıra Dağlar Gibi Duranlarındır ORHAN ŞAÎK GÖKYAY Türk edebiyatının en usta şairlerinden biri olan ve edebiyatımızda daha çok "Bu Vatan Kimin?"...
Mustafa İlhan Geçer (d. 1917 , Bakırköy , İstanbul - ö. 20 Ocak 2004 , İstanbul), Türk yazar , şair , araştırmacı, eleştirmen, güfteci. Hisar dergisinin ve Hisarcılar akımın...
Aşık Pervani (İsmail ÇELİK) Mehmet Ali Kalkan'ın Gönlünden... Aşık Pervani (İsmail Çelik) ve Mehmet Ali Kalkan Aşık Pervani Ağabey yaşayan, geleneğin içinden gelen, en güçlü halk...
Ahmet Yılmaz Soyyer’in Şiir Dünyası Yılmaz Soyer, ya da şiir dışındaki çalışmalarıyla A. Yılmaz Soyyer, 1960 yılında Konya’nın Ereğli ilçesinde doğdu. Annesi ve babası o henüz...
Şiiri, kristal bir menşurdan geçip binbir renge dönüşen sesli ışıklara benzeten Goethe: "Hayatın da, ölümün de sırrına erip, rûha gömülen bir hazine ve batmayan bir güneşle kucak...
Şair, Yazar ve Gazeteci. Gazeteci yazar Osman Olcay Yazıcı 1953 Trabzon Sürmene doğumluydu. Osman Olcay Yazıcı, 1953’te Trabzon’un Sürmene ilçesine bağlı Küçükdere Nahiyesinin...
15 Temmuz 1943'te Gümüşhane'ye bağlı Kelkit ilçesinin Dayısı köyünde doğdu. Ailesinin Kırıkkale'ye göçmesi üzerine ilkokulu orada tamamladı. Ortaokulu Merzifon ve Mersin askeri...