Welcome to Edebi Medeniyet : Ebedi Medeniyet   Hoparlörü tıklayıp seçtiğiniz alanı dinleyebilirsiniz Welcome to Edebi Medeniyet : Ebedi Medeniyet Powered By GSpeech
Edebi Medeniyet 
Ebedi Medeniyet
(Okuma süresi: 3 - 5 dakika)

tanpinarBir müddetten beri Ulus gazetesinde mühim bir anket devam ediyor. Anketin mevzuu şudur : Şiir ölüyor mu? ...

Her hafta bir şâirimiz bu suale cevap vererek, insanlık kadar eski olan bu sanatın ölmezliğine bizi tatmine çalışıyor.

Şiir ölüyor mu? Sual ilk bakışta oldukça gariptir. Fakat bu garabet ilâhların da fâniler gibi doğup öldüklerini, hattâ tekrar dirildiklerini bilen bugünün adamını şaşırtacak dereceye varamaz. Niçin şaşıralım ki, bizzat bu sualin hatıra gelmesi bile böyle bir endişeyi haklı gösterecek bir sebeptir. Ve tek başına, çok dikkate değer bir ruh hâletini meydana koyar. Şüphesiz ki yaşadığımız zamanın sanata ve bilhassa şiire karşı aldığı hususî bir vaziyet, bir nevi düşmanlık yoktur. Bununla beraber, asrımıza mahsus bir nevi rahatsızlık vardır ki, etrafımızdnasi havayı şiir için müsait bir iklim olmaktan çıkarıyor. Hareketin lüzumuna ve hattâ esas olduğuna inanılan bir devirde yaşamak ve bunu iyice bilmekten gelen bir endişe ve rahatsızlık, bizzat sanatkârın da kendisine ve sanatına olan imanını sarsıyor.

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 11 - 22 dakika)

sakinameSâkîye seslenmeler yoluyla içkiyi -daha çok şarabı- ve içki meclislerinin araç, gereç ve âdetlerini, içkiyle uzaktan yakından ilgili pek çok düşünce, duygu ve kavramı bazan tasavvufî, bazan dünyevî olarak bir bütün hâlinde ele alıp işleyen şiirlere Nizâmî’den bu yana sâkînâme1 2 denilmeye başlandığı görülmektedir.

Arap şiirinde olsun, İran şiirinde olsun İslam öncesi, içki ve içki meclisleri şiire sık sık konu olmuşlardır. Câhiliye dönemi şâirlerinin hemen hepsi şarabı terennüm etmişlerdi3. Aşk ve şarabın Sâsânî şâirlerinin de başlıca konuları arasında yer aldığı bilinir. İslâmiyet başlangıçta şarabı yasaklamamıştı. Ama sonradan, sarhoşluk ibâdet nizâmını bozduğu için şarap kademe kademe yasaklandı. Bundan dolayı bütün mezhepler -Şiîlik de aynı görüştedir- şarabın haram olduğu ve ticaretine izin verilmemesi gerektiği kararında birleşirler4.

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 5 - 10 dakika)

siir 400x400Şiir kavramı ve şiire dâir tartışmalar-sanırım- hiç bitmeyecektir. Mânâ, biçim ve vezin noktasında, her şâir kendine göre bir fikir beyan etse de şiirin estetik bir yapıya dayanan biçim ve ses güzelliği olduğu inkâr edilmez bir vakıadır. Kanâatimce devrimizin şekil (form) açısından zevki“Serbest ” vezinden yanadır; yalnız, serbest tarzın şâirlerimiz tarafından yanlış anlaşıldığını düşünüyorum. “Serbest şiir, sanıldığı gibi, yirminci yüzyılın getirdiği bir tarz değildir. Eski Yunan, Latin ve İslâm öncesi Arap ve Türk şiirinde de örnekler vardı.” (...) “Bizde de, asıl 1950’lerden sonradır ki, şiirin târih içindeki bütün gerçekleştirmelerine açılmaya, geçmiş sesi ve biçimleri serbestçe aramaya başlamıştır. Bu sürecin içindeyiz. Bu gelişme sürecektir elbet. Ta ölümsüzleşen şiir onun bağrında doğuncaya kadar.” (Karakoç 1998: 107). İlk önce şunun bilinmesi lâzım: Serbest ölçü, vezinler içinde en zor olanıdır ve bu tarzı bir “başıboşluk” olarak algılayanlarla, “serbest” kelimesini kendine göre yorumlayanlar yanlış yoldadırlar. “Ölçü ve uyak çağdaş şiirden atılmış değil, yalnızca dize eski katı kuralların buyruğundan kurtulmuş durumda. Bir başka deyimle kuralları artık her şâir kendi koyuyor.” (Alkan 2005: 606-607).

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 9 - 17 dakika)

gazelDivan Edebiyatı gazellerinin şekil özellikleri hakkındaki bilgiler hemen hemen bütün el kitaplarında yer alır. Ayrıca gazel konusunda kapsamlı ve değerli bir incelemeyi meslektaşımız Cem Dilçin gerçekleştirdi1. Tarlan ve takipçilerinin gazel şerhleri2, Ritter, Rypka, A.Schimmel ve benzerlerinin dikkatleri3, Walter Andrews, C.Dilçin, Edith Ambros ve Muhsin Macit gibi modern metotlardan yararlananların çalışmaları4 gazelin yapı özelliklerini aydınlatmaya yardımcı oldular. Bu bakımdan burada konumuzu gazelin bu tür kitaplarda ve yazılarda doğrudan ele alınmayan, fakat zaman zaman işaret edilen, bağımsız bir konu olarak incelenmemiş bir yönü oluşturmaktadır: Metaforların gazelin anlam-yapı ilişkisindeki işlevi5. Ancak hemen şunu belirtmek gerekir ki, bu işlev burada Osmanlı-Türk sahasında gelişen Türkçe gazeller çerçevesinde ele alınmaktadır; yani yeri geldikçe yapılan bazı ufak değinmelerin dışında zamanın sınırlılığı göz önünde tutularak İran ve Arap edebiyatlarıyla bir karşılaştırma denenmemiştir.

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 4 - 7 dakika)

q kırmızısiirHecelerin sayılarının yada uzunluk ve kısalıklarının düzenli bir biçimde sıralanması temeline dayanan ve nazımda ahenk aracı olarak kullanılan öğeye ölçü(vezin) denir.

Türk şiirinde üç türlü ölçü kullanılmıştır:

 Hece ölçüsü

 Aruz ölçüsü

 Serbest ölçü

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 6 - 11 dakika)

q kırmızısiirNazım Birimi Şiirde iki temel unsur vardır.Bunlar “biçimsel(dış)” ve “içeriksel(iç)” olarak sınıflanabilir. Biçimsel unsurların başında nazım birimi gelir.

Şiiri oluşturan dize kümelerin “nazım birimi” denir. Nazım birimi,nazım şekillerini belirlemede ölçü olarak kullanılır.Şiirde en küçük nazım birimine “mısra(dize)” denir.

İslamiyet’ten önceki Türk şiirinde ve Halk şiirinde “dörtlük” ,Klasik Türk şiirinde (Divan şiiri) “beyit”, Çağdaş Türk şiirinde ise “dize” nazım birimi olarak kullanılmıştır.

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 5 - 10 dakika)
  1. hokka kalem edebiyatvedil.net GAZEL: Özellikle aşk, güzellik ve içki konusunda yazılmış belirli biçimdeki şiirlere denir. Beyit sayısı genellikle 5-9 arasında değişir. Gazelin ilk beyti mutlaka kendi arasında uyaklı olur.Bu ilk beyte “matla”, son beyte ise “makta” adı verilir. Bir gazelin en güzel beytine “beyt-ül gazel”, şairin mahlasının bulunduğu beyte de “mahlas beyti” denir. Beyitleri arasında anlam birliği bulunan gazele “yek-âhenk”, aynı güç ve güzellikte beyitlerden oluşan gazele de “yek-âvâz” gazel adı verilir.

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 1 - 2 dakika)

türkülerÂŞIK TARZI TÜRK HALK ŞİİRİ

(Âşıklar, ozanlar tarafında saz eşliğinde söylenen şiirlerdir.) (Şair son dörtlükte mahlasını söyler)(Halk şairlerinin şiirlerini topladıkları defterlere cönk adı verilir)(Pek çoğu okuma yazma bilmez)

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 2 - 4 dakika)

turkedebiyatıTürk Edebiyatında dönemler, nazım şekilleri, nazım birimleri, kafiye şemaları, ölçü ve konu içeren karşılaştırmalı tablo

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 3 - 6 dakika)

images 15 Şiirin bir sanat dalı olarak kabul edilişinden bu yana gerek şairler gerek eleştirmenler tarafından şiir tanımlanmaya çalışılmıştır. Zamana ve mekâna göre değişen şiir algısı beraberinde birbirinden farklı tanımları da getirir. Şiirde her yeni dönem, her yeni akım hatta her güçlü şair yeni bir şiir tanımı yapar. Dolayısıyla her farklı şiir tanımı aynı zamanda farklı bir şiir anlayışını da temsil eder.

Yorum yaz (0 Yorumlar)
Alaeddin Bey 19 Kasım 1994 de Harbiye Kültür Konser Salonunda hicaz bir şarkı okuyor. "Kimseyi böyle perîşân etme Allâh'ım yeter, Uyku tutmaz, bir ümit yok, gelmiyor hiçbir...
Sanatçı ve Devlet Adamı Gece on buçuk sularında kapısı çalınıyor Alaeddin Bey'in, kapıda polisler. Cumhurbaşkanı Celal Bayar hanım öğretmenler için bir yemek vermiş. Sohbet...
Alaeddin Yavaşça 1945 yılında İstanbul Erkek Lisesini birincilikle bitirir ve tıp fakültesi imtihanlarını kazanır, tıp tahsiline başlar. Son sınıfta bir fasıl toplantısındadır....
Alaeddin Yavaşça emanetini teslim etti. Beşiktaş'taki Yahya Efendi Türbesi Haziresi'ne defnedildi. Yahya Kemal diyordu ya "Kökü mazide olan atiyim" diye. Tam Alaeddin Yavaşça...
Makedon isyancılar Cemile'nin annesini, babasını katlediyor. Henüz beş yaşındaki Cemile'yi de süngülemişler, öldü diye bırakmışlar. Saatler sonra Osmanlı askeri bulmuş,...
Mehmet Kaplan, üniversitelerde, sanat, edebiyat ve kültür çevrelerinde tanınmış bir edebiyat araştırmacısı; eleştirmen, denemeci, “müşfik ve müşvik bir hoca”, kültür adamı,...
Oğuzların atası Oğuz Han ve oğullarının destanını anlatan başlıca iki kaynak vardır. Bunlardan birincisi Paris Milli Kütüphanesi’nde bulunan Uygur yazısıyla yazılmış, eksik tek...
Uygur Devleti, İslamiyet’ten önceki Türk imparatorluklarının sonuncusudur. M. VIII. aşıra kadar Dokuz Oğuz boylarıyla birlikte Moğolistan’ın şimalinde yaşayan On Uygurlar,...
Türk dünyası edebiyatlarının önemli bir parçasını teşkil eden Özbek edebiyatı, Özbekistan’ın bağımsızlığa kavuşmasıyla birlikte, kendine özgü metotlar geliştirerek dünya...
Okumayı seven herkes dünya edebiyatının büyük klasiklerinin insanlığın ortak hafızasında önemli bir yer edindiğini bilir. Ancak bunun gerçekleşmesi yalnızca yazarın hayal gücüne,...
Günümüzde geçmişte hiçbir zaman olmadığı kadar fazla insan tarih yazmanın, aynı şekilde hiçbir zaman olmadığı kadar insan da geçmişe dair bilgi edinmenin peşindedir. Bu...
Türk illeri dünyanın en eski illerinden olarak, dört bin yıla yakın keçmişl a rind a Asya, Afrika ve Avrupa qitelerine yayılmışlar ve oralarda büyük millet ve devletler...
“Tarihî çeşmeler zamanın gözleridir. Geçmişten geleceğe bakarlar. Hiç ummadığınız bir köşe başında bile tarihin şahitleri olarak karşınıza dikilirler. Siz önünden geçip...
Mehmet Âkif’in Ailesi Mehmed Âkif, ana tarafından Buhâralı bir aileye mensuptur; şeceresini, bir buçuk – iki asır önce, Buhâra’dan Anadolu'ya göç eden Hekim Hacı Baba'ya kadar...
Bayburt'ta bir söz varmış, "Zihni'yi bile güldürür." diye. Herhalde "Ölüyü bile güldürür." demeye gelir. Buna göre Zihnî'nin gülmeyle arası iyi olmamalıdır. Onun hiç gülmediği...
Hoparlörü tıklayıp seçtiğiniz alanı dinleyebilirsiniz Powered By GSpeech