Edebi Medeniyet 
Ebedi Medeniyet
(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)

karanligin sesi idil celikerİlk konaklama yerimiz olan Giresun’daydık. Otelin dış cephesi ayna ile kaplı idi. Yansıyan günbatımı ışıltıları adeta ruhumda renkleniyordu. Grup arkadaşlarımız dinlenmeye gitti. Biz ise gurubu seyrettik. 

Odamız terasa bakıyordu ve huzur bulduğum deniz ufuklara uzanmıştı, ben de yatağa göz ucuyla uzanıp, elveda demek zorunda kaldım. Yemek vaktiydi. 

Add a comment

(Okuma süresi: 5 - 10 dakika)

Dede Korkut Dede Korkut resmi dede korkut hikayeleri dede korkut hikayeleri hakkYnda bilgi Dede Korkut KimdirOĞUZ zamanında Usun Koca derler bir kişi var idi, ömründe iki oğlu var idi. Büyük oğlunun adı Eğrek idi. Cesur, deli80, güzel yiğit idi. Bayındır Han'ın sohbetine ne zaman istese getirdi. Beyler beyi olan Kazan'ın divanında buna hiç kapı baca yoklu. Beyleri çiğneyip Kazan'ın önünde otururdu. Kimseye iltifat eylemezdi.

Meğer hanım gene bir gün beyleri çiğneyip oturunca. Ters Uzamış derlerdi Oğuz'da bir yiğit var idi, der: Bre Usun Koca oğlu bu oturan beyler her biri oturduğu yeri kılıcı ile, ekmeği ile almıştır, bre sen    baş    mı    kestin kan    mı    döktün, aç    mı    doyurdun,    çıplak    mı donattın dedi. 

Add a comment

(Okuma süresi: 7 - 14 dakika)

ask dalgasi omer seyfettinVAPUR dopdoluydu. Son düdük öttü. İki yandaki çarklar, dar kafeslerinde birden uyanan alışkın ve müthiş deniz aygırları gibi, hiddetli bir gürültü çıkararak, kımıldandı. Bütün vapur hafifçe sarsıldı. Hava gayet güzeldi. Kadıköy'e gidiyorduk. Sonu leylak renkli sisler içinde eriyen Marmara'nın kubbeli, ince minareli, uzun ve uyumuş ufuklarında, büyük ve beyaz kenarlı bulutlar, parçalanmış köpük dağları halinde yavaş yavaş büyüyor, dağılıyor, toplanıyor, derin çukurlarında, yüksek tepelerinde morluklar, koyu mavilikler birikiyordu. Haziranın yakıcı güneşi, vapurun, dumanlardan ve yağmurdan esmerlenmiş tentelerine düşüyor, bazı duran ve yine birden esmeye başlayan kararsız rüzgârı sanki ılıklaştırıyor, sanki ona sarhoşluk verici, hareket ettiren şuh ve fettan bir şey katıyordu.

Add a comment

(Okuma süresi: 1 - 2 dakika)

aslan kurt ve tilkiBir gün, arslan kurt ve tilki avlanmak için dağa çıkarlar. Avlanırken geniş arazide daha çok av yakalamak için birbirlerine yardım etmek için aralarında sözleşirler. 

Aslanın kurt ve tilkiyle arkadaşlık yapmak zoruna gitse de, yoldaşlığını ikram ve lutuf olarak görür. 

İşleri rast gider. Bir yaban öküzü, bir dağ keçisi, bir de tavşan avlarlar. Avlarını kanlar içerisinde sürükleyerek ağaçlık bir su başına getirirler. İyice yorulmuşlar ve acıkmışlardır. Özellikle kurtla tilkinin, ağzının suyu akmaya başlar, paylarını bir an önce almanın hırsı içerisindedirler. 

Add a comment

(Okuma süresi: 1 dakika)

mecnunun devesiMecnun Leyla’sının köyüne gitmek için, dişi bir deveye bindi. Bir süre yol aldı. Mecnun’un tek derdi, bir an önce Leyla’sına kavuşmaktı. Dişi deve ise, geride bıraktığı yavrusunu düşünmekteydi ve onun tek derdi ise, geriye dönmekti.

Mecnun bir an dalıp gitse, elinden yuları gevşetse, deve bunu hisseder ve geriye döner geldikleri köye yani yavrusunun olduğu yere doğru giderdi.

Add a comment

(Okuma süresi: 4 - 7 dakika)

pabuclarTürkçemizde pabuçla ilgili çok sayıda atasözü ve deyim var. Meselâ bir işi ısrarla takip ettiğimizi dile getirmek için "Pabuç eskitti" deriz. "Pabuç pahalı" sözü ise, durumun tehlikeli oldu­ğunu, kişinin sonunda zararlı çıkabileceğini anlatır. "Pabucu da­ma atıldı" diye bir lâf duyduğumuz zaman, bir insanın gözden düştüğünü, eski itibarının kalmadığım aklımıza getiririz. Zaval­lı, perişan bir kimsenin halini tasvir etmek için de "Pabucu ya­rım" sözü söylenir. Yanımızdan kovmak, uzaklaştırmak istediği­niz adamın "Pabucunu eline verebilirsiniz!"

Add a comment

(Okuma süresi: 4 - 8 dakika)

ameliyatEtraf gözlerimi kamaştıran bembeyaz bir yorganla kaplıydı. Tipileyen karın havada oluşturduğu gelişigüzel savrulmalar önümü görmeyi iyice zorlaştırıyor, irili ufaklı tepecikler kollarını açmış duran hayaletleri andırıyordu. Dizlerime kadar birikmiş karda bata çıka yürürken, bir görünüp bir kaybolan siyah botlarımla, ayaklarımın altında gıcırdayan beyaz zeminin oluşturduğu tezat, ruhumdaki karmaşaya eşlik ediyordu sanki. Saat tam altıda buluşma noktasında olmamızı istemişti Yogi Hoca. Bir yanımda annem, bir yanımda babam ve omzumdan koluma yayılan dayanılmaz ağrıyla Zirve oteline doğru yol almaktaydık.

Add a comment

(Okuma süresi: 1 - 2 dakika)

yahudi adasiÜçüncü hatırladığım yer Adalar oldu.

Yahya Kemal’in ilâhî adaları…

Ve ertesi sabah, erkenden vapura atladım. Neşem o kadar yerindeydi ki, yolun uzunluğu, kamaranın sıkıntısı, bana ağır gelmedi bile…

Nihayet, uzaktan Adalar göründü. Toprakları sıhhatli bir yüz gibi kızarmış, kanlı, canlı adalar… Saate baktım: on iki… Kendi kendime mırıldandım:

Add a comment

(Okuma süresi: 5 - 10 dakika)

basatin tepegozu oldurmesiMeğer Hanım bir gün Oğuz otururken üstüne düşman geldi. Gece içinde ürktü göçtü. Kaçıp giderken Aruz Koca'nın oğlancığı düşmüş. Bir aslan bulup götürmüş, beslemiş.

Oğuz yine zamanla gelip yurduna kondu. Oğuz Han’ın at çobanı gelip haber getirdi, der: Hanım sazdan bir aslan çıkıyor, at vuruyor, sallana sallana yürüyüşü adam gibi, at basarak kan sömürüyor. Aruz der: Hanım, ürktüğümüz zaman düşen benim oğlancığımdır belki dedi.

Beyler bindiler, aslan yatağı üzerine geldiler. Aslanı kaldırıp oğlanı tuttular. Aruz oğlanı alıp evine getirdi. Şenlik yaptılar, yeme içme oldu.

Add a comment

(Okuma süresi: 2 - 4 dakika)

kadin hazinİçimdeki yenilmesi,engellenmesi imkansız öfke halimle alakam yokmuş gibi.... Vakur, gururlu olgun bir hanım duruşuyla sanki kızgın, kırgın değilmiş,dayanabiliyormuş, canım acımıyormuş, gibi, etkilenmemiş, defalarca ölmemiş gibi dimdik ayakta duruyorum.  

Karşımda ki yeni yetme sayılan, yirmili yaşların heyecanıyla yerinde duramayan, hırslı, küstah kıza baktım.sabırla, sahiplenişini kendine verilmiş değerle bir tavuskuşu edasıyla kabarışını seyrettim.Terbiyesizce sarfettiği o basit kurulmuş cümleleri dinledim.

Add a comment

(Okuma süresi: 4 - 8 dakika)

teketek"...Türkler az söyler, çok yapar."

Maktûl İbrahim Paşa

Bosna Beyi ile Semendire Beyi'nin askerleri işte kaç haftadır "Yayçe"'yi sarmışlar, kumandanlarının gelmesini bekliyorlardı. Dinmez yağmurların, çılgın fırtınaların döve döve yosunlattığı tekir duvarlı büyük kale, kuvvetine emindi. Ne kapısında, ne bedenlerinde kimse görünmüyordu. Burçlarında sallanan bayraklar olmasa, bomboş bir kaya yığını sanılacaktı.

İki ot atımı ötede kurulu beyaz çadırların önünde, yere serili siyah kebelere oturmuş genç voyvodalar ihtiyar bir zâbitin anlattıklarını dinliyorlardı. Hava, tıpkı bir yaz sabahı kadar güzeldi. Etrafta devriye takımları uzun mızraklarıyla cirit oynar gibi koşuşuyorlar, aydınlıktan huylanan atlar şaha kalkarak, deli gibi dörtnala ileri atılıyorlardı. Sanki bütün ordugâhta, dört gündür güneşi göstermeyen ıslak sisin hapsettiği birikmiş bir neşe canlanmıştı. Kırçıl pos bıyıklarını, burnunun ucuna bakarak iki eliyle büken ihtiyar zâbit:

Add a comment

XIX. yüzyılın ikinci yarısında Türk edebiyatı ve siyasî hayatında büyük tesirler meydana getiren vatan ve hürriyet şairi, dava ve mücadele adamı, edip, yazar, gazeteci ve...
(1873 - 1936) 1 Mehmed Âkif Ersoy, şair, fikir adamı, veteriner, eğitimci, vaiz, hafız, milletvekili, İstiklal Marşı‘nın şairi, millî şair, vatan şairi. 1873‘te İstanbul‘da Fatih...
Ömer Seyfettin, “11 Mart 1884 günü -Rûmî takvimle 28 Şubat 1299- Balıkesir’in Gönen ilçesinde doğdu.”[2]Ömer Seyfettin’in ilerleyen yaşlarında Gönen özlemini ve çocukluk...
Şevval 1290’da (Aralık 1873) İstanbul Fatih’te Sarıgüzel’de doğdu. Babası, küçük yaşta tahsil için Arnavutluk’un İpek kazası Şuşisa köyünden İstanbul’a gelmiş, “temiz” mânasına...
1865 yılında Fatih’in Sarıgüzel Mahallesi’nde doğdu. Babası Menteşeoğulları’ndan Bahaeddin Efendi, annesi zengin bir ailenin yanında evlatlık olarak yetişen Nevber Hanım’dır....
Odlar Yurdu, Azerbaycan Bakü'de doğdu. Liseden beri edebi ve sanatsal etkinliklerle ilgilendi. Türk ve Irak Türkmen edebiyatının gazete, dergi, şiir koleksiyonları, dergileri ve...
28 Ağustos 1977 yılında doğdu. Çocukluğunu doğanın kucağında konargöçer bir aile de geçiren Arsalan Mirzayı 1983’te Şiraz’a yakın olan Kevar şehrinde eğitme başladı. Eğitimini...
Sona Mahammad gizi Valiyeva, 1962 yılında Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'nin Sharur ilçesinde doğdu. 1984 yılında bugünkü Azerbaycan Devlet Kültür ve Sanat Üniversitesi'nden mezun...
Orta Asya Türkleri'nin dinî-tasavvufî hayatında geniş tesirler icra eden ve "pîr-i Türkistan" diye anılan mutasavvıf-şair, Yeseviyye tarikatının kurucusu. Ahmed Yesevi’nin tarihî...
Eskişehir’de doğdu. Eskişehir Ziya Gökalp ilkokulunu(1980), Eskişehir İmam-Hatip Orta ve lise kısmını (1987) bitirdikten sonra Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler...
YETİK OZAN (TURGUT GÜNAY) Yetik Ozan’ın asıl adı Turgut Günay’dır. Ancak o, şiirlerinde kullandığı Yetik Ozan takma adı ile meşhur olmuştur. Prof. Dr. Saim Sakaoğlu Yetik Ozan’ın...
Şair (D. 28 Haziran 1929, Göktepe kasabası / Sarıveliler / Karaman – Ö. 29 Ağustos 2018, İstanbul) 28 Haziran 1929 tarihinde Karaman ili Sarıveliler kazası Göktepe kasabasında...
Ahmet Yılmaz Soyyer’in Şiir Dünyası Yılmaz Soyer, ya da şiir dışındaki çalışmalarıyla A. Yılmaz Soyyer, 1960 yılında Konya’nın Ereğli ilçesinde doğdu. Annesi ve babası o henüz...
1955 yılında Yalvaç (ISPARTA) ’ ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini memleketinde yaptı. Yüksek öğrenimini de Kırşehir ve İstanbul’da tamamladı. Çeşitli gazete ve dergilerde (Bizim...
Şiiri, kristal bir menşurdan geçip binbir renge dönüşen sesli ışıklara benzeten Goethe: "Hayatın da, ölümün de sırrına erip, rûha gömülen bir hazine ve batmayan bir güneşle kucak...