Welcome to Edebi Medeniyet : Ebedi Medeniyet   Hoparlörü tıklayıp seçtiğiniz alanı dinleyebilirsiniz Welcome to Edebi Medeniyet : Ebedi Medeniyet Powered By GSpeech
Edebi Medeniyet 
Ebedi Medeniyet

SUNUCU DEĞİŞİKLİĞİ NEDENİYLE SİTEMİZDE YER YER AKSAMALAR YAŞANMIŞTIR.. Şu anitibari ile sitemizi kararlı çalışmaktadır.

(Okuma süresi: 6 - 12 dakika)

Türk dili tarihi açısından bakıldığında Anadolu Türkçesi ile Azerbaycan Türkçesi, Batı Türkçesi/Oğuz Türkçesi içinde 13. asra kadar farklılaşmadan aynı dil olarak devam ede gelmiştir. (Köprülü, 1989: 28; Heyet, 2004:13) Bu asırdan sonra bir dilin iki lehçesi olarak farklılaşma eğilimi gösteren bu iki kolda şair ve yazarlar kendi dil özelliklerine göre çok sayıda eser vermişlerdir. (Köprülü, 1989: 29)

azerbayacan gazelcileri

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)

yuku siir tasirNesri "fukara şiiri" olarak gören Victor Hugo ciddi miydi? Oysa O'nun eserleri dünya şaheserleri arasında... Günümüzde bu anlamda "fukaralık" ile ilgili fikir yürüten var mı? Sadece roman değil nesrin diğer dallarında da ne kadar nitelik var hatta çok satanlarda bile... İnsanda bile insanlık vasıflarının azaldığı ya da değerini yitirdiği zamanlardan fazla bir şey beklemek hayal zaten...

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 3 - 6 dakika)

siir torenleriYukarıda belirtildiği gibi ilk Türk şairleri şifahi edebiyat devrinde destanlardan başka şiirler de söylemişlerdir. Bu ilk çağlar edebiyatına destan devri edebiyatı denmesi, bu devirde her şeyden çok destan söylenmiş olmasındandır. O kadar ki bu devrin destan dışında söylenen şiirlerinde bile, az çok, destan çeşnisi vardır.

Destan şiiri yanında kayda değer şiirler dînî törenlerde söylenenlerdir. Bunlar içinde bilinen ilk törenler. Sığır, Şölen ve Yuğ’lardır:

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 13 - 26 dakika)
onyedinci yuzyilÂŞIK
Hayatı hakkında hiçbir bilgimiz yoktur. Sadeddin Nüzhet, çeşitli kaynaklardaki bilgileri değerlendirerek hazırladığı Âşık adlı monografasinde, onun, sadece yaşadığı yüzyılı tesbit edebilmiş, bir şair olarak tesirini ortaya koymağa çalışmıştır. Elimizde oldukça fazla şiiri olan Âşık’ın, yaşadığı devri gösteren şiiri, Sultan IV. Murad’ın (1623-1640) boğdurulan musahibi Musa Çelebi üzerine söylenmiş olanıdır. Sultan’ın da nazire yazdığı bir şiirden Âşık’ın 1041/1631 yılında hayatta olduğunu anlamaktayız.

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 11 - 21 dakika)
onaltinci yuzyilARMUTLU
Yüzyılın ortalarında doğduğu tahmin edilmektedir; ölüm tarihi ise 17. yüzyılın başlarındadır. Bazı araştırıcıların, onun, Armut adlı bir köy veya kasabada doğup büyüdüğü şeklindeki görüşlerini ihtiyatta karşılamak gerekir.

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 2 - 4 dakika)
siir02Felsefeye ilişkin söylem rejiminin Batı’da da, özellikle 20.yüzyılda, radikal dönüşümlere tanıklık ettiğini biliyoruz. Richard Rorty, ‘Essays on Heidegger and Others’da ,’Felsefe nasıl bir etkinlik olarak kavranmalı?’ sorusuna, 20.yüzyılda üç ayrı cevap verildiğini belirtiyor: Felsefenin, Husserl’in ‘Bilimsel’, Heidegger’in ‘Şiirsel’ ve Dewey’in ‘Siyasal’ bir etkinlik olarak kavranması gerektiği konusundaki cevapları...

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 8 - 16 dakika)

siirimge1lassicus” kelimesinin edebî manasıyla ilk kullanılışı, II. asırda Aulus Gellius’un Nodes Atti-caesindedir. Kelime yine de Roma’nın birinci sınıf vatandaşlarıyle ilgisini kaybetmediğinden, “scriptor classicus”un (klasik yazar) zıddı “scrip-tor proletariats” (halk yazarı)dır. Daha açık söylersem, klasik’in zıddı yeni veya modern değil, vulgar’dır. Klasik olan yeni’ye değil, basit, ilkel ve sığ bulduğuna karşı direnir. Diğer taraftan, Latince’nin “modo”sundan “modernus” kelimesinin türetilmesi ise, VI. asırdadır26 27. Muhtemelen ilk defa Charlemagne’ın asrına “saeculum moder-num” (modern devir) denmiştir. Böylece -yine ilk defa- kadim olan, karşıtını yaratır.

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 31 - 62 dakika)

turk kahve2108Kaynaklarda genellikle menşe ve doğuş yeri Yemen olarak gösterilen kahve, XVI. asırda Osmanlı’nın sosyal hayatında varlık göstermeye başlamıştır. İmparatorluğun başkentinde pek çok tartışmaya yol açan kahve, birçok âlime göre mükeyyifat içinde değerlendirilmiş; kimilerince haram, kimilerince helal olarak telakki edilmiştir. Klâsik şiir de bu tartışmalardan nasibini almıştır. Kahve aleyhtarları tarafından “kara su” olarak gösterilen ancak tiryaki şairler tarafından müdafaa edilen kahvenin, zaman içinde meşruiyet kazandığı görülmektedir. Kahvenin macerası, günümüz araştırmacılarının dikkatlerini çekmeyi başarmıştır. Akademik yayınların yanı sıra popüler tarzda kaleme alınan yazılarda da kahvenin üretimi, tarihi ve kültürümüze etkileri hakkında birçok bilgiye ulaşmak mümkündür.

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 12 - 23 dakika)

siir okuma yazmaGazel kelimesi Arapçada “kadınlarla sevgi üzerine konuşmak, söyleşmek” anlamına gelmektedir. Asıl konusu aşk ve sevgilidir. Sevgili ile ilgili olarak şarap ve tabiattan da söz edilir (İpekten 1994; 7). Gazelin “nisvan ile âşıkane latifeye ve horataya dinür ve masdar olur zenan ile alüftelik vechiyle konuşmak ma’nâsınadır.” “Güzel avretler sözi ve mehdi hadisü’n-nisâi’l-hisân ma’nâsına ve dahi avretler musâhabetin sevmek...” gibi tarifleri de vardır (Dilçin 1986; 78).

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 9 - 17 dakika)

bosna siiriİkinci dünya savaşından sonra Avrupa’nın en büyük talihsiz olaylarından ve trajedilerinden biri de zulümlerin ve soykırımlarının yaşandığı Bosna Hersek olaylarıdır. “Üç yıldan fazla süren bu savaş sırasında, Uluslararası Kızıl Haç Örgütü verilerine göre Bosna Hersek’te 312 000 kişi hayatını kaybetmiştir. Bu kayıpların 200 000 kadarı Boşnak halkına ait olup Bosnalılar dünyanın gözü önünde ve Avrupa’nın göbeğinde sistematik bir soykırıma tabi tutulmuştur. Sadece Srebrenica’da olanlar hakkında elle tutulur delillerin varlığı söz konusu olsa da, çok yakın tarihte gerçekleşen soykırımı aydınlatmaya yetmemektedir.” (wikipe-dia.org, Bosna Soykırımı) (E.T 29.01.2013)

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 8 - 16 dakika)

202107181018Bir dildeki anlamın başka bir dile aktarılması olan çeviri, yüzyıllardır yapıldığı halde, hiçbir zaman günümüzde olduğu kadar sıradanlaşmadı. Okuyucu tarafından beğenilen edebi bir eserin onlarca dilde çevirisini kısa bir süre içinde görmek mümkün. Bu durum, eseri orijinal dilde okuyamayan okuyucu için bir avantajken; okuyucu, okuduğu eserin orijinal değil çeviri olduğunu çok kez göz ardı edebilmekte ve eserin çeviriyle orijinalliğini yitirebileceğini düşünememektedir. Kuşkusuz çeviriyle, yazarın düşüncelerinin en orijinal şekliyle okuyucuya iletme hedeflenmektedir, ancak bunun mümkün olup olmadığı tartışmalı bir konudur.

Yorum yaz (0 Yorumlar)
Menâkıb-ı Mustafa Safî müellifi Derviş İbrahim Hilmî Bey’in kendisinden üç yaş küçük olan kardeşi Muhammed Zühdî Bey, Boluludur ve Mudurnulu Halil Rahmî Efendi’nin...
Sanatçı ve Devlet Adamı Gece on buçuk sularında kapısı çalınıyor Alaeddin Bey'in, kapıda polisler. Cumhurbaşkanı Celal Bayar hanım öğretmenler için bir yemek vermiş. Sohbet...
Alaeddin Bey 19 Kasım 1994 de Harbiye Kültür Konser Salonunda hicaz bir şarkı okuyor. "Kimseyi böyle perîşân etme Allâh'ım yeter, Uyku tutmaz, bir ümit yok, gelmiyor hiçbir...
Makedon isyancılar Cemile'nin annesini, babasını katlediyor. Henüz beş yaşındaki Cemile'yi de süngülemişler, öldü diye bırakmışlar. Saatler sonra Osmanlı askeri bulmuş,...
Yahya Kemal Beyatlı, kendi kuşağına ve daha sonraki kuşaklara mensup birçok şairi yazarı ve kültür adamını etkilemiş bir şairdir. Onun meydana getirdiği etki ve bıraktığı iz,...
Türk edebiyatının daima ağır basan kefesi, Türklüğün ortak değeri Dede Korkut Hikâyeleri; mitoloji, tarih, sosyoloji ve kültür gibi alanlarda kaynak durumundadır. İçeriğinin...
Mehmet Kaplan, üniversitelerde, sanat, edebiyat ve kültür çevrelerinde tanınmış bir edebiyat araştırmacısı; eleştirmen, denemeci, “müşfik ve müşvik bir hoca”, kültür adamı,...
Alaeddin Yavaşça 1945 yılında İstanbul Erkek Lisesini birincilikle bitirir ve tıp fakültesi imtihanlarını kazanır, tıp tahsiline başlar. Son sınıfta bir fasıl toplantısındadır....
Alaeddin Yavaşça emanetini teslim etti. Beşiktaş'taki Yahya Efendi Türbesi Haziresi'ne defnedildi. Yahya Kemal diyordu ya "Kökü mazide olan atiyim" diye. Tam Alaeddin Yavaşça...
Oğuzların atası Oğuz Han ve oğullarının destanını anlatan başlıca iki kaynak vardır. Bunlardan birincisi Paris Milli Kütüphanesi’nde bulunan Uygur yazısıyla yazılmış, eksik tek...
Türk illeri dünyanın en eski illerinden olarak, dört bin yıla yakın keçmişl a rind a Asya, Afrika ve Avrupa qitelerine yayılmışlar ve oralarda büyük millet ve devletler...
Uygur Devleti, İslamiyet’ten önceki Türk imparatorluklarının sonuncusudur. M. VIII. aşıra kadar Dokuz Oğuz boylarıyla birlikte Moğolistan’ın şimalinde yaşayan On Uygurlar,...
“Tarihî çeşmeler zamanın gözleridir. Geçmişten geleceğe bakarlar. Hiç ummadığınız bir köşe başında bile tarihin şahitleri olarak karşınıza dikilirler. Siz önünden geçip...
Günümüzde geçmişte hiçbir zaman olmadığı kadar fazla insan tarih yazmanın, aynı şekilde hiçbir zaman olmadığı kadar insan da geçmişe dair bilgi edinmenin peşindedir. Bu...
Türk dünyası edebiyatlarının önemli bir parçasını teşkil eden Özbek edebiyatı, Özbekistan’ın bağımsızlığa kavuşmasıyla birlikte, kendine özgü metotlar geliştirerek dünya...
Hoparlörü tıklayıp seçtiğiniz alanı dinleyebilirsiniz Powered By GSpeech