Edebi Medeniyet 
Ebedi Medeniyet
(Okuma süresi: 2 - 4 dakika)
Bunu okudun 0%
1.Nurdan Kanatlıların Duasıq kırmızısiir
q kırmızısiir
Bu ne yaman bir savaştır Allah’ım!
Dört yanım gövdesiz baştır Allah’ım!
Ölüm kurşun olmuş yağar üstüme 
Yiğitleri tez ulaştır Allah’ım!..

Haini bol topraklar çıkarken bir bir elden
Bir acı haber geldi “Boğaz” adlı güzelden:
“Kuşatıldım yetişin ey Mehmetler, Aliler!
Duyulmazsa feryadım kabul etmez sizi yer.”
Bu çığlık dalga dalga yayıldı bütün yurda
Antlar içildi: “Güzel”; kaptırılmayacaktı kurda.
Balkanlar’dan, Yemen’den kıyam etti şüheda
Dediler: “ Vatana can, bin kere olsun feda!”
Yeşil sarıklarıyla bembeyaz atlarıyla
Süzüldüler Boğaz’a nurdan kanatlarıyla.
Gün doğarken tekbirle sarsıldı yarımada
O güne kadar gökler duymadı böyle seda.
El bastılar Kur’an’a, bayrağa ve silaha
Sonra hep bir ağızdan yakardılar Allah’a:
“Ya Rabbi ne olursun muzaffer eyle bizi
Salîbin çizmesinden koru memleketimizi.
 Bin yıldır diz çökmüştü hilâlin önünde haç
Cengâverlerin şimdi inayetine muhtaç.
Sancağı bir kez olsun düşürmedik yerlere
Koştuk adınla senin zaferden zaferlere.
Mağlubiyetle bizi dilhûn etme Allah’ım.
Dünkü kölelerimize zebûn etme Allah’ım.”
Yiğitler: “Amin!” deyip secdeye kapandılar
Vuruldular, düştüler, yakıldılar yandılar…
Kimi kolsuz bacaksız, kimi elsiz ayaksız
On sekiz Mart sabahı zafere uyandılar.
O’na açılan eller boş mu çevrilirdi hiç!
İşte düş! İşte zafer! İşte bin yıllık sevinç!

2.Hayretinden Isırdı Dudaklarını Dünya
Gelibolu alev alev Allah’ım!
Düşman kavi, düşman bir dev Allah’ım!
Bir dev değil, bin dev olsa ne yazar
“Ölmek”  bize kutlu ödev Allah’ım!

Dünya, dünya olalı böyle meydan görmedi
Tereddütsüz, hesapsız fedâ-yı can görmedi.
Çok Kerbelâlar gördü tarihinde insanlık
Tekbirle dalgalanan deryâ- yı kan görmedi.
“Hasta adam” düşüyle iştahı kabaranlar 
Böyle sükût-u hayâl, böyle hüsran görmedi.
Kumandanı ölmeyi emretti Mehmetçiğe
Tarihe not düşenler böyle ferman görmedi.
Siperinden ok gibi fırlayıp da göğsünde
Şimşekleri söndüren bir kahraman görmedi.
Ne dereler tepeler, ne ağaçlar ne kuşlar
Sıra sıra dizilmiş yurda kurban görmedi.
Hayretinden ısırdı dudaklarını dünya
Zira böyle bir şeref böyle bir şan görmedi.
Hasmı düşmüş toprağa inliyorken acıyla
Kucağında Mehmet’in böyle vicdan görmedi.
Görmedi böyle irfan doğunun dervişleri
Batının keşişleri böyle iman görmedi.
Yerinden kalkmayan o çeyrek tonluk mermiler
Seyyit Onbaşı gibi bir pehlivan görmedi.
“Ya Allah!” Koca Seyyit… Boğazdaki gemiler
Bir hamlede sırtlanan böyle vatan görmedi.

3.Onlar/Kara Toprağın Kefensiz Çocukları

Korku nedir bilmediler Allah’ım!
Gittiler de gelmediler Allah’ım!
Şimdi onlar senin yüce katında
Diridirler, ölmediler Allah’ım!…

Ey oğul! Duydukların bir süslü yalan değil
“Çanakkale Harbi” bu, efsane falan değil.
Ben dedemden dinledim sen de oğluna anlat
Unutma ki bu zincir “malûmu ilan” değil.
Yedi düvele karşı verdiğimiz bu kavga
Varlık- yokluk kavgası “eğlen, oyalan” değil.
Kazınmış genimize devlet-i ebed müddet
Bir kutlu şahlanış bu, yağma ve talan değil.
Demir atmış sulara haçlının donanması
Gökten ölüm yağdırır; kar, dolu, bâran değil.
Toplarla dövülürken Seddülbahir sırtları
Yer çatlar, gök yarılır; deprem, heyelan değil.
Şu yatan Mehmetçiğin sinesinden fışkıran
Sarsılmaz bir imandır sadece al kan değil.
Siperinden ok gibi fırlayan aslandır O
Bir çakal pençesiyle savrulan ceylan değil.
Emperyal ittifaka meydan okuyandır O
Lejyoner sürüsüne, haç’a ram olan değil.
Avucunda sımsıkı tuttuğu mendil ıslak
Belli ki sevdasını unutmuş oğlan değil.
Müverrihler bir yazdı bir daha yazmayacak:
“Çanakkale mucize… Mehmet olağan değil.”

4.Ve Sen/Ülkem İnsanı

Anaların gözü yaştır Allah’ım!
Nemrutların bağrı taştır Allah’ım!
Gazilerin, şehitlerin aşkına
Bu milleti kucaklaştır Allah’ım!…

Birliğe ulaşırsan engeli aşarsın sen
Çanakkale ruhunu taşırsan yaşarsın sen.
Türk’e tarih yazdıran imanını diri tut
Yoksa vallahi oğul düz yolda şaşarsın sen.
Ecdat ve Çanakkale: Yırtık çarık, sökük don
Açlık, bit, tütünsüzlük… Buna rağmen varsın sen.
Şer güçler yüz yıl önce gösterdi niyetini
Ders almamış gibisin nereye koşarsın sen?
Kandil, İmralı, Irak… Bırak bunları bırak
Allah da biliyor bak çizmeyi aşarsın sen.
Hele bir hatırlasan tevhid kardeşliğini
Yatağına sığmayan sel olur taşarsın sen.
“Frenklerle dost olma” demiyor mu Yaradan
Farkında değil misin aslında nâçârsın sen.
Cellâdına âşık mı oldun yoksa ey oğul!
Boynuna ip takana neden el açarsın sen?
“Omuz omuza idik Çanakkale’de…” evet
Öyleyse şimdi niçin ağyardan ağyarsın sen?
Kurşun sıkmak ne demek bu kadim kardeşliğe?
Sahi yüz yıl önceki hasmına mı yârsın sen?
Şehitler yadigârı bu ülkede kırk yıldır
Milletime gözyaşı, ağıt, âh u zârsın sen.
Bir çizik iki çizik, şurayı iyi belle
Ayrılırsan, T.C.’yi mum ile ararsın sen.
Aklını başına al başka çaren yok senin
Kardeşlikte ne diye hâlâ bîkararsın sen?
“Tek vatan tek millet” de; “tek bayrak tek devlet” de
İlle de “uhuvvet” de; dersen bahtiyarsın sen…

Comments powered by CComment

More articles from this author

Ömer Seyfettin, “11 Mart 1884 günü -Rûmî takvimle 28 Şubat 1299- Balıkesir’in Gönen ilçesinde doğdu.”[2]Ömer Seyfettin’in ilerleyen yaşlarında Gönen özlemini ve çocukluk...
1865 yılında Fatih’in Sarıgüzel Mahallesi’nde doğdu. Babası Menteşeoğulları’ndan Bahaeddin Efendi, annesi zengin bir ailenin yanında evlatlık olarak yetişen Nevber Hanım’dır....
XIX. yüzyılın ikinci yarısında Türk edebiyatı ve siyasî hayatında büyük tesirler meydana getiren vatan ve hürriyet şairi, dava ve mücadele adamı, edip, yazar, gazeteci ve...
Şevval 1290’da (Aralık 1873) İstanbul Fatih’te Sarıgüzel’de doğdu. Babası, küçük yaşta tahsil için Arnavutluk’un İpek kazası Şuşisa köyünden İstanbul’a gelmiş, “temiz” mânasına...
(1873 - 1936) 1 Mehmed Âkif Ersoy, şair, fikir adamı, veteriner, eğitimci, vaiz, hafız, milletvekili, İstiklal Marşı‘nın şairi, millî şair, vatan şairi. 1873‘te İstanbul‘da Fatih...
Odlar Yurdu, Azerbaycan Bakü'de doğdu. Liseden beri edebi ve sanatsal etkinliklerle ilgilendi. Türk ve Irak Türkmen edebiyatının gazete, dergi, şiir koleksiyonları, dergileri ve...
28 Ağustos 1977 yılında doğdu. Çocukluğunu doğanın kucağında konargöçer bir aile de geçiren Arsalan Mirzayı 1983’te Şiraz’a yakın olan Kevar şehrinde eğitme başladı. Eğitimini...
Sona Mahammad gizi Valiyeva, 1962 yılında Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'nin Sharur ilçesinde doğdu. 1984 yılında bugünkü Azerbaycan Devlet Kültür ve Sanat Üniversitesi'nden mezun...
Orta Asya Türkleri'nin dinî-tasavvufî hayatında geniş tesirler icra eden ve "pîr-i Türkistan" diye anılan mutasavvıf-şair, Yeseviyye tarikatının kurucusu. Ahmed Yesevi’nin tarihî...
Bu Vatan Toprağın Kara Bağrında Sıra Dağlar Gibi Duranlarındır ORHAN ŞAÎK GÖKYAY Türk edebiyatının en usta şairlerinden biri olan ve edebiyatımızda daha çok "Bu Vatan Kimin?"...
1955 yılında Yalvaç (ISPARTA) ’ ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini memleketinde yaptı. Yüksek öğrenimini de Kırşehir ve İstanbul’da tamamladı. Çeşitli gazete ve dergilerde (Bizim...
Ömer Lütfi METE Şair, yazar, gazeteci ve senarist. 1950 yılında Rize’nin İyidere ilçesi -eski ismi Aspet diyede bilinen- Fıçıtaşı mahallesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini...
Şair (D. 28 Haziran 1929, Göktepe kasabası / Sarıveliler / Karaman – Ö. 29 Ağustos 2018, İstanbul) 28 Haziran 1929 tarihinde Karaman ili Sarıveliler kazası Göktepe kasabasında...
Aşık Sefil Selimi, Asıl adı Ahmet Günbulut (d. 26 Ağustos 1933, Şarkışla - ö. 30 Aralık 2003, Sivas), yazar, türkü yazarı. İlkokul'dan sonra iki yıl ortaokula devam ettikten...
Ahmet Yılmaz Soyyer’in Şiir Dünyası Yılmaz Soyer, ya da şiir dışındaki çalışmalarıyla A. Yılmaz Soyyer, 1960 yılında Konya’nın Ereğli ilçesinde doğdu. Annesi ve babası o henüz...