Welcome to Edebi Medeniyet : Ebedi Medeniyet   Hoparlörü tıklayıp seçtiğiniz alanı dinleyebilirsiniz Welcome to Edebi Medeniyet : Ebedi Medeniyet Powered By GSpeech
Edebi Medeniyet 
Ebedi Medeniyet
(Okuma süresi: 5 - 10 dakika)

oguz kaganOğuzların atası Oğuz Han ve oğullarının destanını anlatan başlıca iki kaynak vardır. Bunlardan birincisi Paris Milli Kütüphanesi’nde bulunan Uygur yazısıyla yazılmış, eksik tek yazma nüshadır.

Bu nüsha Rıza Nur tarafından keşfedilmiş, ilmi olarak W. Bang ve R. R. Arat tarafından önce Almanca olarak basılmış (1932), daha sonra bu eser Türkçe olarak Oğuz Kağan Destanı (İstanbul 1936) adı ile yayınlanmıştır. Muharrem Ergin aynı eseri Milli Eğitim Bakanlığı’nın çıkardığı 1000 Temel Eser serisinde yeni bir şekilde neşretmiştir. Biz burada, incelememizde onu esas alacağız.

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 3 - 6 dakika)

turk destanlariUygur Devleti, İslamiyet’ten önceki Türk imparatorluklarının sonuncusudur.
M. VIII. aşıra kadar Dokuz Oğuz boylarıyla birlikte Moğolistan’ın şimalinde yaşayan On Uygurlar, sekizinci asır ortalarında yine Dokuz Oğuzlarla birlikte, Gök-Türk’lerin Türk illerindeki yaygın hâkimiyetlerine son vererek Uygur devletini kurdular. Uygur birliğini meydana getiren kavimler arasında eski Saka kalıntıları ve eski İran topluluğuna dâhil, Türkleşmiş kavimler de vardır. Yeni devlet kısa zamanda geniş ülkelere yayıldı. Kültür, sanat ve medeniyet bakımından Ortaasya Türk tarihine derin izler bıraktı.

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 13 - 26 dakika)

cengiz dagci 2110Metafor

Metafor geleneksel olarak istiare, teşbih, telmih başlıkları altında edebî metinlere has bir sanat olarak anlatılırken, bugün sosyal, siyasî, ekonomik, psikolojik, kültürel hayat içerisinde kavram alanlarının birbirlerinin yerine kullanılması anlamlarında da kullanılmaktadır.

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 11 - 21 dakika)

tarihi romanlarÇalışmamızın başlığı Türk romancılığının öncülerinden olan Ahmet Mithat Efendi ve Fatma Aliye Hanım’ın birlikte kaleme aldıkları “Hayal ve Hakikat” romanından esinlenerek konulmuştur. Burada amaç söz konusu romanın; sanatı temsil eden romanın kadın kahramanı Vedat’ın, ilmi temsil eden erkek kahramanı Vefa’ya olan iltifatı gibi hayal dünyasının bir ürünü olarak kabul gören romanların bilimsel metotlarla inşa edildiğine inanılan tarihe karşı romantik bir iç kabulü gibi addedilmesidir.

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 4 - 7 dakika)

romanlarRoman-gerçek ilişkisi

Konuya romanın gerçeklikle ilişkisinin ne boyutta olup olmadığını anlamaya çalışarak başlamak en doğrusu olur sanırım. Oluşturulmasında düşünce, kurgu, hayal dünyası ve hissin uyumlu bir şekilde harmanlanması gereken bir edebiyat dalıdır roman. Yaşananlar kadar yaşanması muhtemel olanlarda bu edebiyat dalının konusudur. Roman ve benzerleri olarak değerlendirilebilecek “hikâye, masal, destan ve mesnevî gibi eserleri; araştırma, biyografi, hatıra ve seyahat kitaplarından ayıran en temel özellik, ilk kısımda yer alanların tamamıyla itibari oluşudur.”1 Yani bir romanda yaşananlarla, yaşandığı varsayılanlar, yaşanma ihtimali olanlar iç içedir.

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 4 - 8 dakika)

sadik yalsizucanlarRomanla tarihin gerilimli ilişkisinden bahsetmeye başlarken iki ayrı dil- anlatı alanından- disiplinden bahsediyoruz. Biri disiplin, biri daha özgür, özerk bir estetik alanından bahsettiğimizi vurgulamamızda yarar var. Tarih geçmişte ve bugün yaşanmakta olanlarla ilgili onları anlatan, aktaran bir disiplindir. Edebiyat özneldir, ama tarihin de mutlak anlamda nesnel olmadığını vurgulamamız lâzım. Kaldı ki nesnellik iddiasında bulunanlarda, bu iddialar başta olmak üzere, kendi öznel bakış imkân ve zaaflarıyla baş başalar. Tarih en nesnel olanın da tanıklığıyla, bize bu alanın neden öznel olduğunu gösteren sayısız örneklerle doludur.

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 8 - 16 dakika)

sevinc cokum 1Öyküyle başladığım, daha sonra öykü ve romanı beraber yürüttüğüm yazarlık hayatımda yaşanmışlığın önemli bir yol göstericiliği olduğunu söylemeliyim. “Tarihî Romanda Yaşanmışlık” derken baştan sona tarih alanında roman yazmış isimlerden farklı bir konumda bulunduğumu vurgulamam lazım. Çünkü uzak tarihin birkaç zaman dilimini yazdım şimdiye kadar; asıl daire içersine aldığım konu elbette insan. Buna göre felsefe, sosyoloji, psikoloji, sosyal psikoloji, siyaset bilimi, iktisat tarihi, sanat tarihi gibi yardımcı kaynaklarla da iç içeyim. Bir yandan da inandırıcılığı sağlamak üzere hayatın gerçekliklerini topluyorum.

Uzak tarih ifadesini kullandım, çünkü bir de yakın tarih var. Buna göre Cumhuriyetin ikinci yarısından sonrası yakın tarihtir; bu zaman dilimini, kalkınma hamleleri, çok partili döneme geçiş, darbeler, demokrasiye dönüşler ve kırılıp dökülüşler biçimlendirir. Bunlar, romancıya göre zengin bir malzeme niteliği taşır ve hem tarihî, hem kültürel ve sosyolojik çalkantılardır, aynı zamanda yazılası şeylerdir.

O halde Bizim Diyar’la başlayan ve Hilal Görününce, Ağustos Başağı, Lacivert Taşı gibi Cumhuriyet öncesi romanlarımın yanında Cumhuriyet sonrası yakın geçmişi kapsayan Zor, Karanlığa Direnen Yıldız, Deli Zamanlar, Gece Rüzgârları, Tren Burdan Geçmiyor, Arada Kalmış Tebessüm ve Çok Yapraklı İlişkiler adlı romanlarım geçmişi geri dönüşlerle veya yaşanılan zaman itibariyle anlatan romanlar olarak bu makalede yerlerini alacaklardır.

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 3 - 6 dakika)

dokuzuncu hariciyeBen, Türk romanının, Türk eserlerinin sinemaya yansımasını kısaca anlatacağım. Daha çok da TRT’de yaptığımız tarih belgesellerindeki canlandırmalar ve bunlardaki tecrübelerden bahsedeceğim. Biliyorsunuz Türk sinemasında ne yazık ki çok nitelikli uyarlamalar çok fazla değil. Elbette çok uyarlama yapıldı.

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 7 - 13 dakika)

battalgazi2109Günümüzde geçmişte hiçbir zaman olmadığı kadar fazla insan tarih yazmanın, aynı şekilde hiçbir zaman olmadığı kadar insan da geçmişe dair bilgi edinmenin peşindedir. Bu genellemeyi en azından Türkiye için rahatlıkla kullanabiliriz. Türkiye’de tarih hala tartışılan konu, tartışıldığı ölçüde ilgi alanı olmaya devam ediyor. Bu tartışmalar, genellikle politikacı, gazeteci, romancı, akademik ve popüler tarihçilerin aktörlüğünde medya eksenli olarak yürütülürken, karşısında pozisyon alacak hazır okuyucu -seyirci kitlesiyle buluşuyor.

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 7 - 14 dakika)

romanTürk dünyası edebiyatlarının önemli bir parçasını teşkil eden Özbek edebiyatı, Özbekistan’ın bağımsızlığa kavuşmasıyla birlikte, kendine özgü metotlar geliştirerek dünya edebiyatındaki yerini almıştır. Bağımsızlıktan sonra Özbek edebiyatı, totaliter rejim altında sabit bir konu ya da partiye hizmet etmeksizin, dünya edebiyatına çeşitli konularda, özellikle de insan ruhunun ve duygularının kaleme alındığı; şiir, hikâye, roman ve piyes gibi birçok edebiyat türlerinde eserler vermiştir. Sovyetler döneminde ideolojik yapılarla esaslanan romanlar, bağımsızlıktan sonra konu çeşitliliğiyle beraber çok yönlü bir hâl almıştır.

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 12 - 23 dakika)

202109042204Teorik Çerçeve Yahut Tarifin İmkânsızlığı:

Tarihî romanın tarifini yaparken birçok bileşeni bir araya getirmek ve bu bileşenler arasında bir tutarlılık gözetmek gibi bir zorunluluk vardır. Her şeyden önce tarih ile roman hatta genel anlamda tarih ile anlatı arasındaki ilişkinin biçim ve boyutlarının iyi belirlenmesi gerekir. Ancak “biçim ve boyut”tan kastedilenin de zamana tabi olgular olduğu ve bu yüzden de mutlak bir değerlerinin olmadığı gerçeği, bir bakıma bu belirlemenin imkânsızlığının da ispatıdır.

Yorum yaz (0 Yorumlar)
Uygur Devleti, İslamiyet’ten önceki Türk imparatorluklarının sonuncusudur. M. VIII. aşıra kadar Dokuz Oğuz boylarıyla birlikte Moğolistan’ın şimalinde yaşayan On Uygurlar,...
Oğuzların atası Oğuz Han ve oğullarının destanını anlatan başlıca iki kaynak vardır. Bunlardan birincisi Paris Milli Kütüphanesi’nde bulunan Uygur yazısıyla yazılmış, eksik tek...
Mehmet Âkif’in Ailesi Mehmed Âkif, ana tarafından Buhâralı bir aileye mensuptur; şeceresini, bir buçuk – iki asır önce, Buhâra’dan Anadolu'ya göç eden Hekim Hacı Baba'ya kadar...
Günümüzde geçmişte hiçbir zaman olmadığı kadar fazla insan tarih yazmanın, aynı şekilde hiçbir zaman olmadığı kadar insan da geçmişe dair bilgi edinmenin peşindedir. Bu...
Türk dünyası edebiyatlarının önemli bir parçasını teşkil eden Özbek edebiyatı, Özbekistan’ın bağımsızlığa kavuşmasıyla birlikte, kendine özgü metotlar geliştirerek dünya...
“Tarihî çeşmeler zamanın gözleridir. Geçmişten geleceğe bakarlar. Hiç ummadığınız bir köşe başında bile tarihin şahitleri olarak karşınıza dikilirler. Siz önünden geçip...
Türk illeri dünyanın en eski illerinden olarak, dört bin yıla yakın keçmişl a rind a Asya, Afrika ve Avrupa qitelerine yayılmışlar ve oralarda büyük millet ve devletler...
Filizlenmeye başlarken bir ‘toplumsal durum’, vücut kazandıktan sonra da bir ‘insanlık durumu’ olan uygarlık, tesadüfi bir yapılanma değildir ve bağlantısız unsurların bir araya...
Ömer Seyfettin, “11 Mart 1884 günü -Rûmî takvimle 28 Şubat 1299- Balıkesir’in Gönen ilçesinde doğdu.”[2]Ömer Seyfettin’in ilerleyen yaşlarında Gönen özlemini ve çocukluk...
Ahlak ve hukuk, insan-insan ilişkisinden doğar. Sağlıklı her ilişki biçimi bir değeri gerçekleştirmeye yöneliktir. İnsanın, bütün anlamlı eylemleri de değerlerden kaynaklanır.
Kâinatın yaratılışında, âdeta sonsuz, sayısız olan varlıkların nizam ve intizamında görülen sayısız hikmetler, gözetilen sayısız gayeler vardır Bu amaçların başında, hiç şüphesiz...
1865 yılında Fatih’in Sarıgüzel Mahallesi’nde doğdu. Babası Menteşeoğulları’ndan Bahaeddin Efendi, annesi zengin bir ailenin yanında evlatlık olarak yetişen Nevber Hanım’dır....
“Ben ki, sultanlar sultanı, hakanlar hakanı, hükümdarlara taç giydiren, Allah’ın yeryüzündeki gölgesi ve atalarımın fethettiği Akdeniz’in, Karadeniz’in, Rumeli’nin, Anadolu’nun,...
Odlar Yurdu, Azerbaycan Bakü'de doğdu. Liseden beri edebi ve sanatsal etkinliklerle ilgilendi. Türk ve Irak Türkmen edebiyatının gazete, dergi, şiir koleksiyonları, dergileri ve...
(1873 - 1936) 1 Mehmed Âkif Ersoy, şair, fikir adamı, veteriner, eğitimci, vaiz, hafız, milletvekili, İstiklal Marşı‘nın şairi, millî şair, vatan şairi. 1873‘te İstanbul‘da Fatih...
Hoparlörü tıklayıp seçtiğiniz alanı dinleyebilirsiniz Powered By GSpeech