Welcome to Edebi Medeniyet : Ebedi Medeniyet   Hoparlörü tıklayıp seçtiğiniz alanı dinleyebilirsiniz Welcome to Edebi Medeniyet : Ebedi Medeniyet Powered By GSpeech
Edebi Medeniyet 
Ebedi Medeniyet
(Okuma süresi: 9 - 18 dakika)
Bunu okudun 0%
  • cocuk dergilerinde
    cocuk dergilerinde
    a) Çocuk, Edebiyat ve Çocuk Edebiyatı

“Çocuk Edebiyatı” kavramını tanımlayabilmek için önce bu kavramı oluşturan sözcüklerden “çocuk” ve“edebiyat” sözcükleri üzerinde durmak gerekecektir. Çevremizdeki çocukların özelliklerinden yola çıkarak “ çocuk kimdir” sorusuna cevap bulmak mümkündür. Çocuk genellikle olgunluğa erişmemiş kız ve oğlan için kullanılır (Zengin, 2009: 19). Çocuk, olgunluktan önceki bir yaşta bulunan her kız ve erkektir (Temizyürek, 2007: 1). Çocuk, iki yaşından ergenlik çağına kadar büyüme dönemi içinde bulunan insan yavrusu; henüz ergenlik dönemine erişmemiş kız ve erkek olarak tanımlanmaktadır(Aytaş ve Yalçın, 2002: 8). Tanımlardan da anlaşılacağı üzere doğumdan ergenlik dönemine kadar geçirilen gelişim döneminde bulunan kişilere çocuk denilmektedir.

“Çocuk deyince dünya hayatının süsü, ziyneti ve bir de yetişkin insanda yeniden dirilisi müjdeleyen bir küçük varlık, korunması gereken büyük bir dünya anlaşılmalıdır... Çocuk yalnızca 0-13 veya 0-18 yaş arasındaki kategoriden öte bir anlam taşıyor. Çocukluk, yaratılışla gelen sadelik, saflık, temizlik, arınma ve meleksi duyguların özetidir.” (Şirin, 1998: 29).

Çocukluk çağı, hayatın en önemli çağıdır. Çünkü çocukların bu dönemde geçirdiği fiziksel ve sosyal yaşantılar onların kendisiyle, çevresiyle barışık ve yaratıcı kişiler olarak yetişmelerini sağlar.

“Çocuk Edebiyatı” kavramının ikinci sözcüğü olan ve edep kökünden gelen edebiyat kelimesi ise olay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü ya da yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatı, yazın olarak ifade edilmektedir (TDK, 2005: 600).

Karataş, edebiyatı duygu, dünce ve hayallerin okuyucuda heyecan, hayranlık ve estetik zevk uyandıracak şekilde sözle ifade edilmesi sanatı olarak açıklar (Karataş, 2001: 120). Edebiyat ile ilgili yapılan tanımlar bir araya getirildiğinde malzemesi dile dayanan, insanların duygu, düşünce ve hayallerini dile getiren edebi ve estetik değeri olan sözlü ve yazılı verimlerin tamamını edebiyat olarak ifade edebiliriz.

Çocuk ve edebiyat kavramlarının birleşmesinden doğan “çocuk edebiyatı” kavramının nasıl ortaya çıktığı ve bu edebiyatın gelişim seyri hakkında birbirinden farklı görüşler ileri sürülmektedir. Önceleri “çocuğa göre”, “çocuk için”, “çocuk duyarlılığı” şeklinde adlandırılan bu kavram daha sonra yeni anlamlar ve yeni adlarla anılmaya başlandı. Kesin bir sonuca bağlanılamamış olan bu terimle ilgili konunun uzmanları çeşitli değerlendirmeler yapmışlardır. Çocuk edebiyatı, çocukların büyüme ve gelişmelerine, hayal, duygu, düşünce yeteneklerine, zevklerine hitap eden, eğitirken eğlenmelerine katkıda bulunan sözlü ve yazılı verimlerdir.” (Yalçın ve Aytaş, 2002: 5). “Çocuk edebiyatı (yazını), erken çocukluk döneminden başlayıp, ergenlik dönemini de kapsayan bir yaşam evresinde, çocukların dil gelişimi ve anlama düzeylerine uygun olarak, duygu ve düşünce dünyalarını sanatsal niteliği olan dilsel ve görsel iletilerle zenginleştiren, beğeni düzeylerini yükselten ürünlerin genel adıdır.” (Sever, 2003: 9). Henüz yetişkin olmayan ve eğitilmesi gereken, toplumumuzun en genç üyelerinin düşünce dünyasına seslenebilecek sözlü ve yazılı ürünlerin tümüne ‘çocuk edebiyatı’ adını veriyoruz.” (Ciravoğlu, 1997: 11).

Tanımlardan da anlaşılacağı üzere çocukların büyüme ve gelişmelerine, hayallerine, duygularına, düşüncelerine, yeteneklerine ve zevklerine hitap eden, onları eğitirken eğlenmelerine katkıda bulunan sözlü ve yazılı verimlerin tamamına “çocuk edebiyatı” denmiştir.

  • b) Ana Hatlarıyla Başlangıcından Bugüne Çocuk Dergileri

Çocuğun ayrı bir birey olarak tanınmaya ve toplumda çocuk kimliğinin değer kazanmaya başlamasıyla birlikte, çocuğun ihtiyaçları gündeme gelmiştir. Bu ihtiyaçlar da çocuklara hitap eden çocuk yayınlarının hazırlanmasına ortam sağlamıştır.

Çocukların okudukları yayınlar arasında çocuk dergilerinin önemli bir yeri vardır. Bu dergilerde yayımlanan öğretici ve eğlendirici yazılar, masallar, hikâye ve romanlar, fıkralar, bilmeceler, resimler, fotoğraflar ve karikatürler çocukların bireysel ihtiyaç ve ilgilerini doyurucu biçimde karşılayabilir. Bu nedenledir ki hemen hemen bütün ülkelerde çeşitli yaş kümelerindeki çocuklara seslenen dergiler hazırlanmaktadır (Oğuzkan,1987: 345).

Çocuğun eğitim ve öğretiminde çocuk yayınları arasında önemli yere sahip olan ve çocuğa bir okuma materyali olarak sunulan çocuk dergilerinin tanımı, içerikleriyle paraleldir.

Bu doğrultuda;

“Çocukların eğitim, bilim, bilgi ve görgülerini, genel kültürlerini, toplumsal olarak meydana gelen kimi olayları, çevre sorunlarını ele alan, çocuklara bilinç aşılayan süreli yayınlara “Çocuk Gazete ve Dergileri” denir (Ciravoğlu,1997: 183).

Çocuklar için hazırlanan gazete ve dergiler her dönemde onların ilgisini çekmiştir. Çocukların günlük haber alma ve kalıcı bilgi edinmelerinde çocuk dergilerinin büyük bir önemi vardır (Temizyürek, 2007: 249).

Çocuk dergiciliği alanındaki ilk gelişmeler, ABD ve İngiltere’ de görülür. İlk çocuk dergisi, 18. yy. sonlarında İngiltere’ de yayınlanan Juvenile Magazine (1788)’dir. 1799’da The Children’s Magazine yayımlanır. Fakat her ikisi de uzun ömürlü olamamıştır. 1824’te çıkan The Child’s Companion yayın hayatını 20. yy.’ a kadar sürdürür (Oğuzkan,1987: 14-16). Batılı anlamda gazete ve dergilerle Tanzimat dönemi ile tanışan Türk milleti, ilk çocuk dergilerini de yine bu dönemde tanır. Ülkemizde görülen bu ilk örneklerde, çocuk gazete ve dergilerinden özellikle çocuk eğitimi ve yetiştirilmesinde faydalı roller üstlenmesi beklenmektedir.

İlk çocuk dergisi 15 Ekim 1869 tarihinde “Mümeyyiz” adıyla yayımlanır. Dergi toplam 49 sayı yayınlanmıştır ve Mümeyyiz gazetesinin çocuklar için haftalık eki niteliğindedir. Bu dergi yedinci sayıda, mahalle mektebi öğrencilerinin daha rahat okuyabilmesi için biri hurufat biri de taş basması ve harekeli olarak iki ayrı şekilde yayımlanmıştır. Benzer şekilde Sadakat ve Tercüman-ı Hakikat gibi gazeteler de çocuklar için aynı ismi taşıyan ekler çıkarmışlardır (Temizyürek, 2007: 251). Eski harfli çocuk dergilerinde terbiye, ahlak ve eğitim ana temaları oluşturmaktadır. Ağırlıklı olarak eğitici bir özellik taşıyan bu dergilerde eğitici ve ahlaki yazılara, okullardan haberlere, okuyucu mektuplarına, bilmecelere, hikâyelere, eşya ve hayvan tanıtımlarına yer verilmiştir (Temizyürek, 2007: 254). Günümüzdeki çocuk dergilerinde de eğitici yazılara, okuyucu mektuplarına ve resimlerine, hikâyelere, bilmecelere, eşya ve hayvan tanıtımlarına yer verilir. Ancak üzerinde önemle durmamız gereken asıl mesele; çocuklara hitap eden dergilerde geçmişten günümüze kadar getirdiğimiz, milletimizin geleneğini, olaylar karşısındaki düşüncelerini dile getirdiği atasözleri ve deyimlerin bu dergilerde kullanımlarıdır.

Araştırmaya konu olan dergilere geçmeden önce eski harfli çocuk dergilerinde atasözleri ve deyimlere verilen önemi ve çocuklara kavratılış biçimine değinmek gerekir.

İlk çocuk dergilerinden olan Sadakat (1875)’te:

“ Her lisanda olduğu gibi bizim Türkçe lisanımızda da söz arasında senet gibi söylenir birtakım sözler vardır ki onlara durub-i emsal ve yalnız bir tanesine darb-ı mesel denir. Sırasını getirip de darb-ı mesel ile söz söyleyen bazen pek makbul bulunur.” paragrafı ile atasözlerine verilen değer ortaya konulmuştur (Kür, 1991: 19). Bu dergide “at bulunur meydan bulunmaz, meydan bulunur at bulunmaz”, “ at teper, katır teper; arada eşek ölür”, “ yalancının evi yanmış da kimse inanmamış vb atasözleri kullanılıp çocukların kavrayacağı şekilde hikayeleştirilerek onların atasözlerine karşı ilgi duyması sağlanmıştır.

Günümüzde bankaların, gazetelerin desteği ile yayınlarını sürdüren çocuk dergileri bulunmaktadır: Milliyet Çocuk, Milliyet Kardeş, Türkiye Çocuk, Başak Çocuk, Diyanet Çocuk, Şeker Çocuk, Can Kardeş vb. Ayrıca sadece çocuklar için hazırlanan çocuk dergileri de vardır: Bilim Çocuk, Gonca, National Geographic Kids, Donald Amca, TRT Çocuk vb.

  • c) Atasözü ve Deyim

Dilimizde atasözleri ve deyimlerin önemli bir yeri vardır. Deyim ve atasözlerini yerli yerinde kullanmak, bir dili iyi konuşup iyi yazabilmek için şarttır. İçinde yaşadığı toplumun kültürel değerlerini barındıran metinlerin gelişim çağındaki bireylere aktarılmasında kelimeler, deyimler ve atasözleri çok önemli görevler üstlenmektedir (Bağcı, 2010: 92).

Kendi başlarına bir edebi tür olmayan atasözleri ve deyimler, toplumun kültürünün önemli parçalarıdır. Kültür unsurlarını geçmişten bugüne taşıması bakımından genç kuşakların bu mirastan haberdar olmaları sağlanmalıdır. Bu sebeple çocukların severek okuduğu çocuk dergilerinde atasözleri ve deyimler, metinler aracılığıyla çocuklara kazandırılmalıdır. Her ulusun kendi atalarının düşüncelerine, denemelerine, gelenek ve göreneklerine dayanan ulusal atasözleri vardır ve bu çeşit atasözlerinden de o ulusun düşünce, duygu yolları ve türleri az çok öğrenilmiş olur. Bununla birlikte her ulusta atasözlerine rastlanılması, insanların daima geçmiş kuşakların düşünce ve deneyimlerinden yararlanmak istediklerini, ihtiyaç karşısında atalarının akıllarına, öğütlerine başvurduklarını açıkça göstermektedir (Hatipoğlu, 1972: 182).

Atasözlerine anlamsal olarak baktığımızda görünen anlamının yanı sıra, daha büyük önem taşıyan ikinci bir anlam karşımıza çıkar. İşte atasözünün içerdiği mesaj bu anlamda saklıdır. Atasözlerini bir metin olarak kullanabilmek, Türk dilindeki yan anlam, mecaz anlam, soyut anlam ve çağrışımlar konusundaki becerileri geliştirir.

Deyim ise (eski adı: Tabir), birden çok sözcüğün, çoğu kez kendi anlamlarından ayrı bir anlam belirtmek üzere bir araya gelip kalıplaşan biçimidir (Özdemir, 2000: 5).

Ülkemizde, deyimlerimizin hikâyeleri ile ilgili olarak yapılan çalışmaların önde gelenlerinden olan “İki Dirhem Bir Çekirdek” isimli eserinde İskender Pala deyimlerle ilgili şu ifadeleri kullanmıştır: “Anlatımı güzelleştirmek, savunulan bir fikir ve düşünceyi daha etkili kılmak üzere her dilde kalıplaşmış bazı sözler bulunur. Atasözleri, dua ve temenni cümlecikleri, sövgü ve ilençler, bilmeceler ve tekerlemeler, vb...(Pala, 2007: ix).” Bu tür kalıplaşmış sözler arasında, deyimlerin dilin bünyesinde en sık rastlanan unsur olduğunu ifade eden Pala, “deyim” kavramını şu şekilde tanımlamaktadır:

İki ya da daha fazla kelimeden meydana gelen ve kelimelerin öz anlamları dışında bir anlam ifade eden söz gruplarına deyim denir (Pala, 2007: ix).”

YÖNTEM

Bu çalışmada betimsel tarama yöntemi kullanılacaktır. Çalışmada incelenecek olan Bilim Çocuk, Gonca ve National Geographic Kids ve TRT Çocuk dergileri ayda bir yayımlanan süreli yayınlardır. Bu yayınların seçilmesinde ölçüt olarak, dergilerin ayda bir ve düzenli şekilde çıkmaları dikkate alınmış, bu ölçüte uyan dergiler arasından rastgele seçim yapılmıştır. Çünkü diğer süreli yayınlarda ulaşılabilen tiraj değerlerine çocuk dergilerinde ulaşılamamaktadır. Bilim Çocuk, Gonca ve National Geographic Kids ve TRT Çocuk dergilerinin 5 ay boyunca çıkan sayılarında, atasözü ve deyimlerin kullanımı bakımından tespiti yapılacaktır.

EVREN VE ÖRNEKLEM

Günümüz çocuk yayınlarında düzenli olarak birçok çocuk dergisi çıkarılmaktadır. Araştırmanın evrenini Türkiye’de yayımlanan çocuk dergileri oluşturmaktadır. Bu araştırmada ayda bir ve düzenli şekilde çıkarılan dergilerden rastgele seçilmiş aylık 4 çocuk dergisi örneklem alınmış ve araştırma bunlarla sınırlandırılmıştır. Örneklem alınan çocuk dergileri, alfabetik sırayla şunlardır:

Bilim Çocuk

Gonca

National Geographic Kids

TRT Çocuk

Bu dergilerin, Ocak 2011-Mayıs 2011 tarihleri arasını kapsayan 5 aylık yayınları taranmış, atasözleri ve deyimlerin kullanımıyla ilgili belirlemelerde bulunulmuştur. Bu belirlemeler doğrultusunda, konuyla ilgili sınıflandırmalar ve bunların yorumları yapılmıştır.

BULGULAR VE YORUMLAR

ÇOCUK DERGİLERİNDE ATASÖZLERİ VE DEYİMLERİN KULLANIMI

KULLANILDIKLARI YER AÇISINDAN

Atasözleri ve deyimler, taradığımız çocuk dergilerinde kullanıldıkları yer açısından iki grupta değerlendirilebilirler:

1) BAŞLIK OLARAK KULLANIM

Çocuk dergilerinde yer alan başlıkların metnin özetinin içermek, kısa ve anlaşılır olmak, çocuğun dikkatini çekmek gibi birtakım özelliklerinin olması gerekmektedir.

Kısa, anlaşılır, dikkat çekici ve akılda kalıcı sözler olan atasözleri ve deyimler tarama yapılan çocuk dergilerinde başlık olarak hiç kullanılmamıştır. Çünkü çocuk dergilerinde yer alan metinler genelde bilgi verici, açıklayıcı ve tanımlayıcı anlatımla oluşturulmuşlardır. Bunun için dergilerde bilgi verilen veya açıklanan varlığın isimleri başlık olarak kullanılmıştır.

2) METNİN İÇİNDE KULLANIM

Atasözleri ve deyimler, tarama yapılan çocuk dergilerindeki metinlerin içinde farklı yerlerde kullanılmaktadırlar. Bu durum yazarın üslubuna ve konuya bağlı olarak değişebilmektedir. Atasözleri ve deyimlerin metin içinde kullanımlarına da birkaç örnek verebiliriz:

Bu sebzeyi mercek altına almakpek de iştah açıcı olmayabilir (National Kids, Ocak 2011: 27).

Üzülmeyi bırak! Atı alan Üsküdar’ı geçti. O adam atın sahibi idi (TRT Çocuk, Mayıs 2011: 15).

Leyleği havada görmekya da dut yemiş bülbül gibi olmakdeyimlerinin nereden geldiğini ve masallara konu olan öykülerini merak ediyorsan bu kitap ilgini çekebilir (National Kids, Ocak 2011: 45).

Toz ol demiştin öyle değil mi? (Gonca, Mayıs 2011: 52).

Tapma Bay bölgesinin en hızlı kaçağı listesinde bir rhesus maymunu başı çekiyor(National Kids, Şubat 2011: 17).

Ancak keşifler tarihinde daha yalnızca bir arpa boyu yol alınır(Bilim Çocuk, Mayıs 2011: 11).

Leoparlar fareleri görmezden gelir(National Kids, Ocak 2011: 14).

Aynı zamanda Guinness Rekorlar Kitabı’na girmeye hak kazandı(National Kids, Mayıs: 20).

Ee ne demişler? Koyunun bulunmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler(Gonca, Nisan 2011:6).

Bizimki büyüdü, kozunu paylaşacakçağa geldi (TRT Çocuk, Mayıs 2011:14).

Lafla peynir gemisi yürümeyecek(Gonca, Nisan 2011: 6).

Ama nafile, vermeyince Mabud neylesin Mahmud( Gonca, Mayıs 2011: 6).

Kıyıda köşede hayvanlar baş başa veripballandıra ballandıra anlattıkça dağın nimetlerini çakalın ağzının suyu akmış(Gonca, Nisan 2011: 7).

Akif, bu dönemde bilime büyük merak sardı(TRT Çocuk, Mart 2011: 56).

Tası tarağı toplamış, tahtını varisi oğluna teslim etmiş (Gonca, Nisan 2011: 7).

Araştırma kapsamında 5 ay boyunca taranan 4 çocuk dergisinde atasözü ve deyim kullanımıyla ilgili toplam 275 tespitte bulunulmuştur. 5 ay boyunca taranan dergilerde 259 deyim, 16 atasözü tespit edilmiştir. Bu tespitlerin dergilere göre dağılımı şu şekildedir:

Ocak- Mayıs 2011 Dergilerde Deyim Kullanımı: Ocak- Mayıs 2011 Dergilerde Atasözü Kullanımı:

DERGİLER

Ocak- Mayıs 2011

Bilim Çocuk

80

Gonca

114

National Kids

34

TRT Çocuk

31


DERGİLER

Ocak- Mayıs 2011

Bilim Çocuk

0

Gonca

14

National Kids

1

TRT Çocuk

1


Yukarıdaki sayılara bakıldığında dört çocuk dergisinde de her ay farklı sayılarda deyimlerin kullanıldığı tespit edilmiştir. Özellikle Gonca dergisi diğer üç dergiye göre metinlerde daha fazla deyim kullanımına önem vermiştir. Nitekim 5 ay boyunca kullanılan toplam deyim sayıları incelendiğinde Gonca dergisi 114 deyim kullanımı ile ilk sıradadır. 4 çocuk dergisinde atasözü kullanımı açısından belirgin farklılıklar görülmektedir. Özellikle Bilim Çocuk dergisinde 5 ay boyunca metinlerde atasözü kullanımının görülmemesi, National Kids ve TRT Çocuk dergilerinde de 5 ay boyunca sadece 1 tane atasözü kullanımının tespit edilmesi bu dergilerin en önemli sınırlılığıdır. Çünkü atasözü atalarımızın bize bıraktığı en önemli mirastır ve çocukların bu mirastan haberdar olmaları sağlanmalıdır. Bu sebeple çocukların severek okuduğu çocuk dergilerinde atasözleri ve deyimler, metinler aracılığıyla çocuklara kazandırılmalıdır.

Yılar, çalışmasında kendi deyim ve atasözlerini kullanamayan, tekerlemelerini bilmeyen çocukların formal eğitim sürecinde başarılı olamayacaklarını ifade etmektedir (Yılar, 2007: 33). Bu durum göz önüne alındığında özellikle Bilim Çocuk, TRT Çocuk ve National Kids dergisini okuyan çocukların atasözlerinden haberdar olması mümkün değildir. Gonca dergisinde diğer dergilere göre daha fazla atasözü kullanımı tespit edilmiştir. Aslında bu dergide de atasözü kullanımı yeterli sayıda değildir; ancak diğer dergilere kıyasla çocuğun atasözünü fark etmesi bakımından bu sayı olumludur.

4 Çocuk Dergisindeki Atasözlerinin Yüzdelik Dağılımı

■ TRT Çocuk ■ Gonca ■ Bilim Çocuk ■ National Kids

atasozleri dagilimi1

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

4 Çocuk Dergisindeki Deyimlerin Yüzdelik Dağılımları

atasozleri dagilimi2

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yukarıdaki grafikleri incelediğimizde mavi alanla gösterilmiş olan Bilim Çocuk dergisinde 5 aylık süre boyunca diğer dergilere oranla %31 oranında deyim tespiti yapılmış fakat 5 aylık sürede atasözüne hiç rastlanılmamıştır. Mor alanla ifade edilmiş olan Trt Çocuk dergisinde %12 oranında deyim kullanımı tespit edilmiş %6 oranında da atasözü kullanımı saptanmıştır. Yeşil alanla gösterilen National Kids dergisinde ise 5 aylık süre boyunca %13 oranında deyime ve % 6 oranında atasözü kullanımına rastlanmıştır.

5 aylık süre boyunca atasözü ve deyim kullanımı gözlemlenen çocuk dergileri arasında bu unsurlara en çok yer veren dergi ise grafikten de anlaşılacağı gibi Gonca çocuk dergisidir. Bu dergide atasözleri ve deyimlere gerek metin içinde gerekse tanımlar halinde sıkça yer verilmiştir. Bu dergide grafikte de gözlemlendiği gibi diğer dergilere oranla %44 oranında deyim, %88 oranında atasözü kullanımı saptanmıştır.

SONUÇ

Ocak- Mayıs 2011 ayları arasında atasözü ve deyim kullanımı bakımından taranmış olan çocuk dergilerinde bu unsurların kullanımı yetersiz ve düzensizdir. Çünkü dergilerde kullanılan deyim ve atasözü sayısı bir ay artarken diğer ay azalmakta hatta hiç kullanılmadığı da görülmektedir. Çocuklarımızın geçmişi günümüze taşıyan manevi değerlerimizi öğrenmesi ve çevre ile daha rahat iletişim sağlayabilmesi açısından çocuk dergilerinde atasözleri ve deyimlerin kullanımına sıklıkla yer verilmelidir. Özellikle çocuk edebiyatının en önemli kollarından biri olan ve çocukların severek okudukları çocuk dergilerinin bu unsurlara dergilerinde yer vermeleri hassasiyetle üzerinde durulması gereken bir konudur.

EKLER:

İlgi çekmek (D)

Rol oynamak (D)

BİLİM ÇOCUK

Pencere açmak (D)

Yol açmak (D)

OCAK- MAYIS 2011

Çağ atlamak (D)

Yer almak (D)

İşe yaramak (D)

Aklına gelmek (D)

İple çekmek (D)

Dikkat çekmek (D)

Denk gelmek (D)

Hoşuna gitmek (D)

Yol görünmek (D)

Ortadan kalkmak (D)

Tadını çıkarmak (D)

Meyve vermek (D)

Yol açmak (D)

Hep bir Ağızdan (D)

Peşinde koşmak (D)

Ortaya atmak (D)

Yolunu tutmak (D)

Ele almak (D)

Gözlerine inanamamak (D)

Gözü ısırmak (D)

Yer kaplamak (D)

Gözden kaybolmak (D)

Yol göstermek (D)

Açığa çıkmak (D)

Yol göstermek (D)

Söz vermek (D)

Yol açmak (D)

Tadı damağında kalmak (D)

Bir arpa boyu yol almak (D)

Tadını çıkarmak (D)

Havalara uçmak (D)

Gözünü dikmek (D)

Rol oynamak (D)

Katkıda bulunmak (D)

Elde etmek (D)

Yer almak (D)

Ortaya koymak (D)

Neden olmak (D)

Ortaya koymak (D)

Elde etmek (D)

Devreye girmek (D)

Ortaya çıkarmak (D)

İşini görmek (D)

Rol oynamak (D)

Zarar görmek (D)

Yer almak (D)

Yok olmak (D)

İlgi çekmek (D)

Dört gözle beklemek (D)

Ele almak (D)

Akla yatmamak (D)

Dikkat çekmek (D)

Yer vermek (D)

Yolunu bulmak (D)

Ortaya çıkarmak (D)

Dört gözle beklemek (D)

Ortaya atmak (D)

Dikkat çekmek (D)

Açığa çıkmak (D)

Dikkate almak (D)

Ortaya koymak (D)

Yolunu bulmak (D)

Ortaya çıkarmak (D)

Katkıda bulunmak (D)

 

Ortaya koymak (D)

Temel atmak (D)

TRT ÇOCUK

Gurur duymak (D)

Baş etmek (D)

OCAK- MAYIS 2011

Kurtlarını dökmek (D)

Elde etmek (D)

Karar vermek (D)

İlgi duymak (D)

Yer vermek (D)

Göz atmak (D)

Özür dilemek (D) Göz açtırmamak (D) Zarar görmek (D) Merak sarmak (D) Rapor vermek (D) Koz paylaşmak (D) Aba altından sopa göstermek (D) Saygı duymak (D) Lafını etmek (D)

İç geçirmek (D)

Yol almak (D)

Tadına doyum olmamak (D) Fırtına gibi (D) Dile gelmek (D) Ziyaret etmek (D) İple çekmek (D) Kara kara düşünmek (D) Alt etmek (D) Eline düşmek (D)

Atı alan Üsküdar’ı geçti (A) İş işten geçmek (D) Katkıda bulunmak (D) Aklından çıkmak (D) Donup kalmak (D) Başa çıkmak (D) Hoşuna gitmek (D) Hak kazanmak (D) Ortaya koymak (D) Doyum olmamak (D) GONCA OCAK- MAYIS 2011

Maruz kalmak (D) Kulaklarını dikmek (D) Tedbir alıyor (D) Gözünü korkutmak (D) Gözleri takılmak(D) Elde etmek(D)

Beleş atın yaşına bakılmaz. (A)

Ağzı açık kalmak(D) Ağzından bal damlamak (D) Zarar vermek (D) Kalp (kalbini) kırmak ( D)

Mümkün olmak(D) Yola (yoluna) koyulmak(D) Yere yığ ılmak(D)

Muhafaza etmek( D) Aklı ermek( D)

Birlikten kuvvet doğar ( A) Yer değiştirmek(D) Ölüp ölüp dirilmek (D) Aklına düşmek (D)

Yan gelip oturmak (yatmak) (D)

Hoşuna gitmek ( D) Ayakları yere değmemek (D) Acısını çıkarmak ( D) Yüreğine su serpmek ( D) Yiyip bitirmek ( D) Sesi kesilmek( D)

Bana benden her ne olursa, başım rahat bulur dilim durursa.( D) Hesap etmek( D) Murada (muradına) ermek (D)

Gönül vermek (D) Bağrına basmak (D) Derde (derdine) derman olmak (D)

Elinden geleni yapmak( D) Yola çıkmak( D)

Dünden hazır (razı) olmak (D)

Yol göstermek ( D) Gurur duymak ( D) Pencere açmak ( D) Havalara uçmak ( D) Önüne geçmek ( D) Gönlü razı olmamak ( D) Yüzü gülmek ( D) Eline tutuşturmak ( D) Buldumcuk olmak ( D) Başından aşağı kaynar sular dökülmek( D)

Kara haber tez duyulur (A) Ayak basmak (D) Dile getirmek (D)

Hasıl olmak(D) İftira atmak (D) Temas etmek (D) Ortaya çıkarmak (D)

Zararı dokunmak (D) Tuzağa düşmek (D) Vazife görmek (D) Pes etmek (D) İçi ezilmek (D) Dikkatini çekmek (D) Demir atmak (D) Altını üstüne getirmek (D) Dört gözle beklemek (D) Latife latif gerek (A) Ziyan etmek (D) Annesinin ak sütü gibi helal olsun (D) Nasibini almak(D) Postu sermek (D)

Har vurup harman savurmak (D)

Pençesine düşmek (D) Bin pişman olmak (D) Ders almak (D) Yerini tutmak (D) Kolaçan etmek (D) Yol almak(D) Gözüne çarpmak (D) Koyunun bulunmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler. (A) Canından bezmek (D) Lafla peynir gemisi yürümez. (A) Kafa kafaya vermek (D) Yediği önünde, yemediği ardında (D) Baş başa vermek (D) Ağzının suyu akmak (D) Dişinin kovuğuna yetmez (D)

Can kaygısına düşmek (D) Tası tarağı toplamak (D) Beti benzi atmak (D) Bıyık altından gülmek (D) Zulüm ile abad olanın sonu berbad olur (A)

Burnu Kaf dağında gezmek (D)

Attan inmiş de eşeğe bile binememiş (D)

Etme bulma dünyası (D) Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner (A)

Ne ekersen onu biçersin (A) Rüzgar eken fırtına biçer (A) Nesli tükenmek (D)

Akıl etmek (D)

İlgi çekmek (D)

Değer vermek (D)

Dikkat çekmek (D)

Yalancı kim? İşittiğini söyleyen (A)

Gözü tutmamak (D)

Söz açmak (D)

Sırtını dayamak (D) Göz kulak olmak (D) Can vermek (D)

Vermeyince Mabud neylesin Mahmud (A)

Kafa yormak (D)

Üstüne titremek (D)

Küçük görmek (D) Nasibini almak (D)

Varsa hünerin var her yerde yerin (A)

İçine işlemek (D)

Emek harcamak (D) Keyfini çıkarmak (D) Dikkat kesilmek (D) Güme gitmek (D)

Kulak ardı etmek (D)

Revan olmak (D)

Başını taştan taşa vurmak (D)

İçi içini yemek (D)

Son bulmak (D)

Hoşuna gitmek (D)

Hasret kalmak (D)

Yolunu gözlemek (D)

Yüzü gülmek (D) Toz olmak (D)

NATIONAL KIDS

OCAK- MAYIS 2011

Dikkat çekmek (D)

Yol açmak(D)

Hayretler içinde kalmak(D)

Görmezden gelmek(D)

İkna olmak(D)

İdare etmek(D)

Ortadan kaldırmak(D)

Dert açmak(D)

Mercek altına almak (D) Dikkatin dağılmak(D) Hoşuna gitmek(D)

Leyleği havada görmek (D) Dut yemiş bülbül gibi olmak (D)

Başı çekmek(D)

Tadını çıkarmak(D)

Yüz vermemek(D)

Dikkat Çekmek(D)

Tir tir titremek( D)

Hayata gözlerini yummak( D)

Yerle bir olmak(D)

Sona ermek(D)

Tarihe karışmak ( D)

Aklından çıkaramamak (D)

Püf noktası (D)

Yola çıkmak (D)

Dizinin dibinden ayrılmamak (D)

İlham almak (D)

Yer almak (D)

İmza atmak (D)

Ortaya çıkmak (D)

Mesafe koymak (D)

Tadına varmak (D)

Bir sıçrarsın çekirge, iki sıçrarsın çekirge, üçüncüsünde avucuma düşersin çekirge. (A)

Sırtüstü yatmak (D)

Serbest bırakmak (D)

Hak kazanmak (D) Not etmek (D)

KAYNAKÇA

Aytaş, Gıyasettin ve Alemdar Yalçın (2002) Çocuk Edebiyatı. Ankara: Akçağ Yayınları.

Bağcı, Hasan (2010) “ilköğretim 5. Sınıf Öğrencilerinin Atasözleri ve Deyimleri Algılama Düzeyi”. TÜBAR, XXVII, 91-110.

Ciravoğlu, Öner (1997) Çocuk Edebiyatı. İstanbul: Esin Yayınevi.

Hatipoğlu, Vecihe (1972) Türkçenin Sözdizimi. Ankara: Türk Dil Kurumu.

Karataş, Turan (2001) Ansiklopedik Edebiyat Terimleri Sözlüğü. İstanbul: Perşembe Yayınları.

Kür, İsmet (1991) “Türkiye’de Süreli Çocuk Yayınları”. Ankara: Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Kültür Merkezi Yayını, Sayı: 50.

Oğuzkan, Ferhan (1987) Çocuk Edebiyatı Yıllığı. İstanbul: Gökyüzü Yayınları.

Özdemir, Emin (2000) Açıklamalı-Örnekli Deyimler Sözlüğü. Bilgi Yayınevi.

Pala, İskender (2007) İki Dirhem Bir Çekirdek. (24. Basım). İstanbul: Kapı Yayınları.

Sever, Sedat (2003) Çocuk ve Edebiyat. Ankara: Kök Yayıncılık

Şirin, Mustafa Ruhi (1998) Çocuğa Adanmış Konuşmalar. İstanbul: İz yayınları.

Türkçe Sözlük (2005) Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.

Temizyürek, Fahri; Gürel, Zeki ve Namık Kemal Şahbaz (2007) Çocuk Edebiyatı. Ankara: Öncü Basımevi.

Yılar, Ömer (2007) Halk Bilimi ve Eğitim. Ankara: Pegem A Yayıncılık.

Zengin, Ahmet Yaşar ve Nesrin Zengin (2000) Çocuk Edebiyatı. İstanbul: Başer Ofset.

SÜRELİ YAYINLAR

Bilim Çocuk Dergisi, İstanbul, Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs 2011 sayıları.

Gonca Dergisi, İstanbul, Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs 2011 sayıları.

National Geographic Kids Dergisi, İstanbul, Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs 2011 sayıları.

TRT Çocuk Dergisi, İstanbul, Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs 2011 sayıları.

Comments powered by CComment

Uygur Devleti, İslamiyet’ten önceki Türk imparatorluklarının sonuncusudur. M. VIII. aşıra kadar Dokuz Oğuz boylarıyla birlikte Moğolistan’ın şimalinde yaşayan On Uygurlar,...
Oğuzların atası Oğuz Han ve oğullarının destanını anlatan başlıca iki kaynak vardır. Bunlardan birincisi Paris Milli Kütüphanesi’nde bulunan Uygur yazısıyla yazılmış, eksik tek...
Mehmet Âkif’in Ailesi Mehmed Âkif, ana tarafından Buhâralı bir aileye mensuptur; şeceresini, bir buçuk – iki asır önce, Buhâra’dan Anadolu'ya göç eden Hekim Hacı Baba'ya kadar...
Günümüzde geçmişte hiçbir zaman olmadığı kadar fazla insan tarih yazmanın, aynı şekilde hiçbir zaman olmadığı kadar insan da geçmişe dair bilgi edinmenin peşindedir. Bu...
Türk dünyası edebiyatlarının önemli bir parçasını teşkil eden Özbek edebiyatı, Özbekistan’ın bağımsızlığa kavuşmasıyla birlikte, kendine özgü metotlar geliştirerek dünya...
“Tarihî çeşmeler zamanın gözleridir. Geçmişten geleceğe bakarlar. Hiç ummadığınız bir köşe başında bile tarihin şahitleri olarak karşınıza dikilirler. Siz önünden geçip...
Türk illeri dünyanın en eski illerinden olarak, dört bin yıla yakın keçmişl a rind a Asya, Afrika ve Avrupa qitelerine yayılmışlar ve oralarda büyük millet ve devletler...
Filizlenmeye başlarken bir ‘toplumsal durum’, vücut kazandıktan sonra da bir ‘insanlık durumu’ olan uygarlık, tesadüfi bir yapılanma değildir ve bağlantısız unsurların bir araya...
Ömer Seyfettin, “11 Mart 1884 günü -Rûmî takvimle 28 Şubat 1299- Balıkesir’in Gönen ilçesinde doğdu.”[2]Ömer Seyfettin’in ilerleyen yaşlarında Gönen özlemini ve çocukluk...
Ahlak ve hukuk, insan-insan ilişkisinden doğar. Sağlıklı her ilişki biçimi bir değeri gerçekleştirmeye yöneliktir. İnsanın, bütün anlamlı eylemleri de değerlerden kaynaklanır.
Kâinatın yaratılışında, âdeta sonsuz, sayısız olan varlıkların nizam ve intizamında görülen sayısız hikmetler, gözetilen sayısız gayeler vardır Bu amaçların başında, hiç şüphesiz...
1865 yılında Fatih’in Sarıgüzel Mahallesi’nde doğdu. Babası Menteşeoğulları’ndan Bahaeddin Efendi, annesi zengin bir ailenin yanında evlatlık olarak yetişen Nevber Hanım’dır....
“Ben ki, sultanlar sultanı, hakanlar hakanı, hükümdarlara taç giydiren, Allah’ın yeryüzündeki gölgesi ve atalarımın fethettiği Akdeniz’in, Karadeniz’in, Rumeli’nin, Anadolu’nun,...
Odlar Yurdu, Azerbaycan Bakü'de doğdu. Liseden beri edebi ve sanatsal etkinliklerle ilgilendi. Türk ve Irak Türkmen edebiyatının gazete, dergi, şiir koleksiyonları, dergileri ve...
(1873 - 1936) 1 Mehmed Âkif Ersoy, şair, fikir adamı, veteriner, eğitimci, vaiz, hafız, milletvekili, İstiklal Marşı‘nın şairi, millî şair, vatan şairi. 1873‘te İstanbul‘da Fatih...
Hoparlörü tıklayıp seçtiğiniz alanı dinleyebilirsiniz Powered By GSpeech