Edebiyat Dünyamız

Edebî Medeniyet:Ebedî Medeniyet (ISSN 2587-2435)

  
  

zamanyonetimiZamanın ne olduğunu tam kavrayamadığımız için onu yönetemiyoruz.

İnsanoğluna eşit olarak sunulan tek kaynak olan zamanın etkin ve daha verimli kullanılabilmesi için, öncelikle ‘zaman yönetimi’nin öğrenilmesi gerekiyor.

Başarılı bir zaman yönetiminin gerçekleşmesi için kişi, zihin olarak hazır olmalıdır. Kişinin zihin olarak hazır olma seviyesini ‘Kendine güvenme, çaba, başarma isteği, mücadele azmi, gerekli bilgilere sahip olma, uygulamada sürekliliğe inanma’ gibi unsurlar belirler.

İnsanların kişilik yapıları, alışkanlıkları, zaman yönetimine yaklaşımlarını değiştirebilir ve kişiler bilinçli ya da bilinçsiz zaman yönetimine engel olabilirler.

Zaman yönetimine engel olan kişisel sebepler şöyle sıralanabilir: Organize olamama, erteleme, sürüncemede bırakma, kendim yapacağım tutkusu, zaman tahminlerinde yanılma, hayır diyememe, mekân düzensizliği, ziyaretçiler, telefonlar, bilgisayar vb.

Herkes, isterse zamanını planlayabilir. Zaman yönetimine başlamak için öncelikle buna inanmak gerekiyor. ‘Zamanınızı en iyi şekilde nasıl değerlendirebilirim?’ diye kendimize sorup aldığımız cevabı uygulayabildiğimizde zaman yönetimine başlamışız demektir.

Zaman yönetimi için yapılması gereken ilk şey, zamanın nasıl geçirildiğini belirlemektir.

Belli kaynaklarda belirtildiği üzere insanlar zamanın ancak yüzde 60’ına hükmedebiliyorlar, kişinin kontrolü dışındaki olaylar ise toplam zamanın yüzde 40’ını alıyor. Bu yüzden zamanın sadece hükmedilen yüzde 60’lık bölümü için zaman yönetimi uygulaması yapılabiliyor.

Zaman planlaması için aşağıdaki soruların cevabını aramamız gerekiyor:

Bu işi neden ben yapıyorum?/ Bu işi başka zaman yapamaz mıyım? /Başka iş yapamaz mıyım? / Başka zaman yapamaz mıyım? / Başka yerde yapabilir miyim?

Zamanını iyi bir şekilde yönetmek istiyorsak ‘Ben ne olmak istiyorum? / Hangi alanlar ilgimi çekiyor? / Hangi işlerden zevk alıyorum? / Nasıl motive olurum? vb.’ sorulara makul ve mantıklı cevabı verebilmemiz gerekiyor.

Zamanı etkin kullanmak için kazanılması gerekenleri de şöyle sıralayabiliriz:

Kişi öncelikle bu konuda istekli olmalıdır. / Kişi kendisine yardımcı olacak alışkanlıklar kazanmalıdır. / Çalışmanın şerefli bir uğraş olduğu ve buna ayrılan zamanın boşa harcanmaması düşüncesi gelişmelidir. / Hedef ve amaçların belirgin olması gerekir. / Planlama yapılmalıdır. / Öncelikler belirlenmiş olmalıdır. / Acil durum değerlendirilmesi yapılmalıdır.

Yukarıdakilerin yapılamasına en büyük engel, zaman tuzaklarıdır.

İşleri yarım bırakırsak, rutin ve gereksiz işlerle uğraşırsak, birkaç işi birden yapmaya çalışırsak, boş işlerden uzaklaşamazsak, önemsiz işleri önce yapmaya çalışırsak, işleri ucu ucuna yetecek şekilde yaparsak, kolay ve tanıdık işleri hep son ana saklarsak zaman tuzağına düşmüş oluruz.

Aceleci isek, basit soruları sormaktan çekiniyorsak, biliyormuş gibi davranıyorsak, erteleme huyumuzdan kurtulmamışsak, günlük ayrıntılara boğuluyorsak, hayır diyemiyorsak, iletişim problemleri yaşıyorsak, kararsızlığımız far-k edemiyorsak, konsantrasyon eksikliğimiz varsa, mükemmeliyetçi isek, sorumlulukları paylaşamıyorsak, tutamayacağımız sözler vermeye devam ediyorsak, unutmaya alışmışsak da zaman tuzağına düşmüş oluruz

Beklenmeyen ziyaretçiler, dış ortamlara fazla açık olma, dinlenme saatlerinin düzensizliği, düzensiz çalışma ve düzensiz ortam, gereksiz telefonlar, plânsızlık da zaman tuzağıdır.

Evet, zaman tuzaklarına düşmemeye, zamanı yönetmeye, kaliteli yaşamaya var mısınız?

Yazar Hakkında

Özcan TÜRKMEN

Bu yazarın diğer makaleleri

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

GÜNER AKMOLLA

(Romanya, 1941-) Bükreş Üniversitesi’nden mezun oldu.Şair. 1941, Romanya doğumlu. 1965’te Bükreş Üniversitesi’nden mezun oldu. Çeşitli dergilerde şiirleri...

DİRSE HAN OĞLU BOĞAÇ HAN DESTANI

Bir gün Kam Gan oğlu Han Bayındır yerinden kalkmıştı. Şami5otağını yer yüzüne diktirmişti Alaca gölgeliği gök yüzüne yükselmişti. Bin yerde ipek halıcığı döşenmişti....

OĞUZ HAN DESTANIN İSLÂMÎ VARYANTI

Oğuz Kağan Destanını Anlatan Kaynaklar Oğuz Kağan destanını anlatan başlıca iki kaynak bulunmaktadır.   Bunlardan birincisi yazarı bilinmeyen ve bir Uygur...

ÖMER SEYFETTİN - ANTİSEPTİK

Mini mini, güzel, şeytan Bedia’yı ailesi büyük bir adama vermek istiyordu. Halbuki o iki senedir, tıbbiye talebesinden olan kuzeni Namık’la işi pişirmişti....

1962 Eskişehir doğumlu. İlk, Orta ve Lise tahsilimi Eskişehir’de tamamladı. 1985 yılında İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun...
Millî Bir Figür Olarak Şairin Sesi: Bırak Beni Haykırayım Ben en hakîr bir insanı kardeş sayan bir rûhum;Bende esîr yaratmayan bir...
Rüzgârın hırıltısıyla yankılanan kalın paslı demir pencere, kapı ve taş duvarlar; bağrından akan gözyaşlarıyla tutsak olmanın mâteminde yapayalnız, prangalı, çökmüş,...
Benim bunda kararım yok,Ben bunda gitmeğe geldim.Bezirgânım metaım çokAlana satmağa geldim. Ben gelmedim dâvâ içinBenim işim sevi içinDostum evi gönüllerdirGönüller yapmaya...
Tasavvufi bir terim olan ‘’zübde-i âlem’’ kâinatın özü anlamında kullanılmakta ve doğrudan doğruya, insan kasdedilmektedir. İnsan kâinatın özüdür, zira insan,...
Edebiyatta gelenek, ruh beraberliğinin, her türlü edebi verimde ortaya koyduğu bir alışkanlıklar bütünü vedeğerler toplamı olarak tanımlanabilir. İçinde yaşadıkları toplumun...
ONLARNerde kaldı o anlar ki,Analar kurt doğururdu,Hilkat insan çamurunuDestanlarla yoğururdu.Nerde o yiğitler ki gürSesleri ülkeyi bürür,"Yürü!" dese dağlar yürür,"Dur!" dese...
"İmaj oluşturma tarzı"ndan kastımız -mecaz, istiare, sembol, mit vb. kavramların hepsini içine alabilecek genişlikte ve genellikte olmak üzere- "hayal sistemi"dir. Bu...
İnsanız işte… Acı, bunalım, düşünce, gam, gerilim, hüzün, ıstırap, kaygı, keder, korku, neşe, öfke, sevgi, sıkıntı, umut ve daha niceleri hep...
Bir kadehle bizi sâki gamdan âzâd eylediŞâd olsun gönlü anın gönlümü şâd eyledi Bende idi bunca yıllar kaddine serv-i revânDoğrulukta kulluk...
Hür yaşamanın timsalidir topakev. Geniş Orta Asya bozkırlarının ve göçebe hayatının kullanışlı evidir otağ. Türkler evlerini taşıyan millet olduğu için...
Ne oldu, nasıl oldu bilemedik. Sanki hepimiz her işimizi bırakıp şahsiyetlerin yerine şahıslarla uğraştık. Adam dedik, adamlık dedik. Sokakta adam aradık. Herkes,...
Devlet-i ‘Aliyye, Osmanlı tarihçiliğinin çağımızdaki en büyük isimlerinden Halil İnalcık’ın yarım yüzyılı aşan çalışmalarının bir ürünü. Eserin bu ilk cildi,...
Türk kadınının tarihte “Vatan” için yaptıklarını anlatmak; değil bu sayfalara kütüphanelere sığmaz. Onlar; Türk’ün “hârim-i ismet” ine* el değdirtmemiş...
Friedrich Schiller “Haydutlar” adlı piyesinin önsözünde kötülüğü yıkmayı hedef edinmiş bir sanatçının kendi eserinde oto-sansüre gitmesinin yanıltıcı olacağını ima ederek...