Welcome to Edebi Medeniyet : Ebedi Medeniyet   Hoparlörü tıklayıp seçtiğiniz alanı dinleyebilirsiniz Welcome to Edebi Medeniyet : Ebedi Medeniyet Powered By GSpeech
Edebi Medeniyet 
Ebedi Medeniyet

SUNUCU DEĞİŞİKLİĞİ NEDENİYLE SİTEMİZDE YER YER AKSAMALAR YAŞANMIŞTIR.. Şu anitibari ile sitemizi kararlı çalışmaktadır.

(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)
Bunu okudun 0%

cevirmen sanatOkumayı seven herkes dünya edebiyatının büyük klasiklerinin insanlığın ortak hafızasında önemli bir yer edindiğini bilir. Ancak bunun gerçekleşmesi yalnızca yazarın hayal gücüne, üslûbuna ve yazdıklarına bağlı değildir. Bir eserin dünya çapında başarısını mümkün kılan bir diğer önemli unsur da edebi çeviridir. Yüzyıllık Yalnızlık, Suç ve Ceza, ve hatta Savaş ve Barış gibi romanların bugün dünyada en çok okunan kitaplar olması, bize edebi çevirmenliğin ne denli vazgeçilmez olduğunu gösterir. Nitekim çevirmenler bir eserin dünyaya yayılmasında en az yazarın kendisi kadar etkilidir. Edebi çeviri yalnızca bir roman, şiir, oyun ya da hikayeyi başka bir dilde anlaşılır kılmayı değil, daha ziyade yazarın izini koruyarak esere yeni bir hayat vermeyi amaçlar.

İngilizce  yazılmış bir kitabı  Türkçe okumak, yalnızca bir yazarın yarattığı hikayeyi okumak değil,  aynı zamanda bir  edebi çevirmenin deneyimi ve profesyonelliğini özümsemektir. Yani demek oluyor ki, çevirmen “görünmez bir fail” olarak yazarın yazdığını ve üslûbunu sadık bir şekilde     korumakla kalmamalı, aynı zamanda bu profesyonel çeviriyi başlı başına sanatsal bir olguya dönüştürmelidir.

Edebi çevirmen söz konusu eserin her cümlesinin anlam içeriğini yakalamalı; kelimeler, ifadeler ve hedef dilin kültürel referansları ile yeniden formüle edebilmeli ve yazarın üslûbunu korumanın yanı sıra onun damgasını taşıyan “renk dokunuşlarını” ve simgesel ifadeleri sadakatle aktarabilmelidir.

Şunu da gözardı etmemek gerekir ki bir editoryal çevirinin başarılı olması için, yalnızca orijinal esere sadık olması değil, aynı zamanda çevirmenin becerisine bağlı bir katma değere sahip olması gerekir. Nihayetinde dünyanın dört bir yanındaki okuyucuları cezbetmek ve eserin çekiciliğini başka bir dile aktarmak çevirmenin profesyonelliği ve entelektüel birikimine bağlıdır.

Elbette ki edebi çevirinin de kendine göre birtakım zorlukları bulunmaktadır: Birçok durumda, karakterlerin adları veya hikayenin geçtiği yerlerin yalnızca orijinal dilde özel bir

anlamı olabilir. Bu nedenle böyle bir durumla karşılaştığında çevirmen onları tercüme edip etmeyeceğini    veya olduğu gibi bırakıp bırakmayacağını     iyi düşünmelidir.

Bilim-kurgu gibi bazı edebi türlerde ise eseri doğru bir şekilde yorumlamak ve tercüme etmek için  çevirmenin konuyla ilgili spesifik bir terminolojiye hâkim olması gerekir. Özellikle şiir gibi türlerde, eserin ait olduğu milletin kültürel özelliklerini (tarihi,    coğrafi, sosyopolitik vb.) yansıtan  ifadeleri,  kelime  oyunlarını ve retorik figürleri bilmeden ya da anlamadan yapılacak bir çeviri her koşulda yetersiz kalacaktır. İşte bu da çeviride bilgi birikiminin ne kadar önemli olduğunu gözler önüne serer.

Çevirmen bazı durumlarda hedef dilde hiçbir eşdeğeri olmayan ifadelerle de karşılaşabilir. Bu durumda yapacağı en doğru şey ise orijinal anlama en uygun alternatifi aramak olmalıdır.

Her şeyden önce, bir kitabın ya da metnin diğer dillerde de ilgi görmesi ve keyifle okunabilmesi için edebiyat alanında uzmanlaşmış bir çevirmenin elinden geçmiş olması gerekir. Edebi bilgi ve birikimine kendi yaratıcı becerilerini de katabilecek nitelikte bir çevirmen, eserin değerini yitirmeden başka bir dile çevrilmesi için olmazsa olmazdır. Bu nedenle bir edebiyat çevirmeni sadece profesyonel bir çevirmen değil, aynı zamanda nitelikli bir okuyucu ve iyi bir metin yazarı olmalıdır. “Basit bir çeviriyi” dünya çapında okuyucuları fetheden bir edebi esere dönüştürmek için yeterli sanatsal yetkinliğe ve entelektüel bilgi birikimine sahip olmalıdır.

Roman, şiir ya da herhangi bir edebi eseri yaratmak sanat ise; bu eseri başka bir dile çevirmek iki kere sanattır. Çünkü çevirmen edebi esere farklı dilde yeni bir ruh üfler. Dolayısıyla edebi çeviri, çoğu insanın sandığının aksine bir yazıyı doğrudan kelimesi kelimesine başka bir dile aktarmak değil, onu yazıldığı dilde anlayıp özüne sadık kalmak koşuluyla değerini koruyarak yeni bir sanatsal duyuşla âdeta yeniden doğurmaktır.

Kaynak : http://www.akalemler.com/

Comments powered by CComment

Menâkıb-ı Mustafa Safî müellifi Derviş İbrahim Hilmî Bey’in kendisinden üç yaş küçük olan kardeşi Muhammed Zühdî Bey, Boluludur ve Mudurnulu Halil Rahmî Efendi’nin...
Sanatçı ve Devlet Adamı Gece on buçuk sularında kapısı çalınıyor Alaeddin Bey'in, kapıda polisler. Cumhurbaşkanı Celal Bayar hanım öğretmenler için bir yemek vermiş. Sohbet...
Alaeddin Bey 19 Kasım 1994 de Harbiye Kültür Konser Salonunda hicaz bir şarkı okuyor. "Kimseyi böyle perîşân etme Allâh'ım yeter, Uyku tutmaz, bir ümit yok, gelmiyor hiçbir...
Makedon isyancılar Cemile'nin annesini, babasını katlediyor. Henüz beş yaşındaki Cemile'yi de süngülemişler, öldü diye bırakmışlar. Saatler sonra Osmanlı askeri bulmuş,...
Yahya Kemal Beyatlı, kendi kuşağına ve daha sonraki kuşaklara mensup birçok şairi yazarı ve kültür adamını etkilemiş bir şairdir. Onun meydana getirdiği etki ve bıraktığı iz,...
Türk edebiyatının daima ağır basan kefesi, Türklüğün ortak değeri Dede Korkut Hikâyeleri; mitoloji, tarih, sosyoloji ve kültür gibi alanlarda kaynak durumundadır. İçeriğinin...
Mehmet Kaplan, üniversitelerde, sanat, edebiyat ve kültür çevrelerinde tanınmış bir edebiyat araştırmacısı; eleştirmen, denemeci, “müşfik ve müşvik bir hoca”, kültür adamı,...
Alaeddin Yavaşça 1945 yılında İstanbul Erkek Lisesini birincilikle bitirir ve tıp fakültesi imtihanlarını kazanır, tıp tahsiline başlar. Son sınıfta bir fasıl toplantısındadır....
Alaeddin Yavaşça emanetini teslim etti. Beşiktaş'taki Yahya Efendi Türbesi Haziresi'ne defnedildi. Yahya Kemal diyordu ya "Kökü mazide olan atiyim" diye. Tam Alaeddin Yavaşça...
Oğuzların atası Oğuz Han ve oğullarının destanını anlatan başlıca iki kaynak vardır. Bunlardan birincisi Paris Milli Kütüphanesi’nde bulunan Uygur yazısıyla yazılmış, eksik tek...
Türk illeri dünyanın en eski illerinden olarak, dört bin yıla yakın keçmişl a rind a Asya, Afrika ve Avrupa qitelerine yayılmışlar ve oralarda büyük millet ve devletler...
Uygur Devleti, İslamiyet’ten önceki Türk imparatorluklarının sonuncusudur. M. VIII. aşıra kadar Dokuz Oğuz boylarıyla birlikte Moğolistan’ın şimalinde yaşayan On Uygurlar,...
“Tarihî çeşmeler zamanın gözleridir. Geçmişten geleceğe bakarlar. Hiç ummadığınız bir köşe başında bile tarihin şahitleri olarak karşınıza dikilirler. Siz önünden geçip...
Günümüzde geçmişte hiçbir zaman olmadığı kadar fazla insan tarih yazmanın, aynı şekilde hiçbir zaman olmadığı kadar insan da geçmişe dair bilgi edinmenin peşindedir. Bu...
Türk dünyası edebiyatlarının önemli bir parçasını teşkil eden Özbek edebiyatı, Özbekistan’ın bağımsızlığa kavuşmasıyla birlikte, kendine özgü metotlar geliştirerek dünya...
Hoparlörü tıklayıp seçtiğiniz alanı dinleyebilirsiniz Powered By GSpeech