Welcome to Edebi Medeniyet : Ebedi Medeniyet   Hoparlörü tıklayıp seçtiğiniz alanı dinleyebilirsiniz Welcome to Edebi Medeniyet : Ebedi Medeniyet Powered By GSpeech
Edebi Medeniyet 
Ebedi Medeniyet

SUNUCU DEĞİŞİKLİĞİ NEDENİYLE SİTEMİZDE YER YER AKSAMALAR YAŞANMIŞTIR.. Şu anitibari ile sitemizi kararlı çalışmaktadır.

Prof.Dr.Saadettin YILDIZ

Prof.Dr. Saadettin YILDIZ

(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)

fotograflar kokmuyorÇiçek fotoğrafları çekmek ne kadar güzel!…

Yapraklarında dolaşan damarları yakalamak, kaç tane yaprağın delirtici bir denge içinde meydana getirdiği nakışı objektifin tam ortasına yerleştirmek, ışığın titreştirdiği gölgeyi sabitlemek… Göz, çiçekteki rengin buram buram tüttüğünü görüyor; makine tütmenin donup kaldığı bir ânı yakalayıp zamandan koparıyor.

Read more FOTOĞRAFLAR KOKMUYOR Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 1 - 2 dakika)

bu vakit gececek s yildizHindistanlı Müslüman bir sultan vezirinden, hüzünlüyken okuduğunda mutlu olacağı, mutluyken okuduğunda hüzünleneceği bir cümle nakşetmesini ister. Vezir onun için şu cümleyi nakşeder: “Bu vakit geçip gidecek”

Ne hüzün kalıcıdır ne de neşe… Işık nasıl karanlığa, karanlık nasıl ışıltıya dönüyorsa, hüzün de neşe de dönüyor. Bu dönüş olmasaydı her şey donardı. Her şey karanlık bir bulutun arkasında veya bir alev topunun arasında sıkışır kalırdı. 

Biz kaderin sunduğu bir bengisu sayesinde ayaktayız: Eğer hep güneş parlasaydı gözümüz göz olmaktan çıkar, etrafımızda kıpırdayan yaprakları, çırpınan serçeleri, kanatlanan kelebekleri unuturduk. Gün batacak, ay dolanıp kaybolacak, geceler “ıslak bir yorgan gibi” gelip her şeyi sarmalayacak ki sabah hayat tekrar başlasın. Ak ile kara, neşe ile hüzün, umut ile endişe sarmaş dolaş…

Read more “BU VAKİT GEÇİP GİDECEK” Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 8 - 15 dakika)

    mehmet akif asim ve genclik bilgiSafahât’ı inceleyenler, onun bir tesbitler kitabı olduğunu kolaylıkla görmüşlerdir. Sosyal bünyeyi teşhir ederken etraflı bir müşahede süzgeci kullanan Mehmet Âkif, -realist, hattâ natüralist romancıların tavrına yakın bir tutumla- inceleyici, sebep-sonuç araştırıcı bir sanatkâr olarak karşımıza çıkar.

    Dış çevre tespitlerini böylesine dikkatle yapan ve onları nazma çeken bir sanatkâr, elbette, riskli bir yola girmiş olur; çünkü tespitler ne kadar ilgi çekici ve gerçekçi olursa olsun, şiir kılığına sokulamazsa, vezinli-kafiyeli bir düsturlar manzumesi ortaya çıkar; fakat şiir ölür.

    Read more SAFAHÂT’TA HESABA ÇEKİLEN İNSANIMIZ ve ÂSIM Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)

mehmetakifDâhilîdir sadme.. hâriçten değil.. aslâ değil!

Sonra, olmaz ez-kazâ dünyâda bir şey, böyle bil!

Nâgehânî lâfzının ma’nâsı yoktur, herzedir:

En beyinsizler bu istikbâli zîrâ kestirir.

Gökten inmez bir de hiçbir şey.. bütün yerden taşar;

Kendi ahlâkıyla bir millet ölür, yâhut yaşar. 

         (Mehmet Âkif Ersoy,  Beşinci Safahat: Hâtıralar)

Read more SORULARA CEVAPLAR Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 2 - 4 dakika)

virus ve degisimKonunun uzmanları, “virüsten sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” diyorlar. 

Çok şey değişir mi dünyada? Bunu, panik havası bittikten, ortalık yatıştıktan sonra görebilecek insanoğlu. Virüsten önce kaybetmiş olduğumuz değerleri bilir ve içine düştüğümüz durumu iyi analiz edersek onları geri kazanmanın ya da yerlerine yeni insani değerler üretmenin yolunu da bulabiliriz.

İnsanoğlu can korkusuyla eve kapandığı şu dönemde kendine şu üç soruyu sordu mu?

Read more VİRÜS NE DEĞİŞTİRECEK? Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 5 - 9 dakika)

sadettin yildiz2Edebiyatta gelenek, ruh beraberliğinin, her türlü edebi verimde ortaya koyduğu bir alışkanlıklar bütünü ve değerler toplamı olarak tanımlanabilir. İçinde yaşadıkları toplumun çeşitli değer yargılarına göre yetişen sanatçılar, bu alışkanlık ve değerleri sistematize ederler; sistem yerleştikçe takipçileri çoğalır ve gelenek filizlenmeye başlar.

Sanatta devam esastır. Devamı sağlayan en önemli kaynak da gelenektir. Geleceğe kalmak isteyen bir sanatçının ilk yapacağı iş, geçmişe bakmaktır. Sanatçı yaratması, etrafında akıp duran hayatın -ister istemez- bir yerinden başlar, her edebî metin bir yeniden yaratıştır; fakat ilk yaratış değildir. Tanpınar, “Türkiye, Üçüncü Ahmed’den beri daima yeniden başlar.”1diyerek, yenileşmeyi, yeni işler başarmak değil, sadece “yeniden başlamak” şeklinde algılamış olmamızdan yakınıyor... Aynı şey sanat için de geçerlidir. Sanat, tıpkı hayat gibi, bilim gibi ciddî bir iştir; her fırsatta yeniden başlamak hiçbir zaman bitirememek anlamına gelmez mi?

Read more “EDEBİYATTA GELENEK” ÜSTÜNE BİR DENEME Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)

sadettin yildiz 1(Sizden sonra adalet duygusuna hâlâ önem veren, kendisinden başka şeyleri de umursayan, az buçuk romantik, mesela hâlâ şiir okuyan, türkü dinleyip ağlayan, “vatana millete hayırlı bir evlat olmak” gibi sonraki nesillerin pek anlam veremediği bir derdi olan, kendilerini hırpalarcasına çalışan son çocuklar da sizin çocuklarınız…” diye bana yazan “imalat hatası” altın gençlerim, bu mektubun muhatabı değildir.)
-Çok sürse ayrılık, aradan geçse çok sene
Biz sende olmasak bile, sen bizdesin gene-
Yahya Kemal

Read more VİRÜS MEKTUBU Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)

koresavasi -Kore Gazisi İbrahim Ethem Güney’in
ferah ve güzel hatırasına-

Yelkentepe’nin tam karşı yamacına tutunmuş mütevazi bir evde bir çocuk doğar. Kasabanın düşman geleli ne kadar azaldığı bilinmeyen nüfusuna bir kişi eklenmiş olur böylece. Asırlar önce aşkı uğruna tahtını-tacını terk etmiş olan bir kahramanın adaşıdır. O da “İbrahim” olsun istemiştir babası, o da “ Edhem” olsun…

Ne İbrahim olmak kolay, ne de Edhem olmak: Ateşten kurtulacaksın , şandan-şöhretten sıyrılacaksın… Ezâ döndürmeyecek seni yolundan, ceza caydıramayacak. Hem İbrahim olacaksın, hem Edhem: Ateş nedir? Hiç! Nemrut kimdir? Hiç! Taht ve taç nedir? Hiç!...

***

İbrahim Edhem, kundakta bir bebek; "Sarıkardeşler”in en küçüğü...

Düşman kasabayı ateşe verir ve halk can korkusuyla, namus kaygısıyla köylere sığınmak üzere yollara serpilir. Evler cayır cayır yanmaktadır. Düşman, kaçarken daha çok düşmandır; yakar yıkar, asar keser. Onun gözünde ne kurt masumdur ne kuzu, ne kuş!...

Read more BİR KORE GAZİSİ : İBRAHİM ETHEM Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 8 - 15 dakika)
bekir sitki erdoganBekir Sıtkı ErdoğanGeçmişten günümüze değin insanoğlunun varoluşunda rol oynayan en önemli ögelerden biri şüphesiz dildir. Dillerin zenginliği hakkında pek çok ölçüt bulunmasına rağmen, bunlardan en dikkat çekeni onların kelime dağarcığıdır. Ancak kelime dağarcığı, dillerdeki kelime sayısını nicel olarak yansıtması bakımından dili bütünüyle kavrayan bir terim olarak karşımıza çıkmaz. Buna karşın “söz varlığı”, dilin zenginliklerini bütün yönleriyle karşılayan bir ifade olarak kullanılır. Ayrıca, dilin zenginliği ifadesinden, sözü edilen dilin anlatım gücünü ve anlatma yollarının çeşitliliğini anlamak gerekir. Bu bakımdan Türkçe, dikkate değer bir dilbilimsel zenginlik göstermektedir.
Read more EDEBÎ METİNLERLE ZENGİNLEŞEN TÜRKÇE Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 3 - 6 dakika)

canakkalesavasiÇanakkale, Türk milletinin tâlihsiz bir şekilde dahil olduğu büyük harp içinde, tâlihinin döndüğü yerdir. 253 bin şehit vermek ve onlarla birlikte bir dârü’l-fünûn gömmek pahasına dönen, döndürülen bir tâlih...

Orada, Avrupa, Asya, Amerika, Afrika, Okyanusya bir araya gelmiş; dilleri, derileri, çehreleri farklı, fakat vahşette tamamıyla ortak bütün kavimlerin kaynadığı bir mahşer yaşanmıştır. Her büyük olay, kendi psikolojisi, kendi mantığı, kendi felsefî zemîni ve kendi tarihiyle beraber kendi edebiyatını da yaratır. Çanakkale Muharebeleri de kendi edebiyatını yaratmıştır ve bu edebiyat mahşerin şâhidi olmak gibi bir ayrıcalığa sahiptir.

Read more EDEBİYATIMIZDA ÇANAKKALE MUHAREBELERİ Yorum yaz (0 Yorumlar)
Menâkıb-ı Mustafa Safî müellifi Derviş İbrahim Hilmî Bey’in kendisinden üç yaş küçük olan kardeşi Muhammed Zühdî Bey, Boluludur ve Mudurnulu Halil Rahmî Efendi’nin...
Sanatçı ve Devlet Adamı Gece on buçuk sularında kapısı çalınıyor Alaeddin Bey'in, kapıda polisler. Cumhurbaşkanı Celal Bayar hanım öğretmenler için bir yemek vermiş. Sohbet...
Alaeddin Bey 19 Kasım 1994 de Harbiye Kültür Konser Salonunda hicaz bir şarkı okuyor. "Kimseyi böyle perîşân etme Allâh'ım yeter, Uyku tutmaz, bir ümit yok, gelmiyor hiçbir...
Makedon isyancılar Cemile'nin annesini, babasını katlediyor. Henüz beş yaşındaki Cemile'yi de süngülemişler, öldü diye bırakmışlar. Saatler sonra Osmanlı askeri bulmuş,...
Yahya Kemal Beyatlı, kendi kuşağına ve daha sonraki kuşaklara mensup birçok şairi yazarı ve kültür adamını etkilemiş bir şairdir. Onun meydana getirdiği etki ve bıraktığı iz,...
Türk edebiyatının daima ağır basan kefesi, Türklüğün ortak değeri Dede Korkut Hikâyeleri; mitoloji, tarih, sosyoloji ve kültür gibi alanlarda kaynak durumundadır. İçeriğinin...
Mehmet Kaplan, üniversitelerde, sanat, edebiyat ve kültür çevrelerinde tanınmış bir edebiyat araştırmacısı; eleştirmen, denemeci, “müşfik ve müşvik bir hoca”, kültür adamı,...
Alaeddin Yavaşça 1945 yılında İstanbul Erkek Lisesini birincilikle bitirir ve tıp fakültesi imtihanlarını kazanır, tıp tahsiline başlar. Son sınıfta bir fasıl toplantısındadır....
Alaeddin Yavaşça emanetini teslim etti. Beşiktaş'taki Yahya Efendi Türbesi Haziresi'ne defnedildi. Yahya Kemal diyordu ya "Kökü mazide olan atiyim" diye. Tam Alaeddin Yavaşça...
Oğuzların atası Oğuz Han ve oğullarının destanını anlatan başlıca iki kaynak vardır. Bunlardan birincisi Paris Milli Kütüphanesi’nde bulunan Uygur yazısıyla yazılmış, eksik tek...
Türk illeri dünyanın en eski illerinden olarak, dört bin yıla yakın keçmişl a rind a Asya, Afrika ve Avrupa qitelerine yayılmışlar ve oralarda büyük millet ve devletler...
Uygur Devleti, İslamiyet’ten önceki Türk imparatorluklarının sonuncusudur. M. VIII. aşıra kadar Dokuz Oğuz boylarıyla birlikte Moğolistan’ın şimalinde yaşayan On Uygurlar,...
“Tarihî çeşmeler zamanın gözleridir. Geçmişten geleceğe bakarlar. Hiç ummadığınız bir köşe başında bile tarihin şahitleri olarak karşınıza dikilirler. Siz önünden geçip...
Günümüzde geçmişte hiçbir zaman olmadığı kadar fazla insan tarih yazmanın, aynı şekilde hiçbir zaman olmadığı kadar insan da geçmişe dair bilgi edinmenin peşindedir. Bu...
Türk dünyası edebiyatlarının önemli bir parçasını teşkil eden Özbek edebiyatı, Özbekistan’ın bağımsızlığa kavuşmasıyla birlikte, kendine özgü metotlar geliştirerek dünya...
Hoparlörü tıklayıp seçtiğiniz alanı dinleyebilirsiniz Powered By GSpeech