Edebi Medeniyet 
Ebedi Medeniyet
(Okuma süresi: 4 - 7 dakika)

Sunset 5 Diego Rivera Google Arts Culture

  Yalnızlık ve kalabalık arasından bir şerit geçer.

 Yalnızlık ve kalabalık arasından bir şerit geçer. Bu şerit bir dengedir, şerit öylesine bir denge işaretidir ki delileri mesut eder. Bense bu işareti gereği kadar görememişimdir. Sabahları Ay devriyesini Güneş’e yeni devretmişken kollarıma yayılan ürperti beni bir insanla sohbet etmekten daha çok cezbeder. Öyle ki karşımda sevdiklerim, sessiz diyaloglar ve kafein; gün batımı izlemekten daha zevklidir. Ben yalnızlık ve kalabalık arasında kalan çizgiyi arayan bir deliyim. Nafile,  yalnızlık ve kalabalık arasındaki bu koşuda dikişleri sağlam olmayan bir ben varım. Sağlam atmak gerekir dikişleri. Dikişler zikzak, koşu düz tepe az. Bir bayırdan koşarken insan yorulmaz. Yorulur, akciğerleri kafesciklerinden teker teker çıkarılmış da bir lağım çukurunda yıkanmışcasına yorulur hem de. Ayakları taşlardan ve kesiklerden kanayan uzuvlarmışcasına yorulur. O tepeden inmeye başladığı günden beri sanki hep yuvarlanmış insan, şimdi ayağa kalkmış tepeye meydan okuyor. Öyle bir yorgunluk bu.

Add a comment

(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)

IMG 20201218 013204 resized 20201218 092153149Nerenden öpsem bilemiyorum? Dudaklarından mı, elmacık kemiklerinden mi, çenenden mi, alnından mı bilemiyorum? Ben bütün bunları düşüne durayım , sen “yaralarından öperim” dedin,  mevsimimde kelebekler uçurdun.

Ah Leo … Seninle tanışmamız bir sonbahar gününe rast geliyordu. Oltalarımıza salladığımız nehirden gelen soğuğa aldırmadan öylece oturuyorduk. Ben tam kavak ağacının altına oturmuştum. Öyle bir rüzgar vardı ki kavak ağacının yaprakları her yeri kaplamıştı. Hani derler ya “sonbahar bahaneydi, yaprağın canı sıkılmıştı” diye. İşte öyle  bir şey gibi bütün olasılıklar. Yapraklar her yerdeydi. Ağacın dibinde masa vardı bir de semaver.

Add a comment

(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)

ah kalbim“Çoktan unuturdum ben seni çoktan

Ah bu şarkıların gözü kör olsun.”

                            Şahin Çandır

Dizlerimi karnıma kadar çekmişim. Öyle bir çekmişim ki her bir kasım nereye bağlı olduğunu unutmuş gibi. Dolabın aynasından kendimi görüyorum. Benimle onun arasındaki yedi farkı bulmaya mecalim yok. Saçlarım perişan, ağzımdan salya akmış, gözlerim çapak dolu. Çiçekli pijamam kim bilir kaç gündür  üzerimde. Rüyadan uyanmışım, uyusam devamını görür müyüm.?

Add a comment

(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)

mor yagmur“Çiçek gibi insanların kalbini kırdınız

Bahçeleriniz bahar görmesin.”

                                       Ahmed Arif

“Bizim evin hanımını gören oldu mu son zamanlarda?” diye sordu Reyhan hanım. “En son bu sabah biraz su verdi bize , sonra bir daha görmedim.” Diye ekledi Fesleğen hanım. “Çiçek açmamızı dört gözle bekliyordu. Sürekli gelip yapraklarımızı koklardı.” 

Add a comment

(Okuma süresi: 1 dakika)

takvim gunlukPazartesi değilse bugün salıdır. Gözlerinin içinde kaybolduğum gündür.

Salı değilse bugün çarşambadır. Sesini şarkı diye dinlediğim gündür.

Çarşamba değilse bugün perşembedir. Bir ayak tıkırtına hoşnut olduğum gündür.

Perşembe değilse bugün cumadır. Banyodaki tarakta kalan saç telini kokladığım gündür.

Cuma değilse bugün cumartesidir. Kapının önüne bıraktığın o terliği gördüğüm gündür.

Add a comment

(Okuma süresi: 1 - 2 dakika)

İncir agaci ve cocuklarTelefonum çaldı. Açtım. Merhaba ben Aylin. Önce sesim titredi. “Aylin abla” dedim. “Aylin ablam.”  Sesini duymak yıllarca söylediğim selamların ulaştırılması gibiydi. Aradan geçen onca yılın hatırına bir kahve içmişliği gibiydi. 

Bana inat şen şakrak sesi vardı. Aslında öyle bir zamanımda aramıştı ki beni gitmekle kalmak arasındaki gitgelden kurtarmıştı.

“Nasılsın” diye sordu. “İyiyim” demek için yıllarımı verdim sanki. “Büyümüşsündür” dedi gülerek. “Evet” dedim bi otuz yedi yıl kadar büyüdüm. Olsun ben de kırk iki yıl kadar büyüdüm dedi. Aramızda pek bir şey yokmuş, aynı şeye ağlayıp gülebiliriz.

Add a comment

(Okuma süresi: 1 - 2 dakika)

laboratuvarLisedeyiz, fizik dersinde. Fizik dersi için laboratuvara gidiyoruz. Çok havalı. İnsanın yürüyüşü bile değişiyor. Nasıl değişmesin ki? Sonuçta sınıftan çıkıyoruz ve elimize sadece fizik kitabını ve defterini alıyoruz. Bizi çocuklaştıran sırt çantaları sınıfta. Ceket giymeye ve kravat takmaya o yıl başlamıştık. Zaten onlar bize bir hava vermişti. Büyütmüştü. Ceket ve kravatın yürüyüş değiştirecek kadar bir hava vereceğini kim tahmin edebilir ki?

Laboratuvara girdik. Fizik hocamız da geldi. Hoca tabi, öğretmen değil. Öğretmen ilkokulda kaldı. Çünkü ceketle, kravatla, laboratuara giden koridorda büyüdük biz.

Add a comment

(Okuma süresi: 1 - 2 dakika)

sardunya sokakBeni ilk sardumyam terk etti. Öylece bir sabah, hiçbir şey yokken, güneş doğduktan sonra kurumaya başladı. Önce çiçek çiçek sonra yaprak yaprak. Sardunya gitmeye başlayınca kafesindeki muhabbet kuşum tüy dökmeye başladı. Önce tüy sonra gözyaşı. Muhabbet kuşumun döktüğü gözyaşında akvaryumdaki balıklarım boğuldu. Balıkların derdine yanan kedilerim birer birer nankör oldu.

Hep düşünürdüm. Hayatta yapayalnız kalsam ne yaparım diye? Kaldım işte.

Add a comment

(Okuma süresi: 1 dakika)

elmaKimine göre masal, kimine göre bahar. Kimine göre Adem, kimine göre Havva. Kimine göre yasak, kimine göre zevk-i sefa.

Rukiye ÖZDEMİR

Add a comment
(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)

salli kadinMerhaba yetmiş yaşım. Dante’ye göre yolun sonuna gelmişimdir. Ömrünün en güzel yıllarını ‘boş işlerle uğraşma’ diyen bir adam için harcadım. Özür dilerim.

O üçlü koltukta uyudu. Ben de omzuma şalımı alıp oturdum, soğuk gecelerde. İstediğim bu değildi emin olabilirsin. Çok bir şey de istemedim aslında. Çayıma yandaş aradım da bulduğumu sanmışım. Yaşamak istediğim aşkı hep hayallerimde yaşattım. Zararın neresinden dönersen kardır derler ama ben hiç kara geçemedim.

Add a comment

(Okuma süresi: 1 - 2 dakika)

The Hilly Path Ville dAvray by Alfred Sisley 1879Babamdan kalan o eski evin önündeki somyanın üzerinde kollarımı bağladım oturuyorum. Değişik duygular içerisindeyim. Bir duygudan çıkmadan diğerine yatay geçiş yapıyorum. Halimden memnunluk derecem değişkenlik gösteriyor. 

Buraları hayal meyal hatırlıyorum. Ayrılık yokuşu… Zamanında sevdalılar “bu yokuşu birlikte çıkamayacaksak, sevdaya hiç yeltenmeyelim” derlermiş. İnsan düşünmeden edemiyor. Kaç kişi çıktı,  kaçı yarıladı ya da baştan vazgeçti?

Add a comment

XIX. yüzyılın ikinci yarısında Türk edebiyatı ve siyasî hayatında büyük tesirler meydana getiren vatan ve hürriyet şairi, dava ve mücadele adamı, edip, yazar, gazeteci ve...
(1873 - 1936) 1 Mehmed Âkif Ersoy, şair, fikir adamı, veteriner, eğitimci, vaiz, hafız, milletvekili, İstiklal Marşı‘nın şairi, millî şair, vatan şairi. 1873‘te İstanbul‘da Fatih...
Ömer Seyfettin, “11 Mart 1884 günü -Rûmî takvimle 28 Şubat 1299- Balıkesir’in Gönen ilçesinde doğdu.”[2]Ömer Seyfettin’in ilerleyen yaşlarında Gönen özlemini ve çocukluk...
Şevval 1290’da (Aralık 1873) İstanbul Fatih’te Sarıgüzel’de doğdu. Babası, küçük yaşta tahsil için Arnavutluk’un İpek kazası Şuşisa köyünden İstanbul’a gelmiş, “temiz” mânasına...
1865 yılında Fatih’in Sarıgüzel Mahallesi’nde doğdu. Babası Menteşeoğulları’ndan Bahaeddin Efendi, annesi zengin bir ailenin yanında evlatlık olarak yetişen Nevber Hanım’dır....
Odlar Yurdu, Azerbaycan Bakü'de doğdu. Liseden beri edebi ve sanatsal etkinliklerle ilgilendi. Türk ve Irak Türkmen edebiyatının gazete, dergi, şiir koleksiyonları, dergileri ve...
28 Ağustos 1977 yılında doğdu. Çocukluğunu doğanın kucağında konargöçer bir aile de geçiren Arsalan Mirzayı 1983’te Şiraz’a yakın olan Kevar şehrinde eğitme başladı. Eğitimini...
Sona Mahammad gizi Valiyeva, 1962 yılında Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'nin Sharur ilçesinde doğdu. 1984 yılında bugünkü Azerbaycan Devlet Kültür ve Sanat Üniversitesi'nden mezun...
Orta Asya Türkleri'nin dinî-tasavvufî hayatında geniş tesirler icra eden ve "pîr-i Türkistan" diye anılan mutasavvıf-şair, Yeseviyye tarikatının kurucusu. Ahmed Yesevi’nin tarihî...
Eskişehir’de doğdu. Eskişehir Ziya Gökalp ilkokulunu(1980), Eskişehir İmam-Hatip Orta ve lise kısmını (1987) bitirdikten sonra Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler...
YETİK OZAN (TURGUT GÜNAY) Yetik Ozan’ın asıl adı Turgut Günay’dır. Ancak o, şiirlerinde kullandığı Yetik Ozan takma adı ile meşhur olmuştur. Prof. Dr. Saim Sakaoğlu Yetik Ozan’ın...
Şair (D. 28 Haziran 1929, Göktepe kasabası / Sarıveliler / Karaman – Ö. 29 Ağustos 2018, İstanbul) 28 Haziran 1929 tarihinde Karaman ili Sarıveliler kazası Göktepe kasabasında...
Ahmet Yılmaz Soyyer’in Şiir Dünyası Yılmaz Soyer, ya da şiir dışındaki çalışmalarıyla A. Yılmaz Soyyer, 1960 yılında Konya’nın Ereğli ilçesinde doğdu. Annesi ve babası o henüz...
1955 yılında Yalvaç (ISPARTA) ’ ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini memleketinde yaptı. Yüksek öğrenimini de Kırşehir ve İstanbul’da tamamladı. Çeşitli gazete ve dergilerde (Bizim...
Şiiri, kristal bir menşurdan geçip binbir renge dönüşen sesli ışıklara benzeten Goethe: "Hayatın da, ölümün de sırrına erip, rûha gömülen bir hazine ve batmayan bir güneşle kucak...