Cumartesi 16 Kasım 2019
Edebi medeniyet 
Ebedi Medeniyet

mevlana celaleddin i rumiMecnun bir gün, Leyla'nın mahallesinde yaşayan bir köpeği görünce onu yakaladı. Öpüp koklamaya başladı. Bu davranışını görenler onu ayıpladılar ve uyardılar:

  • A akılsız Mecnun! Sen iyice işi azıttın. Bu yaptığın dt!liliğin de azgınlığın da sınırını aştı. Hiç köpek öpülüp sevilir mi? Köpek daima pis şeyler yer, gerisini bile diliyle yalayarak temizler, o necis bir hayvandır.

    Bunları duyan Mecnun güldü:

     

  • Sizin gördüğünüz bu köpek sıradan bir köpek değil. O aşkıyla yanıp tutuştuğum Leyla'nın mahallesinin köpe­ ği. Bu köpek benim için çok değerlidir. Allah'ın çözülmez bir sırrıdır. Yaşayabilmesi için pek çok yer var iken o, Leyla'nın mahallesini mekan tutmuş kutlu bir hayvandır.

Sizin gözünüzde aşağılık bir hayvan olan bu köpeğe, bir de benim gözümle bakın. O zaman da böyle düşüne­ bilecek misiniz?

Sizin gözünüzde rast gele bir hayvan olan bu köpek, benim mübarek yüzlü kıtmirimdir. O benim dert ve hüzun sırdaşım, ortağımdır. Leyla' nın mahallesinde oturan bu

köpeğin bir kılını, ben nasıl olur da aslanlara değişebili­ rim. Onun gözleri Leylamı gören gözlerdir. Onun ayakları Leylamın bastığı topraklarda dolaşan ayaklardır. Ben bu gözleri nasıl öpmeyeyim, bu ayaklara nasıl yüz sürmeye­ yim? dedi. (a.g.e. cilt. 9, sh. 150)

Bu yazarın diğer makaleleri

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile