Welcome to Edebi Medeniyet : Ebedi Medeniyet   Hoparlörü tıklayıp seçtiğiniz alanı dinleyebilirsiniz Welcome to Edebi Medeniyet : Ebedi Medeniyet Powered By GSpeech

Özcan TÜRKMEN

Özcan TÜRKMEN

(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)

hafiflik belaEvet, evet; hafiflik gerçekten bela…

Sözde, davranışta, ilişkide … haddini bilmeyen, hepimizi zorlayan o kadar çok insan var ki.

O kadar çok insan var ki bir konuda bilgisi olmadığı halde kendini bilgili göstermeye çabalayan, bilgiçlik taslayan.

Kendini bilmeyen, burnu büyük, yüz buldukça astarını isteyen o kadar çok insan var ki.

Biz de böyleyiz belki. Farkında bile değiliz tenkit ettiğimiz durumun. 

Read more HAFİFLİK BAŞA BELA Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)

hak deyinceŞehitlerimizin ülkemizde, devletimizde, milletimizde hakkı var.

Hepimizin hepimizde herhangi bir şekilde hakkı var.

Bilenin bilmeyende, olanın olmayanda hakkı var.

Milletimizin hepimizde hakkı var.

Haksızlığa uğramaktan şikâyet eder dururuz da haksızlık yapma huyumuzdan vaz geçemeyiz bir türlü.

Her emeğin bir değer olduğunun farkındayız farkında olmasına da değerlerin korunmasında etkili olamıyoruz bir türlü.

Hakkımız var olmasına var da açlık; ne dost ne akraba ne insanlık ne de hak tanıyor.

Hakkımız var hakkımızı var da adaletin gözü kör oldukça, hakkaniyet olmadıkça hak yerini bulmuyor.

Ne yaparsak yapalım hak etmeyi bilemezsek hak; bizim olmuyor, olamıyor.

Haklının hakkını veremedikçe güçsüzleşiyoruz; hakkımız kayboluyor.

Kimden nereden nasıl öğrenmişsek başkalarının hakkını verirken cimri davranıyoruz.

Bir tek kişiye yapılan haksızlığın bütün topluluğa yöneltilmiş bir tehdit olduğunu kavrayamıyoruz.

Birbirimize haksızlık ettiğimiz zamanları yok sayar durumdayız.

Devenin boynuz ararken kulaktan olduğu hesaptan haksızlık peşinden koşup duruyoruz.

Hepimiz biliyoruz. Atasözümüz çok güzel özetliyor: 

‘Hak dedikten sonra akan su durur.’

Dilimizden düşürmeyiz şairin sözünü: 

‘Hak istediğin kadar hak verebilmek gerek / Adalet dağıtırken âdil olmalı yürek.’

Biliriz, söyleriz, hatta haykırırız haykırmasına da hak edenle hak etmeyeni, daha çok hak edenle daha az hak edeni ayırmada önemli aksamalar oluyor çoğu zaman. 

Olsun; ‘Kuvvetli olanın muhakkak haklı olması gerekmiyor’ ya.

Olsun; ‘Hak yenir ama hazmedilmez’ ya.

Ne diyelim. Yine atasözümüze müracaat ediyorum ben: 

‘Dinsizin hakkından imansız gelir.’

Müracaat ediyorum ama şu düsturu da unutmuyorum ben: 

‘Sana yapılan haksızlıkları toza, iyilikleri ise mermere yaz.’

Evet, evet; yine bir anonim kıssaya kulak verelim biz. Şöyle ki:

“Ormanda kötü bir dönem yaşanıyordu. Büyük ve güçlü hayvanlara yem olan güçsüz hayvanlar iyi saklanıyor, kendilerini iyi koruyorlardı. 

Bu durum karşısında aslan, ayı ve tilki güçlerini birleştirmeye karar verdi. Üçlü ittifak yapınca da bir başkan seçmek gerekti ve aslan oy birliğiyle başkan, ayı ile tilki de eşit haklarla başkan yardımcıları oldular. 

Yönetimle ilgili problemleri çözdükten sonra avlanmaya çıktılar ve örgütlenmenin meyvelerini kısa sürede aldılar. Yardımcılarının desteğiyle aslan, bir yaban eşeği yakaladı. Bir ceylanı kıstırmış olan ayıya yardım ettiler, ceylan da yakalandı. Ardından, aslanla ayının korkuttuğu bir tavşan, tilkinin pençelerinin arasına düştü.

İlk buluşma yerlerinde bir araya geldiler. Üçünün de neşesi yerindeydi ama üçünün de karnı açlıktan gurulduyordu. Avları ortaya koydular ve aslan ayıya dönüp ‘Şimdi bunları paylaşma zamanı geldi’ dedi. ‘Tabii ki hakka ve hukuka göre paylaşacağız. Söyle bakalım fikrin nedir?’ 

Ayı ‘Durum ortada sayın başkan’ dedi. ‘Yaban eşeği sizin, ceylan benim, tavşan da tilkinin...’ 

Aslanın gözünde yıldırımlar çaktı ve bir pençede ayının başını gövdesinden ayırdı. Sonra tilkiye dönerek ‘Bu senin arkadaşın haktan hukuktan hiç anlamayan birisiymiş’ dedi. ‘Şimdi sen söyle bakalım fikrini’. 

Tilki, sesi biraz titreyerek ‘Sayın başkan! Hakkın ve hukukun gereğinin ne olduğu ortadadır.’ dedi. ‘Yaban eşeği öğle yemeğinizdir. Bunu yedikten sonra biraz dinlenir, akşam yemeği olarak ceylanı yersiniz. Sonra isterseniz tavşanı çerez yapar, isterseniz sabah kahvaltısına saklarsınız.’

Aslan bu cevaptan çok hoşlandı. ‘Aferin sana!’ dedi. ‘Böyle hakça düşünmeyi, hukuku nerede öğrendin?’

Tilki hemen, ‘Nereden öğreneceğim sayın başkanım!’ dedi. ‘Şu ayının başsız gövdesine baktım, o anda hepsi bir çırpıda aklıma geliverdi.’”

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)

haddimizi bilsekZor bir soru sordum değil mi?

Aslında soru değil sorunun cevabı zor bence. Sosyal hayatta genel kabul bu değil mi: ‘Ne ileri git ne geri kal’. 

Bakın, atalarımız bu konu ile de çok güzel bir söz etmişler:

‘Yağmur yağsa kış değil mi? / Kişi halini bilse hoş değil mi?’

Read more HADDİMİZİ BİLSEK N’OLUR? Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)

hayal kirikliklarimizHepimiz hayallerimizle yaşarız.

Hayallerimizin bir an elimizden alındığını düşünelim. Dünya çekilmez, yaşanmaz olur bence.

Ne kadar katılırsınız pek bilemem ama ‘Gerçek, hayalin ayak izidir.’ ifadesi, sağlıklı bir hayat mücadelesinde rehberimiz olmalı bence.

Hakikat ile hayali birbirine katık ederek yaşadığımız sürece mutluluğu çabuk yakalarız bence.

Read more HAYAL KIRIKLIKLARIMIZ Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)

hayal meyalAşağıdaki örnek olayı unutamam hiç:

Anne, çocuğuna ‘gerçek’, ‘rüya’ ve ‘hayal’ kavramlarını veriyor: Akşam evlerine girerken ‘Bak yavrum, evimize girişimiz ‘gerçek’, biraz sonra uyuduğunda göreceklerin ‘rüya’, babanın sana sınıfını geçtiğinde alacağını söylediği üç tekerli bisiklet de ‘hayal’dir.”

Read more HAYAL MEYAL ŞEYLER Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)

hayalgucumuz bizDüşünmeye başladıkça daha çok düşünüyoruz. Hayal etmeye başladıkça daha çok hayal ediyoruz. Evet, ‘Bizi olgunlaştıran şey düşünce ve hayal gücüdür.’

Hayal gücü, bizi bilmediğimiz yerlere uçuran bir rüzgârdır. ‘Hayal gücü, gökyüzüne şatolar kurmaktır.’, ‘Hayal gücü, ruhun gözüdür.’ 

Read more HAYAL GÜCÜMÜZ ve BİZ Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 2 - 4 dakika)

nicin dayanismaMehmed Âkif Ersoy (1873-1936), ‘Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez / Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez’ derken dayanışmayı ne de güzel anlatır.

Read more NİÇİN DAYANIŞMA? Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)

hayallerimizeKanuni (1499-1576) ve Mimar Sinan (1489-1588) arasında yaşandığı anlatılan kıssayı duymuşsunuzdur. Şöyle:

“Kanuni Sultan Süleyman, adını taşıyacak olan Süleymaniye Camii’nin yapımı için şu anki arsanın bulunduğu yeri beğenir. Mimar Sinan’ı da yanına alır; arazinin uygun olup olmadığını görmeye gider. 

Read more HAYALLERİMİZE NE OLDU? Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)

acidan uzak miyizHerhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ıstırap ile yani acı ile ilgili görüş alış verişinde bulunalım biraz:

Acı her yanımızda, acı her şeyimiz; acı vaz geçilmezimiz…

Acıdan, kederden, sıkıntıdan uzak yaşamak bu dünyada çok çok zoryaşadığımız sürece.Yaşadığımız sürece yakınımızda hep acı var, keder var, sıkıntı var, dert var.Acı, keder, sıkıntı, dert bizde yoksa da en yakınımızda var, en yakınımız yoksa da yakınımızda var.

Read more ACIDAN UZAK MIYIZ? Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)

gul acacak miGülden ayrı yaşamak mı dikenin acısını hoş görmek mi, desem ne dersiniz?

Ortası yok mu da diyebilirsiniz elbette ama arzumuz gül ise yok maalesef.

Gülü seçsek, güzeli seçsek de hiç bir güzellik tam olmayacak ki.

Her güzelin hoşa gitmeyen yanlarının da olduğunu zamanla öğreneceğiz.

Read more GÜL AÇACAK MI? Yorum yaz (0 Yorumlar)
Hoparlörü tıklayıp seçtiğiniz alanı dinleyebilirsiniz Powered By GSpeech