Edebi medeniyet 
Ebedi Medeniyet
(Okuma süresi: 1 dakika)

takvim gunlukPazartesi değilse bugün salıdır. Gözlerinin içinde kaybolduğum gündür.

Salı değilse bugün çarşambadır. Sesini şarkı diye dinlediğim gündür.

Çarşamba değilse bugün perşembedir. Bir ayak tıkırtına hoşnut olduğum gündür.

Perşembe değilse bugün cumadır. Banyodaki tarakta kalan saç telini kokladığım gündür.

Cuma değilse bugün cumartesidir. Kapının önüne bıraktığın o terliği gördüğüm gündür.

(Okuma süresi: 4 - 7 dakika)

pabuclarTürkçemizde pabuçla ilgili çok sayıda atasözü ve deyim var. Meselâ bir işi ısrarla takip ettiğimizi dile getirmek için "Pabuç eskitti" deriz. "Pabuç pahalı" sözü ise, durumun tehlikeli oldu­ğunu, kişinin sonunda zararlı çıkabileceğini anlatır. "Pabucu da­ma atıldı" diye bir lâf duyduğumuz zaman, bir insanın gözden düştüğünü, eski itibarının kalmadığım aklımıza getiririz. Zaval­lı, perişan bir kimsenin halini tasvir etmek için de "Pabucu ya­rım" sözü söylenir. Yanımızdan kovmak, uzaklaştırmak istediği­niz adamın "Pabucunu eline verebilirsiniz!"

(Okuma süresi: 1 - 2 dakika)

İncir agaci ve cocuklarTelefonum çaldı. Açtım. Merhaba ben Aylin. Önce sesim titredi. “Aylin abla” dedim. “Aylin ablam.”  Sesini duymak yıllarca söylediğim selamların ulaştırılması gibiydi. Aradan geçen onca yılın hatırına bir kahve içmişliği gibiydi. 

Bana inat şen şakrak sesi vardı. Aslında öyle bir zamanımda aramıştı ki beni gitmekle kalmak arasındaki gitgelden kurtarmıştı.

“Nasılsın” diye sordu. “İyiyim” demek için yıllarımı verdim sanki. “Büyümüşsündür” dedi gülerek. “Evet” dedim bi otuz yedi yıl kadar büyüdüm. Olsun ben de kırk iki yıl kadar büyüdüm dedi. Aramızda pek bir şey yokmuş, aynı şeye ağlayıp gülebiliriz.

(Okuma süresi: 1 - 2 dakika)

laboratuvarLisedeyiz, fizik dersinde. Fizik dersi için laboratuvara gidiyoruz. Çok havalı. İnsanın yürüyüşü bile değişiyor. Nasıl değişmesin ki? Sonuçta sınıftan çıkıyoruz ve elimize sadece fizik kitabını ve defterini alıyoruz. Bizi çocuklaştıran sırt çantaları sınıfta. Ceket giymeye ve kravat takmaya o yıl başlamıştık. Zaten onlar bize bir hava vermişti. Büyütmüştü. Ceket ve kravatın yürüyüş değiştirecek kadar bir hava vereceğini kim tahmin edebilir ki?

Laboratuvara girdik. Fizik hocamız da geldi. Hoca tabi, öğretmen değil. Öğretmen ilkokulda kaldı. Çünkü ceketle, kravatla, laboratuara giden koridorda büyüdük biz.

(Okuma süresi: 4 - 8 dakika)

ameliyatEtraf gözlerimi kamaştıran bembeyaz bir yorganla kaplıydı. Tipileyen karın havada oluşturduğu gelişigüzel savrulmalar önümü görmeyi iyice zorlaştırıyor, irili ufaklı tepecikler kollarını açmış duran hayaletleri andırıyordu. Dizlerime kadar birikmiş karda bata çıka yürürken, bir görünüp bir kaybolan siyah botlarımla, ayaklarımın altında gıcırdayan beyaz zeminin oluşturduğu tezat, ruhumdaki karmaşaya eşlik ediyordu sanki. Saat tam altıda buluşma noktasında olmamızı istemişti Yogi Hoca. Bir yanımda annem, bir yanımda babam ve omzumdan koluma yayılan dayanılmaz ağrıyla Zirve oteline doğru yol almaktaydık.

(Okuma süresi: 1 - 2 dakika)

sardunya sokakBeni ilk sardumyam terk etti. Öylece bir sabah, hiçbir şey yokken, güneş doğduktan sonra kurumaya başladı. Önce çiçek çiçek sonra yaprak yaprak. Sardunya gitmeye başlayınca kafesindeki muhabbet kuşum tüy dökmeye başladı. Önce tüy sonra gözyaşı. Muhabbet kuşumun döktüğü gözyaşında akvaryumdaki balıklarım boğuldu. Balıkların derdine yanan kedilerim birer birer nankör oldu.

Hep düşünürdüm. Hayatta yapayalnız kalsam ne yaparım diye? Kaldım işte.

(Okuma süresi: 1 - 2 dakika)

yahudi adasiÜçüncü hatırladığım yer Adalar oldu.

Yahya Kemal’in ilâhî adaları…

Ve ertesi sabah, erkenden vapura atladım. Neşem o kadar yerindeydi ki, yolun uzunluğu, kamaranın sıkıntısı, bana ağır gelmedi bile…

Nihayet, uzaktan Adalar göründü. Toprakları sıhhatli bir yüz gibi kızarmış, kanlı, canlı adalar… Saate baktım: on iki… Kendi kendime mırıldandım:

(Okuma süresi: 1 dakika)

elmaKimine göre masal, kimine göre bahar. Kimine göre Adem, kimine göre Havva. Kimine göre yasak, kimine göre zevk-i sefa.

Rukiye ÖZDEMİR

(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)

salli kadinMerhaba yetmiş yaşım. Dante’ye göre yolun sonuna gelmişimdir. Ömrünün en güzel yıllarını ‘boş işlerle uğraşma’ diyen bir adam için harcadım. Özür dilerim.

O üçlü koltukta uyudu. Ben de omzuma şalımı alıp oturdum, soğuk gecelerde. İstediğim bu değildi emin olabilirsin. Çok bir şey de istemedim aslında. Çayıma yandaş aradım da bulduğumu sanmışım. Yaşamak istediğim aşkı hep hayallerimde yaşattım. Zararın neresinden dönersen kardır derler ama ben hiç kara geçemedim.

(Okuma süresi: 1 - 2 dakika)

The Hilly Path Ville dAvray by Alfred Sisley 1879Babamdan kalan o eski evin önündeki somyanın üzerinde kollarımı bağladım oturuyorum. Değişik duygular içerisindeyim. Bir duygudan çıkmadan diğerine yatay geçiş yapıyorum. Halimden memnunluk derecem değişkenlik gösteriyor. 

Buraları hayal meyal hatırlıyorum. Ayrılık yokuşu… Zamanında sevdalılar “bu yokuşu birlikte çıkamayacaksak, sevdaya hiç yeltenmeyelim” derlermiş. İnsan düşünmeden edemiyor. Kaç kişi çıktı,  kaçı yarıladı ya da baştan vazgeçti?

(Okuma süresi: 5 - 10 dakika)

basatin tepegozu oldurmesiMeğer Hanım bir gün Oğuz otururken üstüne düşman geldi. Gece içinde ürktü göçtü. Kaçıp giderken Aruz Koca'nın oğlancığı düşmüş. Bir aslan bulup götürmüş, beslemiş.

Oğuz yine zamanla gelip yurduna kondu. Oğuz Han’ın at çobanı gelip haber getirdi, der: Hanım sazdan bir aslan çıkıyor, at vuruyor, sallana sallana yürüyüşü adam gibi, at basarak kan sömürüyor. Aruz der: Hanım, ürktüğümüz zaman düşen benim oğlancığımdır belki dedi.

Beyler bindiler, aslan yatağı üzerine geldiler. Aslanı kaldırıp oğlanı tuttular. Aruz oğlanı alıp evine getirdi. Şenlik yaptılar, yeme içme oldu.

(d. 16 Nisan 1916, İstanbul - ö. 13 Aralık 1979, İstanbul), Türk şair, öğretmen, çevirmen. Modern Türk şiirinin önde gelen şairlerindendir. Herhangi bir edebi akıma katılmamış;...
1955 yılında Yalvaç (ISPARTA) ’ ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini memleketinde yaptı. Yüksek öğrenimini de Kırşehir ve İstanbul’da tamamladı. Çeşitli gazete ve dergilerde (Bizim...
Tokat’ta doğan Suzan Çataloluk ilk ve orta Okulu İstanbul’da, liseyi Erzurum’da bitirdi. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Hacettepe Üniversitesi Sosyal...
Füsun Menşure, Hamburg'ta doğdu. İnşaat mühendisliği eğitiminin ardından yurt dışında iç mimarlık mekan ve çevre tasarımı bölümünü bitirdi. Daha sonra işletme fakültesindeki...
Aşık Sefil Selimi, Asıl adı Ahmet Günbulut (d. 26 Ağustos 1933, Şarkışla - ö. 30 Aralık 2003, Sivas), yazar, türkü yazarı. İlkokul'dan sonra iki yıl ortaokula devam ettikten...
Aşık Pervani (İsmail ÇELİK) Mehmet Ali Kalkan'ın Gönlünden... Aşık Pervani (İsmail Çelik) ve Mehmet Ali Kalkan Aşık Pervani Ağabey yaşayan, geleneğin içinden gelen, en güçlü halk...
(1 2 Temmuz 1891, İstanbul - 23 Şubat 1971, İstanbul ),Şair, gazeteci, oyun yazarıdır. Aynı zamanda 40 yıl edebiyat öğretmenliği yapan Halit Fahri hece ölçüsünün beş şairi...
Şair (D. 28 Haziran 1929, Göktepe kasabası / Sarıveliler / Karaman – Ö. 29 Ağustos 2018, İstanbul) 28 Haziran 1929 tarihinde Karaman ili Sarıveliler kazası Göktepe kasabasında...
Bu Vatan Toprağın Kara Bağrında Sıra Dağlar Gibi Duranlarındır ORHAN ŞAÎK GÖKYAY Türk edebiyatının en usta şairlerinden biri olan ve edebiyatımızda daha çok "Bu Vatan Kimin?"...
1976 yılında Tarsus’ta doğdu. 2002 yılında Niğde Üniversitesi’nden mezûn oldu. Töre, Kurgan Edebiyat, Siyah-Beyaz Kültür, İnziva, Herfene, Yeni Düşünce, Başarı Edebiyat,...
Ahmet Yılmaz Soyyer’in Şiir Dünyası Yılmaz Soyer, ya da şiir dışındaki çalışmalarıyla A. Yılmaz Soyyer, 1960 yılında Konya’nın Ereğli ilçesinde doğdu. Annesi ve babası o henüz...
1932 yılında Hasankale’nin Alvar köyünde doğan Reyhanî’nin asıl adı Yaşar Yılmaz'dır. İran'dan göçen babası önce Kars’a, daha sonra Erzurum'a yerleşir. Okuma yazmayı okula...
Ayşe YAZICI YAVUZ 1980 Niksar doğumlu. 2003 yılı, Osmangazi Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı mezunu. Aynı üniversite bünyesinde 2004 yılında Tezsiz Yüksek Lisans diploması...
Necmettin Halil Onan (1902, Çatalca, Kocaeli - 17 Ağustos 1968, İstanbul), Türk şair, öğretmen, akademisyen, edebiyat tarihçisi. Türk edebiyatının artık klasikleşmiş eseri olan...
11 Şubat 1959 tarihinde Elazığ'da doğdu. TRT Ankara Televizyonu Belgesel Programları Müdürlüğü'nde çalıştı. Bu sırada bir çok belgesele imza attı. TRT'de 'Bir Kitabın Hikayesi'...