Edebi Medeniyet 
Ebedi Medeniyet

Prof.Dr.Saadettin YILDIZ

Prof.Dr. Saadettin YILDIZ

(Okuma süresi: 1 - 2 dakika)

bu vakit gececek s yildiz

bu vakit gececek s yildiz
Hindistanlı Müslüman bir sultan vezirinden, hüzünlüyken okuduğunda mutlu olacağı, mutluyken okuduğunda hüzünleneceği bir cümle nakşetmesini ister. Vezir onun için şu cümleyi nakşeder: “Bu vakit geçip gidecek”

Ne hüzün kalıcıdır ne de neşe… Işık nasıl karanlığa, karanlık nasıl ışıltıya dönüyorsa, hüzün de neşe de dönüyor. Bu dönüş olmasaydı her şey donardı. Her şey karanlık bir bulutun arkasında veya bir alev topunun arasında sıkışır kalırdı. 

Biz kaderin sunduğu bir bengisu sayesinde ayaktayız: Eğer hep güneş parlasaydı gözümüz göz olmaktan çıkar, etrafımızda kıpırdayan yaprakları, çırpınan serçeleri, kanatlanan kelebekleri unuturduk. Gün batacak, ay dolanıp kaybolacak, geceler “ıslak bir yorgan gibi” gelip her şeyi sarmalayacak ki sabah hayat tekrar başlasın. Ak ile kara, neşe ile hüzün, umut ile endişe sarmaş dolaş…

Read more “BU VAKİT GEÇİP GİDECEK”
(Okuma süresi: 8 - 15 dakika)

    mehmet akif asim ve genclik bilgi

    mehmet akif asim ve genclik bilgi
    Safahât’ı inceleyenler, onun bir tesbitler kitabı olduğunu kolaylıkla görmüşlerdir. Sosyal bünyeyi teşhir ederken etraflı bir müşahede süzgeci kullanan Mehmet Âkif, -realist, hattâ natüralist romancıların tavrına yakın bir tutumla- inceleyici, sebep-sonuç araştırıcı bir sanatkâr olarak karşımıza çıkar.

    Dış çevre tespitlerini böylesine dikkatle yapan ve onları nazma çeken bir sanatkâr, elbette, riskli bir yola girmiş olur; çünkü tespitler ne kadar ilgi çekici ve gerçekçi olursa olsun, şiir kılığına sokulamazsa, vezinli-kafiyeli bir düsturlar manzumesi ortaya çıkar; fakat şiir ölür.

    Read more SAFAHÂT’TA HESABA ÇEKİLEN İNSANIMIZ ve ÂSIM
(Okuma süresi: 2 - 4 dakika)

virus ve degisim

virus ve degisim
Konunun uzmanları, “virüsten sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” diyorlar. 

Çok şey değişir mi dünyada? Bunu, panik havası bittikten, ortalık yatıştıktan sonra görebilecek insanoğlu. Virüsten önce kaybetmiş olduğumuz değerleri bilir ve içine düştüğümüz durumu iyi analiz edersek onları geri kazanmanın ya da yerlerine yeni insani değerler üretmenin yolunu da bulabiliriz.

İnsanoğlu can korkusuyla eve kapandığı şu dönemde kendine şu üç soruyu sordu mu?

Read more VİRÜS NE DEĞİŞTİRECEK?
(Okuma süresi: 5 - 9 dakika)

sadettin yildiz2

sadettin yildiz2
Edebiyatta gelenek, ruh beraberliğinin, her türlü edebi verimde ortaya koyduğu bir alışkanlıklar bütünü ve değerler toplamı olarak tanımlanabilir. İçinde yaşadıkları toplumun çeşitli değer yargılarına göre yetişen sanatçılar, bu alışkanlık ve değerleri sistematize ederler; sistem yerleştikçe takipçileri çoğalır ve gelenek filizlenmeye başlar.

Sanatta devam esastır. Devamı sağlayan en önemli kaynak da gelenektir. Geleceğe kalmak isteyen bir sanatçının ilk yapacağı iş, geçmişe bakmaktır. Sanatçı yaratması, etrafında akıp duran hayatın -ister istemez- bir yerinden başlar, her edebî metin bir yeniden yaratıştır; fakat ilk yaratış değildir. Tanpınar, “Türkiye, Üçüncü Ahmed’den beri daima yeniden başlar.”1diyerek, yenileşmeyi, yeni işler başarmak değil, sadece “yeniden başlamak” şeklinde algılamış olmamızdan yakınıyor... Aynı şey sanat için de geçerlidir. Sanat, tıpkı hayat gibi, bilim gibi ciddî bir iştir; her fırsatta yeniden başlamak hiçbir zaman bitirememek anlamına gelmez mi?

Read more “EDEBİYATTA GELENEK” ÜSTÜNE BİR DENEME
(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)

sadettin yildiz 1

sadettin yildiz 1
(Sizden sonra adalet duygusuna hâlâ önem veren, kendisinden başka şeyleri de umursayan, az buçuk romantik, mesela hâlâ şiir okuyan, türkü dinleyip ağlayan, “vatana millete hayırlı bir evlat olmak” gibi sonraki nesillerin pek anlam veremediği bir derdi olan, kendilerini hırpalarcasına çalışan son çocuklar da sizin çocuklarınız…” diye bana yazan “imalat hatası” altın gençlerim, bu mektubun muhatabı değildir.)
-Çok sürse ayrılık, aradan geçse çok sene
Biz sende olmasak bile, sen bizdesin gene-
Yahya Kemal

Read more VİRÜS MEKTUBU
(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)

koresavasi

koresavasi
 -Kore Gazisi İbrahim Ethem Güney’in
ferah ve güzel hatırasına-

Yelkentepe’nin tam karşı yamacına tutunmuş mütevazi bir evde bir çocuk doğar. Kasabanın düşman geleli ne kadar azaldığı bilinmeyen nüfusuna bir kişi eklenmiş olur böylece. Asırlar önce aşkı uğruna tahtını-tacını terk etmiş olan bir kahramanın adaşıdır. O da “İbrahim” olsun istemiştir babası, o da “ Edhem” olsun…

Ne İbrahim olmak kolay, ne de Edhem olmak: Ateşten kurtulacaksın , şandan-şöhretten sıyrılacaksın… Ezâ döndürmeyecek seni yolundan, ceza caydıramayacak. Hem İbrahim olacaksın, hem Edhem: Ateş nedir? Hiç! Nemrut kimdir? Hiç! Taht ve taç nedir? Hiç!...

***

İbrahim Edhem, kundakta bir bebek; "Sarıkardeşler”in en küçüğü...

Düşman kasabayı ateşe verir ve halk can korkusuyla, namus kaygısıyla köylere sığınmak üzere yollara serpilir. Evler cayır cayır yanmaktadır. Düşman, kaçarken daha çok düşmandır; yakar yıkar, asar keser. Onun gözünde ne kurt masumdur ne kuzu, ne kuş!...

Read more BİR KORE GAZİSİ : İBRAHİM ETHEM
(Okuma süresi: 8 - 15 dakika)
bekir sitki erdogan
Bekir Sıtkı Erdoğan - bekir sitki erdogan
Geçmişten günümüze değin insanoğlunun varoluşunda rol oynayan en önemli ögelerden biri şüphesiz dildir. Dillerin zenginliği hakkında pek çok ölçüt bulunmasına rağmen, bunlardan en dikkat çekeni onların kelime dağarcığıdır. Ancak kelime dağarcığı, dillerdeki kelime sayısını nicel olarak yansıtması bakımından dili bütünüyle kavrayan bir terim olarak karşımıza çıkmaz. Buna karşın “söz varlığı”, dilin zenginliklerini bütün yönleriyle karşılayan bir ifade olarak kullanılır. Ayrıca, dilin zenginliği ifadesinden, sözü edilen dilin anlatım gücünü ve anlatma yollarının çeşitliliğini anlamak gerekir. Bu bakımdan Türkçe, dikkate değer bir dilbilimsel zenginlik göstermektedir.
Read more EDEBÎ METİNLERLE ZENGİNLEŞEN TÜRKÇE
(Okuma süresi: 3 - 6 dakika)

canakkalesavasi

canakkalesavasi
Çanakkale, Türk milletinin tâlihsiz bir şekilde dahil olduğu büyük harp içinde, tâlihinin döndüğü yerdir. 253 bin şehit vermek ve onlarla birlikte bir dârü’l-fünûn gömmek pahasına dönen, döndürülen bir tâlih...

Orada, Avrupa, Asya, Amerika, Afrika, Okyanusya bir araya gelmiş; dilleri, derileri, çehreleri farklı, fakat vahşette tamamıyla ortak bütün kavimlerin kaynadığı bir mahşer yaşanmıştır. Her büyük olay, kendi psikolojisi, kendi mantığı, kendi felsefî zemîni ve kendi tarihiyle beraber kendi edebiyatını da yaratır. Çanakkale Muharebeleri de kendi edebiyatını yaratmıştır ve bu edebiyat mahşerin şâhidi olmak gibi bir ayrıcalığa sahiptir.

Read more EDEBİYATIMIZDA ÇANAKKALE MUHAREBELERİ
(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)

mehmetakif

mehmetakif
Dâhilîdir sadme.. hâriçten değil.. aslâ değil!

Sonra, olmaz ez-kazâ dünyâda bir şey, böyle bil!

Nâgehânî lâfzının ma’nâsı yoktur, herzedir:

En beyinsizler bu istikbâli zîrâ kestirir.

Gökten inmez bir de hiçbir şey.. bütün yerden taşar;

Kendi ahlâkıyla bir millet ölür, yâhut yaşar. 

         (Mehmet Âkif Ersoy,  Beşinci Safahat: Hâtıralar)

Read more SORULARA CEVAPLAR
(Okuma süresi: 8 - 16 dakika)
arifnihatasya
arifnihatasya
 
1.Giriş
Kıbrıs, eskiden beri Türk’ün ilgi alanı içinde önemli bir yere sahip olmuştur. Türkiye, askerî olsun, siyasî ve ticarî olsun, yaptığı her türlü planda, güney kıyılarının hemen karşısında yer alan bu adayı hesaba katmak ihtiyacını duymuştur. Fakat civar ülkelerin de ilgi alanları içinde bulunan bu “stratejik ada”da askerî-siyasî planların yürüyebilmesi için, iyi düşünülmüş kültür politikaları geliştirmek şarttır. Bu da esaslı bir eğitim stratejisi ile sağlanabilirdi.
Osmanlı Devleti, 307 yıllık egemenlik devresi sona erdikten sonra bile, Kıbrıs’a sırtını dönmemiş, burada bırakıp gitmek zorunda kaldığı Türkleri kaderlerine terk etmeye razı olmamıştır. Türkiye Cumhuriyeti de, zaman zaman çok zor şartlarda kalmasına; ileriyi görememekten kaynaklanan kesintilere rağmen, bu ilgiyi sürdürmüştür.
Kıbrıs Türklerinin, karşılarında her geçen gün kökleşen, güçlenen Megali İdea ile başa çıkabilmeleri için, kitle eğitimi yapabilecek bilgili, bilinçli, inançlı halk önderlerine ihtiyaçları vardı. Bu önderlerin başında, hiç şüphesiz, öğretmenler gelir. Kıbrıs Türklerinin bu konuda şanslı olduklarını söyleyebiliriz. “Kıbrıs’ın 1878’de İngiltere’ye devrinden sonra Osmanlı İmparatorluğu ile Türkiye Cumhuriyeti birinci (1914-1918) ve ikinci (1939-1945) dünya savaşları dışında Ada’ya öğretmen akışını düzenli olarak sürdürmüşlerdir.” (Fedai: 2006, s.205)
Read more ARİF NİHAT ASYA’NIN ŞİİRLERİNDE KIBRIS BENZETMELERİ
Odlar Yurdu, Azerbaycan Bakü'de doğdu. Liseden beri edebi ve sanatsal etkinliklerle ilgilendi. Türk ve Irak Türkmen edebiyatının gazete, dergi, şiir koleksiyonları, dergileri ve...
Sona Mahammad gizi Valiyeva, 1962 yılında Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'nin Sharur ilçesinde doğdu. 1984 yılında bugünkü Azerbaycan Devlet Kültür ve Sanat Üniversitesi'nden mezun...
Orta Asya Türkleri'nin dinî-tasavvufî hayatında geniş tesirler icra eden ve "pîr-i Türkistan" diye anılan mutasavvıf-şair, Yeseviyye tarikatının kurucusu. Ahmed Yesevi’nin tarihî...
Bulut bulut bembeyaz bir rüyadır çocukluk. Sonraya sadece ha­tırlananlar kalır. Kenarı tırtıklı sararmış fotoğraflardır vesikaları! Ve yakın akraba sohbetlerinde, "Ben...
Bir zamanlar Avrupa'da fizikçiler arasında önemli bir tartışma vu­ku bulur. Kâinattaki varlıklar acaba kendi içine mi bükülüyor? Eğer öyleyse onları çeken bir boyut olmalı ve bu...
Sert rejimler ve onların değişimi çabaları ile dolu ürkütücü ve bir o kadar da hayranlık uyandırıcı bir tarihe, insanlık tarihinin en cesur ama felâketli deneyimlerine sahip...
"Aslanın vücudu, yediği hayvanlardan mürekkeptir". Valery'nin, şairin, ken­dinden önce gelen şairlerle ilgisini anla­tan bir sözü. Fakat bu söz, şiir dışı alan­larda da geçerli....
Bu Vatan Toprağın Kara Bağrında Sıra Dağlar Gibi Duranlarındır ORHAN ŞAÎK GÖKYAY Türk edebiyatının en usta şairlerinden biri olan ve edebiyatımızda daha çok "Bu Vatan Kimin?"...
Ahmet Yılmaz Soyyer’in Şiir Dünyası Yılmaz Soyer, ya da şiir dışındaki çalışmalarıyla A. Yılmaz Soyyer, 1960 yılında Konya’nın Ereğli ilçesinde doğdu. Annesi ve babası o henüz...
1955 yılında Yalvaç (ISPARTA) ’ ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini memleketinde yaptı. Yüksek öğrenimini de Kırşehir ve İstanbul’da tamamladı. Çeşitli gazete ve dergilerde (Bizim...
Şair (D. 28 Haziran 1929, Göktepe kasabası / Sarıveliler / Karaman – Ö. 29 Ağustos 2018, İstanbul) 28 Haziran 1929 tarihinde Karaman ili Sarıveliler kazası Göktepe kasabasında...
Genç, beyaz, gürbüz kadın, tıpkı zalim âşığının hışmına uğramış evvel zaman cariyesine benziyordu... Soluk basma entarisi parça parçaydı. Gür, kıvırcık, kumral saçları, mermer...
Abdullah SATOĞLU Öyle bir insan tasavvur ediniz ki, hayatında şöhretten, şehvetten, kinden, alayıştan, mevkiden ve paradan hoşlanmamış; hiçbirşeye sadakada sarılmamış, istediği...
Şair, Yazar ve Gazeteci. Gazeteci yazar Osman Olcay Yazıcı 1953 Trabzon Sürmene doğumluydu. Osman Olcay Yazıcı, 1953’te Trabzon’un Sürmene ilçesine bağlı Küçükdere Nahiyesinin...
Mehmed Akif, 1873 yılında İstanbul'da, sade ve geleneksel bir hayatın yaşandığı Fatih'in Sarıgüzel semtinin Nasuh mahallesinde 12 numaralı evde (Büyük bir yangında harap olan bu...