Welcome to Edebi Medeniyet : Ebedi Medeniyet   Hoparlörü tıklayıp seçtiğiniz alanı dinleyebilirsiniz Welcome to Edebi Medeniyet : Ebedi Medeniyet Powered By GSpeech
Edebi Medeniyet 
Ebedi Medeniyet

Metin SAVAŞ

Metin SAVAŞ

(Okuma süresi: 5 - 10 dakika)

ilkel topluluklar

ilkel topluluklar
İlkel topluluklar dönemi milyonlarca yıl handiyse hiç değişmeden tekdüze bir şekilde akıp gitti. Bu milyonlarca yıllık tekdüzeliğin insan psikolojisine etkileri acaba nasıl olmuştur?

Ben şimdi burada bunu, hem romancı hassasiyetiyle hem de herkes gibi bir insan olmamın güdüleri ile anlayıp çözmeye gayret edeceğim. Şunu unutmayalım ki bir milyon yıl önceki insan da şimdiki insan da aynı mayanın hamurudur.

Read more İLKEL İNSANDAN MODERN İNSANA DUYGULARIN DEĞİŞMEZLİĞİ Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 3 - 6 dakika)

metaforlar

metaforlar
Metaforlar gündelik hayatlarımızda bizimle birlikte yaşayan yaygın kavramlardır. Bazı kavramlar dar alanlarda kullanılır. Örneğin hiç kimse kahvehane sohbetinde ya da çarşı-pazar alışverişinde ontoloji kavramını kullanmaz. Bu kavramı derinlemesine bilen kişi de kullanmaz, ne olup ne olmadığını bilmeyen kişi de kullanmaz.

Read more METAFORLARIN GERÇEK EVRENİ Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 3 - 6 dakika)

turk dunyasinin ortak metin savas

turk dunyasinin ortak metin savas
Bir önceki yazımızda Türk dünyasının Ortak Türkçe etrafında birleştirilmesi konusuna değinmiştik. Türk yurtlarında yaşayanları tek bir toplum olarak kabul edersek, bu tek toplumun ortak bir anlaşma/uzlaşma dilinin olması da zorunludur. Biz buna şimdilik Ortak Türkçe adını verdik. Diğer türlü, Ortak Türkçe bulunmadığı takdirde, amiyane tabirle ifade edersek, her kafadan ayrı ses çıkacağı için dil üzerinden duygudaşlık oluşmayacaktır. Ortak Türkçe iradesi hâkim kılındığında ise ister istemez diğer Türkçeler gölgede bırakılacaktır.

Read more TÜRK DÜNYASININ ORTAK KİMLİĞİNİ İNŞA ETMEK - 5 Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 5 - 10 dakika)

turklerde kurt totem

turklerde kurt totem
Totem dediğimiz şey çoğuncası bir hayvandır. Nadiren bir bitkidir ve kimi zaman da yağmur veya ırmak gibi doğa olayıdır. Sigmund Freud totemin bütün sülâleyle özel bir ilişki içinde bulunduğunu söyler. Totem muayyen bir sülâlenin (klanın, boyun) atasıdır ve koruyucusudur. Pek çok muhitte, totem kendi türünün bütün bireylerine atfedilir. Diyelim ki A klanının totemi kaplandır. Fakat herhangi bir kaplan değildir. Doğadaki bütün kaplanlar totem kapsamındadırlar. Her klan kendi totemine tazimde bulunur ve törenlerde totem taklit edilir.

Read more TOTEMLERE BİR BAKIŞ DENEMESİ Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 3 - 6 dakika)

metin Savas turk kimligi

metin Savas turk kimligi
Dilbilimci Steven Roger Fischer bugün için Çin dillerinin sekiz ana lehçesi bulunduğunu bildiriyor. Fakat aslında bu sekiz ana lehçe Türkçenin lehçeleri gibi birbirine yakın değildir. Bilindiği üzere Çuvaşça ile Sahaca (Yakutça) ilk bakışta tanınmayacak kertede Türkçeden ayrı görünümlü iki farklı dil gibidir. Türkçenin diğer bütün lehçeleriyse birbirlerine epeyce yakındırlar. Çuvaşça ile Sahacanın başka dillermiş gibi görünmesine benzetirsek Çincenin sekiz ana lehçesi de böyledirler. Çin ülkesinin hâkim lehçesi Mandarin Çincesidir. Steven Roger Fischer ne diyor bir bakalım: “Çin dillerinin sekiz ana lehçesi aslında bir dil ailesi oluşturmaktadır. Çünkü bunların her biri pek çok lehçeye sahip olan, birbirleriyle anlaşamayan bağımsız diller haline gelmiştir.”[1]

Read more TÜRK DÜNYASININ ORTAK KİMLİĞİNİ İNŞA ETMEK - 4 Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 3 - 6 dakika)

erlik disikurt

erlik disikurt
Ergenekon Destanı anlatısındaki eli ayağı budanmış son Türk aynı zamanda, tek kalmış olması itibarıyla, ilk atadır. Çünkü yok edilmiş Türk kavmi, mitik anlatı kurgusu çerçevesinde düşünürsek, geriye sağ kalabilen son kişinin soyunun türemesiyle yeniden çoğalıp varoluş kazanabilmiştir. Bektaşilikteki devriye nazariyesiyle ilintili olan bu mitik kurgu son derece bariz bir şekilde sonsuz döngü anlayışının yansımasıdır. “Sufilerin dairesel varlık anlayışında son ontolojik yönden ilk demektir. Çünkü dairesel bir varlık anlayışında sonun başlangıca dönmesi ve onunla bir olması gerekir.”[1]

Read more YENİ DÜNYA DÜZENİNE ALTERNATİF OLARAK TÜRKLÜK EVRENİ Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 3 - 6 dakika)

metafor

metafor
Metaforlar gündelik hayatlarımızda bizimle birlikte yaşayan yaygın kavramlardır. Bazı kavramlar dar alanlarda kullanılır. Örneğin hiç kimse kahvehane sohbetinde ya da çarşı-pazar alışverişinde ontoloji kavramını kullanmaz. Bu kavramı derinlemesine bilen kişi de kullanmaz, ne olup ne olmadığını bilmeyen kişi de kullanmaz. Felsefeciler felsefe yaparlarken kendi kavramlarını kullanırlar. Tıpçılar tıp dünyasının içindeyken kendi kavramlarını kullanırlar. Felsefeci Takiyettin Mengüşoğlu hırdavatçıya gittiğinde felsefi terminolojiyi askıya alır ve hırdavatçı karşısında çivinin ontolojisinden ahkâm kesmez. Bir cerrah tatile çıktığında köydeki Fatma Bacıyla sohbet ederken aort damarının işleyişini artık düşünmez. Meslek dillerinde de elbette sayısız metaforlar kullanılır.

Read more METAFORLARIN GERÇEK EVRENİ Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 3 - 6 dakika)

yabancilasma

yabancilasma
Yabancılaşmanın iki yönü

Yabancılaşma olgusunu bizler çoğu zaman tek yönlü algılarız, tek yönlü düşünürüz ve tek yönlü yargılarız. Kişinin veya toplumun birtakım değerlerden, birtakım kodlardan uzaklaşması olarak yabancılaşma aslında iki yönlüdür. Yabancılaşma dediğimizde birtakım kodlar karşısında kişinin ya da toplumun tanınmaz hale gelmişliğini kastediyor gibiyizdir. Tabii aynı şekilde kişi veya toplum da o birtakım kodları kendisine tanınmaz kılıyordur. Yabancılaşma kavramını Hegel ve Marks üzerinden sorgulayan Umberto Eco “Açık Yapıt” adlı kitabında bu kavramın gerçekte iki boyutlu olduğunu ortaya koyuyor. Yabancılaşmanın ilk boyutu başka bir şey adına kendinden vazgeçme, o başka şeye kendini bırakma, kendisini ona kaptırma ve kendisi dışında bir şeyde başkası olma durumudurO başka şey tabiatıyla dışsal bir güçtür.

Read more YABANCILAŞMA OLGUSUNA YÖNELİK BİRTAKIM DÜŞÜNCELER Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 3 - 6 dakika)

kaos

kaos
Türk cihan hâkimiyeti mefkûresi olarak Oğuz Kağan Destanından Cengiz Han’a, Türklük düşüncesi dışında olarak da Napolyon’dan Adolf Hitler’e, Emevi-Abbasi ihtiraslarından Evangelist saplantılara dek Dünya Egemenliği hedefi hep var olmuştur. Çin de bugün itibarıyla aşırı özgüven nedeniyle Asya kıtasının bütününe tahakküm etme arzusunun işaretlerini vermektedir. Tabiatıyla her güç unsuru kendisindeki Dünya Egemenliği hedefine meşruiyet yükleyecek birtakım dayanaklar bulmakta, üretmekte ve ileri sürmektedir. George Orwell’ın 1984 adlı romanındaki kurguda gezegenimizin üç süper devletçe paylaşıldığını tekrar hatırlayalım.

Read more DÜNYAYI AMERİKANLAŞTIRMAK VEYA KUTSAL KAOS Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 4 - 7 dakika)
dogaveinsan
dogaveinsan
Bu yazımızda doğa ile insan ilişkisine kısaca değineceğiz. İlk önce şunu soralım: Doğa insana zarar verir mi? Tabii ki veriyor. Depremleri, toprak kaymalarını, okyanusun dev dalgalarını, tayfunları, yıldırım çarpmasını, yılan ve akrep gibi zehirli hayvanları akla getirdiğimizde doğanın biz insanlara ölümcül zararlar verdiğini inkâr edemiyoruz. Fakat bütün bunlar doğal zararlardır. Bütün bu zararlar doğa yasaları içinde vuku bulan olgulardır. Bu zararların hiçbiri doğanın dışındaki bir itkiyle vuku bulmuyor. Ama bir de biz insanların eylemleri nedeniyle vuku bulan doğal zararlar vardır. Biz herhangi bir şekilde doğanın kendi yapısını bozduğumuzda karşılaştığımız zararlar vardır. Örneğin, bir yörede ormanları yok ettiğimizde o yörenin doğal yapısı bozulduğu için zarara uğrayabiliyoruz. Doğal dengenin bozulmuşluğu bir felakete yol açabiliyor. Biz bu duruma doğanın intikamı diyoruz. Şu halde doğanın insana zarar vermesinin yanı sıra insan da doğaya zarar vermektedir. Doğanın biz insanlardan intikam almasını meşru görüyoruz, gelgelelim insanların doğaya zarar vermesini insanın doğadan intikam almasına pek yoramıyoruz. Demek ki doğanın intikam alması doğaldır fakat insanın doğaya zarar vermesi ve insanın doğadan intikam almaya yeltenmesi doğal değildir yargısına kolayca varabiliriz.
Read more DOĞA, İNSAN, BİLİM ADAMI, BAKŞI VE VARLIK ALANIMIZ Yorum yaz (0 Yorumlar)
Uygur Devleti, İslamiyet’ten önceki Türk imparatorluklarının sonuncusudur. M. VIII. aşıra kadar Dokuz Oğuz boylarıyla birlikte Moğolistan’ın şimalinde yaşayan On Uygurlar,...
Oğuzların atası Oğuz Han ve oğullarının destanını anlatan başlıca iki kaynak vardır. Bunlardan birincisi Paris Milli Kütüphanesi’nde bulunan Uygur yazısıyla yazılmış, eksik tek...
Mehmet Âkif’in Ailesi Mehmed Âkif, ana tarafından Buhâralı bir aileye mensuptur; şeceresini, bir buçuk – iki asır önce, Buhâra’dan Anadolu'ya göç eden Hekim Hacı Baba'ya kadar...
Günümüzde geçmişte hiçbir zaman olmadığı kadar fazla insan tarih yazmanın, aynı şekilde hiçbir zaman olmadığı kadar insan da geçmişe dair bilgi edinmenin peşindedir. Bu...
Türk dünyası edebiyatlarının önemli bir parçasını teşkil eden Özbek edebiyatı, Özbekistan’ın bağımsızlığa kavuşmasıyla birlikte, kendine özgü metotlar geliştirerek dünya...
“Tarihî çeşmeler zamanın gözleridir. Geçmişten geleceğe bakarlar. Hiç ummadığınız bir köşe başında bile tarihin şahitleri olarak karşınıza dikilirler. Siz önünden geçip...
Türk illeri dünyanın en eski illerinden olarak, dört bin yıla yakın keçmişl a rind a Asya, Afrika ve Avrupa qitelerine yayılmışlar ve oralarda büyük millet ve devletler...
Filizlenmeye başlarken bir ‘toplumsal durum’, vücut kazandıktan sonra da bir ‘insanlık durumu’ olan uygarlık, tesadüfi bir yapılanma değildir ve bağlantısız unsurların bir araya...
Ömer Seyfettin, “11 Mart 1884 günü -Rûmî takvimle 28 Şubat 1299- Balıkesir’in Gönen ilçesinde doğdu.”[2]Ömer Seyfettin’in ilerleyen yaşlarında Gönen özlemini ve çocukluk...
Ahlak ve hukuk, insan-insan ilişkisinden doğar. Sağlıklı her ilişki biçimi bir değeri gerçekleştirmeye yöneliktir. İnsanın, bütün anlamlı eylemleri de değerlerden kaynaklanır.
Kâinatın yaratılışında, âdeta sonsuz, sayısız olan varlıkların nizam ve intizamında görülen sayısız hikmetler, gözetilen sayısız gayeler vardır Bu amaçların başında, hiç şüphesiz...
1865 yılında Fatih’in Sarıgüzel Mahallesi’nde doğdu. Babası Menteşeoğulları’ndan Bahaeddin Efendi, annesi zengin bir ailenin yanında evlatlık olarak yetişen Nevber Hanım’dır....
“Ben ki, sultanlar sultanı, hakanlar hakanı, hükümdarlara taç giydiren, Allah’ın yeryüzündeki gölgesi ve atalarımın fethettiği Akdeniz’in, Karadeniz’in, Rumeli’nin, Anadolu’nun,...
Odlar Yurdu, Azerbaycan Bakü'de doğdu. Liseden beri edebi ve sanatsal etkinliklerle ilgilendi. Türk ve Irak Türkmen edebiyatının gazete, dergi, şiir koleksiyonları, dergileri ve...
(1873 - 1936) 1 Mehmed Âkif Ersoy, şair, fikir adamı, veteriner, eğitimci, vaiz, hafız, milletvekili, İstiklal Marşı‘nın şairi, millî şair, vatan şairi. 1873‘te İstanbul‘da Fatih...
Hoparlörü tıklayıp seçtiğiniz alanı dinleyebilirsiniz Powered By GSpeech