Welcome to Edebi Medeniyet : Ebedi Medeniyet   Hoparlörü tıklayıp seçtiğiniz alanı dinleyebilirsiniz Welcome to Edebi Medeniyet : Ebedi Medeniyet Powered By GSpeech
Edebi Medeniyet 
Ebedi Medeniyet

SUNUCU DEĞİŞİKLİĞİ NEDENİYLE SİTEMİZDE YER YER AKSAMALAR YAŞANMIŞTIR.. Şu anitibari ile sitemizi kararlı çalışmaktadır.

Prof.Dr.Hilmi ÖZDEN

Prof.DR. Hilmi ÖZDEN

(Okuma süresi: 40 - 80 dakika)

kirmizilar.com19. YÜZYILDA KAFKAS MACARLIĞI FİKRİ

19. yüzyılda, ilk zorlu etnografik, arkeolojik, dilbilimsel ve tarihi eserlerin ortaya çıktığı Macaristan'da bilimde önemli değişiklikler meydana gelmiştir. Macar Bilimler Akademisi, dergiler, kütüphaneler ile bilimsel topluluklar kuruldu ve çağın tarihçileri modern tarih yazımının temellerini küçümsediler. Tarih bilimi tarihöncesine büyük önem verdi ve Macar anavatanını arama, tarihçinin en asil ve en önemli görevlerinden biriydi. Zaten 18. yüzyılda Macarların kökeni teorileri - Fin-Ugor veya Türk-Tatar - hakkında bir tartışma başlatmıştı. Bu teoriler ve temsilcileri, bilimsel dergilerin sütunlarında ve yeni kurulan Akademi'nin duvarlarında baskın bir konuma sahip olsalar da, hem Türk-Tatar kökenli hem de Fin-Ugor akrabalığı fikrine karşı pek çok muhalif vardı.

Read more MACAR KAYNAKLARINA GÖRE TURAN COĞRAFYASINDA (KUZEY) KAFKASYA Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 14 - 27 dakika)

hilmi ozden21041TÜRK ROMANI ve MİZAH

Türk Romanı’nda mizah, Tanzimat dönemi yazarlarına kadar uzanmaktadır. Fakat mizah ile ironi arasında net ayrımların yapılmadığı bu dönem yazarları için mizahî roman yazma niyetiyle roman kaleme almışlardır diyemeyiz. Örneğin: Ahmet Mithat'ın ironik öğeler taşıyan bir romanı "Müşahedat"tır. Bu roman üst kurmaca örneği olup, "romanın romanı"dır. Her ne kadar Ahmet Mithat Efendi bu romanını, Emil Zola'yı örnek alıp "natüralist roman" örneği olarak nitelendirse de, "Müşahedat", bir romanın nasıl yazıldığını konu alması yönüyle üst kurmacadır.

Read more MİZAH, TARİH VE İNSAN- 3 Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 15 - 30 dakika)

hilmi ozdenBeyinden Vücuda

Bedenimiz üzerindeki kontrol ve etkimiz konusunda kendimizi küçümsüyoruz. Bizler kalbimizin, midemizin kendiliğinden çalıştığını ve onların üzerinde bir kontrolümüz olmadığını düşünüyoruz, oysa yapılan araştırmalar bunun tam aksini gösteriyor. Duygularımızın oluşum mekanizması ve değiştirilebilme kapasitesi hakkında pek fazla bilgiye sahip değiliz. Bize ait olduğunu düşündüğümüz birçok korku, öfke, sevinç duygularının aslında taklit yoluyla öğrendiğimiz, belki de bir başkasının duygulanımları olduğunun farkında değiliz.

Read more MİZAH, TARİH VE İNSAN- 2 Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 6 - 11 dakika)

memluklarXIII. yüzyıl başlarından itibaren dağınıklıkları ve gittikçe daralan imkanları nedeniyle hayat şartları zorlaşan Kıpçaklar, özellikle kıtlık ve hayvan hastalıklarının baş gösterdiği yıllarda, Deşt-i Kıpçak’ta İslavların da etkisiyle eski tarihlerden beri devam ede gelen bir geleneğe uyarak sıhhatli ve gürbüz çocuklarını para karşılığında başka müreffeh ülkelere göndermeye başlamışlardır. 

Read more KIPÇAK’LARDAN ÇERKES’LERE KÖLEMEN’LER Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 18 - 36 dakika)

hilmi ozden2104“Turgay YILDIZ’a Saygı ve Dostlukla” 

 GÜLMENİN TARİHİ

Başlangıçta Gülme vardı. Yaklaşık olarak İÖ üçüncü yüzyılda yazılmış simya konusundaki bir Mısır papirüsüne göre dünya böyle oluşmuştur. Tanrı, ne zaman bir Eski Mısırlı gülse, kendiliğinden havayı temizliyor, neşeyle dünyayı yeniden yaratıyordu.[1] Yahudiler ve Hıristiyanlar da Tanrı'nın soluğunu kutsal sayarlar, ama Tanrı'ya bir ağırbaşlılık havası egemendir. Yahudi geleneğinde, Tanrı bir avuç toprağa soluğunu üfler ve Âdem'e can verir. Ne var ki, Âdem yasak meyveden tadabilmek uğruna Tanrı'ya itaatsizlik ettikten sonra. Tanrı onu en zayıf noktasından cezalandırıp soluğuna bir sınırlama getirir. Tanrı Yahudilere yaşamlarının sonunda soluklarını (ruach) ona geri vermelerini buyurur. Soluk, gelişimizle gidişimizi belirler; bir soluk alışla dünyaya gelir, bir soluk verişle dünyadan ayrılırız. Bu değerli armağanın geri verilmesiyle, yaşam çemberi sürekli olarak döner, sonsuz bilgeliğiyle Tanrı'nın her zaman son gülen olmasını sağlar.[2]

Read more MİZAH, TARİH VE İNSAN- 1 Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 2 - 4 dakika)

hilmi ozden“Çocuklar gelin gelin, çabuk olun saklanın, yine musallat oldular”. Kerim ağa odanın altına yaptığı gizli bir mahzene çocuklarını sakladı. Bölücü teröristler köylerden çocuk kaçırıyorlardı. İnsanlar illallah etmişti, vatandaş “barış süreci” diye aldatılıyordu. Dağa gitmemek için canına kıyanlar bile vardı. Fakat bunu duyurmak sağır kalplere mümkün değildi. Kerim ağanın kardeşinin kızını PKK sürüleri dağa kaldırdığından beri aile tedirgin ve bitkindi.

Read more İFFETTEKİ VATAN Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 7 - 14 dakika)

nevruzEskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkentliği emanetini “21. Mart. 2014” Nevrûz günü Tataristan’ın Başkenti Kazan’a teslim etti. 21. Mart. 2014 sabah 10.00’da vilayet meydanında Nevrûz ateşinin yakılması ile törenler başlamış oldu. Dede Korkut gölgesinde yakılan Ateş Türk Boyları ve Akraba Toplulukları arasındaki dostluk çırasını da tutuşturmuş oldu. Ateşin harlandırıldığı, örs üstünde demirin dövüldüğü “Ergenekon” destanımızın temsil edildiği bir başlangıç yapılıyordu.

Read more BİR NEVRÛZ HATIRASI NEVRÛZ’DAKİ VATAN Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 6 - 11 dakika)

hutbeBir Ramazan ayı başlangıcının öncesi cumada vaaz veren konuşmacı hoca önce Türkçe, Sonra Arapça, en sonra da İngilizce konuştu. Bunun üzerine. Önce “müezzine” ve “cemattaki bir ilahiyat hocasına” aramızda “İngiliz misafir mi var dedim”. Onlar “hayır, bizde anlamadık, niye böyle konuştu” dediler. Bunun üzerine ayağa kalkarak cemaata hitaben "Is there any english man in this here" (Burada İngiliz herhangi biri var mı?) diye seslendim. kimse el kaldırmadı. Namazı kıldıracak hoca “namazdan sonra konuşalım” deyince ona ; "vaktimizi vaaz'a aldırıyorsun" dedim ve namaza başladık.

Read more CAMİ’DEKİ İNGİLİZCE TÜRKÇE’DEKİ VATAN Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 4 - 8 dakika)

26/Şubat/ 2014 çarşamba günü Ankara Irak Kültür Ateşeliği’nden Muhammed Beyatlı Bey telefonla arıyor “Hilmi Bey, Cuma gün Irak Kut kentine gideceksiniz…”
Nedir ne değildir, öğrenemeden yurt dışı işlemleri için pasaportumu Muhammed bey vasıtası ile Irak Büyükelçiliğine gönderiyorum. O aynı zamanda Türk Dışişleri Bakanlığına da bilgi verecek. Bu arada KUT kentinde Üniversite Günleri olduğunu öğreniyorum. İlgi ve çalışma saham olan “Ratlarda damar anastomoz teknikleri”ni anlatacağım. Öğretim görevlisi. Dr. Semih Öz Bey ve Fakülte Bilgi işlemden Zekeriya Bey birlikte bana üç adet video görüntülerini daha önce hazırladığımız CD ve DVD’leri çoğaltıyorlar. Akşam eve geldiğimde eşim Müjgân Hanıma Irak’a gideceğimi söylüyorum.

Read more KUT’ÜL AMARE’DE VATAN Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 4 - 7 dakika)

ertugrulgazi turbesiBir kaç aile çocuklarımızla birlikte Osmanlı Cihan Devletinin kurulduğu yerleri görmek ve taze gönüllere, körpe dimağlara Söğüt’teki Vatan havasını tattırmak istedik. Hayati ÇETİN kardeşimizin Söğüt Belediye Başkanı Osman GÜNEŞ beyden aldığı randevu ile gezimize başladık. Osman Bey ziyaretimiz sırasında Söğüt Şenliklerinin başlangıcı, Ertuğrul Gazi ve Kayı boyu hakkında detaylı açıklamalar yaptı. Çocuklara verdiği kitapçıklar ve broşürlerle yanından ayrıldık. Daha sonra Söğüt Müzesini, Bilecik Üniversitesi sergisini gezdik.

Read more SÖĞÜT'TEKİ VATAN Yorum yaz (0 Yorumlar)
Menâkıb-ı Mustafa Safî müellifi Derviş İbrahim Hilmî Bey’in kendisinden üç yaş küçük olan kardeşi Muhammed Zühdî Bey, Boluludur ve Mudurnulu Halil Rahmî Efendi’nin...
Sanatçı ve Devlet Adamı Gece on buçuk sularında kapısı çalınıyor Alaeddin Bey'in, kapıda polisler. Cumhurbaşkanı Celal Bayar hanım öğretmenler için bir yemek vermiş. Sohbet...
Alaeddin Bey 19 Kasım 1994 de Harbiye Kültür Konser Salonunda hicaz bir şarkı okuyor. "Kimseyi böyle perîşân etme Allâh'ım yeter, Uyku tutmaz, bir ümit yok, gelmiyor hiçbir...
Makedon isyancılar Cemile'nin annesini, babasını katlediyor. Henüz beş yaşındaki Cemile'yi de süngülemişler, öldü diye bırakmışlar. Saatler sonra Osmanlı askeri bulmuş,...
Yahya Kemal Beyatlı, kendi kuşağına ve daha sonraki kuşaklara mensup birçok şairi yazarı ve kültür adamını etkilemiş bir şairdir. Onun meydana getirdiği etki ve bıraktığı iz,...
Türk edebiyatının daima ağır basan kefesi, Türklüğün ortak değeri Dede Korkut Hikâyeleri; mitoloji, tarih, sosyoloji ve kültür gibi alanlarda kaynak durumundadır. İçeriğinin...
Mehmet Kaplan, üniversitelerde, sanat, edebiyat ve kültür çevrelerinde tanınmış bir edebiyat araştırmacısı; eleştirmen, denemeci, “müşfik ve müşvik bir hoca”, kültür adamı,...
Alaeddin Yavaşça 1945 yılında İstanbul Erkek Lisesini birincilikle bitirir ve tıp fakültesi imtihanlarını kazanır, tıp tahsiline başlar. Son sınıfta bir fasıl toplantısındadır....
Alaeddin Yavaşça emanetini teslim etti. Beşiktaş'taki Yahya Efendi Türbesi Haziresi'ne defnedildi. Yahya Kemal diyordu ya "Kökü mazide olan atiyim" diye. Tam Alaeddin Yavaşça...
Oğuzların atası Oğuz Han ve oğullarının destanını anlatan başlıca iki kaynak vardır. Bunlardan birincisi Paris Milli Kütüphanesi’nde bulunan Uygur yazısıyla yazılmış, eksik tek...
Türk illeri dünyanın en eski illerinden olarak, dört bin yıla yakın keçmişl a rind a Asya, Afrika ve Avrupa qitelerine yayılmışlar ve oralarda büyük millet ve devletler...
Uygur Devleti, İslamiyet’ten önceki Türk imparatorluklarının sonuncusudur. M. VIII. aşıra kadar Dokuz Oğuz boylarıyla birlikte Moğolistan’ın şimalinde yaşayan On Uygurlar,...
“Tarihî çeşmeler zamanın gözleridir. Geçmişten geleceğe bakarlar. Hiç ummadığınız bir köşe başında bile tarihin şahitleri olarak karşınıza dikilirler. Siz önünden geçip...
Günümüzde geçmişte hiçbir zaman olmadığı kadar fazla insan tarih yazmanın, aynı şekilde hiçbir zaman olmadığı kadar insan da geçmişe dair bilgi edinmenin peşindedir. Bu...
Türk dünyası edebiyatlarının önemli bir parçasını teşkil eden Özbek edebiyatı, Özbekistan’ın bağımsızlığa kavuşmasıyla birlikte, kendine özgü metotlar geliştirerek dünya...
Hoparlörü tıklayıp seçtiğiniz alanı dinleyebilirsiniz Powered By GSpeech