Edebi Medeniyet 
Ebedi Medeniyet
(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)

siir yazmakPek çok dostum, öğrencim, okuyucum zaman zaman şiir çalışmalarını bana gösterir, fikrimi edinmek isterler.

Bilhassa aruz ile yazanlar, bazen bir gazel, bazen bir beyit, bazen bir kıta üzerinde kendilerindeki şiir yeteneği hakkında birkaç kelam etmemi de beklerler. Hemen hepsine çok okumalarını ve az yazmalarını tavsiye ederim. Aruz ile yazmanın şart olmadığını da ilave ederim. Çünkü aruzu tercih eden şair adayı gençlerden çoğunun kullandığı dil, kendi çağının, yaşının ve yaşıtının dili değil, neredeyse ağdalı bir Osmanlı Türkçesini andırır. Aruz ile yazmanın tabii neticesidir bu. Eğer vezin kaygınız var ise Osmanlı Türkçesinin kelimeleri sökün edip gelir mısralarınıza.

(Okuma süresi: 3 - 6 dakika)

Prof Dr Mehmet Mehdi ErguzelAdalet, hakkı gözetmektir, herkese hakkını “alnının teri kurumadan” vermektir. İnsanlık tarihi belki de adalet arayışının tarihidir. Adalet; insaftır, merhamettir, haddi aşmamaktır. Adalet, herkese yakışır. En çok da kendisine hük­metme mesuliyeti verilenlere... “ Adl ü dâd eylemek” kusurla­rın tecziyesinde aftan yana temayül göstermektir.

Kimine göre adalet, bir hayaldir. Ama insanlık, asırlar­dır bu hayal güzelin ardı sıra koşmaktadır. Ve her ne hikmetse adalet talipleri bu hayal kuşun kanatları altında huzur bulaca­ğı ümidi ile koştururken kendini adalet diye vahşi bir atmaca­nın pençeleri arasında bulmaktadır.

(Okuma süresi: 9 - 18 dakika)

siir02Bir Şair Öldü” başlıklı yazım[1]beklemediğim kadar tenkit edilince kendimi bu yazıyı yazmaya mecbur hissettim. Okumamış olanlar bulunabilir, o yazıyı Öğretmen Şair Sadık Çakırsipahi’nin vefatı üzerine kaleme almıştım. Dört satırlık vefat haberinde, kendisinden “Çankırı edebiyatına önemli katkılar sunan, şair ve yazar kişiliği ile tanınan emekli öğretmen” olarak söz ediliyordu.[2]Merak edip internetten araştırdığımda bir iki fotoğrafı, kendi okuduğu birkaç şiiri[3]ve sahaflara düşmüş kitaplarının kapak[4]ları dışında derli toplu bir bilgi bulamayınca üzülmüştüm. Haberde özgeçmiş yoktu; kitaplarından söz edilmemiş, şiirlerinden tek bir örnek bile verilmemişti. Birçok insan öldükten sonra kıymete binerken, -şiirlerine bakıldığında iyi bir şair olduğu anlaşılan- Sadık Çakırsipahi, öldükten sonra da kıymetlendirilememişti.

(Okuma süresi: 2 - 4 dakika)

dusunme sanatŞiiri çözmeye kalkarak lime lime etmenin hiçbir anlamı yok. Çözme! Gör. Anla! (Wittgenstein ağabeyim değil miydi bize “Düşünme, gör” diyen?) Şiiri otopsi masasına yatırabilirsiniz elbette, röntgenini de çekebilirsiniz. Yine, Wittgenstein, örümcek ağını kaba parmaklarıyla anlamaya çabalayanları uyarmıştı. Dikkat! Şiir eleştirilecek, yoldan çekilin, eleştiri denen greyder, düzleyecek şiiri! Pencerelerden kafalarınızı uzatmayın, eleştirmen havaya ateş edecek, bir yerinize gelmesin!

(Okuma süresi: 10 - 19 dakika)

siir okuma yazmaSelim İleri'nin tek şiir kitabının yıllar sonra yeniden yayımlanmasıydı. İlk baskısı 1987'de yapılan Ayışığı, “gizli kalmış bu şiirleri uzun zamandır arayanlar için” yeniden gün yüzüne çıktı. İleri'nin pek bilinmeyen bu şiir kitabından hareketle, Türk edebiyatında yolu şiire uğramış ama düzyazıda ustalaşmış isimlere göz attık.

Selim İleri bugün edebiyatımızın en önemli romancılarından. Yazın hayatına öyküyle başlamış, ilk kitabı Cumartesi Yalnızlığı 1968 yılında yayımlanmış. Kendisini öykü ve romanda kanıtlamış olan İleri, neden şiir kitabı yayımladığı ile ilgili olarak şunları söylüyor:

(Okuma süresi: 11 - 22 dakika)

gazeller ve askBiz güzellersiz olmazız Ahmed

Bülbülüz gülsitânsız olamasız

Ahmet Paşa

Dede Efendi’nin güfte yazarını bilmediğim hicâz yörük semâisinin sözlerinin bir bölümü şöyle:

(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)

asik edebiyatina dairAşık edebiyatı temsilcilerinin yetiştikleri sosyal çevre ile ilgili araştırmalarda farklı tasniflerle karşılaşırız. Bu farklılık, aşıklık geleneği içinde yetişen sanatkarların belli bir toplumsal tabaka ile sınırlı olmamaları, dönemlere ve bölgelere göre farklı eğilimlere sahip bulunmaları sonucunu doğuran karmaşık bir yapı arz etmelerinden kaynaklanır.

Türklerin Anadolu' da kurdukları yerleşik medeniyet içinde beliren yerleşim birimlerini ana hatlarıyla köy ve şehir olarak iki grupta incelemek mümkündür.

(Okuma süresi: 3 - 6 dakika)

18 yuzyıl asiklari18. yüzyıl, yetişenşen âşıklar açısından âdeta bir duraklama dönemi havasını vermektedir. XVII. yüzyıldaki başarılı âşıkların yerini âdeta geleneği zorla yürütmeye çalışan onlarca âşık almıştır.

İçlerinde XVII. yüzyıl ile karşılaştırılabilecek güçte bir âşığımız yoktur. Bunun sonucu olarak yüzyılın âşıkları alfabe sırasına göre haklarında bulunabilen bilgilerle tanıtılmaya çalışılacaktır.

18.yüzyılda çok sayıda şair yetişmesine rağmen, aşık tarzını bir önceki ve bir sonraki asırlarda yetişen sanatkarlar kadar güçlü bir şekilde sürdüren temsilcilere rastlamıyoruz. 17. yüzyılda başlayan klasik edebiyata özenme hareketi, 18. yüzyılda daha ileri bir düzeye ulaşmıştır. Şairlerin büyük bir kısmının ortaya koyduğu bu eğilim, asıl kendi tarzlarından da uzaklaşmayı beraberinde getirmiştir. 

(Okuma süresi: 11 - 22 dakika)
Şiir 1Öz ve biçim (içerik ve form), şiir tarihinin hemen hemen her döneminde çok konuşulmuş, çok tartışılmış kavramlardır. Terry Eagleton Şiir Nasıl Okunur adlı kitabında içeriği bir şiirin söylediği şeye gönderme yapan, formu ise bir şiirin nasıl söylendiğine gönderme yapan kavramlar olarak niteler ve şiiri form ile içeriğin birbirlerine çok yakından dokunmaları olarak tanımlar (Eagleton 2007: 106). Şiirin edebi bir tür olarak tanımının dahi öz ve biçim üzerinden yapılıyor olması, şiir tartışmalarında bu iki kavramı, tartışma konusu olarak her dönemde ön plana çıkarmıştır. 1950-1970 yılları arasında edebiyat ve sanat dergilerine baktığımızda da öz ve biçim üzerine birçok tartışmanın yapılmış olduğunu görürüz.
(Okuma süresi: 9 - 18 dakika)

siirimge1Şiirin bir sanat dalı olarak kabul edilişinden bu yana gerek şairler gerek eleştirmenler tarafından şiir tanımlanmaya çalışılmıştır. Zamana ve mekâna göre değişen şiir algısı beraberinde birbirinden farklı tanımları da getirir. Şiirde her yeni dönem, her yeni akım hatta her güçlü şair yeni bir şiir tanımı yapar. Dolayısıyla her farklı şiir tanımı aynı zamanda farklı bir şiir anlayışını da temsil eder. Bir şair şiirini tanımlarken aynı zamanda poetikasını da açıklıyor demektir ya da tersinden bir okumayla, bir şair poetikasını açıklarken aynı zamanda şiiri de kendine göre tanımlıyor demektir. Bu durum 1950-1970 yılları arasındaki edebiyat ve sanat dergilerindeki şiir üzerine yazılmış yazılarda da görülür. Bu dönemde doğrudan bir şiir tarifine pek rastlanmaz.

(Okuma süresi: 8 - 16 dakika)

siir copySerbest Vezin Nedir? 

Vezni ve kafiyesi serbest olan, önceden belirlenmiş bir kalıbı olmayan serbest nazım şiirleridir. Tanzimat’tan sonra seyrekçe ve yirminci asırdan itibaren sıkça görmeye başladığımız serbest şiirler, vezin ve kafiye bağlarından kurtulan şiir örnekleridir. Batı edebiyatından aldığımız serbest vezin uygulaması, Türk edebiyatında aruz ölçüsü ve hece ölçüsünün standardı kurulmadan inceleme ölçütleri belirlenebilecek bir keyfiyet değildir.

Serbest Vezin Özellikleri Nelerdir ?

Serbest şiirler incelenince, bilindiği gibi pek de serbest olmadığı, kendine mahsus çok sıkı kuralları ve kendi orijinallikleri içinde bir tutarlı serbestlikleri olduğu görülecektir. Hatta şiirden ziyade espri sayılabilecek Orhan Veli Kanık‘ın Delikli Şiir, Böcekler, Melih Cevdet Anday‘ın Yağmur örneğinde karşımıza çıkan kimi şiirler, ölçütleri belirlenen bir inceleme hassasiyeti ite ele alındığı zaman serbest veznin hiç de büsbütün serbest olmadığını, Onun da kuralları olduğunu ortaya gösterecektir.

Orta Asya Türkleri'nin dinî-tasavvufî hayatında geniş tesirler icra eden ve "pîr-i Türkistan" diye anılan mutasavvıf-şair, Yeseviyye tarikatının kurucusu. Ahmed Yesevi’nin tarihî...
Leylâ ve Mecnûn hikâyesinin Arap ve Fars edebiyatlarındaki tarihi serüvenine temas ettikten sonra son olarak bu eserin Türk edebiyatındaki tarihsel arka planını ortaya koymak...
1955 yılında Yalvaç (ISPARTA) ’ ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini memleketinde yaptı. Yüksek öğrenimini de Kırşehir ve İstanbul’da tamamladı. Çeşitli gazete ve dergilerde (Bizim...
(d. 16 Nisan 1916, İstanbul - ö. 13 Aralık 1979, İstanbul), Türk şair, öğretmen, çevirmen. Modern Türk şiirinin önde gelen şairlerindendir. Herhangi bir edebi akıma katılmamış;...
Mehmed Akif, 1873 yılında İstanbul'da, sade ve geleneksel bir hayatın yaşandığı Fatih'in Sarıgüzel semtinin Nasuh mahallesinde 12 numaralı evde (Büyük bir yangında harap olan bu...
Şiiri, kristal bir menşurdan geçip binbir renge dönüşen sesli ışıklara benzeten Goethe: "Hayatın da, ölümün de sırrına erip, rûha gömülen bir hazine ve batmayan bir güneşle kucak...
Füsun Menşure, Hamburg'ta doğdu. İnşaat mühendisliği eğitiminin ardından yurt dışında iç mimarlık mekan ve çevre tasarımı bölümünü bitirdi. Daha sonra işletme fakültesindeki...
Ahmet Yılmaz Soyyer’in Şiir Dünyası Yılmaz Soyer, ya da şiir dışındaki çalışmalarıyla A. Yılmaz Soyyer, 1960 yılında Konya’nın Ereğli ilçesinde doğdu. Annesi ve babası o henüz...
Anadolu Danişmendli Beyliğini kuran Melik Danişmend neslinden olduğu bilinen İsmail Hami Danişmend, 1889 yılında Merzifon’da doğmuştur. Babası Cebel-i Garbî mutasarrıflarından...
(1 2 Temmuz 1891, İstanbul - 23 Şubat 1971, İstanbul ),Şair, gazeteci, oyun yazarıdır. Aynı zamanda 40 yıl edebiyat öğretmenliği yapan Halit Fahri hece ölçüsünün beş şairi...
Mustafa İlhan Geçer (d. 1917 , Bakırköy , İstanbul - ö. 20 Ocak 2004 , İstanbul), Türk yazar , şair , araştırmacı, eleştirmen, güfteci. Hisar dergisinin ve Hisarcılar akımın...
Ayşe YAZICI YAVUZ 1980 Niksar doğumlu. 2003 yılı, Osmangazi Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı mezunu. Aynı üniversite bünyesinde 2004 yılında Tezsiz Yüksek Lisans diploması...
Tokat’ta doğan Suzan Çataloluk ilk ve orta Okulu İstanbul’da, liseyi Erzurum’da bitirdi. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Hacettepe Üniversitesi Sosyal...
Şair, Yazar ve Gazeteci. Gazeteci yazar Osman Olcay Yazıcı 1953 Trabzon Sürmene doğumluydu. Osman Olcay Yazıcı, 1953’te Trabzon’un Sürmene ilçesine bağlı Küçükdere Nahiyesinin...
Genç, beyaz, gürbüz kadın, tıpkı zalim âşığının hışmına uğramış evvel zaman cariyesine benziyordu... Soluk basma entarisi parça parçaydı. Gür, kıvırcık, kumral saçları, mermer...