Cumartesi 6 Haziran 2020
Edebi medeniyet 
Ebedi Medeniyet
(Okuma süresi: 1 - 2 dakika)
Bunu okudun 0%
gazelBelâ Râhında Ben

Ne yerden kârbân-ı gam geçer olsa konar bende
Belâ râhında şimdi bir mu'ayyen menzil oldum ben

(Nereden gam, üzüntü kervanı geçecek olsa bende konaklar. 
Ben şimdi belâ yolunda bilinen bir menzil, konak oldum)

Esîr-i dest-i hicrânım garîb-i külbe-i ahzân
Ne derdi hicre cân verdim ne yâre vâsıl oldum ben

(Ayrılık elinin esiri, hüzün kulubesinin kimsesiziyim. 
Ne ayrılık derdiyle can verdim ne de sevgiliye kavuştum)

Lebin devrinde feryâd eylesem ney gibi hoş ammâ
Ne bir dem nâlesiz kaldım ne vasla nâil oldum ben

(Senin dudağının kıvrımında ney gibi feryat etsem iyi, hoş; ama ben ne bir an inlemeden kesildim, ne de kavuşma şerefine nail oldum)

Siyeh bahtım eğilmiş kâmetim hâl-i perîşanım
Gören ârif bilir kim mübtelâ-yı kâkül oldum ben

(Bahtım kara, boyum eğilmiş, halim perişan. 
Bu halimi gören, halden anlayan ârif kişi benim perçem tutkunu, yani âşık olduğumu, anlar)

Refîk-i derd-i gamdan başka sormaz kimse ahvâlim
O günden kim tarîk-i ehl-i ışka dâhil oldum ben

(Âşıklar yoluna girdiğimi günden beri, gam ve dert arkadaşımdan başka kimse benim halimi sormaz)

Görünce rehze-i gamzen sülûk-u râhdan kaldım
Ne evsat hâletin buldum ne pîr-i kâmil oldum ben

(Senin yol kesici gamzeni, yani bakışını, görünce sulûk yolundan kaldım. 
Ben ne orta bir hâli buldum, ne de olgun bir yaşlı oldum)

Gâm-ı sevda elinden ben de şaştım Es'ada zîrâ
Ne Mecnûn gibi lâ-ya'kıl ne de bir âkıl oldum ben

(Ey Es'ad, aşkın üzüntüsünde ben de şaştım. Zira ben, ne Mecnûn gibi akılsız, ne de bir akıllı oldum)

Muhammed Es'ad Erbilî,

More articles from this author

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile