Edebi Medeniyet 
Ebedi Medeniyet
(Okuma süresi: 14 - 27 dakika)

a hamit pierre19. yüzyıl Türk edebiyatının Batılı tesirlerle kendi yolunu bulma aşaması, 17. yüzyıl öncesine dayanmaktadır. Dönemler içersinde oluşan kültürel, sosyo - ekonomik gelişmeler edebiyat sahasını da etkilediğini hatırlatmak gereklidir. Dönem edebiyatçılarında siyasî kimlik de bulunmaktadır. Bu kimliğin mevcut olmasındaki asıl sebep, onların görevleri ve içindeki bulundukları durumu gözden geçirmeleriyle de alâkalıdır. Abdülhâk Hamit, Tanzimat fermanının ilânı sonrasında edebiyatın ve siyasetin iç içe olduğu kritik bir dönemde yetişmiş ve eserlerini vermiştir.

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 29 - 57 dakika)

drinada son gunDrina’da Son Gün’de İkinci Dünya Savaşı yıllarında Balkanlar’da yaşanan insanlık dramına dikkat çekilir. Romanda, Almanların ve Sırpların baskılarına dayanamayıp eski Yugoslavya’dan anayurtları Türkiye’ye göç etmek zorunda kalan Türk ailelerinin başından geçenler anlatılır. Bu roman, eski Yugoslavya’da bir dönem meydana gelen olayları aydınlatma yolunda önemli bir adımdır. Yüzyıllardır beraber yaşayan Sırpların, Türkle-rin21 ve Hırvatların birbirlerine nasıl düşman edildikleri ve birbirlerini nasıl hunharca öldürmek istedikleri ayrıntılı bir şekilde ele alınır (Uyguner, 1972: 11).

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 20 - 40 dakika)

mustafa kutluBütün hikâye ve roman yazarlarının yaptığı iş esasında bir “öykü/hikâye” anlatmaktır. Bir anlatıcı, yazar, “anlatıcı, öykü, yer, zaman, kişiler” vb. unsurlar etrafında hikâyeyi anlatır.Bu hikâye anlatmanın doğasında vardır. Bir yazarı özgün yapan hikâyedeki bu unsurlar değil, bu unsurları düzenleme tarzıdır. Düzenlenen bu unsurlar dil ile anlatılır, hayat kazanırlar. Her anlatımda bir bakış açısı vardır. Bakış açısı bir zihniyeti de gösterir. Edebi metinde okura verilmek istenen mesajlara giderken bakış açısını göz ardı edemeyiz. Hikâye/romanın unsurlarından birisi olan “zaman” değişik zaman ifadeleriyle anlatılır. Metindeki zaman ifadelerine de bir zihniyet yansıyabilir. Modern Türk hikâyeciliğinin en önemli isimlerinden birisi olan Mustafa Kutlu’nun hikâyeleri bu açıdan zengin zaman ifadeleri ile doludur. Bu bildiride, Mustafa Kutlu’nun hikâyelerindeki zaman ifadelerine yansıyan “zihniyet” konusu üzerinde durulacaktır.

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 13 - 25 dakika)

ahmed mithad efendi balkanlarEdebî metinler milletlerin hayatındaki değişim ve dönüşümleri en geniş şekilde yansıtan eserler olduğu kadar, yazarın hayat coğrafyasına ışık tutan, ondan izler taşıyan metinler olarak da okunabilir. Vefatının yüzüncü yılını yeni andığımız Ahmed Midhat Efendi (ö. 1912), farklı alanlarda kaleme aldığı eserleriyle Türk edebiyatının en velûd yazarlarından birisi olmuş, “hâce-i evvel” ismini fazlasıyla hak etmiş bir isimdir. O, hikaye, roman, tiyatro, seyahat, hâtıra gibi edebî türlerinin yanında tarihten ikti-sata, eğitim konusundan coğrafyaya kadar değişik alanlarda verdiği eserlerle de Türk kültürüne büyük katkıları olmuştur. Özellikle hikâye ve roman türünde kaleme aldığı eserlerle yanlış batılılaşmadan, eğitim konularına, görücü usulü evliliğin tenkidinden kızların okutulmasına kadar pek çok toplumsal meseleye yer vermiştir. O, eserlerinde sadece geniş bir Osmanlı ya da İslâm coğrafyasından değil, Asya’dan Avrupa’ya, Afrika’dan Amerika’ya kadar dünyanın farklı kıtalarından da bahsetmiştir. Ancak yazarın özellikle gençlik/yetişme çağlarında yaşadığı Rumelinin / Balkanların ayrı bir yeri vardır. Bu makalede Ahmed Midhat Efendi’nin hikâye ve romanlarının coğrafya merkezli bir okunması ile, bu metinlerde Rumeli/Balkanların yazarın hayat coğrafyasında nasıl yer aldığı ya da yazarın hayat hikayesi ile bu coğrafyanın nasıl irtibatlandırılabileceği üzerinde durulacaktır.

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 7 - 14 dakika)

I. Giriş

daglarca seker yiyen resimlerSanatsal yaratılardan biri de edebiyattır. Çocuk edebiyatı (yazını) ise, erken çocukluk döneminden başlayıp ergenlik dönemini de kapsayan bir yaşam evresinde, çocukların dil gelişimi ve anlama düzeylerine uygun olarak duygu ve düşünce dünyalarını sanatsal niteliği olan dilsel ve görsel iletilerle zenginleştiren, beğeni düzeylerini yükselten ürünlerin genel adıdır (Sever, 2003: 9). Bu genel adlandırma içinde türsel olarak şiir ve şiir-öykü olarak adlandırılabilecek yapıtların çocuğa göreliği kuşkusuz çok önemlidir.

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 7 - 14 dakika)

omer seyfettin 210515Ülkemizde Türkçe öğretiminde, çoğunlukla eğitim - öğretim materyali olarak metinler kullanılmaktadır. İlköğretim 1.-8. sınıflar için kullanılan metinlerse çocuk edebiyatının seçkin ürünlerinden derlenmektedir. Çocuk edebiyatı ürünleri, 2-14 yaş çocuklarının hayali duygu ve düşüncelerine yönelik sözlü ve yazılı tüm eserleri içine alır; ayrıca bu eserler dilin sistematik yapısının ve estetik algının önemli ölçüde sunulduğu metinlerdir. Bu özelliğinden dolayı anadili öğretiminin yapıldığı Türkçe derslerinde, çocuk edebiyatı ürünleri temel materyal olma özelliğine sahiptir. Öğrenciler bu metinler aracılığıyla anadillerini zevkle okur, yazar, dinler ve konuşur hâle gelirler. Günümüzde teknoloji alanında yaşanan hızlı değişim ve gelişim beraberinde çocuk edebiyatı ürünlerinin, teknolojik ortamlardan faydalanarak öğrencinin dil ediniminde kullanılmasını getirmiştir.

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 16 - 32 dakika)

emine isinsu tutsak1. SİYASİ KAVRAMLARIN İNCELENMESİ

a.1. SİYASAL KAVRAMLAR

1.1.1. İhtilal

‘ - Siz bu kadar eğleniyorsunuz ya, sonu gelecek bunların öyle diyorlar, öyle mi hanım?

Ceren birden gerildi, ‘’Acaba Orhan’la aramızdakileri mi sezdi, mümkün mü?’’ diye geçirdi kafasından, durakladı;

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 13 - 26 dakika)

cengiz aytmatovPsikoloji alanında dile getirilen “Çocukta yaşam sevgisinin gelişmesi için en önemli koşul, onun yaşamı seven insanlarla birlikte olmasıdır (Fromm, 2008: 43).” görüşünü yazın dünyasına uyarlayarak bireylerin bu gelişmeyi elde etmelerine yaşamı, iç ve dış dünyalarını seven kahramanların can bulduğu yazın ürünleriyle birlikte olmalarının büyük katkı sağlayacağını söylemek yanlış olmayacaktır. Yazınsal ürünlerdeki kahramanlar, anlatı içinde birçok dönüşüm geçirip birçok savaşım sonunda en doğru olanı bularak ya da doğru olanı alımlayıcısına göstererek insanı, kendisini ve toplumunu sevmeye yönlendirirler.

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 8 - 16 dakika)

gulsum cengizŞair-yazar Gülsüm Cengiz, günümüz edebiyatında, farklı türlerde eserler veren önemli bir yazardır. Daha çok çocuk kitaplarıyla tanınır. Çocuk edebiyatını “Çocuk edebiyatı, yaşamda var olan her şeyin; çocuğun gözüyle ve bakış açısıyla algılanıp çocuğun iç dünyasını yansıtan, düş gücünü, merak duygusunu harekete geçiren ve yazınsal değer taşıyan öykü, masal, şiir, oyun ya da roman biçiminde çocuğa yeniden anlatılmasıdır.” (Cengiz, 2005: 704) diye tanımlayan Cengiz, bu alanda, sayısı doksanı bulan pek çok eser kaleme almıştır.

Yorum yaz (1 Yorum)
(Okuma süresi: 6 - 11 dakika)

gultan dayiogluSanat ve roman, dolayısıyla da eleştiri, çıkış noktası olarak dış dünyayı yansıtma amacına sahipti. Ancak zamanla sanatın dış topluma tutulan bir ayna olduğu görüşü yerini yeni görüşlere bırakmış, sanatta kurgusal değişimlere ve yeni değerlere yer verilmeye başlanmıştır. Türk edebiyatında da benzer bir kırılma Servet-i Fünûn Dönemi’nde -roman Tanzimat Dönemi’nde gerçeği yansıtan bir anlayışla Batı edebiyatlarından alınmış olsa da- Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın olağandışı sayılabilecek figürlere yer verdiği eserleriyle başlar. Muhayyelât-ı Aziz Efendi (1796-1797) bir yana bırakılırsa, Gürpınar’ın -batıl inançları eleştirmek için yazdığı- eserleri, Türk edebiyatında fantastik anlatıdaki ilk adımlardan sayılabilir. Ancak Tanzimat romanının öncesine bakıldığında halk hikâyeleri, masallar, efsaneler gibi sözlü gelenek ürünlerinde de fantastik ve gerçeküstü öğelerin yoğun olduğu görülür. Bu durum, fantastiğin, Türk edebiyatının daha eski dönemlerine götürülebileceğinin bir göstergesi sayılabilir. Tanzimat edebiyatıyla başlayan süreçte ise fantastik gibi gerçekdışı öğelerin kullanıldığı eserlerin yoğun eleştirisi görülür. Ancak Gürpınar ve ardından Peyami Safa Türk edebiyatına fantastik anlatıyı tekrar getirirler. Sonrasında ise modernizmin de etkisiyle 1980’lerden sonra gerçekçi anlatıda kırılmalar olur ve fantastik anlatı etkisini bu dönem eserlerinde göstermeye başlar. Bu noktada fantastiğin neyi ifade ettiğine değinmek gerekir:

Yorum yaz (1 Yorum)
(Okuma süresi: 28 - 56 dakika)

yakup kadri romanlarindaEdebî eserleri farklı zamanlarda, farklı bakış açılarıyla okumanın eseri anlamlandırmada değişik açılımlar sunacağı kuşkusuzdur. Bunun yanında bir yazarın bütün eserlerini kronolojik sırası içinde okumak da gerek edebiyat tarihi yazımında gerekse eser tahlillerinde önemli ipuçları sunacaktır. Diğer eserlerle kurulan paralelliklerin veya her eserde tekrar tekrar karşımıza çıkan unsurların tespiti, karanlık noktaların çözümüne ışık tutacağı gibi farklı anlamlandırma süreçlerine girmemizi de sağlayacaktır. Biz bu çalışmamızda, Yakup Kadri’nin romanlarında kadın karakterizasyonu ve bu karakterizasyonlarda kullanılan imajlar üzerinde durarak bu imajların, romanların kurgusundaki işlevlerini tespite çalışacağız.

Yorum yaz (0 Yorumlar)
Türk illeri dünyanın en eski illerinden olarak, dört bin yıla yakın keçmişl a rind a Asya, Afrika ve Avrupa qitelerine yayılmışlar ve oralarda büyük millet ve devletler...
Toplum hayatında vazgeçilmez olan din, aynı zamanda medeniyet kurmakta da etkin bir rol oynar. Din, bazen toplumun geneline hitap eder, bazen de bireysel anlamda dinden güç...
Ömer Seyfettin, “11 Mart 1884 günü -Rûmî takvimle 28 Şubat 1299- Balıkesir’in Gönen ilçesinde doğdu.”[2]Ömer Seyfettin’in ilerleyen yaşlarında Gönen özlemini ve çocukluk...
1865 yılında Fatih’in Sarıgüzel Mahallesi’nde doğdu. Babası Menteşeoğulları’ndan Bahaeddin Efendi, annesi zengin bir ailenin yanında evlatlık olarak yetişen Nevber Hanım’dır....
Şevval 1290’da (Aralık 1873) İstanbul Fatih’te Sarıgüzel’de doğdu. Babası, küçük yaşta tahsil için Arnavutluk’un İpek kazası Şuşisa köyünden İstanbul’a gelmiş, “temiz” mânasına...
XIX. yüzyılın ikinci yarısında Türk edebiyatı ve siyasî hayatında büyük tesirler meydana getiren vatan ve hürriyet şairi, dava ve mücadele adamı, edip, yazar, gazeteci ve...
(1873 - 1936) 1 Mehmed Âkif Ersoy, şair, fikir adamı, veteriner, eğitimci, vaiz, hafız, milletvekili, İstiklal Marşı‘nın şairi, millî şair, vatan şairi. 1873‘te İstanbul‘da Fatih...
Odlar Yurdu, Azerbaycan Bakü'de doğdu. Liseden beri edebi ve sanatsal etkinliklerle ilgilendi. Türk ve Irak Türkmen edebiyatının gazete, dergi, şiir koleksiyonları, dergileri ve...
28 Ağustos 1977 yılında doğdu. Çocukluğunu doğanın kucağında konargöçer bir aile de geçiren Arsalan Mirzayı 1983’te Şiraz’a yakın olan Kevar şehrinde eğitme başladı. Eğitimini...
Sona Mahammad gizi Valiyeva, 1962 yılında Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'nin Sharur ilçesinde doğdu. 1984 yılında bugünkü Azerbaycan Devlet Kültür ve Sanat Üniversitesi'nden mezun...
Orta Asya Türkleri'nin dinî-tasavvufî hayatında geniş tesirler icra eden ve "pîr-i Türkistan" diye anılan mutasavvıf-şair, Yeseviyye tarikatının kurucusu. Ahmed Yesevi’nin tarihî...
1955 yılında Yalvaç (ISPARTA) ’ ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini memleketinde yaptı. Yüksek öğrenimini de Kırşehir ve İstanbul’da tamamladı. Çeşitli gazete ve dergilerde (Bizim...
Oxford Üniversitesi’nin XX. yüzyılda en büyük dil felsefesi uzmanlarından (ölm.1960) Prof. J.L.Austin, ‘A Plea for Excuses’ adlı makalesinde bir edimin ‘yanlışlıkla’ (‘by...
Ömer Lütfi METE Şair, yazar, gazeteci ve senarist. 1950 yılında Rize’nin İyidere ilçesi -eski ismi Aspet diyede bilinen- Fıçıtaşı mahallesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini...
Bu Vatan Toprağın Kara Bağrında Sıra Dağlar Gibi Duranlarındır ORHAN ŞAÎK GÖKYAY Türk edebiyatının en usta şairlerinden biri olan ve edebiyatımızda daha çok "Bu Vatan Kimin?"...