Welcome to Edebi Medeniyet : Ebedi Medeniyet   Hoparlörü tıklayıp seçtiğiniz alanı dinleyebilirsiniz Welcome to Edebi Medeniyet : Ebedi Medeniyet Powered By GSpeech
Edebi Medeniyet 
Ebedi Medeniyet
(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)
Bunu okudun 0%

Bozkurtların Ölümü

Bozkurtların Ölümü
Bu sıralarda Bozkurtların Ölümü ile uğraşıyorum. Kitap olarak basılmadan önce romanın bir dergide tefrika edildiğine dair birkaç yerde bölük pörçük bilgiler var. İlk bilgi Sabahattin Ali'nin mektuplarını toplayan ve ilk baskısı 2008'de yapılan Hep Genç Kalacağım adlı kitapta. 09 Ocak 1937'de Atsız, Sabahattin Ali'ye "Evlâdım Sabahattin" diye başlayan bir mektup yazmış. Mektupta şu cümleler var:

"Sana müthiş bir sır vereyim mi? Haydi vereyim: Ben Kürşad'ı roman olarak yazıyorum. Beni buna sevk eden de Tahsin Demiray oldu. Benden Ateş Çocukları diye orta mektepler talebesi için çıkarttığı haftalığa millî mevzulu hikâye veya roman istemişti. Söz vermiştim. Bu sefer beni sıkıştırınca kaleme sarıldım... Romanın adı Bozkurtların Ölümü'dür... Roman ve temaşa işlerini iyi bilen Nihat Sami [Banarlı] romanın başlarını okudu, beğendi. İleride, kitap şeklinde çıkınca sana gönderirim." (2015: 337).

Altan Deliorman da 2013'te basılan Atsız kitabında, Tahsin Demiray'ın çıkardığı dergiler arasında Ateş Çocuklar (s. 223) adlı bir dergiden bahsediyor.

Kağan Bahadır Küçükalcan da 2015'te basılan Her Devrin Menkûbu Atsız kitabında Sabahattin Ali'ye yazılan mektuba atıfta bulunuyor (s. 227).

Fakat ben Ateş Çocuklar veya Ateş Çocukları adlı bir dergi bilmiyorum. Meseleyi çözmeliyim.

Sonunda kütüphaneye gitmeden bu iş anlaşılmayacak dedim ve asistanım Nuray Tamir ile Millî Kütüphane'nin yolunu tuttum. Arabalarımızı Bahçelievler'de bulunan Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü'nün bahçesine bıraktık ve dijital teknolojiyle yenilenmiş, rahat ve temiz salonlarıyla yüreklere ferahlık veren kütüphaneye girdik. Araştırdık. Evet, Ateş diye bir dergi var. Üstelik 1936'nın Kasım ayında çıkmaya başlamış. Bir cilt içine toplanmış 52 sayı şimdi elimizin altında. Derginin adı Ateş. Fakat adın hemen yanında "Çocuklar için" kaydı var. Demek ki dergiden Ateş Çocuklar(ı) diye bahsedilmesinin sebebi bu. Yaprakları çeviriyoruz. 24 Aralık 1936 tarihli 5. sayının 9. sayfasında sivri bir kaya üzerinde uluyan bir bozkurt resmi altında BOZKURTLARIN ÖLÜMÜ yazısı var.

Yaprakları çevirmeye devam ediyoruz:

31 Aralık 1936 tarihli 6. sayının 9. sayfasında şu ilan var: "ATEŞ'in - ATEŞ Çocuklar için - ATEŞ yazıları, başlıyor. - 1937 yılına girerken Ateş'in çevresinde eksiksiz olarak toplanmış bulunan Türk çocuklarına, gençlerine yeni yılın değil, 14 cumhuriyet yılının en güzel yazı ve resimlerini sunuyoruz: BOZKURTLARIN ÖLÜMÜ - Bu bir masal, bu bir uydurma roman değildir..."

İlân heyecanlı cümlelerle devam ediyor ve "gelecek sayıda okuyunuz" cümlesiyle bitiyor.

"Gelecek sayı", 07 Ocak 1937 tarihli 7. sayıdır. Tefrika başlıyor. 29 ve 32. sayılar hariç, 7-40. sayılar arasındaki 32 sayı boyunca roman yayımlanıyor. Böylece birinci bölüm bitiyor. Sonrası yok. Sonrası için Yağmur Atsız'ın Ömrümün İlk 65 yılı'ndaki 156-157. sayfalar okunmalıdır.

Derginin her sayısında iki veya üç sayfa Bozkurtların Ölümü'ne ayrılmış. Her sayıda iki veya üç siyah-beyaz resim var ve bu resimler, kitabın ilk baskılarındaki resimlerden daha kaliteli. Birkaç sayının kapağında da romanla ilgili renkli resim bulunuyor.

Tefrikanın ilk bölümü 07 Ocak 1937'de çıktığına göre Atsız romanı 1936 sonlarında yazmaya başlamış ve eserin tamamına göre üçte birinden biraz daha fazla olan birinci bölümü de 1937 yılı içinde bitirmiştir. Kitabın tamamının bitiş tarihi ise 13 Nisan 1946'dır. Maltepe, saat 21.00.

1937'de tefrika edilen roman ile 1946'da basılan roman arasında bazı küçük farklar var. En önemli fark, hepimizin bildiği Kara Kağan'ın dergide Küli Kağan olmasıdır.

Bir roman üzerinde bu kadar ayrıntılı durmanın gereği var mı? Evet var. Eğer o roman 126. baskıya ulaşmışsa ve roman kahramanının adı binlerce insana ad olmuşsa bu bir tarihî olaydır; her tarihî olay gibi ayrıntılarıyla bilinmelidir.

–Prof. Dr. Ahmet B. Ercilasun–

Comments powered by CComment

Uygur Devleti, İslamiyet’ten önceki Türk imparatorluklarının sonuncusudur. M. VIII. aşıra kadar Dokuz Oğuz boylarıyla birlikte Moğolistan’ın şimalinde yaşayan On Uygurlar,...
Oğuzların atası Oğuz Han ve oğullarının destanını anlatan başlıca iki kaynak vardır. Bunlardan birincisi Paris Milli Kütüphanesi’nde bulunan Uygur yazısıyla yazılmış, eksik tek...
Mehmet Âkif’in Ailesi Mehmed Âkif, ana tarafından Buhâralı bir aileye mensuptur; şeceresini, bir buçuk – iki asır önce, Buhâra’dan Anadolu'ya göç eden Hekim Hacı Baba'ya kadar...
Günümüzde geçmişte hiçbir zaman olmadığı kadar fazla insan tarih yazmanın, aynı şekilde hiçbir zaman olmadığı kadar insan da geçmişe dair bilgi edinmenin peşindedir. Bu...
Türk dünyası edebiyatlarının önemli bir parçasını teşkil eden Özbek edebiyatı, Özbekistan’ın bağımsızlığa kavuşmasıyla birlikte, kendine özgü metotlar geliştirerek dünya...
“Tarihî çeşmeler zamanın gözleridir. Geçmişten geleceğe bakarlar. Hiç ummadığınız bir köşe başında bile tarihin şahitleri olarak karşınıza dikilirler. Siz önünden geçip...
Türk illeri dünyanın en eski illerinden olarak, dört bin yıla yakın keçmişl a rind a Asya, Afrika ve Avrupa qitelerine yayılmışlar ve oralarda büyük millet ve devletler...
Filizlenmeye başlarken bir ‘toplumsal durum’, vücut kazandıktan sonra da bir ‘insanlık durumu’ olan uygarlık, tesadüfi bir yapılanma değildir ve bağlantısız unsurların bir araya...
Ömer Seyfettin, “11 Mart 1884 günü -Rûmî takvimle 28 Şubat 1299- Balıkesir’in Gönen ilçesinde doğdu.”[2]Ömer Seyfettin’in ilerleyen yaşlarında Gönen özlemini ve çocukluk...
Ahlak ve hukuk, insan-insan ilişkisinden doğar. Sağlıklı her ilişki biçimi bir değeri gerçekleştirmeye yöneliktir. İnsanın, bütün anlamlı eylemleri de değerlerden kaynaklanır.
Kâinatın yaratılışında, âdeta sonsuz, sayısız olan varlıkların nizam ve intizamında görülen sayısız hikmetler, gözetilen sayısız gayeler vardır Bu amaçların başında, hiç şüphesiz...
1865 yılında Fatih’in Sarıgüzel Mahallesi’nde doğdu. Babası Menteşeoğulları’ndan Bahaeddin Efendi, annesi zengin bir ailenin yanında evlatlık olarak yetişen Nevber Hanım’dır....
“Ben ki, sultanlar sultanı, hakanlar hakanı, hükümdarlara taç giydiren, Allah’ın yeryüzündeki gölgesi ve atalarımın fethettiği Akdeniz’in, Karadeniz’in, Rumeli’nin, Anadolu’nun,...
Odlar Yurdu, Azerbaycan Bakü'de doğdu. Liseden beri edebi ve sanatsal etkinliklerle ilgilendi. Türk ve Irak Türkmen edebiyatının gazete, dergi, şiir koleksiyonları, dergileri ve...
(1873 - 1936) 1 Mehmed Âkif Ersoy, şair, fikir adamı, veteriner, eğitimci, vaiz, hafız, milletvekili, İstiklal Marşı‘nın şairi, millî şair, vatan şairi. 1873‘te İstanbul‘da Fatih...
Hoparlörü tıklayıp seçtiğiniz alanı dinleyebilirsiniz Powered By GSpeech